Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/58
Browse
Browsing Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Tezleri by Subject "Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve Kontrol"
Now showing 1 - 13 of 13
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Akıllı Ulaşım Sistemlerinde Trafik Akışı Tahmini için LSTM ve Gradyan Yükseltme ile Hibrit Bir Topluluk Yaklaşımı(2025) Jumaili, Sufian Hamid Salih Al; Görür, Abdül KadirArka Plan: Trafik akışı tahmini, modern ulaşım sistemlerinin karşı karşıya olduğu en kritik sorunlardan biridir. Bu konu, trafik sıkışıklığının azaltılması, trafik ışıklarının optimizasyonu ve kentsel hareketliliğin geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak, trafik akışlarının zamansal durumlar, meteorolojik koşullar ve özel olaylar gibi değişkenlerden etkilenerek dinamik ve doğrusal olmayan bir yapı sergilemesi, tahmin sürecini oldukça karmaşık hale getirmektedir. İstatistiksel modeller ve tekil makine öğrenimi yaklaşımları gibi geleneksel yöntemler, trafik verilerinde mevcut olan karmaşık zamansal bağımlılıkları ve doğrusal olmayan ilişkileri yeterince yakalayamamaktadır. Amaç: Bu tez, geleneksel trafik akışı tahmin modellerinin sınırlılıklarını önerilen yeni bir hibrit model ile aşmayı hedeflemektedir. Bu amaçla, Gradient Boosting, LightGBM ve Uzun Kısa Süreli Bellek (LSTM) ağlarının güçlü yönlerini bir araya getiren önerilen hibrit yaklaşım ile tahmin doğruluğu ve dayanıklılığının artırılması amaçlanmaktadır. Yöntem: Çalışmada, Huawei Münih Araştırma Merkezi (HMRC) tarafından yayımlanan Karayolu Trafik Tahmin Veriseti kullanılmıştır. Veri seti, 56 gün boyunca altı kentsel kavşakta toplanmış zamansal trafik akışı ölçümlerini içermektedir. Veri seti ön işleme tabi tutulmuş ve parametrik yöntemler, Makine Öğrenimi (ML) teknikleri, Derin Öğrenme (DL) mimarileri ve kollektiv (ensemble) öğrenme modelleri dahil olmak üzere çeşitli modellerin eğitim ve test aşamalarında . kullanılmıştır. Model performansı; Ortalama Mutlak Hatası (MAE), Kök Ortalama Kare Hatası (RMSE), R-kare (R²), Ortalama Mutlak Yüzde Hatası (MAPE) ve Açıklanan Varyans Skoru (EVS) gibi standart regresyon metrikleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Önerilen hibrit model, tüm temel modelleri daha yüksek doğruluk ve güvenilirlik ile geride bırakmıştır. Model, R² = 0.9684, MAE = 8.27 ve RMSE = 12.54 değerlerine ulaşarak parametrik, makine öğrenimi ve derin öğrenme modellerine kıyasla tüm değerlendirme kriterlerinde üstün performans sergilemiştir. Gradient Boosting, LightGBM ve LSTM gibi tekil modellere kıyasla daha kararlı sonuçlar üretmiş ve hata oranlarını önemli ölçüde azaltmıştır. Bu durum, farklı öğrenme paradigmalarının sinerjisiyle elde edilen kazanımlara işaret etmektedir. Ayrıca hibrit model, yoğun ve seyrek trafik zamanları gibi değişken trafik desenlerinde dahi yüksek performans sergileyerek değişen trafik koşullarına karşı dayanıklılığını kanıtlamıştır. Bulgular, topluluk öğrenme yöntemlerinin derin öğrenme teknikleri ile birlikte uygulandığında, kentsel trafik akışının karmaşık zamansal ve doğrusal olmayan dinamiklerini başarıyla modelleyebildiğini ve böylece tahmin edilebilirlik ile genellenebilirliğin optimize edildiğini ortaya koymaktadır. Sonuç: Tez bulguları, trafik akışı tahmini ve kentsel ulaşım yönetimi açısından önemli katkılar sunmaktadır. Önerilen hibrit yöntem, birden fazla modelleme yaklaşımını bütünleştirerek trafik akışı davranışını daha eksiksiz ve doğru şekilde yansıtan bir çözüm sunmaktadır. Bununla birlikte, çalışmada verideki gürültü ve gerçek zamanlı uygulama gereksinimleri gibi geleceğe yönelik araştırma alanlarına da dikkat çekilmiştir. Özetle, bu tez çalışması, akıllı ulaşım sistemleri (AUS) alanına hibrit yöntemlerin etkinliğini göstererek anlamlı bir katkı sağlamaktadır. Önerilen hibrit model, AUS alanında yapılacak gelecekteki araştırmalar için yeni bir referans noktası oluşturmaktadır.Master Thesis Attention Mekanizmaları ve Hibrit ViT-ResNet Mimarisi ile Gemi Görüntülerinin Çok Sınıflı Sınıflandırılması(2025) Ergün, Berkay; Arslan, SerdarBu tezde, gemi görüntülerinin çok sınıflı sınıflandırılması için Vision Transformer (ViT) ve ResNetRS50 tabanlı hibrit bir model geliştirilmiştir. ViT yüksek seviyeli anlamsal bilgileri, ResNetRS50 ise düşük ve orta seviyeli mekânsal özellikleri çıkarmakta; bu iki yapı, dikkat (attention) mekanizmaları ve Gated Fusion katmanı ile birleştirilmektedir. Eğitim sürecinde MixUp ve CutMix veri artırma yöntemleri, Focal Loss ile bilgi aktarımı (distillation) kaybı, OneCycleLR zamanlayıcı, otomatik karma hassasiyet (AMP) ve model ağırlıklarının üssel hareketli ortalaması (EMA) kullanılmıştır. Sekiz gemi sınıfından oluşan veri kümesi üzerinde yapılan deneyler, önerilen mimarinin hem doğruluk hem F1 skoru açısından tek başlı CNN veya ViT modellerinden daha yüksek performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Sonuçlar, hibrit mimariler ve dikkat tabanlı füzyon stratejilerinin gemi sınıflandırma problemlerinde etkin bir çözüm sunduğunu göstermektedir.Master Thesis Coğrafi Verilerde Veri Kalitesi Problemleri ve Bunların Kamusal Karar Alma Süreçlerindeki Etkileri(2024) Baş, Berk; Görür, Abdül KadirGüvenilir ve İsabetli kararların alınması elbette karar alma süreçlerinin doğru bir şekilde kurgulanması ve uygulanmasına bağlıdır. Bu kurgunun ise en temelinde ise hiç şüphesiz kullanılan veriler bulunmaktadır. Dolayısı ile karar alma süreçlerinde kullanılacak verilerin eksiksiz, gerçeğe uygun ve tutarlı olması alınan kararların da o nispette güvenilir ve isabetli olmalarına yardımcı olacaktır. Verilerin, bu koşulları taşıdığını ifade etmek için kullanılan kavrama veri kalitesi, bu koşulları taşımalarının ganati edilmesi sürecine ise veri kalitesi süreci adı verilmektedir. İşte bu bağlamda veri kalitesi süreci için, verilerin amaç için uygun hale getirilebilmesi adına kalite problemlerinin belirlenmesi, ekibin bu çalışmaya hazırlanması, çalışmaların icra ve otomatize edilmesidir demek yanlış olmayacaktır.Master Thesis Derın Arap Duygusu Arap Toplumsal Söylemınde Duygu Analızının İncelenmesı(2025) Hamadani, Salam Ali Saloom Al; Sever, HayriSon yıllarda, çok modlu duygu analizi; metin, ses ve görsel gibi çeşitli kaynaklardan veri toplayarak insan duygularını anlama ve tanıma konusunda güçlü bir araç hâline gelmiştir. Geleneksel yöntemlerin yalnızca tek bir girdi türüne dayanmasının aksine, bu sistemler dil, ses tonu ve yüz ifadelerini aynı anda değerlendirerek insan ifadesinin tamamını anlamayı amaçlar. Bu bütüncül yaklaşım, duygu tanıma doğruluğunu önemli ölçüde artırmakta ve bireysel duyguların daha derinlemesine ve doğru bir şekilde tahmin edilmesini sağlamaktadır. İngilizce için çok modlu modellerin ve veri kümelerinin geliştirilmesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olmasına rağmen, Arapça duygu analizi hâlâ geride kalmaktadır. Arapçanın karmaşık sözdizimi, çok sayıda lehçesi ve kendine özgü gramer yapısı, duygu tanımayı özellikle zorlaştırmaktadır. Ayrıca, Arapça için kapsamlı, büyük ve ayrıntılı bir çok modlu veri kümesinin eksikliği bu alandaki ilerlemeyi sınırlamaktadır. Bu çalışma, Arapçanın dilsel özelliklerine etkili şekilde uyum sağlayabilen ve duygu analizinin doğruluğunu artırmayı hedefleyen derin öğrenme modellerinin inşasını amaçlamaktadır. Bu tez, metin, ses ve görsel medyanın gelişmiş derin öğrenme çerçeveleri ile entegrasyonu yoluyla çok modlu duygu ve his analizi yöntemlerinin etkinliğini incelemektedir. Araştırma, özellikle CMU-MOSI, MELD ve Arapça Çok Modlu Veri Kümeleri üzerinde, duygu analizinin doğruluğunu artırmayı amaçlamaktadır.Çalışmada, Multimodal Transformer (MULT) gibi gelişmiş modeller; erken ve geç füzyon süreçleriyle birlikte kullanılarak farklı girdi türlerinden duygu analizi bilgilerini hassas bir şekilde yakalama ve yorumlama imkânı sunulmuştur. Sonuç olarak, bu tez CMU-MOSI, MELD ve Arapça Çok Modlu Veri Kümeleri üzerinde gerçekleştirilen özel değişikliklerle duygu ve his tanımlama doğruluğunu artırmaya yönelik kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Özellikle CMU-MOSI veri kümesinde DeBERTa, Whisper ve ViT özellik çıkarıcılarıyla güçlendirilmiş MULT modeli kullanılarak doğruluk oranı %80.0'dan %84.89'a yükselmiş ve %4.89'luk bir artış sağlanmıştır. MELD veri kümesinde ise erken füzyon stratejisi doğruluk oranını %67.33'ten %69.89'a çıkararak %3.80'lik bir iyileşme sağlamıştır. Kaynakların sınırlılığı ve dil çeşitliliği nedeniyle başlangıçta zorluklar barındıran Arapça çok modlu veri kümesinde, transformer tabanlı füzyon yöntemlerinin benimsenmesi doğruluğu %63.46'dan %72.73'e yükseltmiş ve %9.27'lik bir gelişme sağlamıştır. Toplu olarak değerlendirildiğinde, bu iyileştirmeler yalnızca doğruluk oranlarını artırmakla kalmayıp aynı zamanda hata oranlarını ve yanlış sınıflandırmaları da azaltarak, çok modlu füzyon ve transformer mimarilerinin farklı dilsel ve kültürel bağlamlarda üstünlüğünü kanıtlamaktadır.Master Thesis Derin Sinir Ağları Kullanılarak Müzik Duygu Tanımlaması(2024) Püre, Hakan; Görür, Abdül KadirMüzik günümüzde milyarlarca dolarlık ekonomik değer taşımaktadır. Müziğin hissettirdiği duygunun doğru şekilde tespit edilmesi için doğru sınıflandırma yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada müzikten duygu tespitinin ve sınıflandırmasının doğruluğunu artırmak amacıyla derin sinir ağlarını kullanarak müzik duygu tanıma (MER) konusunda kapsamlı bir araştırma sunmaya çalışmaktayız. Farklı ülkelerin müzikleri üzerine birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen, Türk müziği üzerine çok az çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle çalışmamızı, Türkçe şarkılardan oluşan bir veri seti kullanarak geliştirdik. Araştırmamızda, çeşitli ses özelliklerinin, melodi, armoni, ritim, karmaşık desenleri ile bu özelliklerin tetiklediği duygular arasındaki ilişkileri keşfetmek için derin öğrenme mimarilerini (CNN, LSTM) ve makine öğrenme algoritmasını (RFC) kullandık. Çalışmamızdaki ilk hedefimiz sinyal bazında modifikasyonlar yaparak model geliştirme aşamasında daha kararlı bir veri seti üretmekti. Modelimizi kabul edilebilir bir doğruluk seviyesine getirdikten sonra modeli daha az iş yükü gerektirecek seviyede basitleştirmek ise nihai hedefimizdi. Ses özelliklerinin karakterize edilmesini sağlamak amacıyla LibROSA kütüphanesi kullanılmıştır. Modelin farklı müzik türleri arasında dayanıklılığını ve genelleme yeteneğini artırmak için gaussian gürültü ekleme ve alçak geçirgen filtrelerin uygulandığı veri artırma stratejileri kullanılmıştır. Modellerin performansına odaklanarak veri setimiz içindeki müzik dosyalarının mutluluk, üzüntü, öfke ve rahatlama gibi duygusal durumlarını tahmin edilmesindeki etkinliklerini göstermeye çalıştık. Kullandığımız veri artırma stratejileriyle model performansını hem doğruluk hem de verimlilik açısından önemli ölçüde artırmayı başardık. Buna ek olarak farklı ses dosyalarının işlenmesi sürecinde karşılaşılabilen uyumsuzluk problemlerinin de tamamen ortadan kalktığını gözlemledik. Özetle, bu çalışma sadece müzik duygu tanıma alanına birçok teknik katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda teknoloji, psikoloji ve müzikoloji alanlarının kesişim noktasında gelecekteki araştırmalara destek olabilecek çıktılar elde ettiğimizi düşünüyoruz.Master Thesis Developing Arabic Sign Language Recognition System(2025) Juboorı, Mohammed Khaleel Naser Al; Taşel, Faris SerdarBu çalışma, hem geleneksel makine öğrenimi hem de derin öğrenme tekniklerini kullanarak Arap İşaret Dili (ArSL) tanımlaması için eksiksiz bir çözüm önermektedir. 31 sınıfı kapsayan 7.857 ArSL resminden oluşan bir veri kümesinde, geleneksel sınıflandırıcıları (SVM, Random Forest) kullanarak çeşitli özellik çıkarma yöntemlerini (HOG, SIFT, SURF, LBP) derin öğrenme modelleri CNN, MobileNet+Transformer ile karşılaştırdık. Araştırmalarımız, SVM-RBF ile HOG özelliklerinin diğer çıkarma tekniklerinden SIFT, SURF ve buna bağlı olarak büyük ölçüde daha iyi performans gösterdiğini buldu. Bu, uygun özellik mühendisliğinin geleneksel model performansını ne kadar önemli ölçüde artırabileceğini göstermektedir. Google Colab'ın donanım kısıtlamaları olmasına rağmen, MobileNet+Transformer modelimiz yalnızca 20 epoch'un ardından %76 doğruluk elde etti ve şaşırtıcı bir şekilde 100 epoch'un daha uzun bir eğitimden sonra %98'e ulaştı. Amerikan (%99,22), İrlanda (%99'dan fazla) ve Alman (%97,5) gibi çeşitli işaret dilleri için performansı son teknoloji sistemleri geride bırakıyor. Bellek sınırlarının ötesine geçmek için diğer teknolojik ince ayarlar arasında etkin bellek yönetimi, çözünürlük ölçekleme ve toplu boyut azaltma kullandık. Sonuçlarımız, derin öğrenme modellerinin hiyerarşik gösterimleri otomatik olarak öğrendiğini, dolayısıyla olay içinde bile insan mühendisliğini ortadan kaldırdığını, geleneksel yaklaşımların karmaşık özellik çıkarımına ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu çalışma, ArSL tanıma konusunda içgörülü bir analiz sunar ve uygun yaklaşımlarla, kısıtlı işlem kapasitesiyle bile uluslararası standartlarla aynı seviyede performansın mümkün olduğunu gösterir.Master Thesis Hepatitis C Virüsü Makine Öğrenimi Teknikleri Kullanarak Tahmini(2025) Ibrahim, Alhasan Salih Ibrahim; Görür, Abdül KadirHepatit C virüsünün enfeksiyonu, etkili ve doğru tanı yaklaşımlarının geliştirilmesini gerektirebilecek küresel ölçekte önemli bir tıbbi alan zorluğudur. Geleneksel tanı teknikleri, yaygın olarak kullanılsa da, genellikle doğruluk, erişilebilirlik ve maliyet etkinliği açısından sınırlamalara sahiptir. Bu çalışma, karaciğer HCV'sinin erken teşhisi için makine öğrenimini kullanan bir tahmin modeli önermektedir; veri kümesindeki sınıf dengesizliği sorununu ele almak için Ekstra Ağaçlar Sınıflandırıcısı ile Sentetik Azınlık Aşırı Örnekleme Tekniği bir arada kullanılmaktadır. Üç serbest erişilebilir veri seti, HCV-EGY, ILPD, HCV, hem eğitim hem de değerlendirme için kullanılmıştır, böylece çeşitli nüfus grupları arasında sağlamlık ve genelleştirilebilirlik sağlanmıştır. Bu çalışmanın modeli, hem HCV hem de HCV-EGY veri setlerinde %98 doğruluk elde ederken, ILPD %95 doğruluk elde etmiştir. geleneksel tanı yöntemlerinin performansını aşarak, erken HCV tespitini iyileştirmede makine öğreniminin etkinliğini göstermektedir. Özellik önemliliği analizi, sınıflandırma sürecini önemli ölçüde etkileyen ana biyomarkerleri belirlemek için gerçekleştirildi. Yorumlanabilirlik bileşeni, HCV enfeksiyonu ile bağlantılı biyolojik belirteçler hakkında içgörüler sunarak, tanı kriterlerinin ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir. Bu çalışma, ileri düzey makine öğrenimi tekniklerinin uygulanması yoluyla klinik ortamlarda invaziv olmayan, veri odaklı tanı yöntemlerinin potansiyelini vurgulamaktadır. Sonuçlar, makine öğrenimi modellerinin HCV'nin erken teşhisinde sağlık profesyonellerine yardımcı olmak için güvenilir, verimli ve yorumlanabilir araçlar olarak işlev görebileceğini göstermektedir. Bu araştırma, tıbbi teşhislerde yapay zeka destekli metodolojiler için mevcut kanıtları güçlendirerek, daha doğru ve erişilebilir hastalık tespit çerçevelerinin geliştirilmesini kolaylaştırmaktadır.Master Thesis Makine Öğrenimi ile Siyanoakrilat Yapıştırıcı Ameliyatı Sonrası Varis Tekrarının Tahminine Yönelik Model Geliştirilmesi(2025) Ahmed, Ruaa Saad Ahmed; Tokdemir, GülVaris hastalığı, yaygın görülen bir vasküler bozukluk olup, sıklıkla siyanoakrilat yapıştırıcı tedavisi gibi minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilmektedir. Ancak, nüks önemli bir sorun olmaya devam etmekte ve tedavi sonrası prognozun iyileştirilmesi için öngörücü modellerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, siyanoakrilat yapıştırıcı tedavisini takiben varis hastalığının nüksünü tahmin etmek amacıyla makine öğrenmesi tabanlı bir öngörü modeli oluşturmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda, on yıllık bir dönemi kapsayan ve 430 hastaya ait ultrason raporları, kan test sonuçları ve kronik hastalık göstergelerini içeren bir veri seti bir tıp merkezinden temin edilmiştir. Veri ön işleme sürecinde eksik veriler tamamlanmış, SMOTE ve SMOTEENN yöntemleri kullanılarak dengesiz veri sınıfları dengelenmiştir. Öznitelik seçimi için RFE yöntemi uygulanmış ve karar ağaçları tabanlı önem sıralaması hesaplanmıştır. Çalışmada lojistik regresyon, karar ağaçları, destek vektör makineleri, Random Forest, XGBoost ve CatBoost gibi farklı sınıflandırıcılar eğitilmiş ve test edilmiştir. Eğitim ve test aşamaları için veriler %80 eğitim, %20 test olarak bölünmüş ve 5 katlı çapraz doğrulama yöntemi kullanılmıştır. Model performansı doğruluk (accuracy), kesinlik (precision), duyarlılık (recall), F1-skoru ve ROC-AUC gibi değerlendirme metrikleri ile ölçülmüştür. Elde edilen vii sonuçlar, CatBoost ve XGBoost yöntemlerinin diğer sınıflandırıcılara kıyasla çok daha yüksek performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Venöz ölçümler, kronik hastalık göstergeleri ve belirli kan test parametreleri, klinik karar sürecini iyileştirebilecek en önemli öngörücü değişkenler arasında yer almaktadır. Geliştirilen model, yüksek riskli hastaların belirlenmesine yardımcı olarak erken müdahale stratejilerinin geliştirilmesini sağlayacaktır. Ancak, bu çalışmanın en önemli sınırlamalarından biri, yalnızca tek bir kuruma ait hasta verilerine dayanmasıdır. Gelecekteki çalışmalar, modelin daha geniş ve çeşitli veri kümeleri üzerinde doğrulanmasını sağlamalı ve tahmin doğruluğunu daha da iyileştirmek için derin öğrenme teknikleri ve çok modlu veri kaynaklarının entegrasyonunu araştırmalıdır. Bu araştırma, makine öğrenmesinin vasküler hastalık yönetimindeki potansiyelini vurgulamakta ve klinik uygulamalarda veri odaklı ilerlemelerin önünü açmaktadır.Master Thesis Parmak İzi Biyometrik Kimliklendirme için Derin Öğrenme Modeli(2025) Abdulkarım, Anas Jalal Abdulkarım; Sever, HayriThis thesis concerns the development, training, and testing of a deep learning model that recognizes fingerprints. We will use convolutional neural networks (CNNs) to carry out identification and verification activities. The study uses two different fingerprint sets containing various types of fingerprints, including contact-based and contactless images. These sets include the FVC2006 (DB1, DB2, DB3, and DB4) and the Hong Kong Polytechnic University Fingerprint Images Database. The study involves improving fingerprint images, extracting features from those images, and training a CNN classifier that can effectively handle the two different modalities. First, the FVC2006 DB1 Electric-Field dataset is investigated to study contact-based fingerprint recognition. The second stage considers the PolyU 2D-to-contact dataset, which consists of contact-based and contactless fingerprint images. Discriminative features with the potential for accurate fingerprint matching and classification are extracted using effective methods such as Gabor filters, orientation analysis, and texture descriptors. The single-point detection that was also studied includes core and delta detection, which is important for reliable fingerprint classification and matching. Some of the metrics used to measure the performance of the proposed system are classification accuracy, equal error rate (EER), and receiver operating characteristic (ROC) curves. The system attained classification accuracies of 92.76% on the v FVC2006 (DB1) dataset and 93.75% on the PolyU dataset. The EER values for the FVC2006 and PolyU datasets were 14.26% and 2.99%, respectively, demonstrating the efficiency of the CNN method for fingerprint recognition. This work contributes to the growing field of fingerprint biometrics by providing information about issues and processes in cross-modality fingerprint recognition. The results demonstrate the advantages of CNNs in enhancing the performance of fingerprint classification systems, particularly with regard to different acquisition methods and datasets.Master Thesis Sivil Havacılık için Entegre Bir Bilgi Güvenliği Modeli Geliştirme: Risk Değerlendirmesi ve Azaltma Stratejileri için Kapsamlı Bir Çerçeve(2024) Özdemir, Farukcan; Saran, MuratBu tez, modern hava taşıtlarındaki bilgisayar tabanlı sistemlerin bütünlüğüne, gizliliğine ve kullanılabilirliğine odaklanarak sivil havacılıkta bilgi güvenliğini artırmak için entegre bir bilgi güvenliği modeli önermektedir. Araştırma, havacılık teknolojilerini inceleyerek, kritik sistemlere yönelik potansiyel tehditleri tespit etmeyi ve azaltmayı amaçlamaktadır. Çalışma, aviyonik, uçuş veri ağları, mobil sistemler ve elektronik uçuş çantalarının yanı sıra yer tabanlı sistemlerin bilgi güvenliği alanındaki bir analizini içermektedir. Havacılık personelleri ile gerçekleştirilen anket çalışması ile havacılık operasyonlarını etkileyen bilgi güvenliği konularında eğitim, farkındalık, tehditler ve çözümler konusunda öneriler toplanmış ve ihtiyaç duyulan bilgi güvenliği modeli anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde tez, havacılık altyapısının giderek dijitalleşmesinin yarattığı zorlukları ele alan bir bilgi güvenliği modeli geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ortaya çıkan modelin ulusal havacılık siber güvenlik bilgi tabanına önemli ölçüde katkıda bulunması ve değerli içgörüler sağlaması beklenmektedir. Nihayetinde bu çalışma, gelişen siber tehditlere karşı, paydaşların dijital farkındalıklarını güçlendirerek, sivil havacılığın genel emniyetini ve güvenilirliğini artırmayı amaçlamaktadır.Master Thesis Uydu Görüntüleri Kullanılarak Kasırga Sonrası Hasarlı Binaların Sınıflandırılmasını İyileştirme(2025) Al-sumaidaee, Sarah Muayad Ismael; Görür, Abdül KadirÖzellikle afet sonrası senaryolarda, bina hasarını değerlendirmek için etkili ve doğru yöntemlere olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Geleneksel manuel inceleme zaman alıcı ve insan hatasına açık olduğundan, otomatik sistemlere olan ihtiyaç artmaktadır. Gelişmiş derin öğrenme modellerinden yararlanmak, görüntü sınıflandırmasının doğruluğunu ve hızını artırarak afetlere zamanında müdahaleye katkıda bulunabilir. Bu çalışma, görüntü verilerini kullanarak bina hasarı sınıflandırması için gelişmiş bir derin öğrenme modeli geliştirmeye odaklanmaktadır. Önerilen model, hem küresel hem de yerel özellikleri etkili bir şekilde yakalamak için transfer öğrenmesi için ResNet50'yi özel bir Evrişimli Sinir Ağı (CNN) ile birleştiren hibrit bir mimariden yararlanmaktadır. Kullanılan veri kümesi, farklı koşullar altında etiketlenmiş bina görüntülerini içermekte ve eğitim ve değerlendirme için çeşitli bir küme sağlamaktadır. Değerlendirme sonuçları, dengeli veri kümesinde %98,9, dengesiz veri kümesinde ise %98,01 doğruluk göstermiştir. Önerilen model, çeşitli modellerden daha iyi performans göstermiş ve farklı veri dağılımlarında sağlamlık göstermiştir. Çalışma, görüntü tabanlı sınıflandırma görevleri için transfer öğrenmesi ve özel olarak tasarlanmış CNN'leri birleştiren hibrit modellerin etkinliği hakkında bilgiler sunmaktadır.Master Thesis Yazılım Profesyonellerinin Karşılaştığı Engellerin Belirlenmesi ve İşe Bağlılıklarını Etkileyen Faktörlerin Araştırılması(2024) Gülten, Arzu Kaya; Tokdemir, GülSon yıllarda yazılım alanında çalışan devir oranındaki artışlar yazılım profesyonelleri için yeni endişeler doğurmaktadır. Bu durum bağlılıkla ilişkilendirilebilir. Bağlılık düzeyi çalışanların çalışma motivasyonunu etkiler. Bu motivasyon ise üretkenliği ve kaliteyi etkiler. Bu nedenle bağlılık, bir işe olan bağlanmayı araştırmak için önemli bir kavramdır. Yazılım profesyonelleri çalışma hayatlarında sıklıkla bazı sorunlarla karşılaşırlar ve bu sorunlar üretkenliklerini etkiler. Bu sorunları ve yazılım profesyonelleri üzerindeki etkilerini araştırmak, üretkenliği artırmak açısından hem kuruluşlar hem de çalışanlar için önemli bir konudur. Bu çalışma, yazılım profesyonellerinin karşılaştığı engelleri ve iş bağlılığı arasındaki ilişkileri araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışma iki aşamadan oluşmaktadır: Mülakat ve Anket. Öncelikle 20 yazılım profesyoneliyle görüşmeler yapılmış ve 314 yazılım profesyoneline anket uygulanmıştır. Daha sonra iş bağlılığı, iş güvencesizliği, kariyer güvencesizliği, başa çıkma stilleri ve engeller arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir.Master Thesis Yazılım Tanımlı Geniş Alan Ağı (SD-WAN): Çalışma Prensibi, Avantajları, Mimarisi ve Yarattığı Fırsatlar(2024) Çiçek, Emre; Preveze, Barbaros; Özyer, Sibel TarıyanGelişen teknoloji ile birlikte hizmetlerin dijitalleşmesi, hizmet sağlayıcıların ve kullanıcıların son yıllarda içinden geçmekte olduğu önemli bir dönüşüm sürecidir. Artan veri, cihaz çeşitliliği ve hizmet talepleri karşısında geleneksel ağ yönlendirme yöntemleri yerine yeni ve gelişmiş yönlendirme yöntemlerine olan ihtiyaç artırmıştır. Çünkü bulut teknolojileri ve programlanabilir yapılar sebebi ile geleneksel yapının yönetilebilirliği ve yeni teknolojiler ile bütünleşmiş yapıda çalışması zorlaşmıştır. İnternet servis sağlayıcıları tarafından sağlanan WAN bağlantılarından daha fazla güvenilirlik, çeviklik ve performans beklendiği için artık yeterli değildir. Yazılım Tanımlı Ağların (SDN) programlanabilirliği, sanallaştırma veya bulut tabanlı servislerle birlikte çalışabilmesi ve düşük maliyetli olması, dijital dünyanın veri trafiğinin daha verimli ve düşük maliyetle yönetilmesini mümkün kılmıştır. Bu çalışmada SD-WAN teknolojisinin çalışma yapısı, geleneksel mimariye göre etkileri, yerel alan ağlarına veya internet servis sağlayıcılarına göre avantajları ve geleceğe yönelik yaratacağı fırsatlarla ilgili karşılaştırmalar yer almaktadır.

