Mütercim Tercümanlık Bölümü (İngilizce) Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/415

Browse

Search Results

Now showing 1 - 5 of 5
  • Article
    (Western)word / (Eastern)image in My Name Is Red: an Imagological Reading of Orhan Pamuk’s Ekphrastic Reimagination
    (2022) Kirca, Mustafa
    Bu çalışmanın amacı, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanını görsel yansıtma biçimlerinin ve Osmanlı minyatür eserlerinin konu edildiği imgemetin ve ekfrastik anlatı olarak incelemektir. Pamuk’un bu eserinde ekfrastik anlatı, Osmanlı ve İranlı üstatların minyatürlerinde yer alan imgelerin roman karakterlerine ve anlatıcılarına dönüşmesi ve bu sayede sürdürdükleri sanat ve gerçeklik ilişkisi üzerine tartışmalarıyla gerçekleşir. Romanda farklı anlatıcı-karakterler, 16. Yüzyıl Osmanlı minyatür resmi ve aynı dönemlerde Batı resim sanatında en bilinen örneklerini veren perspektifi ikili karşıtlık olarak tartışır. Böylece görsel olan romanda anlatının konusu haline gelir. İmge ve söz arasındaki ayrımın netliğini kaybettiği ve her ikisinin de hiyerarşik olmayan bir düzlemde yer aldığı Benim Adım Kırmızı, imgemetin kavramına örnek oluşturur. Ayrıca Pamuk’un bu romanı imgesel olanın yazılı metne aktarıldığı göstergeler arası bir çeviri olarak da değerlendirilir. Romanda, Frenk ya da Venedik üslubu olarak adlandırılan Rönesans perspektif kullanımı objektif gerçekliğe en yakın yansıtma biçimi olarak görülür. Minyatür ise resmettiği nesnelerin gerçeğine benzemeleriyle değil, “anlamı” yansıtma çabası bakımından daha üstün olarak görülür. Romanın konusunu oluşturan bu iki sanat türünün ve onların gerçekliği görme biçimlerinin Doğu-Batı zıtlığı içerisinde sunulması, “biz ve öteki” imgelerinin yeniden şekil aldığı farklı okumalara açar. İmgebilimin de konusunu oluşturan bu türden kimlik çalışmalarının dinamiğini belirleyen öz ve ötekini tanıma/tanımlama için imge yaratımı, Benim Adım Kırmızı adlı romanda birbirine karşıt olarak verilen görme ve resmetme biçimleri üzerinden tartışılmaktadır.
  • Article
    Yazılı Metin mi Yoksa Sahne Mi? Oscar Wilde'ın The Importance Of Being Earnest Adlı Tiyatro Eserinin İki Türkçe Versiyonu Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma
    (2023) Akat, Bülent; Kümbül, Tuba
    Tiyatro metni çevirisi bazı yönleriyle diğer çeviri türlerinden farklılık gösterir. Tiyatro eserleri kimi zaman, tiyatro eserlerini içeren kitaplarda yer alacak şekilde çevrilirken, kimi zaman da sahnede kullanılmaya uygun metinler olarak tercüme edilir. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, Oscar Wilde'ın The Importance of Being Earnest adlı oyununun Murat Erşen ve Can Yücel tarafından yapılan iki tercümesini (Ciddi Olmanın Önemi ve Maksat Samimiyet) tiyatronun temel kavramları olan okunabilirlik, konuşabilirlik ve sahnelenebilirlik terimleri çerçevesinde karşılaştırmaktır. Bu makalede, Susan Bassnett'in tiyatro çevirisi stratejileri ışığında tiyatro eserinin orijinal metni ve iki çevirisinden seçilen alıntılar incelenmiştir. Önerilen beş stratejiden özellikle ikisi -basılı sayfa için çeviri ve sahne için çeviri- bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Alıntılar karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, Murat Erşen'in ağırlıklı olarak kaynak metin odaklı bir yaklaşım benimsediği, Can Yücel'in ise genellikle erek metin odaklı bir yaklaşım izlediği görülmektedir. Nitekim Erşen'in çevirisi, edebiyat okurları için çevrilmiş bir metin izlenimi verirken, Yücel'in çevirisinin sahnede kullanılamaya uygun bir çeviri olduğu söylenebilir.
  • Article
    Çeviriye Yorumlayıcı Yaklaşım: Can Yücel’in Muhteşem Gatsby Çevirisi
    (2020) Akat, Bülent
    Bu çalışmada, F. Scott Fitzgerald’ın The Great Gatsby adlı romanının Can Yücel tarafından Türkçe’ye çevirisi -Muhteşem Gatsby - genelde Yorumlayıcı Kuram, özelde ise Jean Delisle’nin çeviri prosedürleri (Genişletme ve Ekonomi) ışığında incelenmiştir. Romanın çevirisinde çevirmen, orijinal metinde kullanılan sözcük ve ifadelerden sıyrılarak mesajın ‘anlamını’ bilişsel olarak kavradıktan sonra kaynak metni hedef kültürün söylemi çerçevesinde yeniden biçimlendirmeye dayalı bir strateji uygulamıştır. Can Yücel sadece dilsel düzeyde eşdeğerleri bulmaya yönelik bir çeviri tarzı benimsemek yerine, sahip olduğu dil içi ve dil dışı bilgi birikimini kaynak metinde verilen mesajın altında yatan ‘açık’ ve ‘kapalı’ anlamı ortaya çıkarmak için kullanmış ve daha sonra bu duyguyu hedef dilin söylemiyle yeniden oluşturmuştur. Bu strateji, kaynak metindeki ifadelere karşılık olarak erek dilde bire bir sözcük ve kelime öbekleri bulmaya çalışmak yerine, çeviride metinsel ve bağlamsal anlamda eşdeğerlikler kurmaya dayanır. Bu düşünceler ışığında, makalede, Yorumlayıcı Kuramın temel ilkelerini yansıtan özellikler taşıdığı görülen Can Yücel çevirisinde kullanılan stratejileri ortaya koymak amacıyla erek metinden seçilen örnekler incelenmiştir. Bu çerçevede, Delisle’nin çeviri prosedürlerinin erek metne uygulanması suretiyle yapılan analizler, söz konusu prosedürler ile çevirmen tarafından uygulanan stratejilerin örtüştüğünü göstermiştir.
  • Article
    Citation - Scopus: 3
    Sadness Metaphors and Metonymies in Turkish Body Part Idioms
    (Bogazici University Press, 2019) Baş, M.; Nalan Büyükkantarcıoğlu, S.; Büyükkantarcıoğlu, S. Nalan
    This study examines the conceptualizations of the negative emotion sadness in Turkish body part idioms. More specifically, it addresses two main problems: (i) distribution of the body part terms used in idioms to express sadness, and (ii) conceptual metaphors and metonymies underlying the body part idioms that express sadness. The data of the study includes the idioms, which contain body part terminologies and communicate sadness. Conceptual metaphors and metonymies were identified following Barcelona (1997) and Kövecses (2000). The findings reveal that the body parts heart (yürek, kalp) and liver/lung (ciğer) are more productive in Turkish for the conceptualization of sadness. Among the conceptual mappings identified, PHYSICAL DAMAGE is the most typical one with the highest number of linguistic items. Turkish data provide insights on the cultural-cognitive model of sadness, as well as on the embodied nature of emotions. © 2019 Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, İstanbul.
  • Article
    Ann Radcliffe’s Life Described as “helpless Maiden” and the “(Un)conventional Woman” in the Mysteries of Udolpho
    (Slovenska Vzdelavacia Obstaravacia, 2015) Koç, E.; Karabulut, T.
    Ann Radcliffe, an important pioneer of the Gothic genre, is a representative of her culture in terms of revealing the features of the male-dominant 18th century world as acceptable to her audience in The Mysteries of Udolpho. Dealing covertly with the validity of the established values of the patriarchal society, she hardly suggests alternative norms and behaviour types to women. Therefore, if analysed from the biographical and psychological perspectives, Radcliffe can be said to have constructed Emily, the major female character in Udolpho, like herself: Emily is committed to masculine ideas (and ideals), and is submissive to patriarchal authority. By constructing such a character, Radcliffe, in fact, gives hints about her own life which we know little about. The parallelisms between the lives and viewpoints of Radcliffe and her heroine indeed unveil the author’s inner world and her wish fulfilment over the major character. Happy with the masculine civilization, her heroine, like herself, remains anodyne and unengaging. © 2015 Slovenska Vzdelavacia Obstaravacia. All rights reserved.