Enstitüler - Tezler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/6
Browse
Browsing Enstitüler - Tezler by Access Right "info:eu-repo/semantics/embargoedAccess"
Now showing 1 - 20 of 58
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 1990'lı yılların Türkiye siyasetine genel bir bakış: Yeni Demokrasi Hareketi örnek olayı(Çankaya Üniversitesi, 2016) Göbel, ArdaBu çalışmada amacımız, 1990'lı yıllar Türkiye siyasetinin karakteristik özelliklerini akılda tutarak, Yeni Demokrasi Hareketi'ni (YDH) anlamaya çalışmaktır. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde; 1990'lı yıllar Türkiye siyasetinin genel özellikleri ortaya konmaya çalışılacaktır. İkinci bölümde ise ilk bölümde çizdiğimiz çerçeve üzerinden YDH'nin değerlendirilmesi yapılacaktır. Yeni Demokrasi Hareketi, 1993 Nisan'ında işadamı Cem Boyner'in ev sahipliğinde düzenlenen ve bir nevi "beyin fırtınası" olarak isimlendirebileceğimiz toplantılar neticesinde kendisini Türkiye kamuoyuna tanıtmıştır. 1993 yılının sonlarına doğru popülerliğini arttıran YDH, bir sivil toplum hareketi olmaktan çıkıp "gayrı resmi bir siyasal parti" işlevine bürünmüştür. 1994 yılının ortalarına doğru kamuoyundan gelen olumlu geri dönüşler, YDH'nin resmen bir siyasal partiye dönüşme çabalarını hızlandırmıştır. 1994 yılının son haftasında resmen bir siyasal partiye dönüşen YDH, Genel Başkan Cem Boyner'in liderliğinde teşkilatlanma çalışmalarını hızlandırmıştır. YDH, kuruluşundan tam bir yıl sonra gerçekleştirilen 1995 Milletvekili Erken Genel Seçimlerine katılmış ancak % 0,48 oy alarak büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Bir sivil toplum hareketi iken büyük bir sempatiyle bakılan ve kamuoyunun teveccühüne mazhar olan YDH, hareketin bir siyasal partiye dönüşmesinin ardından, eski popülerliğini ve kamuoyu desteğini yitirmiştir. Seçimlerde alınan kötü neticenin ardından yeniden YDH Genel Başkanı seçilen Cem Boyner, 1996 Nisan'ında YDH Genel Başkanlığını ve siyaseti bıraktığını açıklamıştır. Boyner'in partiden ayrılmasının ardından Hüseyin Ergün'ün genel başkanlık görevini yürüttüğü YDH, tam anlamıyla bir "tabela partisi"ne dönüşmüş ve 1997 Kasım'ında Barış Partisi'ne katılma kararı alarak siyasal hayattaki varlığına son vermiştir.Master Thesis 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre basit yargılama usulü(2015) Aksakal, Ramazanasit yargılama usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 316 ilâ 322'nci maddelerinde düzenlenmiştir. Basit yargılama usulü, yazılı yargılama usulünün ağır ve uzun işleyen yargılama prosedüründeki sakıncaları gidermek amacı ile bazı dava ve işler için kabul edilmiş; basitlik ve çabukluk esasına dayanan özel bir yargılama usulüdür. Hem çekişmeli hem de çekişmesiz yargıda uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulama alanı genişlemiş ve önemi daha çok artmıştır; çünkü seri ve sözlü yargılama usulleri kaldırılarak, bu iki yargılama usulü yerine basit yargılama usulünün uygulanacağı kabul edilmiştir.Master Thesis A performance and functional analysis tool for testing and maintenance of web-based application from the user perspective(2014) Aslan, AlperThis thesis focuses on the performance stability score (PSS) of the Web-Based Application Workflow (WBAW) and gathers the automated virtual user response times, repeated with scheduled periods, to calculate the best successful response interval heuristically. The lack of server-side hardware, network and application resources can affect the end-user Internet browsing experience negatively. This kind of negative effects can be monitored only on the end-user web browser. The virtual user browser scripts can be used to monitor the problems. The name of the application, developed, is called "MyToolset". It is designed and implemented by using the open source technologies. The research on this subject aims to monitor the performance degradation and failures on WBAW weekly, raise appropriate alerts and calculate the performance stability score. Furthermore, MyToolset reports the WBAW failures by taking the snapshot of the end-user browser perspective as evidence. The entire mathematical model is based on the calculation of this idea. Live graphics and comparable charts are used to report the results. After custom consecutive performance degradations and failures occur, MyToolset will raise the alerts. The thesis concludes that the WBAW and PSS is used for monitoring, test automation and helping the capacity planning of server-side resources, WBAW works on, such as hardware, network and applicationsMaster Thesis A performance management framework for business analysis(2018) Gümrah Çoruh, MügeA performance management framework for business analysis (BA) is a road map for project managers and business analysts to evaluate their processes while delivering high quality products and services. Performance measurement according to key performance indicators (KPIs) provides insights into how BA process is managed. BA process is one of the supportive processes for project management (PM) and is critical for an information systems (IS) project's overall success. Bottleneck points are highlighted via proper KPIs determined for performance management. The objectives of this thesis are (1) to investigate meaningful KPIs measuring the performance of BA process for IS projects, (2) to provide a four-layer (BA Knowledge Area (KA), Project Management (PM) KA, KPIs, and PM Process Groups) performance management framework, and (3) to investigate requirements engineering elicitation process and create process flow diagrams. Proposed performance management framework is validated by Delphi method and illustrated via a real-life software project. Additionally, insights into business practice are provided for the proposed framework.Master Thesis An approach to improve the time complexity of dynamic provable data possession(Çankaya Üniversitesi, 2016) Hawi, Mohammed KadhimIn this thesis, we aim to take some actions for alleviating the fears when the data storage over outsourcing, and guarantee the integrity of the files in cloud computing. In this study, we have suggested some ideas to improve FlexDPDP scheme [13]. Particularly, proposed scheme successfully reduces the time complexity for verifying operations between the client and the server. The proposed scheme is a fully dynamic model. We involved some parameters to ensure the integrity of the metadata. In spite of the fact that auxiliary storage expenditure by Client-side (the client stores approximately 0.025% size of the raw file). The remarkable enhancement in this proposed scheme is reducing the complexity. The complexity of the communications and the computations decreased to O(1) in both Client-side and Server-side during the dynamically update (insertion, modification and deletion operations) and challenge operations.Master Thesis An intermodal humanitarian logistics model based on maritime transportation for relief item distribution in Istanbul(2015) Özkapıcı, Dilsu Binnazİstanbul Türkiye'nin ekonomi başkenti ve en kalabalık şehri olup, deprem riski yüksektir. Bir deprem durumunda uluslararası ve ulusal kaynaklardan yardım malzemeleri tedarik edilecektir. Daha önceki çalışmalar, yardım malzemelerinin dağıtımı için, şehri ikiye bölen Boğaz'ı ve İstanbul'da deniz yolu ulaşımının avantajlarını göz önüne almamıştır. Bu çalışmada, İstanbul için, bir deprem durumunda insanların zararlarını azaltmak amacıyla deniz ve karayolu ulaşımını içeren ve bu yolların hasar görebilirlik olasılıklarını da göz önünde bulunduran intermodal bir yardım malzemesi dağıtım modeli geliştirilmiştir. Önerilen matematiksel model denizyolu ulaşımından ve İstanbul'un limanlarından etkin bir biçimde yararlanmakta ve Avrupa ve Anadolu yakaları arasında yardım malzemesi ulaşımına izin vermektedir. Talep noktalarına yardım malzemesi sağlamak için denizde-üs kavramı da kullanılmaktadır. Yerel ve uluslararası kaynaklardan tedarik edilen yardım malzemeleri, ana tedarik noktalarından (Haydarpaşa Limanı, Ambarlı Limanı ve Marmara Denizi'ne yerleştirilmiş bir konteyner gemisinden) doğrudan karayoluyla talep noktalarına (İstanbul'un ilçelerine) taşınmaktadır. Alternatif olarak, yardım malzemeleri denizyoluyla İstanbul'un limanlarına ve daha sonrasında karayoluyla limanlardan ilçelere taşınmaktadır. Tedarik noktalarında mevcut yardım malzemesi miktarına göre değişen çeşitli senaryolar çalıştırılmıştır ve sonuçlar üç performans ölçümü açısından incelenmiştir: (1) bir adet yardım malzemesini taşımak için gerekli ortalama süre, (2) intermodal taşıma yüzdesi ve (3) kullanılan gemi sayısı. Ayrıca, Avrupa ve Anadolu yakaları için tedarik dağılımı oranları üzerine bir analiz ve yalnızca karayolu ulaşımından yararlanan alternatif bir yardım malzemesi dağıtım modeliyle karşılaştırma yapılmıştır. Denizyolu ulaşımı ve denizde-üs kavramlarından yararlanılmasının insani yardım faaliyetlerinde esneklik sağladığı ve önerilen modelin İstanbul için etkili ve güvenilir bir afet yardımı sistemi oluşturduğu görülmüştürMaster Thesis Anadolu lisesi öğretmenlerinin eğitimdeki değişime uyumu ve öğretmen eğitiminin rolü: İnsan kaynakları yönetimi açısından bir değerlendirme(2016) Genç, Mehmet MustafaDeğişimi kavramak öğretmenler ve eğitim kurumları için gelişimleri açısından önemlidir. Bu sebeple eğitimdeki değişim ve gelişmeler öğretmenlere yansıtılması gerekmektedir. Öğretmenler, eğitim ile ilgili geleceği planlamada değişimleri izlemeleri gerekmekte olup, değişim öğretmenlere aktarılırken günün şartlarına da katkı sağlamalıdır.Bu çalışma, Anadolu Liselerinde çalışan öğretmenlerin eğitimdeki değişime uyumda öğretmen eğitiminin rolü üzerine düşüncelerini belirlemeye yönelik betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Ankara ili, Çankaya ilçesinde M.E.B 'lığına bağlı bulunan Anadolu liselerinde çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Evrenden hareketle araştırmanın örneklemini ise 310 öğretmen belirlenmiştir. Öğretmen görüşlerinin belirlenmesi için model İlişkisel tarama, ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket uygulaması yapılmış olup, anket sayısı örneklem sayısı dikkate alınarak 310 olarak belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin eğitimdeki değişime uyumda, öğretmen eğitimi temel alınarak, eğitimlere yönelik olumlu veya olumsuz görüşlerinin alınması, değişim uygulamalarının başarı ile uygulanması açısından önemlidir. Bu araştırma ile öğretmenlerin eğitimdeki değişime uyumda, öğretmen eğitiminin rolü üzerine görüşleri alınarak, eğitimdeki değişim programlarının ve hizmet içi çalışmaların değerlendirilmesi imkânı sağlamaktır. Değişim ile ilgili eğitime katılan öğretmenlerin; kalma/barınma yerinin rahat olması, okul yöneticilerinin de aynı eğitime katılmış olması önemlidir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, okul yönetiminin değişim ile ilgili eğitimleri olumlu yönde etkilediği gözlemlenmiştir. Yine edinilen bulgulara göre, Üst düzey yöneticilerin değişim eğitimlerine hazırlıklı olması ve yapılacak çalışma duyurularının planlı bir şekilde zamanında yapılması görüşüne katılmaktadırlar. Okul yöneticileri eğitimdeki değişime hazırlıklı ve öğretmen eğitimi sürecine olumlu bakmaktadırlar. Öğretmenlerin eğitimlerdeki değişime uyumda öğretmen eğitimlerindeki eğitici modellerin gösterilmesine daha fazla önem verilmesi sonucuna varılmıştır.Master Thesis Automatic scoring approach for Arabic short answers essay questions(Çankaya Üniversitesi, 2017) Alfalahi, Mohammed Abdulmunem NsaifThere are different types of questions produced by the students in their exams, such as multiple-choice questions, true/false questions, and essay questions which require free text answers. Evaluation and scoring these types of exams traditionally are an exhausting process that takes from the instructors a lot of efforts, time and activities. In this regard, applying automated approaches to evaluate and score exams are essentially required to reduce time and efforts. Although there are many commercial tools for scoring multiple-choice and true/false questions, yet there is lack of approaches and tools for evaluating and scoring essay questions, especially for the Arabic language. In this research, the aim is to propose an automated scoring approach for short answers to Arabic essay questions. The scoring process is based on the similarity between the student's answer and model answer which is provided by the instructor. Cosine similarity measures will be used for this purpose. Cosine similarity is a heuristic evolutionary measure that has succeeded to solve text to text similarity problems. In this research, we will use the word root for each keyword in the student's answer and the model answer in order to achieve accurate results. The proposed approach will be tested on a data set proposed and will be compared to other approaches.Master Thesis Avrupa Birliği'nde ve Türkiye'de devlet yardımlarının izlenmesi ve denetimi(2014) Işık, Muzaffer ŞilanDevletler, belli işletmelere, sektörlere ve bölgelere devlet yardımı sağlayarak bunların rekabet avantajlarını rakiplerine karşı arttırarak güçlü konuma gelmelerini sağlar. Devlet yardımları, piyasa mekanizması dışında bir kaynak tahsisi içerdiği için piyasalardaki rekabet ortamını bozar ve kaynakların adil olmayan bir şekilde dağılmasına yol açar. Bu nedenlerle, uluslararası kuruluşlar devlet yardımlarını kontrol altına almaya yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. Serbest dolaşım ve serbest rekabet ortamına dayalı bir Ortak Pazar kuran AB'de, devlet yardımları konusu rekabet politikasının bir koludur. AB'de devlet yardımları, Ortak Pazarın işlevselliğini bozduğu için yasaklanırken, bazı muafiyetlerle Ortak Pazar ile bağdaşan devlet yardımlarının yolu açılmıştır. Birliğin, Kurucu Antlaşmalardan, Tüzüklerden, ATAD ve Komisyon kararlarından oluşan geniş ve etkili bir devlet yardımları mevzuatı vardır. Devlet yardımlarının izlenmesi ve denetlenmesi Komisyonun yetkisindedir. Türkiye, Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olarak, Avrupa Birliği'nin bu alandaki mevzuatına uyum sağlamakla yükümlüdür. Türkiye, aynı zamanda, 1/95sayılı Gümrük Birliği Kararı ile devlet yardımları alanındaki mevzuatını AB mevzuatı ile uyumlaştırmayı taahhüt etmiştir. 6015 sayılı Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesine İlişkin Kanun'un 23.10.2010 tarihinde Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye, bu taahhüdünün önemli bir kısmını gerçekleştirmiştir. Çalışmamızda, devlet yardımı kavramı Avrupa Birliği'nin bakış açısıyla incelenerek, bu konudaki mevzuat ile devlet yardımlarının kontrolüne ilişkin sistem ayrıntıları ile ortaya konulmuştur. Ayrıca, Türkiye'deki mevcut devlet yardımları sistemi incelenmiş ve ardından 6015 sayılı Kanun'un devlet yardımı sistemimize getirdiği yenilikler irdelenmiştir. Çalışmamız sonucunda, 6015 sayılı Kanun'un ülkemizdeki devlet yardımları sisteminin eksikliklerini giderecek düzenlemeler içerdiği ve bu Kanun'un uygulanmasının, yardımdan yararlanan sisteme olumlu katkılar sağlayacağı, rekabet bozucu engeli ortadan kaldıracağı sonucuna varılmıştır.Doctoral Thesis Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının Türk Vergi Hukukuna etkisi(2017) Dilemre Öden, BegümVergilendirme ilişkisinin bir tarafında birey diğer tarafında ise devlet bulunmaktadır. Bu ilişkide taraflar arasında eşitlik söz konusu değildir. Bu durum, tarafların çıkarları arasında çatışma ortaya çıkarmaktadır. Çatışmanın varlığı, mükellef haklarının ve insan haklarının önemini ortaya koymaktadır. Bir uluslararası sözleşme olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, insan hakları konusunda asgari ölçütleri belirlemektedir. Vergi mükelleflerinin de AİHS kapsamında koruma altında bulunan pek çok hakkı bulunmaktadır. Vergi idareleri ve vergi mahkemeleri mükellef hakları kapsamında AİHS normlarını dikkate almak durumundadırlar. Bu doğrultuda AİHM içtihatları da oldukça önemlidir. Çalışma kapsamında Anayasa Mahkemesinin vergiye ilişkin olarak bireysel başvuru kararlarına da değinilmekte ve bu kararlarda ortaya konan ilkelerin AİHS normları ve AİHM içtihatlarına uyumu ele alınmaktadır.Master Thesis Banka teminat mektupları(2014) Günay, CelalBanka, temel ilişkiden kaynaklanan riskin gerçekleşmesi halinde, riskin yöneldiği kişinin uğrayacağı zararın veya yoksun kalacağı karın tazminini taahhüt etmekte, bir riski garanti etmektedir. Teminat mektubu, garanti özelliğinden dolayı temel ilişkiden bağımsızdır. Banka, belirli bir tutarı ödemeyi taahhüt ettiğinden, belirlenen tutarın teminat mektubunda yazması gerekmektedir. İvaz konusu da teminat mektubu kapsamında değerlendirilmiştir. Banka teminat mektupları ile ilgili 1967 ve 1969 tarihlerinde Yargıtay tarafından önemli kararlar verilmiş, verilen kararlar doktrinde de teminat mektubunun niteliğinin değişmesine neden olmuştur. 1967 ve 1969 kararlarından önce, kefalet sözleşmesi olarak değerlendirilen teminat mektupları, Yargıtay kararları ışığında garanti sözleşmesi olarak görülmeye başlanmıştır. Banka teminat mektubu lehtar, muhatap ve bankanın biraraya gelmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Lehtarın muhataba talimat vermesi sonucunda, talimatı kabul eden banka, muhataba bir teminat mektubu verir. Bu noktadan sonra teminat mektubu, banka ile muhatap arasında kurulmuş olup, lehtar ile banka arasında yer alan temel ilişkiden bağımsız olur. Banka teminat mektupları, ticari ilişkilerde taraflara bir güven ortamı sağlamaktadır. Taraflar, teminat mektubunun sağladığı güvence ile daha geniş bir hareket imkanına sahip olmaktadır. Banka da kontrgaranti kavramıyla, taahhüdün yerine getirilmesinden sonra, rücu kapsamını genişletmektedir.Master Thesis Bi̇r koruma tedbi̇ri̇ olarak Ceza Muhakemesi̇ Hukunda tutuklama(2014) Boztoprak, AtillaCeza muhakemesi hukukun amacı; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve izlenecek yolun ayrıntılı şekilde ortaya konulmasıdır. Bu işlemler sırasında kişi hak ve özgürlüklerine müdahale niteliği doğurabilecek bazı tedbirlere ihtiyaç duyulabilir. Tutuklama söz konusu tedbirlerden en ağır sonuçları olan bir tedbirdir ve özgürlüğün kısıtlanması sonucunu doğurur. İşte bu denli sonuçları olan tutuklamanın keyfiliğin önlenmesi amacıyla Anayasa ve yasa ile düzenlenmesi gerekir. Anayasa'nın 19. maddesi ile kişi hürriyetinin hangi hallerde kısıtlanabileceği ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesinde de insan hak ve özgürlüklerine müdahale olan tutuklama ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100-108. maddeleri arasında tutuklamaya ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanun'unda öncelikle tutuklama nedenleri düzenlenmiş, tutuklama kararının nasıl verileceği, azami tutukluluk süreleri düzenlenmiş, tutukluluğun sona ermesi halleri ile salıverilen tutuklunun yükümlülükleri belirlenmiştir.Tutuklanan kişinin sahip olduğu haklar ve yükümlülükler de Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da ayrıntılı şekilde düzenleme yapılmıştır.Master Thesis Bireysel iş hukukunda dava şartı arabululuculuk(2019) Yanaral, Hande CeylanToplum içinde yaşayan bireyler birbirleri ile iletişim ve etkileşim içindedir. Bu nedenle aralarında uyuşmazlıkların çıkması olağan bir süreçtir. Uyuşmazlıkların çözümü bakımından taraflar empati ile hareket ettiklerinde sorunun çözümü kolaylaşmaktadır. Ancak bu zamana kadar taraflar, uyuşmazlık konusunda haklı olduklarını belgelemek için dava açma yolunu tercih etmişlerdir. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2008 yılından bu güne kadar hukuk davaları artan bir ivme göstermiştir. Hukuk Mahkemelerinin 2011-2018 yılları arasındaki dosya sayıları incelendiğinde 2018 yılında hukuk mahkemelerinde açılan dava sayısı 2011 yılına göre %24,9 artış göstermiştir. Bu verileri iş mahkemeleri bakımından ayrıntılı incelemeye aldığımızda 2018 yılı istatistiklerine göre önceki yıldan devralınan dosya sayısı 351 507, yeni açılan dava sayısı 162 339, üst mahkemeden bozularak gelen dosya sayısı 26 310 olup toplam dosya sayısı 540 156'dır. Davaların genel ortalama görülme süresi istatistiki olarak 283 gün olmasına rağmen iş mahkemelerinde bu oran 629 gün olarak rapor edilmiştir. Bu veriler ışığında 2011-2018 yılları arasında açılan davaların nerdeyse karara bağlanan davalar kadar olduğunu söylemek mümkündür. Bu da hâkimlerin iş yüklerinin artmasına ve verilen kararların hukuka uygunluğunun tartışılmasına sebep olmaktadır. İş mahkemelerinde açılan davaların büyük bir kısmını alacak, tazminat ve tespit davaları oluşturmaktadır. Türkiye genelinde 2018 yılında iş mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan davalarda 112 805 dava (%59,6) ile birinci sırayı alacak davası, ikinci sırayı ise 41 112 dava (%21,7) ile tespit davası almaktadır. Açılan davaların uzun sürmesi, yargılama masraflarının fazlalığı, mahkemelerin tarafsızlığına olan inancın zayıflaması ile uyuşmazlıkların alternatif çözüm yolları ile sonuçlandırılması arayışına girilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 07/06/2012 tarihinde kabul edilmesi ile uyuşmazlıkların arabuluculuk yolu ile çözümlenmesi hukuk sistematiğimizde yer edinmiştir. Türkiye'de yeni bir kurum olduğundan üzerinde tartışmalar yapılarak geliştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle de inceleme konusu olarak bireysel iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk konusu seçilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte bireysel iş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, dava şartı haline gelmiştir. Kanunun uygulama alanı sadece bireysel iş hukuku uyuşmazlıklarıdır. Toplu iş uyuşmazlıkları ayrı bir kanuna tabi olduğundan çalışmamızda yer almayacaktır. İş uyuşmazlıklarında açılan davalar işçi ve işveren arasındaki çalışma barışının bozulmasına neden olmaktadır. Açılan davalar sonucunda elde edilen kararların hakkaniyete uymadığı inancı, kararların icrasında yaşanan sıkıntılar devlete olan güveni de zedelediğinden toplumsal kaosa neden olmaktadır. Devlete güvenin olmadığı, toplum huzurunun sağlanamadığı ortamda suç oranları artmakta, bireyler hukuka aykırı çözümlere yönlenmektedir. Bunun önüne geçmek için özellikle iş uyuşmazlıkların çözümünde tarafların inisiyatif alarak sürece dahil olmaları önem arz etmektedir.Master Thesis Buz ve Ateşin Şarkısı roman serisi'ne Platon ve Machiavelli üzerinden bir bakış(2015) Yılmazoğlu, Osman ErdemBu çalışmanın amacı; George R.R. Martin'in kaleme aldığı Buz ve Ateşin Şarkısı roman serisindeki belirli karakterleri ve temaları siyasal düşünceler tarihinin iki önemli figürü, Platon ve Machiavelli üzerinden okumaktır. Bu bağlamda söz konusu çalışma, Martin'in Buz ve Ateşin Şarkısı metni ile Platon ve Machiavelli tarafından ileri sürülen siyasal argümanlar arasında bazı paralellikler bulunup bulunmadığını tartışmaya çalışacaktır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Master Thesis Ceza Hukuku kapsamında tıbbi müdahalelerin hukuka uygunluğu(2014) Gencer, Zafer AdemTez çalışmamızın konusu ceza hukuku kapsamında tıbbi müdahalelerde hukuka uygunluktur. Tez Çalışmamızın ana teması, ceza hukuku bağlamında hukuka uygun bir müdahale için hangi koşullar gereklidir ? Bu soru baz alınarak konu açıklanmaya çalışılmıştır. İlk bölümde tıbbi müdahale kavramı, tarihsel gelişimi, diğer hukuk dallarıyla ilişkileri irdelenmiştir. Tıbbi müdahalenin hukuk sisteminde neden cezalandırılmadığı ile ilgili farklı görüşler ele alınarak, tıbbi müdahalenin tarafları olan hasta ve hekimin kavramları ile tarafların hak ve yükümlülüklerine değinilmiştir. İkinci bölümde hukuka uygun bir tıbbi müdahale için gerekli olan koşullar belirtilmiştir. Bu bağlamda tıbbi müdahalenin kanunen yetkili bir kişi tarafından icrası, hastanın aydınlatılması ve rızası, tıbbi gereklilik ve tıbbi müdahalenin zamanın bilimsel standartlarına uygun olarak yapılması gerektiği tafsilatlı olarak açıklanmıştır. Hekimin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasının kasta ve takdire dayanabileceği, hekimin kusurunun tespiti için zamanın tıp standartlarının geçerli olduğu, objektif ve subjektif özenin buna göre belirleneceği açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise klasik anlamda tıbbi müdahalelerin doğrudan tedavi amacı güttüğünü ancak tıbbın ilerlemesi nedeniyle dolaylı iyileştirme amacı güden tıbbi müdahalelerin olduğu belirtilerek bu bağlamda özellik gösteren ötenazi, kürtaj, genetik müdahaleler, hadım, kısırlaştırma, cinsiyet değişikliği, yapay döllenmeler, açlık grevi, organ ve doku nakli ile tıbbi denemeler açıklanmıştır.Master Thesis Ceza hukukunda gönüllü vazgeçme kurumu(2013) Acar, Hüseyin5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yapılan en önemli değişikliklerden biri de gönüllü vazgeçme hükümlerinin yeniden düzenlenmesi olmuştur. Kanun eskiden doktrinde ?etkin pişmanlık? olarak isimlendirilen durumu da gönüllü vazgeçme içinde düzenleyerek gönüllü vazgeçmenin alanını genişletmiştir. 765 sayılı TCK' da gönüllü vazgeçme sadece icra hareketlerinin devamı aşamasında ve eksik teşebbüs durumunda kabul edilmiştir. 765 sayılı TCK' ya göre ?etkin pişmanlık? olarak nitelendirilen haller ise tam teşebbüs aşamasında söz konusu olabiliyordu. 765 sayılı eski TCK' ya göre ?etkin pişmanlık? olarak nitelendirilen haller de bu sistemde gönüllü vazgeçme olarak kabul edilmiştir. Böylece suçun icra sürecindeki bütün aşamalarda gönüllü vazgeçme mümkün hale gelmiştir. 5237 sayılı TCK'nin 36. maddesindeki düzenlemeyle 765 sayılı TCK döneminde yer alan, ihtiyariyle vazgeçme ve faal nedamet ayrımı kaldırılmıştır. Böylece 5237 sayılı TCK gönüllü vazgeçmeyle etkin pişmanlığı bir saymış ve aynı hükümlere tabi tutmuştur. Başka bir ifadeyle gönüllü vazgeçmenin kapsamı genişletilerek etkin pişmanlıkta dâhil edilmiş ve bu durumda da faile ceza verilmeyeceği hükme bağlanmıştır. İştirak halinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme konusu 5237 sayılı kanunda yeniden ele alınmıştır. Bu kapsamda iştirak halinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanabilmesi için suç fiilinin TCK m. 35'e göre; ?cezalandırılabilir teşebbüs evresine girmesi? gerekir. TCK m. 41/1'de ?İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.? denilerek TCK m. 36'ya atıf yapılmış, yalnızca gönüllü vazgeçen suç ortağının bu madde hükmü kapsamında değerlendirileceği hükmü getirilmiştir.Doctoral Thesis Circadian lighting design: Effects of OLED lighting conditions on visual comfort and well-being in an indoor office environment(2022) Avcı, Ayşe Nihanİnsan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çeşitli aydınlatma armatürleri geliştirilmiştir. Akkor ve deşarjlı lambalar yaygın olarak kullanılmaya devam ederken, katı hal aydınlatma ailesinin bir üyesi olan organik ışık yayan diyot (OLED) paneller gibi daha yeni teknolojiler daha avantajlı hale gelmiştir. OLED'ler, sirkadiyen sistem dostu olma, düşük güç tüketimi, uzun ömür ve mavi ışık riski taşımama gibi diğer yapay aydınlatma alternatiflerine göre çok sayıda avantajla birlikte tamamen yeni bir yapay aydınlatma olanakları seti sunmaktadır. Aydınlatma, insan değerlendirmelerine dayalı olarak görsel ve görsel olmayan açılardan insan ve çevre arasındaki ilişkiyi etkilemektedir. Vurgu, iç mekanlarda insanın görsel konforuna ve refahına fayda sağlayan konforlu ve sağlıklı aydınlatmanın sağlanmasıdır. OLED aydınlatma ile insan sirkadiyen sistemi, görsel konfor ve ofis iç mekanlarında refah arasındaki ilişki üzerine çalışmalar sınırlıdır. Bu tez, OLED aydınlatma koşullarının kapalı bir ofis ortamında insan sirkadiyen sistemini, görsel konfor seviyesini ve refahını nasıl etkilediğini araştırmaktadır. Deney, Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden 31 gönüllü ile yapılmıştır. Tam ölçekli ofis ortamı, OLED aydınlatmanın iki farklı renk sıcaklığı (CCT), yani 3000 K ve 4000 K ile tasarlanmıştır. OLED aydınlatma koşullarının insan sirkadiyen sistemi üzerindeki etkilerini gerçek anlamda araştırmak için bilek aktigrafisi kullanılmışır. İki OLED aydınlatma koşulunun görsel konfor üzerindeki etkilerini değerlendirmek için Ofis Aydınlatma Anketi kullanılmış ve iki OLED aydınlatma koşulunun, katılımcıların refahını değerlendirmek için Küller'in Çevresel Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama süreci, her katılımcı için 3000K ve 4000K OLED aydınlatma koşulları olmak üzere iki farklı gün ile 10:00-15:00 saatleri arasında çalışma saatlerinin büyük bir bölümünü almıştır. Toplanan veriler daha sonra çok değişkenli istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlarla ilgili olarak, insan sirkadiyen sistemi, sıcak beyaz (3000 K) OLED aydınlatmaya maruz kaldığında çalışma günü boyunca etkili olmaya devam etmiştir. Ayrıca sıcak beyaz (3000 K) OLED aydınlatma, sirkadiyen ritmik aktivite ve aydınlık düzeyinde nötr beyaz (4000 K) OLED aydınlatmaya göre daha etkilidir. Görsel konfor koşulları açısından, sıcak beyaz (3000 K) OLED aydınlatma, nötr beyaz (4000 K) OLED aydınlatmaya göre daha konforlu bulunmuştur. Refah açısından, her iki OLED aydınlatma koşulu da ölçeğin pozitif ucuna doğru derecelendirilmiş; ancak katılımcılar, sıcak beyaz (3000 K) OLED aydınlatmaya maruz kaldıklarında, nötr beyaz (4000 K) OLED aydınlatmaya göre daha sakin, tatmin olmuş, meraklı, ilgili ve enerjik hissetmişlerdir. Çalışmanın bulguları, OLED aydınlatmanın sirkadiyen aydınlatma tasarımında etkili olduğunu göstermektedir; burada görsel olmayan yönleri de hesaba katarak insanların görsel konforunu ve refahını iyileştirmek amacıyla iç mekanlardaki aydınlatmayı optimize etmek için önemli bir referans görevi görmektedir. Bulgular ayrıca, insan sirkadiyen sistemi ile iç mekanlardaki farklı aydınlatma türleri arasındaki ilişkiyi araştırmak için iç mimari ve aydınlatma tasarımı üzerine gelecekteki çalışmalarda bilek aktigrafisinin kullanılması gerektiğini düşündürmektedir. Bu, sirkadiyen aydınlatma tasarım yöntemleri hakkında ilginç bulgulara ve tartışmalara yol açabilir.Master Thesis Comparative analysis of ottoman palaces in palestine and Turkey with emphasis on ornamentation(Çankaya Üniversitesi, 2017) Ahmeida, Gebril FaragOrnamentations are a significant part of architecture as it provides information about the structure, its builders and its users. In this research, a review of the ornamentation development in the Eastern Mediterranean region from the Egyptian, Greek, Roman, and Islamic periods is performed, in addition to the specific types of ornamentations in Palestine and Turkey are researched in detail. In order to perform the analysis, a review of symbolism and ornament classification concepts is carried out. Moreover, ornamentations in the Eastern Mediterranean region are rich with affiliations from different civilizations, cultures and communities. Therefore, it is evident from the study that the ornamentations in Palestine and Turkey have been mainly influenced by similar cultural backgrounds, while preserving each country's nature and community. Cases are selected from Turkey and Palestine in which ornamentations are used in four palaces; TopkapiPalace (Istanbul, Turkey), Nemr Palace, Albdulhadi Palace and Toukan Palace (Nablus, Palestine). The results of the analysis show that the styles, classes, types, geometry, and affiliations of ornamentations in both countries have several similarities, while the main differences are found in color, complexity and the impact of the social status.Master Thesis Design and implementation of a 1kw single phase grid tie inverter(2013) Şimşek, OğuzRenewable energy sources and their power processing equipments are gaining increasing importance in the market. Excess of energy harvested from a renewable source is either stored for future use or sold to other users that are in need of electrical energy at the time of harvesting. Since storage of excess energy is an ine fficient and costly process, a better way of dealing with excess energy is to transfer the energy to the interconnected power grid by means of appropriate power processing. In this thesis work, design and implementation of a high e - fficiency power processing equipment known as Grid Tie Inverter (GTI) to achieve energy transfer to the grid is studied. The target of this study is to convert low voltage direct current (DC) electrical energy harvested from the photo voltaic (PV) panels to high voltage alternating current (AC). The magnitude and phase of the processed alternating current is then controlled in a way such that the power ows towards the grid with a low DC and low reactive component. To achieve this goal, the voltage of the PV panels is stepped up to an appropriate DC link voltage by using a boost type converter known as the Z-Source. The required DC analysis and transfer functions iv of the Z-Source converter are obtained by the circuit averaging technique and a proportional-integral (PI) regulator is designed and implemented to stabilize the DC link voltage. The stabilized DC link voltage is then converted to alternating current using a full bridge inverter. The required grid voltage and phase information is obtained by digital implementation of a single phase time-delay based synchronous reference frame phase locked loop circuit (TDB-SRF PLL). The control of the current owing into the grid is carried out by using the D-Q synchronous reference frame approach. Hereby, the direct (D) and quadrature (Q) components of the grid current are calculated using Park's transformation. The magnitudes of the D and Q components are stabilized by separate digital PI controllers. The outputs of the PI controllers are then converted back to the rotating reference frame using the inverse Park's transformation. The output of the transformation is used as a control signal to drive the full bridge inverter. The scope of the thesis comprises both the modeling and simulation of the GTI components and the design and implementation of a prototype GTI. A thorough experimental evaluation con rms the practicability of the proposed designMaster Thesis Destekten yoksun kalma tazminatı(2017) Musabeyli, Sıdıka YağmurYüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, destekten yoksun kalma tazminatı incelenmiştir. Destek yoksun kalma tazminatı, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayı sonucunda ölen kişinin yaşarken yardımda bulunduğu veya ilerde bulunması muhtemel kişilerin mal varlıklarında oluşan zararların giderilmesinden ibarettir. Bu tazminatı talep edebilmek için öncelikle ölenin, tazminatı talep eden kişiye mevcut veya ileride olması muhtemel desteğinin ispatı gerekmektedir. Bunun yanı sıra destek görenin de ölen desteğin bakımına ihtiyacı olduğu ispatlanmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız karakter ve istisnai nitelik taşıdığı gibi temelini maddi bir zararın oluşturduğu yansıma yoluyla uğranılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatının kaynağını haksız fiiller, sözleşmeler veya vekalet iş görme oluşturabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin gelirinin ve elde ettiği ekonomik değerlerin belirlenmesi gerekmektedir. Desteğin ölümüyle, destek görenin elde ettiği menfaatler ile hayatta kalan eşin yeniden evlenme ihtimali destekten yoksun kalma tazminatında indirime sebep olmaktadır. Çalışmamızda destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili doktrindeki tartışmalar ile Yargıtay uygulamalarına yer verilmiştir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

