Türk Dili Anabilim Dalı Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/4345

Browse

Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    Güneş Saygılı’nın Gerçek Yaşamı Romanında Türkiye Solunun Kadın Kimliğine Bakışı
    (2017) Atabağsoy, Naim
    Türk edebiyatında, kadının toplumdaki rolüne ilişkin yaklaşımıyla önemli bir konumda bulunan Erendiz Atasü’nün 2011 tarihli romanı Güneş Saygılı’nın Gerçek Yaşamı, hayali bir karakter olan Güneş Saygılı üzerinden, Türkiye’deki “eğitimli orta sınıfa dâhil” bir kadının yaşamına ışık tutmaktadır. Güneş Saygılı karakterinin 1970’li yıllardan günümüze doğru gelen süreç içinde, Türkiye sol hareketi içinde görünür olan sevgilileriyle yaşadığı ilişkilerde tecrübe ettiği sorunlar, bu hareket içindeki erkek karakterlerin kadın kimliğine bakışları ekseninde önemli ipuçları sunmaktadır. Söz konusu erkekler, dünya görüşlerinde ne kadar “ilerici” olsalar da kadınlarla ilişkilerinde geleneksel bakış açısını tümüyle reddedemezler. Üstelik buradaki çelişkili durum, söz konusu erkek karakterlere olağan görünmekte ve bu çelişki üzerine de fikir yürütmemektedirler. Bu durum romanda, Güneş Saygılı ile onun yaşadığı apartmanın kapıcısının eşi olan Zehra arasında görünür bir paralellik yaratır. Dolayısıyla, Güneş Saygılı’nın Zehra karakteri ile kurduğu iletişimde kendini gösteren dayanışma ve anlayış, kadınların hangi sınıftan ya da kesimden olurlarsa olsunlar, kadın kimlikleri üzerinden toplumla kurdukları ilişkilerde karşılaştıkları “yalnız bırakılma” ve “yok sayılma” gibi durumlarda aynı oldukları gerçeğini öne çıkarmaktadır. Böylelikle Atasü, Türkiye solunda öteden beri var olan kadın kimliğine bakış konusundaki önemli bir tutarsızlığa işaret etmiş olur. Nitekim bu çalışmada, Türkiye solunun geçirdiği evrelerde kadın kimliğinin konumlandırılmasıyla ilgili sorunlara da vurgu yapılmış ve romanın bize işaret ettiği tarihsel paralellik de ortaya konulmuştur. Bu makalede ele aldığımız mesele, 1970’lerden günümüze Güneş Saygılı’nın yaşamı paralelinde değişen ve değişmeyen toplumsal şartları da göz önünde bulundurarak, farklı sınıflardan iki kadın karakterin söz konusu kadın kimlikleriyle, erkeklerle kurdukları ilişkilerde karşılaştıkları ortak sorunların öne çıkarılması ve cinsiyetçi yaklaşımın toplumun hangi alanlarına ve hangi sınıflarına kadar uzanabildiğinin bir sorgulamasının yapılmasıdır.
  • Article
    Literary Genres vis-à-vis: Novel-Masnavi and the Position of the Narrator
    (2018) Çulhaoğlu Pirencek, Gülşen
    This article aims to focus on the problem of whether masnavi, one of the most significant narrative forms in Ottoman poetry, and novel, as a narrative form that became popular in Ottoman literature through the Westernization period, are interrelated. In masnavi, the lack of rhyme relations between beyits and a limit for the number of beyits provide poets with the opportunity to extend the subject they write on, and in this way, masnavi became one of the favourite narrative forms in Ottoman poetry. In spite of the fact that there are many masnavi types such as religious, sufistic, humorous, moral, didactive, epic etc., romantic masnavis - since they include elements like characters, episode, time and space - are more comparable with the novel genre which includes the same elements. In this regard, this study will focus on romantic masnavis, on the basis of Şeyhî’s Hüsrev ü Şîrîn, the main theme of which is a love affair. Despite being invented and progressed in different societies, contexts and having different structural features, this study will include the ideas on the comparable relations between these two genres. The genres, masnavi and novel, converge on in terms of plot, basic and additional texts, and, in this sense, differing narrators. In this context, a comparison in terms of the “narrator” provides the masnavi genre to be rendered within new viewpoints.