Mimarlık Bölümü Yayın Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/397
Browse
8 results
Search Results
Article Ulaşımda Karar Zamanı(2004) Elker, CüneytArticle Birlikte Tasarlamak Uluslararası Konferans Dizisi Üzerinden 21. Yüzyılın İnsancıl Mimari Üretim Süreçleri(2021) Kalfa Ataklı, BaşakArticle Erken Cumhuriyet Dönemi Kent Parklarının Belediyeler Dergisi Üzerinden Okunması(2021) Yılmaz, Tuğçe; Katipoğlu Özmen, CerenErken Cumhuriyet Dönemi mimarlığı yeni bir devletin kuruluşunu ve ulusun değişen hayatının mimarlığa nasıl yansıdığı anlamak adına Türkiye mimarlık tarihinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ve yönetim biçimi olarak Cumhuriyet’in benimsenmesiyle birlikte birçok yenilik yapılmış, cumhuriyetin ihtiyaç duyduğu yeni kamusal mekânlar bu inşa sürecinde şehirlerde inşa edilmeye başlanmıştır. Bu döneme oluşturulan imar planlarında cumhuriyetin ideolojisini yansıtan kent parkları önemli bir yere sahiptir. Kent parkları, halkın yeni sosyal yaşamının bir parçası olarak eğlenme, dinlenme, egzersiz yapma, toplanma gibi ihtiyaçları karşılamıştır. Parkların şehirlerinin seküler kamusal mekânlarından biri olarak, bazı şehirlerde belediye parkı, bazı şehirlerde ise daha büyük ölçekte kent parkları olarak tasarlanmış olduğu görülmektedir. Bu parklarının imarı sırasında belediyelerin rolü oldukça önemlidir. Bu bağlamda Erken Cumhuriyet Dönemi’nde çıkarılmaya başlanan Belediyeler Dergisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kamusal mekâna dair ideallerini ve bakış açısını yansıtması açısından oldukça önemli bir kaynaktır. Bu çalışmada, Erken Cumhuriyet Dönemi mimarlığında kentin önemli odak noktalarından biri olan kent parkları, Belediyeler Dergisi üzerinden incelenmiş, şehirlerde yapılan kent parkları, yapım yılı, plancısı, çevresi ile ilişkisi, peyzaj öğeleri, anıt ve yapılar, günümüzdeki kullanım durumuna göre değerlendirilmiştir.Article Ahşap Sütunlu Camilerin Taşıyıcı Sistem Performansı: Hanönü Yukarı Küreçayı Cami Örneği(2021) Çelik Başok, Gülşah; Er Akan, Aslı; Zamur Koçak, Sevilay; Örmecioğlu, Hilal TuğbaKültür mirasımızın en önemli parçası olan tarihi yapıların korunarak sürdürülebilirliğinin sağlanması strüktürel davranışlarının bilinmesini zorunlu kılar. Özellikledeprem kuşağında yer alan ülkemiz için tarihi yapıların deprem performansları oldukça önemlidir. Bu yapıların gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılabilmesi için, yeni nesil simülasyon teknikleri ile yapısal olarak hassas noktalar saptanabilmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada tarihi yapılar arasında yapım tekniği ve özgünlük açısından önemli bir yer tutan ahşap sütunlu camilerden bir örnek incelenmiştir. Alan çalışması olarak çok sayıda ahşap sütunlu camiye ev sahipliği yapan ve deprem bölgesinde yer alan Kastamonu-Hanönü Yukarı Küreçayı Cami seçilmiş ve Camii’nin yapısal davranışlarını ve depreme karşı dayanımlarını belirlemek için yapısal analizler yapılmıştır. Yapılan 3 boyutlu sonlu elemanlar analizlerinin değerlendirilmesiyle caminin yapısal performansı ortaya konmuştur.Book Part Bir Cengiz Bektaş Yapısı: Olbia Sosyal Özeği(IVPE Yayınevi, 2020) Ömercioğlu, Hilal Tuğba; Er Akan, Aslı; Şanlı, İrem; Şekerci, YarenBook Part 18. ve 19. Yüzyıl Kuramcılarının Gözüyle ‘Mimarlıkta Hata’(2020) Er Akan, Aslı; Ömercioğlu, Hilal TuğbaConference Object Tarihsel Süreçte Konya Kent Morfolojisinin Gelişimi(2018) Önge, Mustafaİç Anadolu Bölgesinin ortasında güneye doğru konumlanmış olan Konya kenti, coğrafi durumu itibariyle gelişmeye müsait bir alan üzerindedir. Sınırlayıcı ögelerin varlığından çok az etkilenmesine ve büyük doğal afetlere maruz kalmamış olmasına rağmen, gelişiminin her yönde aynı biçimde gerçekleşmemiş olduğu fark edilmektedir. Bu niteliğiyle kentin gelişimine etki eden diğer ögelerin rollerinin incelenmesi açısından önemli bir örnek kabul edilebilecek olan, Konya kentinin geçmişten günümüze tarihsel süreçte uğradığı morfolojik değişim süreci bu çalışmada ana hatlarıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kentin değişim sürecinin sosyo-politik olaylarla bağlantıları; dini, ticari ve idari mekânların konumları ve odaklarla ilişkileri irdelenmiş; kaynak olarak, akademik çalışmalar, arşiv belgeleri ve görsel belgelerden faydalanılmıştır. Konya kentinin tarihsel süreçteki morfolojik gelişimi temel olarak dört ana aşamada incelenmiştir. Bunlardan ilki kentin kuruluşuna ait izleri barındıran ve günümüzde Alaeddin Tepesi olarak adlandırılan tarihi odağın çevresinde gelişen kent yapısını ele almaktadır. Doğuşu ve gelişimine dair ilk aşamaları hakkında sadece arkeolojik buluntular sayesinde fikir edinilebilen bu yapıya, ilk olarak Bizans ve daha sonrasında Selçuklu dönemlerinde, önemli bir referans olan kent surlarının ilave olunduğu görülmektedir. İkinci aşamada ise, kentin doğusunda ve surların dışında dini nitelikli yeni bir ana odak olan Mevlâna Külliyesi ile kentin güneyinde ikincil odakların oluşumuyla biçimlenen kent yapısı tartışılmıştır. Bu yapının oluşumuyla, kentin ilk odağının eski önemini yitirdiği, dini ve idari işlevlerin konumlarının ve ticari mekanların yayılım alanlarının dini nitelikli yeni odağın etkisiyle değiştiği gözlenmiştir. Üçüncü aşama ise kentin gelişimi ile ilgili yönlendirici etkisi olan ve sınırlı bir referans tanımlayan demiryolunun kente ulaşımından planlı gelişim aşamasına kadar olan süreci içermektedir. Nispeten kısa bir zaman periyodunu kapsamasına rağmen, bu aşamanın en önemli ögesi olan demiryolu, kent formunu ve mevcut fiziksel dokusunu çeşitli biçimlerde eş zamanlı olarak etkilemiştir. 20.yüzyıl başında kentte ilk toplu taşıma sisteminin ortaya çıkmasına neden olan demiryolunun, kentin gelişimine etkileri, hızlı tren projesi sayesinde günümüzde de halen sürmektedir. Son aşama ise planlı gelişim aşamasıdır. Bu aşamada kentin mevcut yapısı üzerine öneriler içeren 1924-1957 tarihleri arasında yürürlüğe konmuş ilk planlardan yeni gelişim bölgelerinin önerildiği 1966 ve sonrasında yürürlüğe giren planlara değin, tüm planlama faaliyetlerinin kentin biçimlenmesine olan etkisi tartışılmıştır. Bu süreçte, özellikle 1966 sonrasında kentin ağırlıklı olarak kuzeye doğru geliştiği görülmekte olup, plancı ve yerel yönetimler tarafından bu gelişimi destekleyen kararların alındığı, kentin kuzeye gelişimi doğrultusunda ulaşım ve eğitim ile ilgili önemli ögelerin oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Kentin gelişiminin ilk ve ikinci aşamalarına ait mekânların ve mimari mirası içeren tarihi alanların da planlı gelişim aşamasında fiziksel dönüşüme uğradıkları izlenmektedir. Çalışma neticesinde, Konya kentinin tek bir tarihi odaktan gelişerek biçimlenmeye başladığı, tarihsel süreçte farklı odaklar çevresinde, çeşitli dönemlerin sosyo-politik olaylarından etkilenerek gelişimini sürdürdüğü, ağırlıklı olarak planlı gelişim süreçleri doğrultusunda bugünkü yapısına kavuştuğu görülmüştür. Kentin morfolojik gelişimine ait aşamaların siyasal tarihin dönemlemeleriyle tam bir çakışma içinde bulunmadığı, kentin, esas olarak farklı dönemlerdeki farklı uyarıcı etkenlerin rol oynadığı bir süreçte biçimsel değişimlere uğradığı anlaşılmaktadır.Conference Object Bir anlayış ve sistem sorunu olarak Türkiye’de modern mimarlık mirasının korunması(2018) Önge, MustafaÇalışmanın ana konusu, Türkiye’de modern mimarlık mirasının korunması sorununun mevcut sistem ve yaklaşımlar ile bağlantısını kurmak ve bir anlayış ve sistem sorunu olduğuna dikkati çekmektir. Modern kavramının Türk toplumundaki çağdaş ve yeni kavramlarına karşılık gelen anlaşılma biçimi üzerinde durulmuş, modern olanın miras olarak kabul edilmesindeki sorunlar kısaca tartışılmıştır. Türkiye’deki koruma ile ilgili devlet yapısının ana hatlarını belirleyen mevzuatta modern mimarlık mirasının, kültür varlığı olarak kapsam dışı bırakılmasına dikkat çekilmiş, sistemin modern mimarlık mirasının korunmasına yönelik örgütlenme eksiklikleri ve halihazırda mevcut bulunan kurul sisteminin kurgusu ile ilgili sorunları 2863 sayılı yasa metni ve uygulamaları üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır.
