WoS İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/8653

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Article
    Integrating the Seljuk Cultural Layer Into Contemporary Life: The Case of Niğde Historic City Center
    (Istanbul Univ, Research Inst Turkology, Dept Art History, 2025) Yavaşcan, Emel Efe; Urak, Zehra Gediz
    Günümüz tarihî kent merkezleri, yer altı ve yer üstündeki tarihî izleriyle, kültürel zenginlikleri ve özgün kimlikle8 rinin yanı sıra, “yerin ruhu”nu yansıtan kentsel hafıza alanlarıdır. Çok katmanlı bu tarihî kent merkezleri, kültür varlıklarının fiziksel ve işlevsel eskimesi, sosyo8kültürel ve ekonomik doku bozulmaları, koruma problemleri vb. sorunlarla giderek çöküntü yerleri hâline gelmektedir. Bu sorunları barındıran Niğde kentinde yapılmış koruma uygulamalarında, kentin yer altında ve yer üstünde bulunan katmanlarının dikkate alınmamış olması çalışmada problem olarak belirlenmiştir. Kentli tarafından tepe olarak algılanan çalışma alanı uzun zamandır çöküntü alanı niteliğindedir. Çalışmanın amacı, Niğde Tarihî Kent Merkezi’nin Selçuklu Dönemi’ne ait tarihî katmanını analiz etmek, haritalan8 dırmak ve bu katmanı çağdaş koruma uygulamalarına entegre etmeye yönelik öneriler geliştirmektir. Araştırma verileri, kentin tarihî gelişiminde en belirleyici dönemin Selçuklu Dönemi olduğunu göstermektedir. Bu sebeple çalışma kapsamında bu katman odak alınmıştır. Ayrıca, diğer tarihî katmanların da korunarak günlük yaşama kazandırılmasına katkı sağlamak, bu çalışmanın bir diğer hedefidir. Bu bağlamda, Selçuklu Dönemi’ne ait yer üstü ve yer altı değerlerinin sürdürülebilir korunmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.
  • Article
    Travma Sonrası Stres Bozukluğu Hastalarında Üstbilişlere İlişkin İnançlar
    (Klinik Psikiyatri dergisi, 2019) Yazihan, Nakidil; Yelboga, Zekeriya
    Amaç: Üstbiliş (metacognition) kavramı, bilişleri kontroleden, düzenleyen ve değerlendiren üst düzey bilişselyapı, bilgi ve süreçler olarak tanımlanabilir. Çalışmanınamacı Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)hastalarında hangi üstbiliş süreçlerinin kullanıldığını,üstbilişlerin çeşitli semptomlarla nasıl bir ilişki içindeolduğunu araştırmaktır. Yöntem: Örneklem, 52 TSSBhastası (yaş ortalaması=31,67±6,54) ve 54 sağlıklı (yaşortalaması=29,00±6,61) katılımcıdan oluşmuştur.Üstbiliş süreçlerini değerlendirmek amacıyla Üstbiliş-30ölçeği; semptom taraması yapmak amacıyla RuhsalBelirti Tarama Listesi uygulanmıştır. Bulgular: Elde edilenveriler MANCOVA kullanılarak analiz edilmiştir. Analizsonuçlarına göre üzüntü ve zihinsel ruminasyonlarıntehlikeli, kontrolünün güç ve olumsuz olduğuna ilişkininançları içeren “kontrol edilemezlik ve tehlike”; bazıdüşüncelerin kontrol edilmesi ve bastırılması gerektiğineilişkin inançları içeren “düşünceleri kontrol”; kişininbellek ve dikkat mekanizmalarına olan güvensizliğineilişkin inançları içeren “bilişsel güven” alt boyutlarındaTSSB grubu anlamlı olarak daha yüksek puan almıştır.Buna karşın üzüntü ve ruminasyonun işlevsel olduğunadair maddelerin yer aldığı “olumlu inanç” boyutlarındaise TSSB grubu daha düşük puan almıştır. Sonuç: Travmahastaları üzüntü ve ruminasyonun kendileri için olumsuzsonuçları olduğunu düşünmekte, bazı düşüncelerinintehlikeli olduğu için baskılanması ve kontrol edilmesigerektiğine inanmaktadırlar. Hastalarda başta obsesif,depresif ve psikotik belirtiler olmak üzere tüm semptomlardaki artış patolojik tarzda üstbiliş faaliyetlerininartması şeklinde yansımıştır. Travma hastalarında obsesifdüşünceler, öfke-düşmanlık, kişiler arası duyarlılık belirtileri daha büyük oranda hastaların düşüncelerinin tehlikeli olduğu ve kontrol edilmesi gerektiğine ilişkinüstbilişlerle ilişkili gözükmektedir.
  • Article
    Contextual, Formal and Correlational Examination of Article Titles Published in International Indexed Journals in the Field of Educational Sciences
    (Turkish Education Assoc, 2025) Goktas, Yuksel; İskender, Mülkiye Ezgi; Gürbüz, Nihal Elif; Cagiltay, Nergiz Ercil; Topaloglu, Mulkiye Ezgi Iskender
    Bir makalenin yayımlanması ve atıf alması açısından doğru başlık yazımı önemli bir değişkendir. Bu bağlamda bu araştırmada eğitim bilimleri alanında yayımlanan uluslararası indeksli makalelerin başlıkları içerik ve biçim açısından incelenmiştir. Doküman analizi, Web of Science veri tabanında yer alan 800 makale ve başlığın araştırmacılar tarafından literatüre dayalı olarak belirlenen kriterlere göre incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. İçerik-başlık uyumu konusunda elde edilen verilere SPSS 27.0 programından faydalanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular, makalelerin cümle yapılarının yayımlandıkları dergilerin menşei ülkelerine göre farklılaştığını göstermiştir. Ayrıca, etki faktörü yüksek olan dergilerin başlıklarının metodolojik eğilimlerini daha net verdiği tespit edilmiştir. Etki faktörünün, potansiyel başlık standartlarına ulaşma ve kelime sayısı ile doğrusal ve orta düzeyde ilişkili olduğu bulunmuştur. Dergilerin Q değerlerine göre yapılan analizde, potansiyel içerik standartlarının Q1 dergilerin lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Dergiler için yapılan fark analizine göre başlık potansiyel standartları açısından dört dergi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Ortalamalara göre Review of Educational Research (Q1), Eğitim ve Bilim (Q4), Educational Researcher (Q1) ve Pedagogy (Q4) şeklinde bir sıralama ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar kapsamında araştırmacılara bilimsel çalışmalar için başlık oluşturmada yol gösterecek bazı önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Demans Hastalarında Ajitasyonun Bakım Veren Yüküne Etkisi
    (Gunes Kitabevi Ltd Sti, 2014) Altunöz, Umut; Baştu, Gülbahar; Ozel Kızıl, Erguvan Tugba; Altıntaş, H Özge; Çelik, Nazlı Durmaz; Ozel, Erguvan Tugba; Ozel-Kizil, Erguvan Tugba; Bastug, Gulbahar; Bafituğ, Gülbahar; Altintafi, H. Özge; Durmaz, Nazl
    Giriş: Bu çalışmanın amacı demans hastalarına bakım veren yakınlarında ajitasyonun öznelbakım veren yüküne etkisinin depresif belirtiler, bilişsel işlevler, demans süresi, bakım verenin yaşı, eğitimi, cinsiyeti gibi diğer etmenlerle birlikte araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya toplam 49 demans hastası (Ort. yaş: 76.5; Ss: 5.6) ve 49 bakım vereni katılmıştır. Verilerin toplanmasında, hastalara Standardize Mini Mental Test ve CornellDemansta Depresyon Ölçeği, bakım verenlere ise Cohen-Mansfield Ajitasyon Envanteri, Bilişsel Kayıp için Bilgilendiriciye Uygulanan Anket ve Zarit Bakıcı Yükü Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Bakım verenin cinsiyeti ve yakınlık türü ile Zarit Bakıcı Yükü Ölçeği puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadığı gibi Standardize Mini Mental Test ve Cornell Demansta Depresyon Ölçeği puanları, bakım verenin eğitim süresi, hastanın yaşı, eğitim süresi vehastalık süresi ile de anlamlı korelasyon bulunmamıştır. Zarit Bakıcı Yükü Ölçeği ile Cohen-Mansfield Ajitasyon Envanteri puanı, bakım veren yaşı ve Bilişsel Kayıp için Bilgilendiriciye UygulananAnket puanı arasında anlamlı korelasyon saptanmıştır. Lineer regresyon analizinde ise bakıcı yükünün yalnızca ajitasyon puanı ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen sonuçlar demans hastalarında Cohen-Mansfield AjitasyonEnvanteri ile değerlendirilen ajitasyon sıklığının öznel bakım veren yükünü belirleyen temel faktörolduğuna işaret etmektedir. Bakım verme işinin kolaylaştırılması için psikofarmakolojik tedavilerinyanı sıra bakım verenlere yönelik psikososyal girişimler de etkili olmaktadır. Ülkemizde ajitasyonayönelik müdahaleler içeren evde ve gündüz bakım hizmetlerinin, bakım verenlere yönelik psikososyal destek ve bilgilendirme programlarının yaygınlaştırılması gereklidir.
  • Article
    Citation - WoS: 50
    Citation - Scopus: 69
    Cep Telefonu Yardımıyla Dil Öğrenme: İngilizce Telaffuz Öğrenimi Parmaklarınızın Ucunda
    (Ani Yayincilik, 2009) Cagiltay, Kursat; Saran, Murat; Seferoğlu, Gölge
    Problem Durumu: Yabancı dil edinimi alan yazınında telaffuz ile ilgili yapılan araştırmalar göreceli olarak az sayıdadır ve dil ediniminin diğer boyutlarıyla karşılaştırıldığında bu konu ihmal edilmektedir. Benzer şekilde, sınıf ortamlarında da diğer dil bileşenleri ve becerileri ile karşılaştırıldığında başarılı bir iletişim için daha arka planda olduğuna inanıldığı için telaffuz öğretimine daha az ilgi gösterilmektedir. Bununla birlikte son zamanlarda telaffuz araştırmalarına olan ilginin artmakta olduğu da gözlenmektedir. Yabancı dil öğretimi ile ilgili alan yazında sınıf içi aktivitelerin etkili dil öğrenimi için, özellikle de kelime kazanımı için yeterli olmadığı, sınıf dışında da alıştırma ve uygulama çalışmaları yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu telaffuz öğrenimi için de geçerlidir. Sınıf içinde yapılan öğretim tek başına öğrencilerin konuşma yeteneğini çok az geliştirebilmektedir. Cep telefonlarının sahip olduğu ulaşılabilirlik, kişiselleştirilebilirlik ve taşınabilirlik gibi kendine özgü nitelikler, sınıf dışında yapılması gereken alıştırma ve uygulama çalışmalarının gerçekleştirilmesinde büyük bir potansiyele sahiptir ve birçok yarar sağlayabilir. Örneğin, öğrencilerin/kullanıcıların ders çalışmaya başlamalarını zorlaştıran motivasyon ile ilgili problemlerin ortadan kaldırılmasında cep telefonlarının çoklu ortam veya kısa mesaj özelliği kullanılabilir. Bu çalışmada, öğrencilere çoklu ortam mesajları ile alıştırma ve uygulama materyalleri gönderilerek çalışmaya teşvik edilmektedirler. Bu sayede öğrenciler ders notu ya da ders kitabını açmadan, herhangi bir web sitesine bağlanmadan ya da bilgisayar karşısına geçmeden, özel bir öğretim yazılımı kullanmadan yer ve zamandan bağımsız olarak konu tekrarı, alıştırma ve uygulama yapabilmektedirler. Böylece, birçok öğrenci için aşması zor olan ders çalışmaya başlama motivasyonu dış kaynaktan gelen bir itici uyaran aracılığıyla aşılmaktadır. Yukarıda bahsedilen potansiyelleri kullanarak dil öğreniminde cep telefonlarının kullanımını araştıran çok az sayıda çalışma vardır. Aynı zamanda öğrencilerin telaffuzlarının geliştirilmesinde cep telefonlarının kullanılması üzerine yapılan araştırmalar yok denecek kadar azdır. Bu çalışma bu eksikliği gidererek alan yazına anlamlı katkılar sağlamayı hedeflemektedir. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın temel amacı cep telefonu teknolojisini kullanarak eğitim ve öğretim süreçlerinin etkin ve verimli hale getirilmesine katkıda bulunmaktadır. Bu çalışma ile İngilizce eğitiminde, cep telefonlarının kullanımı ile ilgili potansiyelleri ortaya çıkarmak ve özellikle cep telefonlarının telaffuz öğrenimine olan etkilerinin araştırması hedeflenmektedir. Araştırmanın Yöntemi: Bu araştırmada nitel veriler, nicel verilerle elde edilen bulguları desteklemede kullanılmıştır. Toplanan nitel ve nicel veriler hibrit yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Nicel veriler ANOVA analizine tabi tutulmuş; nitel verilen analizinde ise örüntü analizi işe koşulmuştur. Araştırmanın nicel kısmında ön-test/son-test yarı-deneysel tasarım deseni kullanılmıştır. Nitel kısmında ise araştırma sonunda öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve açık uçlu soruların yer aldığı değerlendirme anketi uygulanmıştır. Çalışmanın katılımcıları Ankara’da bulunan bir üniversitemizin İngilizce hazırlık okulundaki öğrencilerdir. Cep telefonlarının etkinliğini araştırmak için aynı içeriğin cep telefonu yoluyla, web sayfası üzerinden ve çalışma notları dağıtılması ile işlenmesinin kelimelerin doğru telaffuzlarının öğrenilmesinde etkililiği karşılaştırılmıştır. Araştırmanın Bulguları: Nicel verilerin analiz sonuçları cep telefonu kullanımının telaffuz öğreniminde olumlu etkileri olduğunu göstermiştir. Bu çalışmada kullanılan üç farklı yöntem ile telaffuz öğrenimleri desteklenen cep telefonu, web sayfası ve çalışma notları gruplarının sontest ile ön-test arasındaki farklarının ortalamaları diğer bir ifadeyle telaffuz kazanımları sırasıyla şu şekildedir: 11.94, 6.81 ve 6.81. Bu sonuçlara göre cep telefonu grubundaki öğrencilerin telaffuz testi ile ölçülen telaffuz kazanımları diğer gruplara göre daha yüksektir. Varyans analizi (one-way ANOVA) testi analiz sonuçları da cep telefonu ve kontrol gruplarının telaffuz kazanımları arasındaki farkın istasistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermektedir (F (2, 21) = 5.000, p = .017). Bu anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunu anlamak için Tukey HSD testi kullanılarak Post hoc karşılaştırmalar yapılmış ve bu test sonucunda cep telefonu grubu öğrencilerinin telaffuz kazanımlarının diğer iki gruptaki öğrencilerin kazanımlarından anlamlı olarak farklı olduğu (p=.032) ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan web sayfası ve çalışma notu gruplarındaki öğrencilerin birebir aynı sayıda kelimenin telaffuzlarını öğrendikleri ortaya çıkmıştır (p=1.000). Özet olarak, bu sonuçlar cep telefonu üzerinden öğrencilere gönderilen ek materyallerin telaffuz kazanımı için daha etkili olduğunu göstermektedir. Görüşmelerde ve açık uçlu anket sorularına verilen cevaplar bu sonucu desteklemektedir. Bütün katılımcılar kullanılan cep telefonu uygulaması hakkında olumlu geri bildirimler vermişlerdir. Örneğin bir öğrenci bu uygulamanın faydaları ile ilgili görüşlerinin istendiği soruya şu şekilde cevap vermiştir: “Sesli boyut kelimelerin telaffuzunu düzgün öğrenmemizi sağlıyor. Görsel efektlerle desteklendiği için daha kalıcı olabiliyor” Benzer bir cevap olarak başka bir öğrenci de“Telaffuzları kolay bir şekilde öğrenebildim. MMS şeklinde yollanması sayesinde görsel ve işitsel olarak gördüğümüz kelimelerin telaffuzları daha hafızada kalıcı oldu.” ifadelerini kullanmıştır. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Cep telefonları genç nüfus için teknolojik aygıtlar arasında en popüler olanıdır ve çoğu kişinin yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada temel hedeflerden bir tanesi genç nüfus tarafından cep telefonlarına gösterilen büyük ilgiden faydalanarak, ülkemizde bu teknolojinin eğitimde kullanımının önünü açmaktır. Bu
  • Article
    Citation - WoS: 2
    The Mediator Role of Positive and Negative Affect in the Relationship Between Sleep Quality, Depressive Symptoms and Anxiety in Young Adults
    (Galenos Publ House, 2022) Yazihan, Naksidil; Tuna, Ezgi; Fidantek, Hulya
    Objective: It is known that individuals with poor sleep quality show significantly more depression and anxiety symptoms. It is important to investigate possible factors that may make individuals more vulnerable to develop depression and anxiety. For this purpose, the possible mediator roles of positive affect (PA) and negative affect (NA) in the relationship between sleep quality and depression- anxiety symptoms in young adults were tested by using multiple mediation analysis. Materials and Methods: The sample of the study consisted of 387 volunteer participants aged between 18 and 35 years (mean=22.83, standard deviation=3.20). Data consisting of Pittsburgh sleep quality index, positive and negative emotion scale, and brief symptom inventory were collected through an online computer-assisted protocol. Results: Significant positive correlations were found between low sleep quality scores and both depressive and anxiety symptoms. According to the two mediator variable models, low sleep quality influenced depressive symptoms indirectly through PA and NA, and anxiety through only NA. Alternative models of the results showed that depressive symptoms influenced sleep quality partially through PA and NA, while anxiety mediated this relationship only through PA. Conclusion: Alternative models tested to understand the direction of the relationship between depressive-anxiety symptoms and sleep quality. Although the results were significant, the explained variance was found to be less explanatory than the first and second models. The results of the study supported the idea that sleep quality, PA and NA should be targeted while developing prevention and intervention programs for depression and anxiety.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Eyleyici Doyumu Altında Dizi Kararlı Kooperatif Otomatik Seyir Kontrolü
    (2016) Çankaya, Erkam; Bingöl, Hilal; Schmidt, Klaus Werner
    Kooperatif otomatik seyir kontrolü (CACC), araçtan araca haberleşme yöntemiyle veri iletilmesini ve uzaklık ölçümlerine göre yoğun trafikte güvenilir araç takibinin yapılmasını sağlar. Kullanılan CACC dizaynları dizi kararlılığının temel özelliklerini sorunsuz bir şekilde yerine getirirken doğrusal araç modelleri için sınırlıdır. Bu makalede ise, doğrusal olmayan araç modeli kullanıldığında ve lider araca uygulanan giriş sinyali doyuma uğramadığında dizi kararlılığının korunabildiği gösterilmiştir.
  • Article
    Investigation of Factors Affecting Noise Robustness in Voice Activity Detectors
    (Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2023) Ozaydin, Selma
    In this manuscript, some voice activity detectors (VADs) in the literature were examined in terms of factors affecting their robustness under different acoustic noise conditions and in this context, the changes in detection accuracy rates according to changing noise conditions were tested. In this scope, the effect of situations such as whether the threshold value used in the decision phase in VAD methods is fixed or adaptive, the analysis window is short or long, the use of more than one feature vector together has been evaluated and analyzed comparatively. While three of the four different VAD detectors examined in this manuscript use feature vectors within the short-term analysis window while generating the decision result, one decides according to the measurement result of long-term spectral vectors. The VAD detectors in the article have been tested using the NOIZEUS noisy speech database. Thus, the performance of the analyzed VADs has been evaluated under different acoustic conditions using an extensive database that has already taken place in the literature. During the testing of the analyzed VADs, different input noise speech signals with environmental background noises between [15-0dB] such as restaurant, car, street, or station were tested. Tests were carried out using objective test measurement methods and the detection accuracy rate of each VAD method was measured. The results showed that each method gave different endurance performance in adverse environmental conditions.
  • Article
    Architectural Design - Structural System Conformity Problems Encountered in the Design and Application Processes of Stick Aluminium Curtain Wall Systems in Turkey
    (Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2022) Ozmen, Cengiz; Saban, Muge
    Stick aluminium curtain wall (SACW) systems are common curtain wall systems in Turkey. These sytems offer many advantages including architectural variation, modular design, ease of production and assembly. Beside their architectural properties SACW systems create significant load effects on structural systems. These load effects include lateral loads such as seismic and wind loads as well as static vertical loads. This load transfer is not one way. The vertical and lateral displacements of building structures also act on curtain walls. Healthy load transfer between the SACW and the building depends on architectural decisions during the design and construction process. Due to their wide use SACW systems are prone to architectural mistakes. These mistakes often represent themselves at latter stages of the construction and require solutions which will affect the architectural characteristics and structural behavior of buildings. This study focuses on SACW design and construction processes to find the effects of architectural decisions on curtain wall behavior. Case studies that include architectural design mistakes are selected to classify and study the reasons and the solutions of these mistakes. The importance of cooperation between all the stakeholders including the architects and engineers is emphasized for the prevention of these mistakes.
  • Article
    Industry 4.0 Readiness of SMEs: Active Participants or Silent Audience of the Revolution?
    (Sosyoekonomi Soc, 2023) Karapolatgil, Ahmet Anıl; Sener, Irge
    Günümüzde Dördüncü Sanayi Devriminin teknolojik sonuçları tüm örgütleri etkilemektedir. Fakat KOBİ’lerin güncel tepkileri nadiren araştırılmıştır. Bu nedenle, bu çalışmada KOBİ’lerin güncel konumlarına odaklanılmış ve Endüstri 4.0 teknolojileri karşısındaki hazırlıklarının ve farkındalıklarının tespiti amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan Ankara’da faaliyet gösteren 44 KOBİ yöneticisi ile yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş olup, içerik analizi ile 3 ana tema belirlenmiştir. Araştırmanın bulguları belirlenen ana temalar kapsamında incelenmiştir. Bu kapsamda, örneklemde yer alan KOBİ’lerin Endüstri 4.0 için düşük farkındalığa sahip oldukları ve hazırlıklarının yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.