Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/397
Browse
Browsing Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu by Institution Author "Çavdar, Rabia Çiğdem"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article An Architectural Reading of Zamyatin’s Intersectional Elements in the Novel “we”(2021) Çavdar, Rabia Çiğdem“We” was written by Russian novelist Yevgeny Zamyatin in 1921 after the Soviet Revolution. To be at the edge of the conflicts was scrutinized at the novel, in which the protagonist, labeled as D-503, having a tentative position at the well-defined ground by the power which presented itself as the truth or the law. The narration was constructed via the diary of protagonist; how D-503 perceived the paradigm, which he had lived in, what kind of conflicts and contradictions he had been living with the system was questioned. Zamyatin chose very specific architectural elements to explain and criticize the dominant paradigm of the era -early 1920’s, and the periphery of that dominancy; like Green Wall, Glass Wall, logical labyrinth, cube square, and etc. These intersectional elements were constructed as in the form of blurred voids in order to unfold the ideological positions of the written period of the novel. The materialization and meaning of the walls, could be read as dialectic conceiving of how Zamyatin scrutinized both the revolution and the paradigm. As being a dystopia, the novel “We” criticizes the idealized beliefs that were presented as transparent, lucid and conductive.Article Farklılığın Mekanı: Foucault ve Lefebvre’deki Heterotopya ve Heterotopi Ayrımı(2018) Çavdar, Rabia ÇiğdemKent içerisinde giderek artan bir biçimde kentlinin özgür kullanımının dışına itilen mekanlarla karşılaşılmaktadır. Bu itiliş -özgür kentsel kullanımın terkedilmeye zorlanması- aynı zamanda iktidar aygıtlarının kontrol edebildiği mekanlar ya da mekansal donatılar tarafından işgal edilmiş gündelik hayat anlamına gelmektedir. Bu durum erkin, kent içinde bir tür türdeş, sıkıcı ve steril mekanlar oluşturma girişimi olarak değerlendirilebilir. Erk, çeşitlilikten yalıtılmış, sayısal kontrol mekanizmaları ile fiziksel takibin olası kılındığı ve her türlü sosyal etkileşim derinliğinin azaltıldığı, bu mekanizmaların işletilemediği durumda fiziksel erişimin engellendiği bir mekanlar dizisi (dizge değil) ya da kent düzlemi (örüntü değil) oluşturma eğilimindedir. “Heterotopik” mekanların, erk tarafından sönümlendirilmesi girişimiyle karşı karşıya kalındığı aşikardır. Bu bağlamda, Foucault’nun “Heterotopia” ve Lefebvre’in “Heterotopy” kavramları, kentin özgür ve kamusal alanlarını yeniden okuyabilmek için elealınabilir mi? Farklılığın mekanını tarifleyen bu kavramlar sanki aynı durumu tarifliyor gibi gözükseler de aralarında net ayrımların olduğu belirlenmiştir. Bu makale farklılığın mekanının ayrımını bütüncül bir bakışla ortaya çıkarma girişimidir. Bu metin, farklılığın mekanlarının yeniden okunabilmesi ve kentsel yaşantının kaybolan özgür yanının yeniden görülmesi gereğinin dillendirilmesi için yazılmıştır.

