Kamu Hukuku Bölümü Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/62
Browse
Browsing Kamu Hukuku Bölümü Tezleri by Subject "Anayasa Mahkemesi"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği(2016) Kenger, MüberraDünya ülkeleri tarafından hangi tip anayasa yargısı sistemi benimsenmiş olursa olsun, hukuk devleti ve onun önemli bir unsuru olan anayasa yargısı, demokrasinin temel şartlarından biri olmuştur. Bağımsız ve güçlü bir anayasa yargısının bulunmadığı bir düzende, devleti teşkil eden yasama, yürütme ve yargı erklerinin etkin bir şekilde işlemesi de mümkün değildir. Ülkemizde anayasa yargısının gün geçtikçe daha da etkin rol üstlenmesi, demokratikleşmeye önemli katkılar sağlamaktadır. Yasama işlemlerini denetleme hususunda asli görevli olan AYM, bunun yanında fertlerin ve aynı zamanda tüm devlet kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere anayasal sınırlar içerisinde kalması noktasında da önemli görevler üstlenmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin, kuvvetler ayrılığının, mahkemelerinin bağımsızlığının ve yargısal denetimin olmadığı bir yönetim, hukuk devleti ilkesini temel ilke olarak benimsediğini beyan etmiş olmakla hukuk devleti niteliğini kazanamaz. Bu nitelik ancak belirtilen unsurların tamamen etkin hale getirilmesi ile kazanılabilir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel olarak, AYM'nin anayasanın koruyucusu olarak üstlendiği rol, anayasaya aykırılığın ne tür bir yaptırımla karşı karşıya olduğu, AYM kararlarının süjeler ve süre bakımından etkileri üzerinde durulmuştur.İkinci bölümde, AYM'nin iptal kararlarının geriye yürüyüp yürümemesi hususunun dayandığı hukuki esaslar, öncelikle hukuki güvenlik ve kazanılmış hak kavramı çerçevesinde incelenmiş, geriye yürümenin ve geriye yürümezlik ilkesinin dayandığı hukuki esaslar, gai ve lafzi yorum yolu ile ele alınmıştır. Karşılaştırmalı hukukta durum değerlendirmesi yapıldıktan sonra somut ve soyut norm denetimi başlığı altında hukuk sistemimiz yönünden incelenmiştir. Son bölümde ise, AYM tarafından verilen iptal kararlarının hukuki sonuçları, kararların geriye yürümezliği ilkesi kapsamında, yargı kararları ve doktrindeki görüşler ışığında; yasama, yürütme, yargı organları ile idare, ceza ve özel hukuk alanında tek tek değerlendirilmiştir. İptal kararlarının vergi hukukuna bakan yönü geriye yürümezliğin etkisi boyutuyla, kesinleşmiş kararlar ve yürürlükten kaldırdığı yasalar ise AYM ve Danıştay kararları kapsamında ele alınmıştır. İptal kararlarının zaman bakımından ne gibi bir etki yarattığı konusuna, verildikleri tarihten itibaren ve gelecekteki etkisi başlıkları altında kısaca değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Anayasa Yargısı, Anayasa Mahkemesi, Demokratikleşme, Kuvvetler Ayrılığı, Hukuk Devleti, İptal Kararları, Geriye Yürümezlik.Master Thesis Anayasa Mahkemesi ve hukuk devleti(2012) Sami, HaedarThe second article of The 1982 Turkish Constitution 1982. clearly indicates that Republic of Turkey is based on the rule of law. It sees that in Turkey wherein some restrictions have been imposed on the rule of law concept since the announcement of Constitution 1982, some deviations have occurred from time to time and the rule of law. This study prepared by me, consists of four sections. In the first section, I mentioned about the rule of law .11nd its required principles. In the second section, I dealt with the Constitution and the Constitutional Court. As to third section, I studied the rule of law from the perspective of the Constitutional Court and the principles of rule of law within the framework of decisions given by the Constitutional Court.Master Thesis Bireysel başvuruda kişiye ilişkin kabul edilebilirlik şartları(2019) Cemaloğlu, BernaBu çalışmada, Türk Hukuku'nda yer alan bireysel başvuru kurumu ve kabul edilebilirlik incelemesi genel olarak anlatılmış, kişiye ilişkin kabul edilebilirlik şartları detaylı şekilde incelenmiş ve doktrindeki görüşler ile konuyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarına yer verilmiştir. Konuyla alakalı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin uygulaması ile Avrupa ülkelerinden Almanya, Avusturya ve İspanya'da bireysel başvuru yoluna değinilmiştir. Çalışmanın pozitif temellerini Anayasa'nın ilgili maddeleri, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında bireysel başvuru yolu konusunda mevzuattaki eksiklikler ve uygulamadaki sorunlara değinilerek önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Makul sürede yargılanma hakkı ve bu hakkın Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile Türk hukukuna yansıması(2019) Kaymak, MuratAdil yargılanma hakkının bünyesinde barındırmış olduğu en önemli ilkelerden birisi makul sürede yargılanma hakkıdır. AİHS'nin 6/1. maddesi ile açık bir biçimde ve Anayasamızın 36/1. maddesinde adil yargılanma hakkının zımni bir parçası olarak güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı, hem medeni hak ve yükümlülüklere dair uyuşmazlıklar hem de suç isnadının karara bağlanması açısından geçerlidir. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, kişileri yargılama işlemlerinin sürüncemede kalmasına karşı korumak ve özellikle ceza davalarında suçlanan kişinin uzun süre davasının nasıl sonuçlandırılacağı endişesi ile yaşamasını önlemektir. Bu hak kişilere, davalarının makul süre içerisinde sonuçlandırılmasını isteme hakkı vermektedir. Gerek AİHM gerekse AYM tarafından makul süre yönünden tespit edilmiş kesin bir süre bulunmamaktadır. Nitekim her olayın kendine özgü farklılıkları olduğundan, yargılama süresinin makul olup olmadığı hususunda, davanın özellikleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmaktadır. AİHM ve AYM, yargılamanın makul sürede bitirilip bitirilmediği noktasında davanın karmaşıklığı, başvurucunun davranışları, yetkili makamların kusur ve ihmali, yapısal sorunlar ve uyuşmazlık konusunun başvuru yönünden önemi gibi belirli ölçütleri dikkate alarak değerlendirme yapmaktadır. Ayrıca makul sürenin tespiti için sürenin başlangıç tarihi ile sona erdiği tarih belirlenmektedir. Bu durum, hukuk davalarında ve ceza davalarında farklılık göstermektedir. Makul süre, davaların çabucak sonuçlandırılmasını, özellikle her ne pahasına olursa olsun bir an evvel bitirilmesini hedefleyen bir ilke değildir. Amaç güvenli ve doğru bir şekilde yargılama yapılmasıdır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmemesi için devletin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Makul süre değerlendirmesinde davanın sonucu önemli ve etkili değildir. Yani dava makul süre içerisinde sonuçlanmış olsaydı dahi, neticenin değişmeyeceği iddiası, makul sürenin belirlenmesinde devlet lehine bir unsur olarak kabul edilmemektedir. Anahtar Kelimeler: Makul süre, Adil Yargılanma Hakkı, Gecikme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa Mahkemesi.Master Thesis Makul sürede yargılanma hakkı ve bu hakkın Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile Türk hukukuna yansıması(2019) Kaymak, MuratAdil yargılanma hakkının bünyesinde barındırmış olduğu en önemli ilkelerden birisi makul sürede yargılanma hakkıdır. AİHS'nin 6/1. maddesi ile açık bir biçimde ve Anayasamızın 36/1. maddesinde adil yargılanma hakkının zımni bir parçası olarak güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkı, hem medeni hak ve yükümlülüklere dair uyuşmazlıklar hem de suç isnadının karara bağlanması açısından geçerlidir. Makul sürede yargılanma hakkının amacı, kişileri yargılama işlemlerinin sürüncemede kalmasına karşı korumak ve özellikle ceza davalarında suçlanan kişinin uzun süre davasının nasıl sonuçlandırılacağı endişesi ile yaşamasını önlemektir. Bu hak kişilere, davalarının makul süre içerisinde sonuçlandırılmasını isteme hakkı vermektedir. Gerek AİHM gerekse AYM tarafından makul süre yönünden tespit edilmiş kesin bir süre bulunmamaktadır. Nitekim her olayın kendine özgü farklılıkları olduğundan, yargılama süresinin makul olup olmadığı hususunda, davanın özellikleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmaktadır. AİHM ve AYM, yargılamanın makul sürede bitirilip bitirilmediği noktasında davanın karmaşıklığı, başvurucunun davranışları, yetkili makamların kusur ve ihmali, yapısal sorunlar ve uyuşmazlık konusunun başvuru yönünden önemi gibi belirli ölçütleri dikkate alarak değerlendirme yapmaktadır. Ayrıca makul sürenin tespiti için sürenin başlangıç tarihi ile sona erdiği tarih belirlenmektedir. Bu durum, hukuk davalarında ve ceza davalarında farklılık göstermektedir. Makul süre, davaların çabucak sonuçlandırılmasını, özellikle her ne pahasına olursa olsun bir an evvel bitirilmesini hedefleyen bir ilke değildir. Amaç güvenli ve doğru bir şekilde yargılama yapılmasıdır. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmemesi için devletin gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Makul süre değerlendirmesinde davanın sonucu önemli ve etkili değildir. Yani dava makul süre içerisinde sonuçlanmış olsaydı dahi, neticenin değişmeyeceği iddiası, makul sürenin belirlenmesinde devlet lehine bir unsur olarak kabul edilmemektedir.Master Thesis Mülkiyet hakkı ve Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakkına bakışı(2016) Tabak, BahadırhanBirey tarafından eşya üzerinde kurulan hakimiyetin bir ifadesi olan mülkiyet tarihsel süreç içerisinde yer, zaman ve ihtiyaca bağlı olarak değişik şekillerde insanoğlunun yaşamının bir parçası olagelmiştir. Bugün geldiğimiz noktada mülkiyet kavramı taşınır ve taşınmaz malların yanında, gayri maddi malvarlığı değerleri ve alacak haklarını da kapsayacak şekilde geniş yorumlanarak temel hak ve özgürlüklerden bir tanesi olan mülkiyet hakkının konusunu oluşturmaktadır. Mülkiyet hakkı aynı zamanda hem Anayasamızın 35. maddesinde hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ek 1 numaralı protokolünün 1. maddesinde düzenlenmiş olması sebebiyle 2010 yılında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği ile hukuk sistemimizdeki yerini almış bulunan bireysel başvuru yolunun konusunu teşkil eden temel hak ve özgürlüklerin arasında yer almaktadır. Bireysel başvuru yolunun yürürlüğe girdiği 2012 yılından itibaren geçen 4 yıla yakın süreçte ihlal kararı sayıları bakımından mülkiyet hakkının "adil yargılanma hakkı" ve "kişi hürriyeti ve güvenliği" ardından üçüncü sırada geldiği görülmektedir. Çalışmamızda Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru mesaisinde önemli bir yer tutan mülkiyet hakkının tarihsel geçmişi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin mülkiyet hakkına bakışı ve bireysel başvuru kararları başta olmak üzere Anayasa Mahkemesi kararları ışığında Türkiye'de mülkiyet hakkı incelenecektir.