Mimarlık Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/5
Browse
Browsing Mimarlık Fakültesi by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 97
- Results Per Page
- Sort Options
Article 100. Yıl Çarşısı Koruma - Yıkım Tartışmaları ve Ulus Tarihî Kent Merkezine Bütüncül Yaklaşım Önerisi(2020) Ayhan Koçyiğit, Elif Selena; Etyemez Çıplak, Leyla; Acar, YiğitUlus Tarihî Kent Merkezi Yenileme Alanı Projesi kapsamında Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından oy birliğiyle alınan kararın ardından, binanın geri dönüşüm malzemeleri karşılığı yıkım işi ihalesinin tamamlandığı duyurulmuştu. Bu kararın ardından oluşturulan çalışma grubunda yer alan yazarlar, “alanda yapılacak her türlü müdahalenin alanın özgün karakterine ve bütünlüğüne, onu tanımlayan değerlerine ve tarihsel süreçte geçirmiş olduğu dönüşüme saygı gösteren” öneriler içermesi gerektiğini vurguluyor.Book Part 18. ve 19. Yüzyıl Kuramcılarının Gözüyle ‘Mimarlıkta Hata’(2020) Er Akan, Aslı; Ömercioğlu, Hilal TuğbaArticle 2000’ler Türkiye’sinde “Mekân - Mesken” Kavramlarının ‘Değer’ Kavramı Üzerinden Sorgulanması: Kuramsal Bir İnceleme(2018) Atakan, GökçeSürdürülebilirliğin önemli bir parçası olan kültürel sürdürülebilirlik, mekân tasarımının en önemli konularından biri olarak düşünülür. Kültürün değişken yapısı, farklı dönemler için farklı çevresel değerler sağlar. Bu nedenle, yapılı çevrenin değerlerinin kültürel sürdürülebilirliği sorgulamak için önemli bir veri sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, 2000 sonrası Türkiye’de üretilmiş olan konut seçenekleri ve etkileri hakkında farklı disiplinlerde yapılmış olan tespitleri bir araya getirerek, mekân tasarımının ‘değer’ parametresi üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Madea tarafından, toplumsal hedefler ve niteliksel özelliklerle açıklanan tasarımın değeri (2006), bu çalışmada mekân ve mesken kavramlarını değerlendirmek üzere ölçüt olarak seçilmiştir. Toplumsal değer alt ölçütü ‘kültür – toplum’ olarak, niteliksel değer alt ölçütü ise göstergebilim üzerinden ‘kimlik – birey’ olarak belirlenmiştir. Kuramsal altyapısı literatür taraması yöntemi ile yapılmış olan çalışma, Anadolu ve Türkiye konut gelişim sürecinin ışığında, 2000 sonrası sunulan konut örneklerini mekân ve mesken kavramları bağlamında okumaktadır. Çalışmada yapılan değerlendirilme sonucunda, mekân tasarımı için olası öneriler verilmektedir.Article Açıksaray ve Çevresinde Bizans Dönemi Yerleşimleri Yüzey Araştırması(2015) Öztürk Büke, Fatma GülArticle Citation - WoS: 1Addressing Earthquake Risk and Climate Crisis Together in Spatial Planning(Kare Publ, 2021) Orhan, Ezgi; Peker, EnderCities' vulnerability to natural and man-made threats are ever increasing. Cities are under the threat of both natural disasters such as earthquakes, avalanches and landslides; and climate-driven challenges such as excessive precipitation, heatwaves and droughts. This calls for a need of handling natural and human systems together for the future of cities. However, climate and earthquake action plans which naturally present a direct link to spatial planning, are often produced separately in the Turkish planning practice. This study advocates that strategies for combating earthquake and climatic challenges should be harmonized together within the spatial planning system, and respectively, aims at presenting a holistic planning approach. For this purpose, the study first examines the ways in which disaster and climate issues are addressed in the current laws and national action plans. Then, in line with the 'Regulation on the Preparation of Spatial Plans', it examines the spatial planning scales with an aim of determining the potential areas in which disaster and climate issues could be planned together. Taking this as a point of departure, the paper presents a set of planning strategies responding to earthquake risk and climate crisis at regional, city, neighbourhood and building scales. It discusses synergies and conflicts among these strategies at different scales. This study targets to develop a holistic perspective for earthquake and climate change induced disasters, for the decision-makers and practitioners operating in spatial planning processes.Article Afet Sakınımında Özel Gereksinimli Bireyler için Geliştirilecek Mekansal Planlama İlkeleri(2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, H. ÇağatayThis study highlights the need to develop spatial planning principles in order to increase the resilience of vulnerable groups within the social structure. The social groups that show heterogeneity in the urban area due to demographic, economic, cultural and similar reasons also differ in terms of their vulnerability against disasters. In the literature, vulnerable groups show disparities with respect to their location choices in urban areas, physical conditions of individuals and their participation in social life. Although planning discipline has general expressions and approaches for risk reduction of the groups showing vulnerability based on their location choices, the issue of developing concrete solutions in planning principles and spatial decisions remains uncertain for groups that are vulnerable due to their physical conditions and social divergence. Therefore, the aim of the study is to present a holistic planning framework that takes into account the vulnerable groups challenged by physical conditions such as elderly, children, those with special medical needs and of the disabled individuals, and the groups confronting with social distances such as migrants, tourists and homeless people. The focus of the study is on spatial strategies concerning the disaster mitigation of the vulnerable groups showing special needs, rather than dealing with the post-disaster situations of the targeted individuals and groups.Article Afet Sonrası Hanehalklarının Yer Seçim Kararları ve Kentsel Dirençlilik: Değirmendere Örneği(2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, ÇağatayBu çalışma ile, afetlerin hemen sonrasında acil durum koşullarında hanehalklarının afet bölgesinde kalma veya alanı terk etme kararlarının kentsel dirençliliğin inşasında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, afete maruz yerleşimlerde yaşayanların afetin hemen sonrasında yer seçim kararlarını ve beklentilerini irdeleyerek kentsel dirençlilik üzerine bir tartışma yürütmektir. Çalışma, 1999 Depremi’nin etkilerinin yoğun olarak görüldüğü Değirmendere kenti örneğinde afeti yaşamış hanehalklarını temel almaktadır. Çalışmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1999-2000 ders yılı 2. sınıf Planlama Stüdyosu’nda yürütülmüş olan Değirmendere Planlama Projesi kapsamında gerçekleştirilmiş hanehalkı anketlerinden yararlanılmıştır. Depremin hemen ardından Ekim 1999 tarihinde çadırkentlerde ve yerleşik konut alanlarında yaşayan toplam 490 hanehalkına uygulanan anket çalışması stüdyo projelerinin bir parçası olarak saha araştırması yoluyla elde edilmiştir. Anketlerde afete maruz kalmış nüfusun genel demografik niteliklerinin yanı sıra hasar düzeyi, alınan yardım türü ve taşınma istekleri sorgulanmış, yanıtların betimsel istatistikleri çıkarılmıştır; ancak çalışmanın yapıldığı dönemin koşulları göz önüne alındığında afetzedelerin anket sorularının tamamını yanıtlayamadığı görülmektedir. Nüfusun yaklaşık % 10’luk büyüklüğüne ulaşan bir örneklemde uygulanan anket çalışmalarında tespit edilen afet bölgesini afetin hemen sonrasının koşullarında bile terk etmeme isteği, alanın yeniden inşası için en önemli itici güç olarak görülmelidir. Çalışma ile, afetin yarattığı psikolojik sarsıntılara karşın, afet sonrasında deprem bölgesinde oluşan “aidiyet duygusunun” güçlülüğü kentsel dirençliliğin inşasına katkı koyacak biçimde politikaları şekillendirebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Article Ahşap Sütunlu Camilerin Taşıyıcı Sistem Performansı: Hanönü Yukarı Küreçayı Cami Örneği(2021) Çelik Başok, Gülşah; Er Akan, Aslı; Zamur Koçak, Sevilay; Örmecioğlu, Hilal TuğbaKültür mirasımızın en önemli parçası olan tarihi yapıların korunarak sürdürülebilirliğinin sağlanması strüktürel davranışlarının bilinmesini zorunlu kılar. Özellikledeprem kuşağında yer alan ülkemiz için tarihi yapıların deprem performansları oldukça önemlidir. Bu yapıların gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için, yeni nesil simülasyon teknikleri ile yapısal olarak hassas noktalar saptanabilmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada tarihi yapılar arasında yapım tekniği ve özgünlük açısından önemli bir yer tutan ahşap sütunlu camilerden bir örnek incelenmiştir. Alan çalışması olarak çok sayıda ahşap sütunlu camiye ev sahipliği yapan ve deprem bölgesinde yer alan Kastamonu-Hanönü Yukarı Küreçayı Cami seçilmiş ve Camii’nin yapısal davranışlarını ve depreme karşı dayanımlarını belirlemek için yapısal analizler yapılmıştır. Yapılan 3 boyutlu sonlu elemanlar analizlerinin değerlendirilmesiyle caminin yapısal performansı ortaya konmuştur.Conference Object Article Anadolu Selçuklu Devletinde Siyasi Güç Mimari Mekân İlişkisi: Sadeddin Han Örneği(2023) Önge, MustafaSadeddin Han, 13.yüzyıl Anadolu Selçuklu kervansarayları arasında, sıra dışı bazı mimari özellikleriyle dikkat çeken önemli bir yapıdır. 1236 – 1237 yıllarında Selçuklu devlet adamı Emir Sadeddin Köpek tarafından iki kısım halinde inşa ettirilmiş olan hanın yapım süreci, Anadolu Selçuklu Devletindeki bir iktidar değişikliği ile de eş zamanlıdır. Anadolu Selçuklu Devletinin en önemli hükümdarı Sultan Alaeddin Keykubad’ın vefatının ardından Sultan II.Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıkmış, onun iktidarda olduğu dönem, devlet için birçok olumsuz sonuçlanan gelişmelere sahne .olmuştur. Dönemin yazılı kaynaklarında anlatıldığı üzere; bu iktidar değişikliğinin, hanın banisi Emir Sadeddin Köpek’in önemli ölçüde siyasi güç kazanmasını da sağladığı anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Sadeddin Han’da görülen sıra dışı mimari özelliklerin, yaptıranın hanın inşa sürecinde siyasi güç kazanmasıyla olası ilişkisi araştırılmıştır. Yapıdaki sıra dışı asimetrik plan formunun, geniş ve gösterişli giriş cephesi oluşturma gayretinin nedenleri, yapıdaki izler üzerinden okumalarla açıklanmaya çalışılmıştır. Bu okumaların sonucunda hanın, yapımının ikinci aşamasında bir karar değişikliği ile genişletildiği, bazı özel mekânlar eklendiği ve mevcut plan formunun bu karar değişikliğinin sonucu olarak ortaya çıktığı görülmüştür. Bu karar değişikliğinin zamanını daha hassas saptamaya yönelik olarak, yazılı kaynaklardan edinilen bilgiler, yapının inşaatı süreçlerini etkileyen mimari gereksinimler ve iklimsel etkenler de değerlendirilmiştir. Karar değişikliğinin, 1237 yılında yapının ikinci aşama inşaatı sürecinin ortalarına denk geldiği ve bu zaman diliminin Sultan Alaeddin Keykubad’ın vefatı ve oğlu Sultan II.Gıyaseddin’in tahta geçişi ile çakışma ihtimalinin olduğu ortaya konulmuştur. Yapım sürecindeki karar değişikliğinin ve bu değişiklikle ortaya çıkan, başta plan formu olmak üzere, handaki sıra dışı mimari özelliklerin, Selçuklu iktidarındaki değişim ve bu değişim sonucunda hanın banisinin kazandığı siyasi güç ile ilişkili olabileceği anlaşılmıştır. Çalışmanın hazırlanması esnasında Anadolu Selçuklu Kervansarayları, Sadeddin Han ve Anadolu Selçuklu Devleti tarihi konuları ile ilgili yazılı kaynaklardan faydalanılmıştır. Bu kaynakların yanı sıra çalışmanın konusu olan Sadeddin Han, saha gözlemleri ve belgeleme yaparak bilgi toplamak için düzenli olarak ziyaret edilmiştir.Book Ankara'da Vakıf Bedesten ve Hanlar: (15-20. YY)(2020) Tunçer, MehmetProf. Dr. Mehmet Tuncer’in bu kitabı, kentler ve kent planlanması eğitiminden gelen ve yıllar içerisinde zenginleşen bilgi birikiminin, önceki yıllarda Ankara’nın kent gelişimi ve ticaret merkezi üzerine yaptığı küçüklü büyüklü araştırma ve yayınlarından gelen bilgilerle de beslendiği, harmanlandığı ve yeniden yorumlandığı, ortaçağın ticaret yapıları olan Bedesten ve Han’larla ilgili, yeni bilgileri eklendiği özgün bir çalışmadır.Article Ankara'nın Kaybolan Doğal ve Kültürel Değerleri(2019) Tunçer, MehmetBu makalede; Ankara'nın tarih içinde kaybettiği doğal, tarihsel ve kültürel mirası özetlemeye çalışılacak, bu kayıpların önemli bir "Kültürel Bellek Yitimi (kaybı)" olduğunu vurgulanacaktır. Amaç, doğal ve tarihsel "Bellek" yitiminin önüne geçebilmek amacıyla çevresel, kentsel, sosyal ve kültürel politikalar önermektir. Yazıda, Ankara'nın yüzyıllarca korunmuş doğal ve tarihsel/kültürel çevresinin; bağlar, akarsular, dereler, tarihi çevre ve Cumhuriyet Dönemi Mimarisi'nin neden ve nasıl yok edildiği, neden korunamadığı açıklanmaktadır. Ankara bilinen tarihinin 2000 yılı boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik ve başkentlik etmiştir. Ankara'da tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleştiği alanlar karmaşık ve çok katmanlıdır. Şehir içindeki ve çevresindeki arkeolojik buluntular, höyükler zengin tarihi kültür katmanlarının üzerinde bulunduğumuzun göstergeleridir. Günümüze kadar ulaşabilmiş Augustus Tapınağı, Roma Hamamı, Ankara Kalesi ve son yıllarda ortaya çıkarılan Antik Dönem Tiyatrosu ve Kale Surlarında kullanılan devşirme yapı kalıntıları, başlıklar, heykeller, Ankara'nın Roma (ve daha sonra Bizans) kimliğinin göstergeleridir. İnsanlığın yaşadığı ve çok değişik olaylara sahne olan tarihi kentler, bir topluluğun toplumsal, siyasal, kültürel, ruhsal zenginliğinin en önemli göstergesidir. Ankara binlerce yıllık birikim sonucu oluşmuş bir kenttir. Tarihi Galatlara kadar gitmektedir. Ankara ile birlikte düşünülen en önemli sembolik öğe Kale ve Çankaya'dır. Biri tarihi geçmişi, öbürü ise Cumhuriyet Türkiye'sini sembolize eder. Birçok kente nasip olmamış zengin bir kültür birikimi bulunmaktadır. Cumhuriyetin yeni, çağdaş, modern bir "Başkent" oluşturma idealinin gerçekleştiği kenttir.Article Ankara, Gölbaşı, Hallaçlı Mahallesi’nde I. Ulusal Mimarlık Dönemi’ne Ait Bir Örnek: “Mehmet Ağa Konağı”(2019) Yalvaç, Sevinç Duygu; Urak, GedizBu makale, Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Hallaçlı Mahallesi’nde yer alan Mehmet Ağa Konağı’nı konu almakta olup “Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, Hallaçlı Mahallesi’nde Bulunan Mehmet Ağa Konağı’nın Restorasyon Önerisi” isimli yüksek lisans tez çalışması kapsamında yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Makalenin amacı, I. Ulusal Mimarlık Dönemi mimarisinin, kırsal alanda yer alan bir örneği olarak tanıtımının yapılarak; özgün nitelikleri ile gelecek kuşaklara aktarımının sağlanması için yapılan belgeleme çalışması sonucunda elde edilen veriler ile yapı ile aynı dönemde inşa edilmiş konut örnekleri ile yapılan karşılaştırmalı çalışması sonuçlarının ortaya konmasıdır. Bu sayede, Kurtuluş Savaşı’nda orduya yaptığı önemli katkılarıyla bilinen ve milli mücadelenin önemli destekçilerinden biri olan yapının ilk sahibi Mehmet (ATAK) Ağa’nın anısının da yaşatılarak, kültürel mirasımızın korunmasına katkı sağlanacaktır.Conference Object Bir anlayış ve sistem sorunu olarak Türkiye’de modern mimarlık mirasının korunması(2018) Önge, MustafaÇalışmanın ana konusu, Türkiye’de modern mimarlık mirasının korunması sorununun mevcut sistem ve yaklaşımlar ile bağlantısını kurmak ve bir anlayış ve sistem sorunu olduğuna dikkati çekmektir. Modern kavramının Türk toplumundaki çağdaş ve yeni kavramlarına karşılık gelen anlaşılma biçimi üzerinde durulmuş, modern olanın miras olarak kabul edilmesindeki sorunlar kısaca tartışılmıştır. Türkiye’deki koruma ile ilgili devlet yapısının ana hatlarını belirleyen mevzuatta modern mimarlık mirasının, kültür varlığı olarak kapsam dışı bırakılmasına dikkat çekilmiş, sistemin modern mimarlık mirasının korunmasına yönelik örgütlenme eksiklikleri ve halihazırda mevcut bulunan kurul sisteminin kurgusu ile ilgili sorunları 2863 sayılı yasa metni ve uygulamaları üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır.Article Architectural Design - Structural System Conformity Problems Encountered in the Design and Application Processes of Stick Aluminium Curtain Wall Systems in Turkey(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2022) Ozmen, Cengiz; Saban, MugeStick aluminium curtain wall (SACW) systems are common curtain wall systems in Turkey. These sytems offer many advantages including architectural variation, modular design, ease of production and assembly. Beside their architectural properties SACW systems create significant load effects on structural systems. These load effects include lateral loads such as seismic and wind loads as well as static vertical loads. This load transfer is not one way. The vertical and lateral displacements of building structures also act on curtain walls. Healthy load transfer between the SACW and the building depends on architectural decisions during the design and construction process. Due to their wide use SACW systems are prone to architectural mistakes. These mistakes often represent themselves at latter stages of the construction and require solutions which will affect the architectural characteristics and structural behavior of buildings. This study focuses on SACW design and construction processes to find the effects of architectural decisions on curtain wall behavior. Case studies that include architectural design mistakes are selected to classify and study the reasons and the solutions of these mistakes. The importance of cooperation between all the stakeholders including the architects and engineers is emphasized for the prevention of these mistakes.Article Art Deco Hakkı Yenmiş Bir Üslup ve Türkiye - Ankara’dan Yansımaları(2018) Özcan, ZühalHayat fiziki olarak içinde geçtiği için, mimarlığın insanlar üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Mimarlık eserlerinin ifadesi zamana, yer ve toplumlara göre değişiklikler gösterir. Bu değişiklikler gözlemlenmiş ve genel olarak “üslȗp” diye adlandırılmışlardır. Sükȗnet ve durağanlığın hâkim olduğu Eski Çağlar’da üslȗpların uygulanması çok yavaş olmuştur. Üslȗp değişimlerinin hızı teknolojik gelişmelere bağlı olarak giderek arttı, o kadar ki bir insan ömrü içindeki değişimlerin hızını takip etmek çok güç. İçinde yaşanılan dönem içerisinde oluşan üslȗpları ayırt etmek güçtür fakat geçmiş dönemler incelendiğinde görebilmek kolaydır. Bununla birlikte, gündelik hayatı kontrol eden günlük nesneler, yapılar ve hatta yerleşimler incelendiğinde, belli bir üslȗbu tanımlayabilmek mümkündür. Her dönem insan eliyle yaratılmış her şey üzerinden gözlemlenebilecek belli bir estetik anlayışı yansıtır. Bu noktadan hareketle, 20. yüzyıla hükmeden temel üslȗp Modernizm olarak adlandırılabilir. Öte yandan mimaride ve tasarımda Modern Hareket kendi içinde çeşitlemeler ya da dallar içerir. Bunlardan bazıları belirgin ve güçlüyken bir kısmı da gölgede kalmışlardır. Art Deco bu ikinci gruptandır ve bu nedenle bu makalenin konusu olarak seçilmiştir.Article Citation - WoS: 11Citation - Scopus: 17Artificial Intelligence Applications in Earthquake Resistant Architectural Design: Determination of Irregular Structural Systems With Deep Learning and Imageai Method(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2020) Bingol, Kaan; Akan, Asli Er; Ormecioglu, Hilal Tugba; Er, ArzuAlthough the architectural design process is carried out with the collaboration of experts who are experienced in many different areas from the main preferences to the detailing stage, the major decisions such as plan organization, mass design etc. are taken by the architect. Computer Aided Design (CAD) programs are generally effective after the major decisions of the design are taken. For this reason, it is common for the main decisions, taken during the design process, to be changed during the analysis of the structural system. In order to prevent this, in the early stages of architectural design, earthquake system awareness and structural system design should be included as an design input; as, the failure of the structural system which did not considered well in the architectural design phase leads to unexpected revisions in the implementation project phase and thus leads to serious losses in both time and cost. The aim of this study is to create an Irregularity Control Assistant (IC Assitant) that can provide architects general information about the appropriateness of structural system decisions to earthquake regulations in the early stages of design process by using the deep learning and image processing methods. In this way, correct decisions will be made in the early stages of the design and unexpected revisions that may occur during the implementation project phase will be prevented.Conference Object Aydınlık düzeylerinin kullanıcının okuma hızı ve görsel konforu üzerindeki etkisi(2016) Avcı, Ayşe Nihan; Memikoğlu, İpekArticle Birlikte Tasarlamak Uluslararası Konferans Dizisi Üzerinden 21. Yüzyılın İnsancıl Mimari Üretim Süreçleri(2021) Kalfa Ataklı, BaşakArticle Biyofilik Tasarım Kapsamında Peyzaj Mimarlığı ve İç Mimarlık Arakesiti: Eğitim Programlarının Karşılıklı Değerlendirilmesi(2019) Demirbaş, Güler Ufuk; Demirbaş, Özgen OsmanYaşam Dostu Tasarım ya da son dönemde yaygın kullanımı ile Biyofilik Tasarım (Biophilic Design) kavramı bir tasarım eylemi olarak aslında yeni bir kavram değil. İnsanın, doğayla olma, doğayla bağlantı kurma ve doğada olma içgüdülerine dayalı doğuştan gelen eğilimlerinin tümü Biyofili kavramı kapsamında tanımlanmaktadır. Biyofilik Tasarım ya da Yaşam Dostu Tasarım kavramı ise içinde bulunduğumuz yapılı çevrenin yenilikçi bir bakış açısı ile doğayla bağlantılı olarak tasarlanmasıdır. Peyzaj Mimarlığı en genel tanımı ile sanat, çevre, mimari, mühendislik, sosyoloji ve tasarım unsurlarının tümünü bir arada kapsayan farklı ölçek ve kapsamlarda hem açık alan hem kapalı mekanların tasarlanması pratiğidir. 21. yüzyılın iç mimari pratiği dikkate alındığında, iç mekan kurgusunda hiç olmadığı kadar biyofilik tasarım anlayışının tasarımcılar tarafından benimsendiği ve özellikle stres düzeyinin yüksek olduğu kamusal mekanlarda doğaya dönük, doğaya karışan ve/veya doğadan esinlenen tasarım yaklaşımlarının gün geçtikçe daha da kuvvetlendiği gözlenmektedir. Bu çalışmanın temel odağı biyofilik tasarım kapsamında Peyzaj Mimarlığı ve İç Mimarlık alanlarının etkileşimi ile yapılı çevre ile doğanın bütünleştirilmesi ile daha konforlu ve sağlıklı yaşam mekanlarının tasarlanmasında disiplinlerarası olasılıkların örnekler üzerinden değerlendirilmesidir. Bu kapsamda ülkemizde her iki alanda eğitim veren farklı isimlerde ve farklı akademik yapılar altında olan programların müfredat yapılarının karşılıklı olarak karşılaştırılması ile mevcut durum değerlendirilmesi yapılmaktadır. Çeşitli kapsamdaki fakülteler altında eğitim vermekte olan Peyzaj Mimarlığı, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı, İç Mimarlık ve İçmimarlık ve Çevre Tasarımı programlarının müfredat yapıları incelendiğinde, bazen aynı fakülte altında bile yer almalarına rağmen, çok az programda karşılıklı olarak disiplinlerarası ders önerildiği izlenmiştir. Yaşam dostu tasarım kapsamında iki disiplin arasındaki diyaloğun kuvvetlendirilmesi ve bunun öncelikle eğitimden başlaması gerektiği vurgulanmaktadır.
