Özel Hukuk Bölümü Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/71
Browse
Browsing Özel Hukuk Bölümü Tezleri by browse.metadata.publisher "Çankaya Üniversitesi"
Now showing 1 - 13 of 13
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Afet riski altındaki yapının yeniden değerlendirilmesi(Çankaya Üniversitesi, 2018) Konkan, SelçukÜlkemizde kentsel dönüşümün can alıcı parçasını afet riski altındaki yapıların yeniden değerlendirmesi oluşturmaktadır. Tez konum ise afet riski altındaki bir yapının yeniden değerlendirilmesidir. Çalışmamın birinci bölümünde kentleşme ve kentsel dönüşümün tarihi ile kentsel dönüşümün anayasal haklar konusunda değerlendirmesi yer almaktadır. Bu bölümde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları, Avrupa Kentsel Şartı, Anayasa Mahkemesi kararlarından faydalanılmıştır. İkinci bölümde, riski yapının tespiti, tahliyesi ve yıkımı incelenmiştir. Bu bölüm idare hukukunun konusu olduğundan Danıştay kararlarından faydalanılmıştır Üçüncü ve dördüncü bölümde, afet riski altındaki yapının dönüşüm uygulaması süreci incelenmiştir. Bu bölümde maliklerin karar verme süreci ve özel hukukun konusu olan kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi incelenmiştir. Anahtar kelime: kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, riskli yapı, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi incelenmiştir.Master Thesis Aile Hukukundan doğan uyuşmazlıklarda alternatif çözüm yolları(Çankaya Üniversitesi, 2017) Poyraz, AsiyeAlternatif uyuşmazlık çözüm yolları, en genel ifadeyle, insanlar arasındaki uyuşmazlıkların, tarafsız bir üçüncü kişinin yardımıyla çözülmesidir. Toplumun temelini oluşturan aile kurumunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların sorunsuz çözümü, toplumun huzur ve barışı için önem arz etmektedir. Bu nedenle, çalışmamız da Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıklara, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından Avukatlık Kanunu'nun 35/A maddesinde düzenlenen "uzlaşma sağlama", Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'nun 7. maddesinde düzenlenen "sulhe teşvik etme" kurumlarının uygulanması ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlenen "arabuluculuk" yönteminin uygulanabilirliliği ele alınmıştır. Genel olarak Aile Hukuku'na ilişkin hususlar, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği alanlar sınırlıdır. Ancak boşanmanın nafaka, tazminat gibi fer'i sonuçlarına ilişkin uyuşmazlıklara alternatif uyuşmazlık çözüm yolları uygulanabilir. Aile Hukuku'ndan doğan uyuşmazlıkların etkin ve etkili bir şekilde çözümlenmesini sağlamak; mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla uyuşmazlığın tarafları, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma konusunda teşvik edilmeli ve bu çözüm yollarının uygulanabilirliği artırılmalıdır.Master Thesis Avukatın borca veya yüküme aykırı davranıştan sorumluluğu(Çankaya Üniversitesi, 2018) Bozkurt, BuketÇalışmamızda yargının bir parçası olan avukatın, taraflar arasındaki avukatlık sözleşmesine dayanarak sunmuş olduğu hizmetin niteliklerine, avukatlık sözleşmesi ve vekâlet sözleşmesi arasındaki farklara, yapılan hizmet neticesinde kendisine yüklenen borç ve yükümlere değinilmiştir. Bahsedilen borç ve yükümlere aykırılığın sonucunda gündeme gelen müspet zarar ve varsa eğer manevi zarar üzerinde durulmuştur.Master Thesis Destekten yoksun kalma tazminatı(Çankaya Üniversitesi, 2017) Kayıcı, Kaan ÖzgürYüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, destekten yoksun kalma tazminatı incelenmiştir. Destek yoksun kalma tazminatı, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayı sonucunda ölen kişinin yaşarken yardımda bulunduğu veya ilerde bulunması muhtemel kişilerin mal varlıklarında oluşan zararların giderilmesinden ibarettir. Bu tazminatı talep edebilmek için öncelikle ölenin, tazminatı talep eden kişiye mevcut veya ileride olması muhtemel desteğinin ispatı gerekmektedir. Bunun yanı sıra destek görenin de ölen desteğin bakımına ihtiyacı olduğu ispatlanmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız karakter ve istisnai nitelik taşıdığı gibi temelini maddi bir zararın oluşturduğu yansıma yoluyla uğranılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatının kaynağını haksız fiiller, sözleşmeler veya vekalet iş görme oluşturabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin gelirinin ve elde ettiği ekonomik değerlerin belirlenmesi gerekmektedir. Desteğin ölümüyle, destek görenin elde ettiği menfaatler ile hayatta kalan eşin yeniden evlenme ihtimali destekten yoksun kalma tazminatında indirime sebep olmaktadır. Çalışmamızda destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili doktrindeki tartışmalar ile Yargıtay uygulamalarına yer verilmiştir.Master Thesis Evlilik birliğinin korunması(Çankaya Üniversitesi, 2018) Kavak, Ayşe Kıvılcımİnsanlık tarihi kadar eski, bütün medeniyetlerin ve toplumların en küçük sosyal birimi ve yapı taşı olan aileye, insanın içinde bulunduğu en önemli hayat merkezi olması sebebiyle tüm inanç ve hukuk sistemleri tarafından özel ilgi ve önem verilmiştir. Türk Milletinde, göçebe bir toplum iken de, İslam Dini ile birlikte yerleşik hayata geçtikten sonra da aile her zaman ön planda yer almıştır. Türk Ailesinin oluşumunda Türklerin İslam dini ile tanışmaları kuşkusuz en önemli dönüm noktalarından birisidir. İslamiyet, Türk ailesinin günümüze ulaşan temel özelliklerinin yerleşmesindeki en etkili unsurdur. Türk Aile yapısının oluşumunda önemli bir başka dönüm noktası ise Osmanlı/Türk İmparatorluğunun batılılaşma hareketleri ve bunun zirvesi olan Cumhuriyet Dönemidir. Cumhuriyet Dönemi ile başlayan hukuk devriminde en radikal değişimlerin başında 1926 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanun yer almaktadır. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK'ün açtığı yolda, Türk Milletini hak ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için çabalayan evlatları bu amaçla Türk Kadının hak ettiği değeri görebilmesi, kadınların korunması ve haklarının teslimi için Uluslararası alanda gerçekleşen gelişmeleri yakında takip etmekte ve bu alanda öncü olmaya çalışmaktadır. Çalışmamızın konusunu Türk Kadının gerek evlilik birliği içerisinde gerekse de evlilik bağı olmadan korunmasına ilişkin Türk Hukuk Mevzuatında yer alan düzenlemeler oluşturmaktadır. Çalışmamız 3 bölümden ibarettir. Birinci bölümde "Aile ve Evlilik Birliği Kavramları" başlığı altında aile kavramı, Türk Medeni Kanununda tanımlanan aile kavramları, evlilik birliği ve evlilik birliğinin eşlere yüklemiş olduğu yükümlülükler incelenecektir. İkinci bölümde "Türk Medeni Kanununda Ailenin ve Evlilik Birliğinin Korunması" başlığı altında, kanun koyucunun evlilik birliğinin korumasındaki amaç, evlilik birliğinin korunmasında ilkeler, eşlerin hukuksal işlem ve tasarruflarına ilişkin kanuni sınırlamalar ve evlilik birliğinin hakimin müdahalesi yoluyla korunması incelenecektir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise 6284 Sayılı Kanun ile evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler incelenecektir.Master Thesis İnternet ortamında kişilik haklarına saldırıdan doğan hukuki sorumluluk(Çankaya Üniversitesi, 2018) Kılıç, NurettinTeknoloji ve internet insanlara her geçen gün yeni imkânlar sunmaya devam etmektedir. İnternet üzerinden alışveriş, bilgiye anında ve kolaylıkla erişim sağlanması, ulusal ve uluslararası haberlere eşzamanlı erişim, insanlar arasındaki sosyal ilişkileri kuvvetlendirmesi gibi pek çok olanağıyla internet, insan yaşantısında vazgeçilmez bir öneme sahip hale gelmiştir. Sadece günlük yaşantıda değil, ticaret ve iş alanında da büyük kolaylıklar sağlamaktadır. İyiniyetli ve dikkatli bir yaklaşımla faydaları saymakla tükenmeyecek internet ortamının, her gün daha da artan kullanıcı sayısı da göz önüne alındığında hukuki anlaşmazlıklara, maddi ve manevi zararlara sebebiyet verecek olması kaçınılmaz hale gelmektedir. Bazı kullanıcıların kötüniyetli davranışları, internet ortamının yüz yüzelikten uzak olması, çoğu zaman bu kişilerin tespit edilemeyeceklerini düşünmeleri ve bu yolla cesaret edinmeleri internet ortamında kişilik hakları ihlâli ve bu yolla işlenen suç sayılarını artırmaktadır. Tez çalışması ile kişilik hakları çeşitleri açıklanmıştır. İnternet ortamı hakkında teknik incelemeler yapılmış, kişilik haklarına bu ortamda yapılan saldırı çeşitleri örneklenmiştir. Kişilik hakları saldırıya uğrayan kişilerin, saldırının önlenmesi, saldırıya son verilmesi, zararlarının tazmin edilmesi kapsamında başvurabilecekleri dava yolları incelenmiştir.Master Thesis İş sözleşmesinde süre belirlenmesi(Çankaya Üniversitesi, 2018) Damar, CerenBir iş sözleşmesinin süresi, sözleşmeye uygulanacak kuralları ve bu kuralların sonuçlarını belirlemektedir. Bu etkisi nedeniyle, sözleşmeden kaynaklı bir uyuşmazlık çıkması halinde sürenin varlığı ve sürenin uzunluğunun tespiti önemlidir. Bu çalışmada belirli süreli iş sözleşmesinin tanımı yapılmış, geçerlilik koşulları ve belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesinin sınırları incelenmiştir. Bu çerçevede hangi hallerin iş sözleşmesinde süre belirleme olarak kabul edilebileceği, özel kanunlar da ele alınarak irdelenmiştir. Özellikle Özel Öğretim Kurumları Kanunu'na, dayanılarak yapılan iş sözleşmeleri ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından verilen karar incelenmiştir. Bir iş sözleşmesinde hangi biçimde süre belirleneceği; belirlenen sürenin hangi hallerde belirli süre hangi hallerde belirsiz süre olarak kabul edileceği tartışılmıştır. Asgari ve azami süreli iş sözleşmelerinin süre açısından durumu ele alınmış ve iş sözleşmesinde sürenin sona ermesinin sonuçları incelenmiştir.Master Thesis Kısıtlar teorisi mantık düşünce süreçlerinin bir tıbbi cihaz firmasına uygulanması(Çankaya Üniversitesi, 2017) Musabeyli, Sıdıka YağmurGünümüz rekabet ortamında mal ve hizmet üreten işletmelerin müşteri memnuniyeti büyük önem kazanmıştır. Karlılıklarını sürekli arttırma amacındaki işletmelerin, ürünleri müşteriye hızlı ve zamanında ulaştırmasını zorunlu hale getirmiştir. Müşterinin ürünü beklenilen kalite, fiyat ve zamanda tedarik etmesi önem arz etmeye başlamıştır. Bu durumda lojistik faaliyetlerin etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. İşletmelerin karşılanamayan talep problemi en önemli problemlerden biridir. İşletmeler performanslarını kısıtlayan bu durumu ortadan kaldırarak sistemlerini iyileştirme çabası içindedirler.Bu noktada Kısıtlar Teorisi işletmelerin sahip oldukları kısıtları tespit edip, bu kısıtların ortadan kaldırılması, yönetilmesi ve/veya iyileştirilmesi yönünde işletmelere çözüm sağlayan bir yönetim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada öncelikle, işletmenin lojistik faaliyetlerini geliştirme ve arttırma yönünde çözüm önerileri araştırılmıştır. Bununla beraber sistemi bir bütün olarak ele alan Kısıtlar teorisi yaklaşımı ile işletme incelenmiştir. Sistemin kısıtları tespit edilerek nasıl iyileştirileceği veya ortadan kaldırılacağı konusunda çözüm önerileri sunulmuştur. Kısıtlar Teorisi işletmelerin birçok alanında kullanılmakta ve kullanımı sonucu yüksek başarı elde edilebilmektedir. Çalışmada, kısıtlar teorisi mantık ağacı düşünce süreçleri üzerinde durulmuş, mantık ağacı düşünme süreçleri olan; mevcut gerçekler ağacı, buharlaşma bulutu, gelecek gerçeklik ağacı, önkoşul ağacı ve geçiş ağacı uygulanmıştır. Yapılan çalışma sonunda firmanın lojistik operasyonları ile ilgili sorunların bulunduğu tespit edilmiş ve bu sorunların altında yatan nedenler ve çözüm yöntemleri araştırılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Tıbbi Lojistik, Kısıtlar Teorisi, Mantık Düşünce SüreçleriMaster Thesis Markayı kullanma zorunluluğu ve kullanmamanın hukuki sonuçları(Çankaya Üniversitesi, 2017) Karaca, Osman UmutBu çalışmada; marka hukuku bağlamında markanın kullanılması zorunluluğu, söz konusu zorunluluğun kaynağı ve kapsamı ile markanın kullanılmaması halinde ortaya çıkabilecek hukuki durumlar incelenmiştir. Çalışmada, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bağlamında markayı kullanma zorunluluğu, Anayasa Mahkemesinin mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, markayı kullanma zorunluluğuna ilişkin hükümlerini iptal etmesinin ortaya çıkardığı hukuki durumlar, bu iptal kararlarının 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uygulamasına etkilerinin olup olmadığı tartışması ile Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle markayı kullanma zorunluluğunun genişletilen kapsamı etraflıca ele alınmış, uygulamada karşılaşılması muhtemel sorunlara ve bu sorunların olası çözümlerine değinilmiştir.Master Thesis Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü(Çankaya Üniversitesi, 2018) Saltoğlu Arap, Hatice EsraBu çalışmanın konusunu, "Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü" oluşturmaktadır. Borçlar Hukuku, temel borç ilişkilerine dayalı bir hukuk dalıdır. Borç ilişkilerinde borca aykırılığın özel bir türünü ise temerrüt oluşturmaktadır. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde karşılıklı bir borç ilişkisi söz konusu olduğundan sözleşmenin her iki tarafı için de temerrüt hükümleri işlerlik kazanmaktadır. Zira taraflar birbirinin hem borçlusu hem de alacaklısıdır. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü genel hatları ile genel hükümlerde yer alan borçlunun temerrüdünün hüküm ve sonuçlarını da ihtiva etmektedir. Ancak sözleşmenin karşılıklı olması nedeniyle genel hükümlerden farklı şart ve sonuçları da vardır. Çalışmanın birinci bölümünde tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin özellikleri, ikinci bölümünde temerrüdün çeşitleri ve şartları, üçüncü bölümünde ise hüküm ve sonuçları ele alınmıştır.Master Thesis Taşınmaz mal zilyetliğine yapılan tecavüzlerin idari yoldan korunması(Çankaya Üniversitesi, 2018) Şahin, Veli AlperDörtte biri kara parçası olan Dünyamızda insanlar geçimlerini toprağa bağlı şekilde sürdürmektedir. Toprağa bağlılık, tarımsal faaliyetlerin yanı sıra yer altı ve yer üstü kaynaklarının kullanılmasıyla da ortaya çıkmaktadır. Her toplumda olduğu gibi Türkiye'de de insanlar geçimlerini toprağa dayandırmışlardır. Tapulama ve kadastro sisteminin tam olarak uygulanamaması masraflı ve külfetli olması sebebiyle Ülkemizde tapulama işlemleri istenilen noktaya getirilememiştir. Buna karşılık alışverişine devam eden vatandaşlar taşınmaz alım ve satımlarını kendi aralarında yapmışlardır. Aynı şekilde köylerden kentlere göç eden insanlarımız gittikleri yerlerde kendilerine yaşama alanı çevrelemişlerdir. Bu gibi işgaller sebebiyle taşınmaz mal zilyetlerinin hakları ihlal edilmiştir. Uyuşmazlıkların çözümünün Mahkemelerde olması yargılamaların uzun sürmesine ve adaletin geç sağlanmasına sebep olmuştur. Tez çalışması ile taşınmaz mal, zilyetlik, tecavüz ve müdahale kavramları incelenerek Kanun kapsamı belirlenmiştir. Aynı şekilde başvuru, soruşturma ve infaz aşamaları Medeni Hukuk, İdare Hukuku ve Ceza Hukuku normları ile değerlendirilerek örneklemeler yapılmıştır.Master Thesis Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi(Çankaya Üniversitesi, 2017) Özüren, MuratTaşınmaz satış vaadi sözleşmesi doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen görüşe göre, bir ön sözleşmedir. Bu sözleşme ile taraflar, ileride kurulacak olan taşınmaz satış sözleşmesinin yapılması borcunu üstlenmektedirler. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yapılmış olması, taşınmaz satış sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan zorunlu bir safha değildir. Ancak, taraflar taşınmaz satış sözleşmesini yapmadan önce kendilerini güvence altına almak amacıyla taşınmaz satış vaadi sözleşmesini yapma yoluna gidebilirler. Taşınmaz satış sözleşmesi ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi birbirinden ayrı hukuki niteliklere sahip olup, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri noterler tarafından da düzenlenebilmektedir. Buna karşın, taşınmaz satış sözleşmesini düzenleme yetkisi noterlere verilmemiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kurulması ile taşınmazın mülkiyeti doğrudan alıcıya geçmemektedir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tek başına tapu siciline yapılacak olan tescile hukuki sebep oluşturamaz. Tarafların ayrıca vaad etmiş oldukları taşınmaz satış sözleşmesini resmi şekle uygun olarak akdetmeleri gerekmektedir. Ancak sonradan akdedilmiş bulunan bu taşınmaz satış sözleşmesine dayanılarak tapu siciline tescil işlemi yapılabilir. Tezde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kavramı detaylı bir şekilde incelenmeye çalışılacaktır. Konu incelenirken taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinden, doktrinde yer alan görüşlerden ve Yargıtay kararlarından yararlanılmıştır. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tanımına, hukuki niteliğine ve çeşitlerine yer verilmiş olup, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin benzer kavramlarla karşılaştırılması yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için gerekli olan şartlardan bahsedilmiş, bu şartlara uyulmaksızın kurulmuş bulunan taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine uygulanacak hukuki yaptırımlara değinilmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümünde ise, geçerli olarak akdedilmiş bulunan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gerek sözleşmenin tarafları arasında doğurduğu hükümler, gerekse sözleşmenin tarafları ile üçüncü kişiler arasında doğurduğu hükümler anlatılmıştır. Üçüncü bölümde son olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin sona ermesi incelenmiş, taraflar arasındaki borç ve borç ilişkisinin sona erme sebeplerinden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler : Taşınmaz satış vaadi, ön sözleşme, satış sözleşmesi, noter, resmi şekil, tapu siciline tescil.Master Thesis Türk İş Hukukunda iş sözleşmelerinin haklı nedene dayanmayan feshi ve sonuçları(Çankaya Üniversitesi, 2018) Gülel, AslıBelirli süreli iş sözleşmesi ve belirsiz süreli iş sözleşmesi ayrımı, türlerine göre iş sözleşmelerinin ayrımının temelidir. 4857 sayılı İş Kanununda da bu temel ayrım yer almaktadır. Zira bu ayrım sözleşmeye uygulanacak kuralların tespiti ve sonuçları bakımından büyük önem taşımaktadır. Kanunlar çerçevesinde ve tarafların iradeleriyle kurulan belirli ve belirsiz iş sözleşmeleri bir takım nedenlerin varlığı durumunda sona ererler. Belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin sona erme nedenleri; tarafların anlaşması (ikale), ölüm, mücbir sebep, belirli sürenin dolması ve fesihtir. Tüm bu sona erme nedenlerinden fesih büyük öneme sahip olup, onun bir türü olan süreli fesih sadece belirsiz süreli iş sözleşmeleri için söz konusudur. Buna karşılık, tarafların anlaşması, mücbir sebep ve haklı nedenle fesih türü ne olursa olsun bütün iş sözleşmeleri için geçerli nedenler olup ortak sona erme nedenleridir. İş sözleşmelerinin sona erme nedenlerinden biri olan fesih, taraflardan birinin tek taraflı irade açıklamasıyla geleceğe yönelik olarak iş akdini sona erdirmesidir. Fesih hüküm ve sonuçlarını doğurma anına göre, "bildirimli(süreli) fesih" ve "bildirimsiz(haklı sebeple) fesih" olmak üzere ikiye ayrılır. Bildirimli fesih, belirli süreli iş sözleşmelerinde başvurulabilen ve sözleşmeyi, İş Kanununda düzenlenen sürelerin geçmesinden sonra sona erdiren irade beyanıdır. Bildirimsiz fesih ise, taraflardan birinin belirli süreli veya belirsiz süreli olan iş sözleşmesini kanunda belirtilen haklı sebeplerden birisi ile derhal sona erdirmesidir. İşçi ve işveren açısından iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshedilebilmesi, ancak kanunun 24. ve 25. maddelerindeki haklı nedenlerin varlığına bağlıdır. Haklı nedenin bulunmaması ya da haklı nedenin varlığının ispat edilememesi halinde yapılan fesih, haklı nedene dayanmayan fesihtir. Haklı nedene dayanan feshin hüküm ve sonuçları ile haklı nedene dayanmayan feshin hüküm ve sonuçları farklıdır. Haklı nedene dayanmayan feshin, işçi veya işveren tarafından yapılmasına göre, feshe konu olan iş sözleşmesinin belirli süreli veya belirsiz süreli iş sözleşmesi olmasına ve işçinin iş güvencesine tabi olup olmamasına göre de sonuçları değişiklik göstermektedir
