Mütercim Tercümanlık Bölümü (İngilizce) Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/415

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Article
    İçbütünlük Sorunu ve Modern Politik Ahlak
    (2008) Aral, Halide
    Bu makale, modern politik ahlakın içbütünlük erdemini dışlamasını ve yozlaşmasını Machiavelli’nin faydacı politik felsefesine; Sorokin’in deyimiyle, Duyumcul üstkültüre ve Schubart’ın deyimiyle, Prometheuscu kültüre bağlar. Makalenin amacı, ilkeliliği ve dürüstlüğü politikanın jargonundan tümüyle çıkaran güç politikasının aksine, içbütünlük erdeminin politik ahlakın merkezine yerleştirilmesinin gereğini savunmaktır.
  • Article
    Eın Rezeptıonsversuch Von Thomas Manns Roman 'Der Zauberberg' In Der Corona-Pandemıe
    (2021) Ekiz, Tevfik
    The semi-autobiographical novel "Der Zauberberg" (The Magic Mountain) was published in 1924 by Thomas Mann as a "satire" and "humorous byproduct" of his work "Death in Venice". It provides an example, as so often in his novels, of the narrative techniques of the Bildungsroman (novel of personal development), and may be understood through a variety of interpretative approaches. In this work Thomas Mann deals intensively with the concepts of health and illness, and indeed life and death, which are issues highly relevant to mankind during the Corona pandemic. In the work the protagonist Hans Castorp, who has just finished his engineering qualifications, intends to make an educational journey and a three-week visit to his ill cousin in a Davos sanatorium for patients with lung disease, but ends up being diagnosed with tuberculosis and staying for seven years. In this article his observations in the sanatorium are placed in relation to the present Corona pandemic. An attempt will be made to show that an understanding of psychoanalysis and the pandemic, as well as of illness and death, should be the means to self-knowledge. Focusing on Sigmund Freud’s approach, which assumes that human behaviour cannot be explained without reference to unconscious processes, the study gives examples from the novel. It concludes with an appeal that mankind should hold on to life, in the midst of this unforeseen Corona pandemic, and never give up hope.
  • Article
    Alımlama Estetiği mi Metinlerarasılık mı?
    (2007) Ekiz, Tevfik
    Edebî metinlerin yorumlanma ve çözümlenmesinde yazar ya da metin merkezli çözümleme çalışmalarına karşı olarak, alımlama estetiği kuramı “okur”u alımlayıcıyı birincil konumda tutmaktadır. Metinlerin, öncel metinlerle Prätext bağıntı içerisinde olduğu anlayışından hareket eden ve bu bağıntıyı inceleyen metinlerarasılık kuramı da aynı şekilde “okur” merkezlidir. Okur, metin içerisinde çok çeşitli türlerde karşımıza çıkan ilişkileri, bağıntıları açığa çıkarmak durumundadır. Alımlama estetiği kuramcılarına göre; pasif alımlayıcı konumundan aktif, anlam üreten alımlayıcı konumuna geçiş, metinlerdeki boşlukların doldurulmasıyla, somutlanmasıyla mümkündür. Tüm metinlerin birbirleriyle örüntü içerisinde olduğu temel görüşünden hareket eden metinlerarasılık kuramına göre de, bu örüntüyü açığa çıkarmaya çalışmak, metinlerin anlamlandırılma ve yorumlanmasının temelini oluşturmaktadır.
  • Article
    Çevirinin dilbilimsel yönleri üzerine
    (2021) Jakobson, Roman; Bal, Evren; Kırca, Mustafa
  • Article
    (Western)word / (Eastern)image in My Name Is Red: an Imagological Reading of Orhan Pamuk’s Ekphrastic Reimagination
    (2022) Kirca, Mustafa
    Bu çalışmanın amacı, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı romanını görsel yansıtma biçimlerinin ve Osmanlı minyatür eserlerinin konu edildiği imgemetin ve ekfrastik anlatı olarak incelemektir. Pamuk’un bu eserinde ekfrastik anlatı, Osmanlı ve İranlı üstatların minyatürlerinde yer alan imgelerin roman karakterlerine ve anlatıcılarına dönüşmesi ve bu sayede sürdürdükleri sanat ve gerçeklik ilişkisi üzerine tartışmalarıyla gerçekleşir. Romanda farklı anlatıcı-karakterler, 16. Yüzyıl Osmanlı minyatür resmi ve aynı dönemlerde Batı resim sanatında en bilinen örneklerini veren perspektifi ikili karşıtlık olarak tartışır. Böylece görsel olan romanda anlatının konusu haline gelir. İmge ve söz arasındaki ayrımın netliğini kaybettiği ve her ikisinin de hiyerarşik olmayan bir düzlemde yer aldığı Benim Adım Kırmızı, imgemetin kavramına örnek oluşturur. Ayrıca Pamuk’un bu romanı imgesel olanın yazılı metne aktarıldığı göstergeler arası bir çeviri olarak da değerlendirilir. Romanda, Frenk ya da Venedik üslubu olarak adlandırılan Rönesans perspektif kullanımı objektif gerçekliğe en yakın yansıtma biçimi olarak görülür. Minyatür ise resmettiği nesnelerin gerçeğine benzemeleriyle değil, “anlamı” yansıtma çabası bakımından daha üstün olarak görülür. Romanın konusunu oluşturan bu iki sanat türünün ve onların gerçekliği görme biçimlerinin Doğu-Batı zıtlığı içerisinde sunulması, “biz ve öteki” imgelerinin yeniden şekil aldığı farklı okumalara açar. İmgebilimin de konusunu oluşturan bu türden kimlik çalışmalarının dinamiğini belirleyen öz ve ötekini tanıma/tanımlama için imge yaratımı, Benim Adım Kırmızı adlı romanda birbirine karşıt olarak verilen görme ve resmetme biçimleri üzerinden tartışılmaktadır.
  • Article
    Avrupa Türk Edebiyat› ve bir temsilcisi: Emine Sevgi Özdamar
    (2007) Ekiz, Tevfik
    Almanya’da yaşayan ve Almanca yazan Türk kökenli yazarlarımızın edebi ürünlerinin nasıl sınıflandırılacakları ve hangi edebiyata dahil edilecekleri konusu Türk ve Alman edebiyatbilimcilerini meşgul etmiştir. Bugüne kadar genellikle “göçmen edebiyatı” kullanılmasına karşın, herkesin üzerinde uzlaştığı bir tanımlama hâlâ yapılamamıştır. Söz konusu edebiyatın bu çalışmada “Avrupa Türk Edebiyatı” olarak tanımlanmasının doğru olacağı görüşü, bu edebiyatın temsilcilerinden Emine Sevgi Özdamar’ın eserlerinden hareketle önerilmektedir; çünkü, onun tüm eserlerinde belirleyici öge Türk Kültürü’ dür
  • Article
    Yazılı Metin mi Yoksa Sahne Mi? Oscar Wilde'ın The Importance Of Being Earnest Adlı Tiyatro Eserinin İki Türkçe Versiyonu Üzerine Karşılaştırmalı Bir Çalışma
    (2023) Akat, Bülent; Kümbül, Tuba
    Tiyatro metni çevirisi bazı yönleriyle diğer çeviri türlerinden farklılık gösterir. Tiyatro eserleri kimi zaman, tiyatro eserlerini içeren kitaplarda yer alacak şekilde çevrilirken, kimi zaman da sahnede kullanılmaya uygun metinler olarak tercüme edilir. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, Oscar Wilde'ın The Importance of Being Earnest adlı oyununun Murat Erşen ve Can Yücel tarafından yapılan iki tercümesini (Ciddi Olmanın Önemi ve Maksat Samimiyet) tiyatronun temel kavramları olan okunabilirlik, konuşabilirlik ve sahnelenebilirlik terimleri çerçevesinde karşılaştırmaktır. Bu makalede, Susan Bassnett'in tiyatro çevirisi stratejileri ışığında tiyatro eserinin orijinal metni ve iki çevirisinden seçilen alıntılar incelenmiştir. Önerilen beş stratejiden özellikle ikisi -basılı sayfa için çeviri ve sahne için çeviri- bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Alıntılar karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, Murat Erşen'in ağırlıklı olarak kaynak metin odaklı bir yaklaşım benimsediği, Can Yücel'in ise genellikle erek metin odaklı bir yaklaşım izlediği görülmektedir. Nitekim Erşen'in çevirisi, edebiyat okurları için çevrilmiş bir metin izlenimi verirken, Yücel'in çevirisinin sahnede kullanılamaya uygun bir çeviri olduğu söylenebilir.
  • Article
    Fear and Wish-fulfilling Flights of Fancy: Walpole’s Nightmare of Class Conflict and the Restoration of Aristocracy in The Castle of Otranto
    (2014) Koç, Ertuğrul; Atcan Altan, Neslihan
    This article discusses The Castle of Otranto by Horace Walpole as the first gothic work dramatizing, through the theme of “usurpation”, the emergence of the new but “greedy” bourgeoisie in England in the eighteenth century as a threat against the long-established, and from Walpole’s perspective, “divinely ordered” aristocratic system. Au fait with the worries and expectations of aristocracy, for he is the son of Robert Walpole (the first Prime Minister of England), and a member of nobility and the Parliament, Walpole, in his work, cannot help defending the established system against the emerging bourgeois paradigm. In the article, Walpole’s concern with the chaotic state of his country, which he reveals through building a devastating class conflict in Otranto, will be analyzed with the help of biographical, historical, and Marxist approaches. Finally, by referring to the Freudian theory of “wish-fulfillment through dreams”, Walpole’s solution for the conflict will be shown to be a self-gratifying one, satisfying the author’s aristocratic self
  • Article
    Çeviriye Yorumlayıcı Yaklaşım: Can Yücel’in Muhteşem Gatsby Çevirisi
    (2020) Akat, Bülent
    Bu çalışmada, F. Scott Fitzgerald’ın The Great Gatsby adlı romanının Can Yücel tarafından Türkçe’ye çevirisi -Muhteşem Gatsby - genelde Yorumlayıcı Kuram, özelde ise Jean Delisle’nin çeviri prosedürleri (Genişletme ve Ekonomi) ışığında incelenmiştir. Romanın çevirisinde çevirmen, orijinal metinde kullanılan sözcük ve ifadelerden sıyrılarak mesajın ‘anlamını’ bilişsel olarak kavradıktan sonra kaynak metni hedef kültürün söylemi çerçevesinde yeniden biçimlendirmeye dayalı bir strateji uygulamıştır. Can Yücel sadece dilsel düzeyde eşdeğerleri bulmaya yönelik bir çeviri tarzı benimsemek yerine, sahip olduğu dil içi ve dil dışı bilgi birikimini kaynak metinde verilen mesajın altında yatan ‘açık’ ve ‘kapalı’ anlamı ortaya çıkarmak için kullanmış ve daha sonra bu duyguyu hedef dilin söylemiyle yeniden oluşturmuştur. Bu strateji, kaynak metindeki ifadelere karşılık olarak erek dilde bire bir sözcük ve kelime öbekleri bulmaya çalışmak yerine, çeviride metinsel ve bağlamsal anlamda eşdeğerlikler kurmaya dayanır. Bu düşünceler ışığında, makalede, Yorumlayıcı Kuramın temel ilkelerini yansıtan özellikler taşıdığı görülen Can Yücel çevirisinde kullanılan stratejileri ortaya koymak amacıyla erek metinden seçilen örnekler incelenmiştir. Bu çerçevede, Delisle’nin çeviri prosedürlerinin erek metne uygulanması suretiyle yapılan analizler, söz konusu prosedürler ile çevirmen tarafından uygulanan stratejilerin örtüştüğünü göstermiştir.
  • Article
    The Affective Domains in L2 Writing Research in Terms of Causality and Correlation: A Scoping Review
    (2020) Yağız, Oktay; Yiğiter, Kemalettin; Büyükkantarcıoğlu, Nalan
    This scoping review aimed at reviewing the research into the affective issues in L2 writing in terms of causality and correlation and to find out any gaps for further studies. Scoping reviews are recognized as useful studies for meta-analyses since they display value and inadequacy in a research theme. Results showed that relevant research focused on writing anxiety and tended to ignore other affective variables The studies often used quantitative research designs. Causal and correlational research supports that affective constraints negatively affect writing achievement. Correlational studies concluded that there is a negative correlation between the impact of these affective variables, writing performance and process. The need of piloting, different and larger participant groups was also highlighted.