Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/399

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 14
  • Article
    Pandemi Sürecinde Kent Merkezi Ulaşım Politikaları Örnek: Ankara Tarihi Kent Merkezi’nde Ulaşıma Ekolojik Yaklaşım
    (2022) Gür, Ceren; Kutlu, Tolga; Tuncer, Mehmet
    Bilindiği gibi son 3 yıldır Dünya üzerinde Covid-19 pandemisi hayat şartlarını günden güne zorlaştırmaktadır. Bu pandemi durumu özellikle kentlerdeki insanların hayatlarını önemli ölçüde etkilemiştir. Bu etkilerin başında ise kentlerdeki hareketlilik ve seyahat unsurları gelmektedir. Buradan yola çıkarak hazırlanan bu makale kapsamında; Ankara Tarihi Kent Merkezi için geçmiş yıllarda yapılmış olan koruma amaçlı imar planları içerisinde yer alan ulaşım politikaları incelenmiştir. Bu makalenin amacı ise bu politikaların pandemi gibi özel durumlarda ya da hayatın doğal akışında ne kadar geçerli oldukları veya ekolojik yaklaşımlar açısından ne kadar sürdürülebilir oldukları tartışılmıştır. Yapılan bu tartışmalar haritalar, planlar ve süreç üzerinden ele alınmıştır. Makale içerisinde yer alan değerlendirme/tartışma bölümünden sonra Ankara Tarihi Kent Merkezi için ekolojik yaklaşımlar çerçevesinde ve sürdürülebilirlik anlayışı kapsamında bölgesel ve alansal öneriler yapılmıştır. Ayrıca yapılan bu öneriler içerisinde Ankara Tarihi Kent Merkezi için önemli olduğu düşünülen kültürel ve tarihi değerler de ele alınarak kompakt- sürdürülebilir ulaşım ve erişim sistemleri kurgulanmaya çalışılmıştır.
  • Article
    Tarihi Kent Merkezlerinin Kırılganlığı ve Afet Yönetimi Üzerine Bir Değerlendirme: Ankara Saraçlar Sokağı Yangını Örneği
    (2018) Orhan, Ezgi
    Çalışma, 21 Şubat 2012’de Ankara’nın tarihi kent merkezi Ulus’ta Saraçlar Sokak’ta meydana gelen yangın örneği üzerinden tarihi merkezlerindeki iş alanları için afet yönetim politikaları geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ulus kent merkezinde yaşanan afet ve sonrasındaki deneyimlerden hareketle tarihi iş çevrelerinde kırılganlıkları yaratan etkenlerin neler olduğu ve bu alanlarda afet sakınım stratejileri geliştirilmesi gerekliliği üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışma, Saraçlar Sokak yangın olayı incelemesine göre literatürde yer alan kültürel varlıkların korunması, kentsel kırılganlık, işyeri sürekliliği ve tarihi kentsel alanlarda afet yönetimi konularındaki tartışmaları bütünleştirmektedir. Çalışmanın temel savı, tarihi kent merkezlerinin mekânsal ve sosyo-ekonomik niteliklerinin neden olduğu sorunların yanı sıra alanda yer alan iş faaliyetinden kaynaklanan sorunların da bu alanlarda kentsel risk üretimine katkı koyduğudur. Ulus Tarihi Kent Merkezi’nde mekansal örüntünün, sosyo-ekonomik yapının ve iş etkinliklerinin şekillenişini tarif etmek için alanın planlama tarihi incelenmiş ve bu başlıklar altında kentsel kırılganlıkların üretimine katkı koyan uygulamaların neler olduğu irdelenmiştir. Mekansal yapının yapılaşma düzeni, erişilebilirlik ve altyapı sunumundaki sorunlar nedeniyle kırılganlıkları üretmesi; sosyo-ekonomik yapıda kırılganları oluşturan etkenlerin tarihi kent merkezinin kullanıcılarının özellikleri ve ekonomik ve kurumsal birikimin alanı yenileştirme kapasitesinin sınırlı olması ile ilişkili olması; ve işyeri nitelikleri ve alanda nüfus yoğunluğu yaratmaları bakımından iş faaliyetinin alanda kırılganlıklara yol açması üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Bu doğrultuda, tarihi alanların korunması ve ekonomik aktivitenin sürekliliği bakımından tarihi kent merkezlerine yönelik geliştirilecek afet yönetim politikaları ortaya konulmaktadır.
  • Article
    Göçmen Mahallelerinde Konut Dış Mekânında Uyarlama: “küçük Halep,” Önder Mahallesi, Ankara Örneği
    (2019) Kahraman, Z. Ezgi; Temel, Dilşa Günaydın
    Yaşanan iç savaş nedeni ile Türkiye 2011 yılından bu yana Suriye’den göç almaktadır. Bir müddet sonra sığınmacıların birkısmı farklı Avrupa ülkelerine dağılmış olsalar da büyük bir çoğunluğu, özellikle Hatay, Şanlıurfa, Adana, Ankara ve İstanbul’ayerleşmişlerdir. Bu durum, sığınmacıların bütünleşmesi ve kentlerin bu kitlesel göç hareketi için hazır hale getirilmesi konularınıgündeme getirmektedir.Çalışmada, Suriyeli sığınmacıların, sosyo-mekânsal bütünleşme süreçlerinin parçası olarak yerleştikleri bölgelerde ve konutalanlarında yaptıkları uyarlamaların araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, Ankara/Altındağ ilçesine bağlı Önder Mahallesi’ndeyaşayan Suriyelilerin kültürel aktarımlarının ve gündelik ihtiyaçlarının mekânsal yansıması olarak mahalledeki konutlarınındış mekânında yaptıkları uyarlamalar incelenmiştir. Suriyelilerin kendi yaşantılarından yeni yaşam alanlarına ne tür aktarımlaryaptıklarını ve konut dış mekânındaki değişiklikleri belirleyebilmek için öncelikle Suriye’deki yaşantıları araştırılmıştır. Çalışmada,mahalledeki mekânsal değişimi saptamak için temel olarak yerinde yapılan gözlemlerden, Suriyelilerin kendi ülkelerindeki yaşambiçimlerini ve mekânsal yansımalarını anlayabilmek için de yazın ve görsel doküman tarama tekniklerinden yararlanılmıştır.Bunlara ek olarak, mahalle muhtarı ile mülakatlar ve alanda yaşayan Suriyelilerle resmî olmayan görüşmeler yapılmıştır. Bilgitoplama sürecinde edinilen görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalar ve bunların alan çalışması ve yazın taramasından eldeedilen verilerden yola çıkılarak yorumlanması alan çalışmasının esasını oluşturmaktadır. Çalışmanın bulguları Önder Mahallesi’neyerleşen ve giderek nüfusları artan Suriyeli sığınmacıların zaman geçtikçe bu bölgeyi kendi gündelik yaşamlarını ve yaşamtarzlarını devam ettirebilecek bir yer haline getirdiklerini, bu süreçte konut dış mekânında kendi imkân ve emekleriyle yaptıklarıuyarlamaların etkili olduğunu göstermektedir. Çalışmanın, kentlerin planlı bir şekilde göç sonucu oluşan konut ihtiyaçlarına uyumgösterebilmesi için gereken stratejilerin tespit edilmesi, konut alanlarında yapılacak düzenlemelerin göçmenlerin sosyo-mekânsalbütünleşmelerinin bir parçası olduğunun hatırlanması ve bu kabul ile göçmenlerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelikpolitikaların geliştirilmesi konularına katkı sunabileceği beklenmektedir.
  • Article
    Gençlerin Akşam ve Gece Saatlerinde Kentsel Merkezi Alan Kullanım Tercihleri
    (2021) Güngör, Merve; Orhan, Ezgi
    Akşam ve gece saatlerindeki eğlence amaçlı kullanılan aktivite mekânlarının dağılımı, organizasyonu ve karakteri uygulanan politika ve planların yanı sıra kullanıcıların tercihlerine göre biçimlenmektedir. Başta genç nüfus olmak üzere, kullanıcıların istek ve talepleri doğrultusunda şekillenen gece aktivitelerinin mekânsal organizasyonu ve karakteri merkezi iş alanlarının gelişiminde ve merkezlerin canlılığında etkili bir role sahiptir. Çalışmanın amacı, gençlerin kent merkezlerini gece saatlerinde kullanımları konusundaki tercihlerini analiz ederek, kentin merkezi iş alanlarının gece peyzajını ortaya çıkarmaktır. Ankara’nın farklı merkezi alanlarındaki gece kullanım tercihlerini belirlemek üzere üniversite düzeyinde öğrenim gören gençlerle yüz yüze anket uygulaması yapılmış, seçilen örneklemde yer alan 250 üniversite öğrencisinin tercihleri araştırılmıştır. Gençlerin eğlence mekânlarının yoğunlaştığı ve çeşitli gece aktivitelerine ev sahipliği yapan kent merkezlerine yönelik kullanıcı profiline göre farklılaşan bir gece algısına sahip oldukları ortaya konmuştur. Kullanıcı profili yanı sıra, her bir merkezi alanın gece aktivitelerine dair farklı avantaj ve dezavantajlara sunmasından dolayı da gençlerin tercihlerinin değiştiği tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarından hareketle, gece aktivitelerinin kümelendiği farklı niteliklerdeki kentsel merkezi alanlara dair karar vericiler için politika önerileri geliştirilmiştir.
  • Article
    Yenişehir’in Kayıp Mekânı: Millet Meydanı
    (2023) Yeşilbağ, Damla; Altay-kaya, Denız; Gölgelioğlu, Can
    Bu araştırma, Carl Christoph Lörcher'in Ankara'nın ilk planında (1924-25) önerdiği ‘meydanlar silsilesinin’ önemli bir parçası olan Millet (Ulus) Meydanı'na odaklanmaktadır. Araştırma resmî belgeler ve arşivler, gazete kupürleri, kişisel hatıratlar, biyografiler ve romanlar üzerinden betimsel analizlere dayanmaktadır. Bugünkü Atatürk Bulvarı, İzmir ve Tuna Caddelerinin kesiştiği noktada yer alan Millet Meydanı, Jansen Planı’nda (1932) iptal edilmesine rağmen, ada düzenin devamlılığı ve çevresinde sembolik mekânların toplanması ile Yenişehir'in en önemli kamusal odaklarından biri haline gelmiştir. Çalışma, meydanın Lörcher’in öngördüğü noktada adeta gizil bir ‘düğüm’ gibi varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Bununla birlikte, Erken Cumhuriyet döneminde Ankara’da yaşanan mekânsal karar verme süreçlerinin zorlu ve çok katmanlı yönlerini göstermekte, kamusal mekân ve yer olgularının girift birlikteliğini ortaya koymaktadır. Daha da önemlisi, Yenişehir’in belki de en önemli kayıp değerlerinden biri olan Millet Meydanı'nın hikayesini gün yüzüne çıkarmıştır.
  • Article
    An Evaluation on Planning Legislation Following the 1999 Earthquakes
    (Kare Publ, 2022) Orhan, Ezgi
    Following the 1999 Earthquakes stricken Marmara Region, as the most populated, urbanized and industrialized region of the country, large-scale recovery efforts have been initiated; and in addition to central and local administrations, many institutions and civil societies have become the part of these studies. However, in the face of the devastating effects of the 1999 Earthquakes, significant steps have been taken in legal framework due to its limitedness in guiding disaster policies. Besides, development of the risk management approach at the international level has triggered countries to review their policies and legal regulations shaping their disaster management. Based on this need, the study examines the legislation that shapes the disaster policies and guides spatial planning in our country and its change in the meantime. The legal regulations that have been added to the urban planning legislation in the last 20 years for the purpose of risk mitigation have been discussed. To this end, Article 73 of the "Municipality Law" (no. 5393), "Law on Conservation of Deteriorating Historic and Cultural Property through Renewal and Re-use" (no. 5366), "Law on the Transformation of Areas at Disaster Risk" (no. 6306), and Temporary Article 16 of Development Law (no. 3194) (Peace of Reconstruction) are determined as the main regulation shaping policies for reducing urban risks, and evaluated within the scope of the study. Therefore, this study puts forward the problems and criticisms regarding the implementation of legal arrangements established for the purpose of mitigating urban risks as well as recovery of the disaster-prone areas.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Socio-Spatial Sensitivity Areas in Wind Energy Transition: the Case of Izmir
    (Kare Publ, 2021) Demir, Basak; Ataov, Anil
    Growing energy need is obvious considering the increasing population, industrial development, together with today's fossil fuel based living conditions. Within this framework renewable energy transition is inevitable in search for a long-term solution to this growing energy need. However, several public oppositions are encountered during such transition processes. This study focuses on the wind energy - an important source of renewable energy - in case of Izmir which is the leading city in Turkey in terms of number of wind farms as well as intensive public oppositions. Study reveals social sensitivity areas of wind energy production regarding natural environment and economic life (agriculture, animal husbandry), sensory (effect on visual integrity, noise), health (effect on human health), technological (magnetic field and turbine number) issues. The study reveals individual and collective perceptions about the sensitivity areas, on the other hand, there is an opinion that does not consider the expressed issues as a problem. The findings show the validity of social sensitivity, but also raise the possibility of making sensitivity assessment based on the thought that there is no such thing or what he heard from others. According to the findings of the study, increasing number of wind farms within the context of Izmir creates a "saturation" among the society about wind energy. In this respect, "minimum distance" criteria should be determined for the wind farm site selection to the areas where nature and human activities take place. "Cumulative effect" caused by the concentration of wind farms in a certain area should also be taken into consideration. Finally, public participation during these processes and being informed is urgent.
  • Article
    Afet Sonrası Hanehalklarının Yer Seçim Kararları ve Kentsel Dirençlilik: Değirmendere Örneği
    (2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, Çağatay
    Bu çalışma ile, afetlerin hemen sonrasında acil durum koşullarında hanehalklarının afet bölgesinde kalma veya alanı terk etme kararlarının kentsel dirençliliğin inşasında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, afete maruz yerleşimlerde yaşayanların afetin hemen sonrasında yer seçim kararlarını ve beklentilerini irdeleyerek kentsel dirençlilik üzerine bir tartışma yürütmektir. Çalışma, 1999 Depremi’nin etkilerinin yoğun olarak görüldüğü Değirmendere kenti örneğinde afeti yaşamış hanehalklarını temel almaktadır. Çalışmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1999-2000 ders yılı 2. sınıf Planlama Stüdyosu’nda yürütülmüş olan Değirmendere Planlama Projesi kapsamında gerçekleştirilmiş hanehalkı anketlerinden yararlanılmıştır. Depremin hemen ardından Ekim 1999 tarihinde çadırkentlerde ve yerleşik konut alanlarında yaşayan toplam 490 hanehalkına uygulanan anket çalışması stüdyo projelerinin bir parçası olarak saha araştırması yoluyla elde edilmiştir. Anketlerde afete maruz kalmış nüfusun genel demografik niteliklerinin yanı sıra hasar düzeyi, alınan yardım türü ve taşınma istekleri sorgulanmış, yanıtların betimsel istatistikleri çıkarılmıştır; ancak çalışmanın yapıldığı dönemin koşulları göz önüne alındığında afetzedelerin anket sorularının tamamını yanıtlayamadığı görülmektedir. Nüfusun yaklaşık % 10’luk büyüklüğüne ulaşan bir örneklemde uygulanan anket çalışmalarında tespit edilen afet bölgesini afetin hemen sonrasının koşullarında bile terk etmeme isteği, alanın yeniden inşası için en önemli itici güç olarak görülmelidir. Çalışma ile, afetin yarattığı psikolojik sarsıntılara karşın, afet sonrasında deprem bölgesinde oluşan “aidiyet duygusunun” güçlülüğü kentsel dirençliliğin inşasına katkı koyacak biçimde politikaları şekillendirebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Article
    Ankara'nın Kaybolan Doğal ve Kültürel Değerleri
    (2019) Tunçer, Mehmet
    Bu makalede; Ankara'nın tarih içinde kaybettiği doğal, tarihsel ve kültürel mirası özetlemeye çalışılacak, bu kayıpların önemli bir "Kültürel Bellek Yitimi (kaybı)" olduğunu vurgulanacaktır. Amaç, doğal ve tarihsel "Bellek" yitiminin önüne geçebilmek amacıyla çevresel, kentsel, sosyal ve kültürel politikalar önermektir. Yazıda, Ankara'nın yüzyıllarca korunmuş doğal ve tarihsel/kültürel çevresinin; bağlar, akarsular, dereler, tarihi çevre ve Cumhuriyet Dönemi Mimarisi'nin neden ve nasıl yok edildiği, neden korunamadığı açıklanmaktadır. Ankara bilinen tarihinin 2000 yılı boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik ve başkentlik etmiştir. Ankara'da tarih boyunca çeşitli uygarlıkların yerleştiği alanlar karmaşık ve çok katmanlıdır. Şehir içindeki ve çevresindeki arkeolojik buluntular, höyükler zengin tarihi kültür katmanlarının üzerinde bulunduğumuzun göstergeleridir. Günümüze kadar ulaşabilmiş Augustus Tapınağı, Roma Hamamı, Ankara Kalesi ve son yıllarda ortaya çıkarılan Antik Dönem Tiyatrosu ve Kale Surlarında kullanılan devşirme yapı kalıntıları, başlıklar, heykeller, Ankara'nın Roma (ve daha sonra Bizans) kimliğinin göstergeleridir. İnsanlığın yaşadığı ve çok değişik olaylara sahne olan tarihi kentler, bir topluluğun toplumsal, siyasal, kültürel, ruhsal zenginliğinin en önemli göstergesidir. Ankara binlerce yıllık birikim sonucu oluşmuş bir kenttir. Tarihi Galatlara kadar gitmektedir. Ankara ile birlikte düşünülen en önemli sembolik öğe Kale ve Çankaya'dır. Biri tarihi geçmişi, öbürü ise Cumhuriyet Türkiye'sini sembolize eder. Birçok kente nasip olmamış zengin bir kültür birikimi bulunmaktadır. Cumhuriyetin yeni, çağdaş, modern bir "Başkent" oluşturma idealinin gerçekleştiği kenttir.
  • Article
    Doğa Parkları Tasarım İlkeleri
    (2019) Tunçer, Mehmet
    Doğa Parkları; doğanın ekolojik döngüsüne müdahalede bulunmadan, tamamen doğal malzeme ve çevreye uyumlu mimari kullanılarak, mutlak koruma alanları dışında oluşturulan “Aktif Kullanım Alanları” nın kamusal amaçlarla düzenlenmesidir. Doğa Parkları Tasarım İlkeleri, İstanbul Elmalı Barajları Doğa Parkı Projesi için elde edilen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır. Bu yazının günümüzde birçok kentte oluşturulmaya başlanan “Millet Bahçeleri” için, özellikle doğal karakteri korunmuş doğa parçalarında planlama, projelendirme ve uygulamaya da bir rehber niteliğinde olması amaçlanmaktadır.