Hukuk Bölümü Yayın Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/266

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Prevlaka Yarımadası Uyuşmazlığı ve Deniz Alanları Sınırlandırmasına Yansımaları
    (2022) Bayıllıoğlu, Uğur
    Prevlaka Yarımadası üzerindeki egemenlik uyuşmazlığı, Eski Yugoslavya’nın iki cumhuriyeti olan Hırvatistan ile Karadağ arasında halen sürmekte olan bir uyuşmazlıktır. Taraflar arasında imzalanan 10 Aralık 2002 tarihli Antlaşma ile Yarımada’nın geçici olarak statüsü düzenlenmiş ve Kotor Körfezi dışında, geçici karasuları sınırlandırması yapılmıştır. Söz konusu Antlaşma, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı sınırlandırması yapmamıştır. Hırvatistan son dönemde hidrokarbon faaliyetleri ve münhasır ekonomik bölge ilanını içeren tek taraflı eylem ve işlemler icra etmektedir. Karadağ ise bu konularda itirazını bildirmekte tarafların daha önce mutabık kaldıkları Uluslararası Adalet Divanı seçeneği üzerinde ısrar etmektedir. Eğer uyuşmazlık uluslararası yargıya arz edilirse, uti possidetis juris ilkesinin karada ne şekilde uygulanacağı ve denizde, hangi deniz alanında uygulanabileceği soruları tartışma konusu olacaktır. Sınırlandırma hukuku açısından ise kesme etkisiyle, adaların sınırlandırmaya etkisinin ön plana çıkacağı; ilaveten seyrüsefer çıkarları ve sahil uzunlukları meselelerinin tartışılacağı açıktır. Uyuşmazlığın çözümünde, Karadağ’ın Avrupa Birliği üyeliği perspektifi de Avrupa Birliği’nin tutumuna bağlı olarak önemli rol oynayabilecektir.
  • Article
    Filistin Devleti’nin Deniz Alanı İddialarına İlişkin Hukuki Bir Değerlendirme
    (2021) Bayıllıoğlu, Uğur
    Filistin Devleti, 2015 ve 2019 tarihli Deklarasyonlar vasıtasıyla deniz alanları konusunda hak iddialarını açıklamış-tır. Sınırlandırma hukukunun kural ve ilkeleri, hakça ilkeler ve kesme etkisi bağlamında söz konusu iddiaları des-teklemektedir. Filistin’in uluslararası hukuka göre devlet olma kriterlerini karşıladığı açıktır ve dolayısıyla İsrail’in bu konudaki itirazları da hukuken geçersizdir. Ayrıca, Filistin sorununun çözümüne ilişkin Antlaşmalar’da Filistin Devleti’nin deniz alanları üzerindeki haklarını haleldar eden veya bunu engelleyen düzenlemeler bulunmamaktadır. Şüphesiz Filistin Devleti’nin deniz alanlarının sınırlandırılması, Filistin sorunu bağlamlıdır ve ancak bu soruna genel ve kalıcı bir çözüm bulunduktan sonra çözüme bağlanabilir. Bu açıdan durum, Kıbrıs sorununa benzemektedir. Filistin Devleti’nin iddialarının, Doğu Akdeniz’deki mevcut deniz yetki alanları sınırlandırma hukuku bağlamlı sorun-lara birtakım etkileri olabilir. Mesela eğer Filistin Devleti’nin deniz alanlarının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) münhasır ekonomik bölgesine kadar uzandığı kabul edilirse, GKRY’nin, Mısır ve İsrail’le yaptığı Antlaşmalarla ortaya çıkan kavşağın (tripoint) değişmesi söz konusu olabilecektir. Fakat bir Türkiye-Filistin sınırlandırma antlaş-ması, Türkiye-Libya Antlaşması’nın aksine, Türkiye’nin lehine olmayacaktır.
  • Article
    Uluslararası Adalet Divanı’nın Nikaragua–kolombiya Kararında Düz Esas Hatlar Hakkındaki Tespitlerine İlişkin Bazı Gözlemler
    (2023) Bayıllıoğlu, Uğur
    Uluslararası Adalet Divan’ı, Nikaragua ile Kolombiya arasındaki davada verdiği kararında, deniz hukukunun tartışmalı konularından biri olan düz esas hatlar hakkında önemli tespitler yapmıştır. Bu tespitler esas itibariyle önceki içtihatla ve doktrinle uyum arz etmektir. Bu bağlamda, BMDHS’nin düz esas hatlar üzerindeki dizaynı, makullük, istisnailik ve dar yorum üzerine bina edilmiştir. Böylece, çok özel bir coğrafyada, sınırlı bir uygulama alanına hasredilmiştir. Divan’ın ada dizisi şartı açısından zikrettiği 75 millik sayısal değerin, her coğrafya açısından geçerli olmadığı açıktır. Yine de Divan’ın vurgusuna mazhar olması önemlidir. Zira ileride devletlerce benimsenme ve normatif değer kazanma potansiyeline sahiptir. Yine esas hatların iç sınırı oluşturmaları nedeniyle deniz alanlarının yan ve dış sınırlarını etkileyecekleri açıktır. Bu etkiyi yapan aşırı iddia ve uygulamalara karşı diğer devletlerin itirazı da devletlerin düz esas hatların istisnailiği konusundaki normatif tutumunu göstermektedir. Keza her zaman itiraza maruz kalmayan ve insanlığın ortak mirası statüsündeki deniz alanlarına tecavüz eden aşırı düz esas hat iddiaları da geçerlilik taşımamaktadır.
  • Book
    Türkiye – Libya Antlaşması Ekseninde Doğu Akdeniz Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma Uyuşmazlığı
    (Turhan Kitabevi, 2021) Bayıllıoğlu, Uğur
    Ege'ye ilişkin deniz hukuku kaynaklı Türk-Yunan uyuşmazlıkları, belki de dünyadaki en karmaşık sınırlandırma uyuşmazlığını bünyesinde barındırmaktadır. Söz konusu uyuşmazlık çözülemeden, Kıbrıs uyuşmazlığı merkezli bir şekilde çok daha karmaşık olan Doğu Akdeniz'deki sınırlandırma uyuşmazlığı gün yüzüne çıkmıştır. Bu, mevcut Türk-Yunan uyuşmazlıklarını ve özellikle Kıbrıs uyuşmazlığını boyutlandırmıştır. Taraflar arasında birçok nota ve açıklamaya konu olan bu uyuşmazlık, özellikle 27 Kasım 2019 tarihli Türkiye-Libya Antlaşması'ndan sonra yoğun bir şekilde kamuoyunun gündemine gelmiş ve Türk dış politikasının ve Türkiye-Yunanistan-Avrupa Birliği ilişkilerinin temel odağı halini almıştır. Çalışmada, siyasi veya ideolojik bir görüşü savunmak, öne çıkarmak, eleştirmek veya telin etmek gibi bir amacı ve niyeti yoktur. Yazarın ve çalışmasının gündelik siyasete yönelik hiçbir iddia ve amacı bulunmamaktadır. Çalışma, sadece ve sadece akademik amaçlara yönelik olup, sadece ve sadece sıradan bir vatandaşın ulaşabileceği, kamuya açık bilgi ve belgelerden faydalanılarak hazırlanmış. Çalışma, akademik amaçlı olarak ve akademik ölçü, ölçüt, yöntem ve üslupla kaleme alınmış. Çalışmada, Türkiye safında yer alan yazar, hukuki açıdan Türk tezlerini ve Türkiye'nin çıkarlarını akademik amaçla ve bilimsel yöntemlerle savunmaya çalışmıştır. Yeri geldiğinde önerilerde ve Türkiye lehine uyarılarda bulunmuş.