Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Yayın Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/399
Browse
8 results
Search Results
Conference Object Sanayi kentinde inşaat sektörünün ivmelenmesi ve kentsel gelişim analizi Denizli örneği(2015) Orhan, Ezgi; Zengin, MuratArticle Tarihi Kent Merkezlerinin Kırılganlığı ve Afet Yönetimi Üzerine Bir Değerlendirme: Ankara Saraçlar Sokağı Yangını Örneği(2018) Orhan, EzgiÇalışma, 21 Şubat 2012’de Ankara’nın tarihi kent merkezi Ulus’ta Saraçlar Sokak’ta meydana gelen yangın örneği üzerinden tarihi merkezlerindeki iş alanları için afet yönetim politikaları geliştirmeyi amaçlamaktadır. Ulus kent merkezinde yaşanan afet ve sonrasındaki deneyimlerden hareketle tarihi iş çevrelerinde kırılganlıkları yaratan etkenlerin neler olduğu ve bu alanlarda afet sakınım stratejileri geliştirilmesi gerekliliği üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışma, Saraçlar Sokak yangın olayı incelemesine göre literatürde yer alan kültürel varlıkların korunması, kentsel kırılganlık, işyeri sürekliliği ve tarihi kentsel alanlarda afet yönetimi konularındaki tartışmaları bütünleştirmektedir. Çalışmanın temel savı, tarihi kent merkezlerinin mekânsal ve sosyo-ekonomik niteliklerinin neden olduğu sorunların yanı sıra alanda yer alan iş faaliyetinden kaynaklanan sorunların da bu alanlarda kentsel risk üretimine katkı koyduğudur. Ulus Tarihi Kent Merkezi’nde mekansal örüntünün, sosyo-ekonomik yapının ve iş etkinliklerinin şekillenişini tarif etmek için alanın planlama tarihi incelenmiş ve bu başlıklar altında kentsel kırılganlıkların üretimine katkı koyan uygulamaların neler olduğu irdelenmiştir. Mekansal yapının yapılaşma düzeni, erişilebilirlik ve altyapı sunumundaki sorunlar nedeniyle kırılganlıkları üretmesi; sosyo-ekonomik yapıda kırılganları oluşturan etkenlerin tarihi kent merkezinin kullanıcılarının özellikleri ve ekonomik ve kurumsal birikimin alanı yenileştirme kapasitesinin sınırlı olması ile ilişkili olması; ve işyeri nitelikleri ve alanda nüfus yoğunluğu yaratmaları bakımından iş faaliyetinin alanda kırılganlıklara yol açması üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır. Bu doğrultuda, tarihi alanların korunması ve ekonomik aktivitenin sürekliliği bakımından tarihi kent merkezlerine yönelik geliştirilecek afet yönetim politikaları ortaya konulmaktadır.Article Gençlerin Akşam ve Gece Saatlerinde Kentsel Merkezi Alan Kullanım Tercihleri(2021) Güngör, Merve; Orhan, EzgiAkşam ve gece saatlerindeki eğlence amaçlı kullanılan aktivite mekânlarının dağılımı, organizasyonu ve karakteri uygulanan politika ve planların yanı sıra kullanıcıların tercihlerine göre biçimlenmektedir. Başta genç nüfus olmak üzere, kullanıcıların istek ve talepleri doğrultusunda şekillenen gece aktivitelerinin mekânsal organizasyonu ve karakteri merkezi iş alanlarının gelişiminde ve merkezlerin canlılığında etkili bir role sahiptir. Çalışmanın amacı, gençlerin kent merkezlerini gece saatlerinde kullanımları konusundaki tercihlerini analiz ederek, kentin merkezi iş alanlarının gece peyzajını ortaya çıkarmaktır. Ankara’nın farklı merkezi alanlarındaki gece kullanım tercihlerini belirlemek üzere üniversite düzeyinde öğrenim gören gençlerle yüz yüze anket uygulaması yapılmış, seçilen örneklemde yer alan 250 üniversite öğrencisinin tercihleri araştırılmıştır. Gençlerin eğlence mekânlarının yoğunlaştığı ve çeşitli gece aktivitelerine ev sahipliği yapan kent merkezlerine yönelik kullanıcı profiline göre farklılaşan bir gece algısına sahip oldukları ortaya konmuştur. Kullanıcı profili yanı sıra, her bir merkezi alanın gece aktivitelerine dair farklı avantaj ve dezavantajlara sunmasından dolayı da gençlerin tercihlerinin değiştiği tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarından hareketle, gece aktivitelerinin kümelendiği farklı niteliklerdeki kentsel merkezi alanlara dair karar vericiler için politika önerileri geliştirilmiştir.Article Mekânsal Planlamada Deprem Riski ve İklim Krizini Birlikte Ele Almak(2021) Peker, Ender; Orhan, EzgiDoğal ve insan eliyle üretilen tehditler karşısında kentlerin korunmasızlığı giderek artmaktadır. Bulundukları coğrafyaya göre kentlerimiz deprem, çığ, heyelan gibi doğal tehlikelerin yanı sıra iklim krizinin tetiklediği aşırı yağış, kentsel taşkınlar, sıcak hava dalgaları ve uzun kuraklıklara maruz kalmaktadır. Bu durum, kentlerin geleceği için beşeri ve doğal sistemlerin bir arada ele alınmasını, ortak stratejiler geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Ancak, Türkiye planlama pratiğinde, iklim değişikliği eylem planı ve deprem stratejisi eylem planı gibi mekânsal planlamayla doğrudan ilişkili olan stratejik belgeler, çoğunlukla birbirinden bağımsız ve planlamadan kopuk olarak üretilmektedir. Bu çalışma, deprem ve iklim konularına duyarlı bir planlama yaklaşımının birlikte kurgulanması gerekliliğini savunmakta ve bu doğrultuda bütüncül bir planlama yaklaşımı ortaya koymaktadır. Bu amaçla, çalışmada öncelikle, deprem ve iklim konularının ülkemizdeki planlamaya ilişkin kanunlarda ve ulusal eylem planlarında nasıl yer bulduğu incelenmiştir. Ardından, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’yle tanımlanan farklı ölçeklerdeki planlar için deprem ve iklim konularının birlikte girdi yapabileceği alanlar tespit edilmiştir. Buradan hareketle, bölge, kent, mahalle ve yapı ölçeklerinde deprem riski ve iklim krizine birlikte yanıt veren planlama stratejileri önerilmiştir. Farklı stratejiler arasındaki olası sinerji ve çatışma alanları tartışılmıştır. Çalışmanın, planlama alanındaki karar vericiler ve uygulayıcılar için mekânsal planlar yapım süreçleri içinde deprem ve iklim değişikliği kaynaklı afetler için bütüncül bir perspektif kazandırması hedeflenmektedir.Article An Evaluation on Planning Legislation Following the 1999 Earthquakes(Kare Publ, 2022) Orhan, EzgiFollowing the 1999 Earthquakes stricken Marmara Region, as the most populated, urbanized and industrialized region of the country, large-scale recovery efforts have been initiated; and in addition to central and local administrations, many institutions and civil societies have become the part of these studies. However, in the face of the devastating effects of the 1999 Earthquakes, significant steps have been taken in legal framework due to its limitedness in guiding disaster policies. Besides, development of the risk management approach at the international level has triggered countries to review their policies and legal regulations shaping their disaster management. Based on this need, the study examines the legislation that shapes the disaster policies and guides spatial planning in our country and its change in the meantime. The legal regulations that have been added to the urban planning legislation in the last 20 years for the purpose of risk mitigation have been discussed. To this end, Article 73 of the "Municipality Law" (no. 5393), "Law on Conservation of Deteriorating Historic and Cultural Property through Renewal and Re-use" (no. 5366), "Law on the Transformation of Areas at Disaster Risk" (no. 6306), and Temporary Article 16 of Development Law (no. 3194) (Peace of Reconstruction) are determined as the main regulation shaping policies for reducing urban risks, and evaluated within the scope of the study. Therefore, this study puts forward the problems and criticisms regarding the implementation of legal arrangements established for the purpose of mitigating urban risks as well as recovery of the disaster-prone areas.Article Afet Sonrası Hanehalklarının Yer Seçim Kararları ve Kentsel Dirençlilik: Değirmendere Örneği(2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, ÇağatayBu çalışma ile, afetlerin hemen sonrasında acil durum koşullarında hanehalklarının afet bölgesinde kalma veya alanı terk etme kararlarının kentsel dirençliliğin inşasında önemli bir unsur olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, afete maruz yerleşimlerde yaşayanların afetin hemen sonrasında yer seçim kararlarını ve beklentilerini irdeleyerek kentsel dirençlilik üzerine bir tartışma yürütmektir. Çalışma, 1999 Depremi’nin etkilerinin yoğun olarak görüldüğü Değirmendere kenti örneğinde afeti yaşamış hanehalklarını temel almaktadır. Çalışmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1999-2000 ders yılı 2. sınıf Planlama Stüdyosu’nda yürütülmüş olan Değirmendere Planlama Projesi kapsamında gerçekleştirilmiş hanehalkı anketlerinden yararlanılmıştır. Depremin hemen ardından Ekim 1999 tarihinde çadırkentlerde ve yerleşik konut alanlarında yaşayan toplam 490 hanehalkına uygulanan anket çalışması stüdyo projelerinin bir parçası olarak saha araştırması yoluyla elde edilmiştir. Anketlerde afete maruz kalmış nüfusun genel demografik niteliklerinin yanı sıra hasar düzeyi, alınan yardım türü ve taşınma istekleri sorgulanmış, yanıtların betimsel istatistikleri çıkarılmıştır; ancak çalışmanın yapıldığı dönemin koşulları göz önüne alındığında afetzedelerin anket sorularının tamamını yanıtlayamadığı görülmektedir. Nüfusun yaklaşık % 10’luk büyüklüğüne ulaşan bir örneklemde uygulanan anket çalışmalarında tespit edilen afet bölgesini afetin hemen sonrasının koşullarında bile terk etmeme isteği, alanın yeniden inşası için en önemli itici güç olarak görülmelidir. Çalışma ile, afetin yarattığı psikolojik sarsıntılara karşın, afet sonrasında deprem bölgesinde oluşan “aidiyet duygusunun” güçlülüğü kentsel dirençliliğin inşasına katkı koyacak biçimde politikaları şekillendirebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Article Afet Sakınımında Özel Gereksinimli Bireyler için Geliştirilecek Mekansal Planlama İlkeleri(2019) Orhan, Ezgi; Keskinok, H. ÇağatayThis study highlights the need to develop spatial planning principles in order to increase the resilience of vulnerable groups within the social structure. The social groups that show heterogeneity in the urban area due to demographic, economic, cultural and similar reasons also differ in terms of their vulnerability against disasters. In the literature, vulnerable groups show disparities with respect to their location choices in urban areas, physical conditions of individuals and their participation in social life. Although planning discipline has general expressions and approaches for risk reduction of the groups showing vulnerability based on their location choices, the issue of developing concrete solutions in planning principles and spatial decisions remains uncertain for groups that are vulnerable due to their physical conditions and social divergence. Therefore, the aim of the study is to present a holistic planning framework that takes into account the vulnerable groups challenged by physical conditions such as elderly, children, those with special medical needs and of the disabled individuals, and the groups confronting with social distances such as migrants, tourists and homeless people. The focus of the study is on spatial strategies concerning the disaster mitigation of the vulnerable groups showing special needs, rather than dealing with the post-disaster situations of the targeted individuals and groups.Article Citation - WoS: 1Investigating the "ruins of Modernity" of the City: the Case of Stone Ateliers, Denizli(Kare Publ, 2016) Orhan, EzgiThe city planning and architecture had been used as the instruments of the young regime in making itself visible, concrete, and symbolized. The buildings and urban plans transmitting the foundation ideals of Republic together with modernity have contributed to the creation of national sovereignty and a modern society. Divergence from the planning and architectural approach to that period and becoming the target of the political structure of particularly post 2000s caused the formation of a new expression in space. Yusuf Batur Vocational High School's Stone Ateliers have been one of the places enabling to read the process; it was symbolized with early Republican Period, left in time, and finally intended to be deleted from the social memory by collapsing. This paper focuses on the transformation process of Denizli Stone Ateliers to the ruins of modernity by investigating its symbolic meaning and spatial structure.
