Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/397

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 21
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 1
    A Simple Selection Method of PV Systems for University Campuses
    (Gazi Univ, 2023) Harputlugil, Gülsu Ulukavak; Bara, Marıam; Ulukavak Harputlugil, Gulsu
    This paper briefly outlines part of the research work being carried out on the application of the photovoltaic systems to cover universities’ electrical energy needs, with due consideration to the technical, architectural, economic, social. and legal aspects and impacts of this application. The paper considers optimizing the PV system selection objectives and methodology with a case study application. at a university campus in Ankara, Turkey. The main objective here is to develop a practical simple method of selecting an optimum PV system that gives the maximum energy yield possible in a certain period of one year, with the minimum specific energy cost per kWh, where a multiple-variable multi-criteria decision-making making method is applied, to help designers and system engineers in selecting the optimum system. The developed method is demonstrated in the example of the typical case, where the recommended PV system was turned out to be at an Azmuth angle of 0 degrees, the PV technology was monocrystelline Silicon, the annual electrical energy yield per 100 m2 of PV modules surface area 22.4 MWH/Year, the specific electrical energy cost was 0.15 Euos/Kwh, as a first merit option, making a difference of around 13% of saving compared with the 10th last option. The work concludes that a viable PV application is feasible, encouraging its application in various campuses provided that comprehensive planning and careful considerations are given to the related aspects.
  • Article
    Ulaşımda Yaptıklarımız Yap(A)madıklarımız: Büyük Kentlerimizin Yüz Yıllık Öyküsü
    (2022) Elker, Cüneyt
    Farklı yönetimler, rejimler ve durmaksızın değişmekte olan bir dünya ortamını kapsayan yüz yıllık bir sürenin tümünün bir yazı çerçevesinde incelenmesi fazla iddialı gelebilir. Hele konu, bazen birkaç yılda bir değişen büyük şehirlerimizin ulaşım politikaları olursa... Bu nedenle yazı, İstanbul’un Aksaray semtinin ulaşım tarihine odaklanarak başlamakta, ilk olarak 20. Yüzyılın başlarından 1970’lere kadarki gelişmeler özetlenmektedir. Bu çerçeve içinde, Tarihi Yarımada’da çoğu bilinçsizce hayata geçirilen yol projelerinin yıkıcı sonuçları da göz önüne serilmektedir. Bu yıllardan itibaren dünyada ulaşım politikalarında ortaya çıkan çağdaş anlayışların kısa bir özetinin ardından, Ankara ve İzmir de dahil, Türkiye’nin üç büyük kentinde yürütülen ulaşım politikaları incelenmektedir. Bu dönemde birkaç yerel çağdaş uygulama dışında, büyük kentlerde eski anlayışın sürdüğü görülmektedir. Devamında, bu şehirlerde 1990’lardan günümüze kadar uygulanmış olan ulaşım proje ve önlemlerinin, dünyada kabul görmüş genel ölçütler çerçevesinde değerlendirmesi yapılmaktadır. Makale, pandemi koşulları sona erdiğinde, çağdaş ulaşım politikalarını oluşturan nedenlerin hala geçerliğini sürdüreceğini ve bunlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacağı görüşü ile sona ermektedir.
  • Article
    Türkiye’deki Sanayi Yapısı Tasarımının Sürdürülebilirlik Açısından İncelenmesi ve Sanayi Bölgeleri İçin Bir Model Önerisi
    (2022) Akan, Aslı Er; Ünal, Gülşen
    Yapılı çevreyle ilgili sürdürülebilirlik çalışmalarının; ekolojik tasarım, sürdürülebilir mimarlık, yeşil binalar, yaşam döngüsü analizleri, bina değerlendirme sistemleri gibi sonuçları olmuştur. Sürdürülebilirliğin sanayideki yansımalarından bazıları ise; planlı bölgeler, endüstriyel ekoloji, simbiyoz, eko-endüstriyel parklar olarak sayılabilir. İki grup faaliyetin, özellikle kesiştikleri yerlerden inceleneceği bu çalışmayla; Türkiye’deki sanayi bölgelerinin üstyapı tasarım ve uygulamalarının daha nitelikli ve yeşil olmasına katkı sunulması amaçlanmaktadır. Öncelikle eko-endüstriyel park konsepti ve Türkiye’de henüz geliştirilmekte olan Yeşil OSB projesi, özellikle yeşil üstyapı bağlamında incelenmiştir. Ardından, ülkemizde bir sertifika sistemiyle değerlendirilen veya değerlendirilmekte olan sanayi yapıları tespit edilerek verileri derlenmiştir. Derlenen veriler, sertifikaların önemli bir bölümünün alınması için danışmanlık hizmeti veren firmalarla yapılan görüşmelerden de faydalanılarak ve gerektiğinde basit ortalamalar alınarak veya gösterge detayına girilerek yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda Türkiye’deki sanayi bölgelerinin, sürdürülebilir üstyapı tasarımı ilkeleri doğrultusunda iyileştirilmesine katkı sağlayacak bir model önerisi sunulmuştur.
  • Article
    Türkiye’de Mimari Mirasın Korunmasında Proje Sürecine İlkesel Bazda Bir Yaklaşım Denemesi
    (2020) Önge, Mustafa
    Mimari mirasın korunmasına yönelik proje süreçleri, uygulamaya yönelikfarklı gelişim aşamalarını içeren ve yeni yapı üretim süreçlerinden farklıişleyişe sahip süreçlerdir. Mimari mirasın korunmasına yönelik projesüreçleri, tespit ve araştırma aşamasında yapının tüm yönleriyle tanınmasıve geçmişine yönelik bilgi edinilmesi ile başlar, benzeri türden yapılar ileilişkisinin ve özgün halinin araştırılması ile devam eder. Yapının bozulmamekanizmalarının durdurulmasına ilişkin müdahalelerin ve yapının fizikseldurumuna göre yeni bir işlevi de içerebilen final proje önerisinin sunulmasıile sona erer. Bu çalışmada, projelendirme süreçlerinin sağlıklı bir biçimdeyürüyebilmesi ve uygulamada nitelikli sonuçlar alınabilmesi için korumakonusundaki uluslararası ve ulusal metinlerle Türkiye’deki korumamevzuatı ve bağlı koşulları dikkate alınarak ilkeler önerilmiştir. Bu ilkeler;korumanın daimi önceliği, vaka bazında yaklaşım, bilimsel yaklaşım,multidisipliner ve katılımcılığa açık yaklaşım, mevzuatla etkileşim,uygulanabilirlik, süreklilik, saygı, etiğe uygunluk ve mimarın sorumluluğuolarak belirlenmiştir.
  • Article
    Modernizm ve İran Konutlarının Dönüşümü (1870-1979)
    (2020) Rouyandozagh, Yousef Daneshvar
    Bu çalışma ilk olarak modernizmin 1870-1979 yılları arasında İran’da oluşturduğu toplumsal ve siyasi platformu inceleyerek, modernizmin oluşumundaki Kaçar dönemi ve Pehlevi döneminde temel faktörleri tanıtmaya çalışmaktadır. Araştırma, İran’da konutların oluşumunda hakim ideolojilerin ve politikaların sonucu olarak geliştirilen mimari hareketler ile ilgili açıklamalar ortaya koymaktadır. Kadim dini otoriteler, ulusal kimlik ve modernizmin karşılaşması, Ortadoğu ülkelerinde, özellikle İran’da, büyük değişimlere sebep olmuştur. Bu bağlamda, İran toplumunda meydana gelen sosyal ve siyasi değişim, gündelik hayatın belirleyici aktörlerinden olan mimarlık alanında ise büyük dönüşümlere sebep olmuştur. Ulus devlet, dünyanın çeşitli ülkelerinde modernizm sürecinde en önemli aktör olmuştur. Buna göre, o dönemde bir ulus devlet olan Pehlevi devleti, İran toplumunun farklı katmanlarında ve ülkenin çeşitli bölgelerinde modernizmin gelişmesinde temel bir role sahip olmuştur. Bu dönemde, ulusal kimlik, ulus devlet kavramı tarafından yeniden tanımlanmış ve toplumun günlük yaşamı mimarlıktan etkilenmiştir. Bu çalışma İran konutlarının geçmişini inceleyen niteliksel bir araştırmadır. Araştırma, tarihsel yorumlama yöntemini benimseyerek, İran’da 1925 ve 1979 yılları arasında yapılan konut binalarının incelenmesinde çevresel, biçimsel ve anlamsal faktörlerin etkisini değerlendirmektedir.
  • Article
    Kompleks Geometrili Yüksek Yapıların Tbdy 2018’e Göre İncelenmesi: Çamlıca Tepesi Tv ve Radyo Kulesi Örneği
    (2022) Ormecıoglu, Hılal Tugba; Yalçın, İlayda; Akan, Aslı Er
    Deprem yönetmelikleri, yapıların deprem etkisi altında performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirilmesi için belirlenmiş kurallardır. Bu kurallardan yoksun tasarlanan yapıların dayanımlarının ne derece güçlü oldukları tartışma konusudur. Yanal yükler altında hassas davranışlar sergileyen yüksek yapılar bu bağlamda ön plana çıkmaktadır. Özellikle organik formlara sahip ya da fraktal geometrilerden türetilmiş olan (kompleks geometrili) yüksek yapılar için bu durum daha fazla dikkat edilmesi gereken bir konudur. Türkiye’de deprem yönetmeliklerine bakıldığında yüksek yapılara özel kuralların 2018 yılına kadar yönetmeliklerde bulunmadığı görülmektedir. Buna rağmen ülkemizde 2010 yılından itibaren 50 kat ve üzerinde farklı geometrilerde birçok yüksek yapının inşa edildiği görülmektedir. Üstelik bu yapıların çoğu deprem riski bölgelerinden birisi olan İstanbul’da bulunmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada 2018 yılı öncesi inşasına başlanmış olan kompleks geometrili İstanbul Küçük Çamlıca Tepesi TV ve Radyo Kulesi örnek alınarak TBDY’nin 2018’de eklenen yeni kuralları ve sağlık izleme sistemi yönergesi üzerinden incelemeleri yapılmıştır. Bu değerlendirme aşamasında ilk olarak TBDY2018’den alınan düzensizlik tanımlarının hangi faktörler sonucu meydana gelebileceği ve buna karşı hangi önlemlerin alınabileceği sunulmuştur. Daha sonra bu faktörlerin örnek yapı üzerinde var olup olmadığı tespit edilerek, yapının mevcut yönetmeliğe uygunluğu tartışılmıştır. Kurallar ile uyumsuz olan uygulama tercihlerinde ise düzensizliklere karşı önlem alınıp alınmadığı incelenmiştir. İkinci etapta yönetmelik gereğince yüksek yapılarda şart koşulan yapı sağlığı izleme sisteminin yönerge kapsamı sunularak hangi maddeler ile yüksek yapıların incelenmesi gerektiği ortaya konmuştur. Daha sonra Çamlıca Tepesi TV ve Radyo Kulesi üzerinden bu kurallar doğrultusunda nasıl yaklaşım gösterilmesi gerektiğine dair örnek bir değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirmelerde 2018 yönetmeliğine yeni eklenen sağlık izleme sistemi yönergesi kurallarının kompleks geometrili yapılar için hayati önem taşıdığı ve rüzgâr unsurunun yönetmeliklerde yeteri düzeyde bulundurulmadığı sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın amacı; mimari tasarım ve yönetmelik kavramlarının uyumsuz düştüğü noktalara örnekler vererek rijit ve estetik değere sahip yapı tasarımları için farkındalık yaratmak ve sağlık izleme sisteminin tasarımda bir faktör olarak değerlendirilmesini teşvik ederek literatüre katkı sağlamaktır.
  • Article
    Cengiz Bektaş’ın Anlatıcı Mimarlığına Bir Örnek: Olbia Sosyal Özeği
    (2022) Ormecıoglu, Hılal Tugba; Akan, Aslı Er
    Cengiz Bektaş kültür birikimi bilincinin; bizden önce yapılanı bilmek, onu eleştirmek, değerlendirmek, onunla çağdaşı tartışmak, geleceği öngörmek, geçmişe takılıp kalmamak, onu ileriye daha iyiye, daha aydınlığa doğru çekmek ve davranışlarımızın bu bilgilerle uyumlu olmasını sağlamakla oluşacağını savunur. Her ne kadar Bektaş Anadolulukla özdeşleştirilse de yeryüzü kültürü için mimarlıktan yazına kadar damgasını vurmuş bir insanlık ve kültür kazanı olarak “Akdenizlilik” kavramını işaret eder. Akdeniz’in insanlığa düşünce, sanat ve kültür katkısını vurgulayarak Akdenizlilerin bir “yaşama ustası” olduğunu belirtir. Yerel bilgiden öğrenmek ve geleneğe eklemlenmeyi mimari anlayışının başına koyan Bektaş’ın anlatıcı mimarlığı bu çalışmada Akdeniz Üniversitesi için tasarladığı Ağa Han Ödülü’ne layık görülen Olbia Sosyal Özeği üzerinden incelenmiştir. Çalışmada, Bektaş’ın Olbia’da kullandığı yapım tekniğine ve bu tekniğin özgün niteliklerine, ayrıca toplumsal, kültürel, estetik ve mimarlık tarihi açısından önemine odaklanan bir değerlendirme sunulmuştur.
  • Article
    An Architectural Reading of Zamyatin’s Intersectional Elements in the Novel “we”
    (2021) Çavdar, Rabia Çiğdem
    “We” was written by Russian novelist Yevgeny Zamyatin in 1921 after the Soviet Revolution. To be at the edge of the conflicts was scrutinized at the novel, in which the protagonist, labeled as D-503, having a tentative position at the well-defined ground by the power which presented itself as the truth or the law. The narration was constructed via the diary of protagonist; how D-503 perceived the paradigm, which he had lived in, what kind of conflicts and contradictions he had been living with the system was questioned. Zamyatin chose very specific architectural elements to explain and criticize the dominant paradigm of the era -early 1920’s, and the periphery of that dominancy; like Green Wall, Glass Wall, logical labyrinth, cube square, and etc. These intersectional elements were constructed as in the form of blurred voids in order to unfold the ideological positions of the written period of the novel. The materialization and meaning of the walls, could be read as dialectic conceiving of how Zamyatin scrutinized both the revolution and the paradigm. As being a dystopia, the novel “We” criticizes the idealized beliefs that were presented as transparent, lucid and conductive.
  • Article
    A Neo-Structuralist Perspective on Architectural Theory of Post-Truth Era: Re-Constructing the Architect-Subject
    (Yildiz Technical Univ, Fac Architecture, 2022) Cavdar, Rabia Cigdem
    The fundamental aim of the article is to scrutinise the transformations and yet pseudo-disappearance of architectural theory with an archi-theoretical gaze. It is an attempt to reread/ write the architectural theory of the 21st century in the shade of the claim that architectural theory was dead. It is obvious that not only in architecture but also in all social-life structures, free-floating meanings began to invade the totality; every concept that constitutes societal life was dislocated after the digital turn. Concepts began to be depicted with the prefix 'pose; such as post-historical, post-humanist, post-political, post-ideological, post-theory, and even, 'post-truth'. Under these circumstances, the main argument of the article is that architecture could be run as a 'point de capitone' -in Lacanian terminology-, between the subject -described as the sublime object of ideology by Zizek- and the ideology; the role of architecture is to work as a stabiliser on/between the liquid surfaces/grounds. In the context of the main argument, the article is structured on three conceptual domains, which are that ideology, subject and architecture. Architecture as a point de capitone has a significant role in the reconstitution of incommensurable dialectic in the 'redoubling procedure; which works for both recreating the lost otherness, and providing social antagonism.
  • Article
    Architectural Design - Structural System Conformity Problems Encountered in the Design and Application Processes of Stick Aluminium Curtain Wall Systems in Turkey
    (Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2022) Ozmen, Cengiz; Saban, Muge
    Stick aluminium curtain wall (SACW) systems are common curtain wall systems in Turkey. These sytems offer many advantages including architectural variation, modular design, ease of production and assembly. Beside their architectural properties SACW systems create significant load effects on structural systems. These load effects include lateral loads such as seismic and wind loads as well as static vertical loads. This load transfer is not one way. The vertical and lateral displacements of building structures also act on curtain walls. Healthy load transfer between the SACW and the building depends on architectural decisions during the design and construction process. Due to their wide use SACW systems are prone to architectural mistakes. These mistakes often represent themselves at latter stages of the construction and require solutions which will affect the architectural characteristics and structural behavior of buildings. This study focuses on SACW design and construction processes to find the effects of architectural decisions on curtain wall behavior. Case studies that include architectural design mistakes are selected to classify and study the reasons and the solutions of these mistakes. The importance of cooperation between all the stakeholders including the architects and engineers is emphasized for the prevention of these mistakes.