Browsing by Author "Ürey, Zeynep Çiğdem Uysal"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Article Ankara’da Sosyokültürel bir Kent Simgesi: 96’lar Apartmanı(2012) Ürey, Zeynep Çiğdem UysalBu çalışma, Ankaranın önemli bir kentsel simgesi olan 96lar Apartmanını, gelişiminin sosyokültürel önemi bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmaların da işaret ettiği gibi 96lar Apartmanı, Ankarada 1950li ve 1980li yıllar arasında etkin olan konut gelişimi ve kooperatifçilik süreçlerinin etkisinde gelişen kendine özgü mimari planlama anlayışı ve yapım süreci dolayısıyla Ankara konut mimarisi bağlamında önemli bir yere sahip olmuştur. 96lar Apartmanının sosyokültürel gelişimini ve mimari oluşumunu döneminin kültürel, sosyal ve mimari gelişmeleri ışığında analiz etmeyi amaçlayan bu çalışma, sırasıyla Ankaradaki 1950li ve 1980li yıllar arasındaki konut üretiminden, 96lar Apartmanının bu bağlam içerisindeki yerinden, planlama anlayışı ve mimari özelliklerinden ve Modern Mimariye yaptığı referanslardan bahsedecektir.Doctoral Thesis Kamusal Mekân, Heterotopya ve Kolektif Bellek: Bir Mekânsal Dönüşüm Örneği Olarak Ulucanlar Cezaevi Müzesi(2025) Aktan, Arda İlayda Sağlam; Ürey, Zeynep Çiğdem Uysal; Çavdar, Rabia ÇiğdemBu tez, kamusal mekân, heterotopya ve kolektif bellek kavramlarını bir arada ele alarak aralarındaki mekânsal ilişkileri kuramsal bir çerçevede tartışmayı ve bu üç kavramın Ulucanlar Cezaevi'nin müzeye dönüşüm süreci üzerinden nasıl somutlaştığını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel sorusu, bir heterotopyanın hangi gerekçeler ve hangi mekânsal müdahaleler ile hem bir kamusal mekân hem de başka türde bir heterotopya olan bir mekâna dönüştürüldüğü ve bu süreçte kolektif belleğin nasıl bir rol oynadığıdır. Bu bağlamda çalışma, mekânsal dönüşümlerin toplumsal kırılmaların sürekliliği içinde şekillendiği ve bu kırılmaların da heterotopyalar üzerinden daha okunabilir hâle geldiği savından hareket etmekte ve bu nedenle Ulucanlar Cezaevi'nin müzeye dönüşümünü, iktidar müdahaleleri, toplumsal bellek ve mekânsal yeniden üretimin kesiştiği örnek bir vaka olarak ele almaktadır. Gerçekleştirilen nitel durum çalışması kapsamında; arşiv belgeleri, gazete haberleri, mimari çizimler, fotoğraflar, sözlü tarih anlatıları, müze müdürüyle yapılan görüşme ve 25 katılımcıyla yürütülen atölye çalışmasından elde edilen veriler kapsamlı bir bağlamsal analizle değerlendirilmiştir. Bu verilerden hareketle Ulucanlar Cezaevi'nin dönüşümü sosyokültürel, siyasi ve fiziksel bağlamlarda incelenmiş; v mekânın farklı dönemlerde nasıl temsil edildiği ve nasıl yeniden üretildiği analiz edilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda ulaşılan bulgular, Ulucanlar'ın dönüşümünün yalnızca fiziksel bir müdahale değil, toplumsal travmaların, siyasal tercihlerin ve mekânsal düzenlemelerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir süreç olduğunu göstermektedir. Cezaevinin otantik izlerinin silinmesi, anlatının seçici biçimde yeniden kurulması ve müzenin politik bir temsil alanı olarak yapılandırılması, iktidarın hafızayı mekânsal pratikler aracılığıyla araçsallaştırdığını ortaya koymaktadır. Bu durum, heterotopyadan kamusal mekâna geçişin çoğu zaman kamusallaşma yaratmaktan ziyade yeni bir heterotopik düzlem ürettiğini göstermektedir. Sonuç olarak Ulucanlar Cezaevi örneği, mekânın toplumsal belleğin hem bir taşıyıcısı hem de üreticisi olduğunu ve heterotopya, kamusal mekân ve kolektif belleğin birbirini karşılıklı olarak şekillendiren dinamik kavramlar olarak var olduklarını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede tezin, bu üç kavramın birlikte ele alınmasına dayalı yaklaşımıyla mimarlık, sosyoloji ve hafıza çalışmaları disiplinlerine özgün bir katkı sunmakta olduğu öne sürülmektedir.Master Thesis Kitsch Manifestations in Architecture and a Stylistic Evaluation of Architectural Structures With Commercial Concerns: a Study on Five Star Hotels With Tourism Management Certificates in Antalya Aksu District(2024) Engin, Merve Fırat; Ürey, Zeynep Çiğdem UysalKitsch kavramı 19. yüzyıldan sonra ortaya çıkan ve mimarlıkta da dışavurumlarını görmekte olduğumuz estetik beğeni ile ilgili modern bir olgudur. Bu çalışma kitsch kavramını teorik çerçevede incelemeyi ve teorik inceleme sonucunda ortaya çıkan veriler ışığında mimarlıkta kitsch olgusunu belli bir örneklem kapsamında ele alıp detaylı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle kitsch kavramı, tanımı, etimolojisi, tarihsel gelişimi ve hakkındaki teorik yaklaşımlar çerçevesinde detaylı olarak incelenmiş, daha sonra kitsch olgusunun mimarlıktaki dışavurumları üzerine teorik bir araştırma yürütülmüştür. Bu incelemeler ışığında ortaya çıkan kitsch kavramına ait nitelikler belirlenen vaka çalışmasının analizinde kullanılmıştır. Vaka çalışması kapsamında ticari kaygı taşıyan mimari yapılar üzerine odaklanılmış ve bu kapsamda otel yapıları seçilmiştir. Vaka çalışması örneklemi Antalya Aksu ilçesi Turizm İşletmesi Belgeli 5 Yıldızlı Otelleri olarak belirlenmiş ve bu oteller üzerinde kitsch niteliklerinin analiz edildiği bir üslupsal değerlendirme çalışması yapılmıştır. Çalışma sonucunda mimarlıkta kitsch'in dışavurumları ve ticari kaygı taşıyan otel yapıları ile kitsch olgusu arasındaki ilişki ortaya konmaya çalışılmıştır.Doctoral Thesis Toplumsal Koruma Pratikleriyle Kırsal Kültürel Peyzajlarda Kültürel Mirasın Korunması: Kapadokya Cemil Köyü Örneği(2025) Yeşilbağ, Damla; Ürey, Zeynep Çiğdem Uysal; Kahraman, Zerrin EzgiKültürel mirasın korunması disiplini, zaman içinde mirasın yalnızca fiziksel bütünlüğünü temel alan teknik bir uygulama alanı olmaktan çıkarak, miras ile ilişkili bireyleri ve toplumları merkezine alan sosyo-kültürel bir pratiğe dönüşmüştür. Bu dönüşüm, eleştirel miras çalışmalarıyla birlikte mirasın fiziksel niteliklerin yanı sıra, kültürel süreklilik, toplumsal bağlar ve gündelik yaşam pratikleri üzerinden yeniden üretildiği görüşünü güçlendirmiştir. Buna karşın Türkiye'de mevcut yasal ve kurumsal çerçeve, toplum odaklı bu yaklaşımları uygulamada büyük ölçüde sınırlı kalmaktadır. Kültürel miras alanlarına karşı toplumun yer ile kurduğu bağlar ve bu bağların şekillendirdiği ilişkiler temel alınarak geliştirilecek yaklaşımlar, insan ve toplumu odağına alan yeni bir koruma perspektifinin oluşturulması açısından önem taşımaktadır. Kırsal kültürel peyzajlar, toplumların doğal ve yapılı çevre ile kurdukları özgün ilişkileri sürdürdükleri ve gündelik yaşam pratiklerini bu çerçevede şekillendirdikleri yerleşimler olarak, bu nitelikte bir araştırma için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma, koruma amaçlı imar planı, kapsamlı restorasyon ve/veya sokak sağlıklaştırma projeleri gibi resmi koruma uygulamarının olmadığı kırsal kültürel peyzajlarda toplumların miras bileşenlerinin varlığını nasıl sürdürdüğünü incelemeyi amaçlamaktadır. Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde bulunan Cemil Köyünde yürütülen araştırma, toplumsal koruma pratiklerini; toplumun mirasla kurduğu ilişkiler, bu ilişkilerin ortaya çıkardığı koruma motivasyonları ve köyün geleneksel dokusu üzerinden ele almaktadır. Araştırma, kültürel mirasın korunması ve kırsal kültürel peyzaj kuramlarının yanı sıra, yer bağlılığı (place attachment) literatürünü kuramsal çerçeve olarak benimseyerek, toplum-miras ilişkilerinin koruma pratikleri üzerindeki belirleyici rolünü bireysel, toplumsal ve mekânsal boyutlarda ortaya koymaktadır. Alan çalışması kapsamında yürütülen mekânsal analizler ve derinlemesine mülakatlar, köyde koruma pratiklerinin beş temel motivasyon doğrultusunda şekillendiğini göstermiştir: tarihî ve kültürel sembollerin korunması, doğal çevreyle kurulan bağ, geleneksel yapıların yapısal nitelikleri, tarımsal faaliyetlerin sürekliliği ve toplumsal ilişkilerin devamlılığı. Resmi müdahaleler olmaksızın kültürel mirasın sürdürülmesini mümkün kılan yerel pratikler, bu motivasyonların yer bağlılığının farklı boyutları (bireysel, toplumsal ve mekânsal) ile geleneksel yapılara yönelik müdahale biçimlerinin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenmiştir. Bulgular, Cemil Köyünde toplumsal koruma pratiklerinin, düzenli bakım ve yerel tekniklerin sürekliliğini sağlayan uygulamalardan, imkân yetersizlikleri ve zayıf yer bağları nedeniyle zayıf uygulamalara uzanan bir çeşitliliğe sahiptir. Bu çeşitlilik, oruma pratiklerinin toplumsal düzeyde çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Cemil Köyü örneği, kırsal kültürel peyzajlarda kültürel mirasın, resmi koruma uygulamalarının yokluğunda, toplumun yer ile kurduğu çok boyutlu bağlar aracılığıyla sürdürüldüğünü göstermektedir. Bu bulgular, kültürel mirasın korunmasına yönelik toplum odaklı eleştirel yaklaşımlara kuramsal ve yöntemsel katkılar sunmakta ve Türkiye'de kırsal miras alanlarına yönelik toplum odaklı politikaların geliştirilmesi için özgün bir zemin sağlamaktadır.

