İngiliz Edebiyatı ve Kültür İncelemeleri Bölümü Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/606
Browse
Browsing İngiliz Edebiyatı ve Kültür İncelemeleri Bölümü Tezleri by browse.metadata.publisher "Çankaya Üniversitesi"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Adam Bede: The story of character formation(Çankaya Üniversitesi, 2018) Kaynak, AyşeGeorge Eliot lived in a period marked by rapid changes and radical ideas. She had the opportunity to witness change and question the dogmas of her time during her transformation from a village girl to an educated woman, and through getting acquainted with the influential intellectuals of the nineteenth century. In time, she formed her own philosophy against the rigidly defined codes of Victorianism, and she came believe in the prominence of reality in life and art. Hence, reality became the perfect media for her to depict the true picture of individual in society. For Eliot, the individual is a problematic, self-deceptive being: he/she is inclined to form a fictitious image of himself/herself and fake social relations which result in self-deception and insincerity, and which distort the natural flow of life. The solution for this problem, Eliot thinks, is to encounter reality through a tragic experience which teaches and brings maturity to the individual and to life itself. In Adam Bede, George Eliot depicts four flawed, escapist characters: Adam, Dinah, Hetty, and Arthur are, in their own ways, self-deceptive, ego-centred figures. Having already formed second personality traits, they are neither true to themselves nor to the society do they live in. In the end these personality traits cause the emergence of tragedy and suffering after which their lives turn to normal. However, wisdom comes too late: it comes after experiencing reality. self-deception, family, parentification, individual, society, maturity.Master Thesis Female sexuality in three Jacobean witchcraft plays: Sophonisba, the Witch and the Witch of Edmonton(Çankaya Üniversitesi, 2017) Sümbül, FerideBu çalışma, Jakoben Dönemi üç büyücülük oyunu olan John Marston'nın Sophonisba'sı, Thomas Middleton'ın Cadı oyunu ve William Rowley, Thomas Dekker ve John Ford'un ortak çalışması olan Edmonton Cadısı'na özel olarak odaklanarak kadının cinselliği ve büyücülük arasındaki belirgin bağı açıklamayı amaçlar. Erken modern dönemde, eğitimli elit kesim arasında kadının zayıf cinsiyet algısına ilişkin olarak, bu oyunlar şeytanın ortağı olarak görülen sıra dışı kadınlara karşı kadınlardan nefret eden bir tutumu yansıtmaktadır. Cadı figürü, erkek egemen otoriteler tarafından çizilen sınırları ihlal eden, cinsel açıdan sapkın kadın olarak sunulmaktadır. Erkek egemenliğine ve otoritesine tehdit olarak algılanan cadının kontrol edilemeyen doğası ve ölçüsüz cinsel aktiviteleri, onun kötülüğünün, diğer bir deyişle karanlık büyülerinin kaynağı olarak yansıtılır. Karanlık büyüsü ve başa çıkılmaz davranışlarıyla cadı, doğaya ve Tanrıya karşı gelmektedir ve böylece erkek otoritesini de alaşağı etmektedir. Bu bakımdan, bu tez bahsi geçen oyunlarda, büyüyü doyumsuz cinselliğinin bir ifadesi olarak kullanıp, erkek egemenliğini tehdit eden cadı figürünü ele almaktadır. Sophonisba oyununda Erictho, klasik bir cadı olarak kadınsal şehvetin dehşetini temsil etmektedir. Bedensel şehvet ile erkeğin gücünü zayıflatır ve böylece sihirli yeteneklerine bağlı olarak erkek otoritesini güçsüz bırakır. Cadı oyunu, Hekate ve onun kardeş cadı karakterleri ile cinsel açıdan tatmin olmuş kadın tehlikesine ve cinsel geleneklerin saptırılmasına dikkat çekmektedir. Bu kadınlar cinsel açıdan deneyimli ve özgürlerdir; onlar da sihirleri ve büyüleriyle erkeğin gücünü zayıflatırlar. Son oyun, Edmonton Cadısı Mother Sawyer''ın bedeni üzerinden şeytanileştirilen ve saptırılan kadın bedeninin dehşetini sahnelemektedir. Onun bedeni toplumda var olan kötülüklerin kaynağıdır ve bu karmaşık beden Edmonton toplumuna kötülük yaydığı kadar cinsel karmaşa da yayan bir salgın gibi davranılmaktadır.Master Thesis Paul's dilemma between spirit and body in D.H.Lawrence's sons and lovers(Çankaya Üniversitesi, 2016) Aswad, Murad Muqdad AswadBu tezin amacı Paul Morel'in ruhsal ve bedensel arzuları arasında yetişkinlik döneminde yaşadığı çelişkiyi vurgulamak ve sosyal ve cinsel ilişkilerine bu ikilemin etkilerinin ana boyutunu, diğer bir deneyimle ve onun Oedipus kompleksini inceleyerek bu ikilem arkasındaki temel faktörleri araştırmak. Paul Morel'in çocukluk dönemindeki deneyimleri Freud'un kişilik gelişim teorisine göre ve Paul'un kişilik gelişimi aşamalarında karşılaştığı sorunları keşfederek ele alınacaktır. Aynı zamanda onun çocukluk döneminden geçerken yaşadığı sorunların sonucu olarak ortaya çıkan Oedipus kompleksi incelenecektir.