Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 10
  • Master Thesis
    Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Turhan, Name
    Kişinin sahip olduğu manevi varlıklardan birisi de özel hayattır. Kişinin bu varlığı üzerinde sahip olduğu hak olan özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, Anayasa'nın 20 ile 22'nci maddeleri arasında özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti ve konut dokunulmazlığı olarak üç başlık halinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ''özel hayata ve aile hayatına saygı'' başlıklı 8'inci maddesi de özel hayat, aile hayatı, konut ve haberleşmeyi koruyan bir düzenleme içermektedir. Türk hukukunda özel hayatın gizliliğinin ihlali bir suç olarak ilk defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap, İkinci Kısım, ''Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar'' başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yer alan 134'üncü madde ile düzenlenmiştir. Bu çalışmanın amacı; kişinin kendisine yakın olan kişilerle paylaştığı ve bu kişiler dışındaki kimselere kapalı olan, kişiliğini geliştirmek ve gerçekleştirmek için sahip olduğu özel hayat alanının sınırlarını tespit etmek, kapsamını ortaya koymak, ulusal ve uluslararası hukuktaki görünümünü açıklamak ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yapısal unsurlarını tüm yönleriyle incelemektir.
  • Master Thesis
    Pierre Bourdieu sosyolojisi temelinde yeşil yol projesi ve neoliberal çevre politikalarının Rize özelinde yerel topluma etkisi
    (Çankaya Üniversitesi, 2016) Çalışkan, Deniz Şule
    Neoliberalizm sosyal devlet gücünü zayıflatıp özel sektörü güçlendirmeyi ve emeğin gücünü yok etmeyi amaçlayan bir örgütlenme biçimidir. Bugün toplumları etkisi altına alan bu örgütlenme biçimi kullandığı argümanlarla kendini yegâne doğru olarak göstermektedir. Bu araştırmada neoliberal politikaların doğa üzerindeki etkisi Pierre Bourdieu sosyolojisi temelinde ele alınmıştır. Neoliberalizmin bir doxa olduğu varsayımından hareketle Rize'de yapılması planlanan Yeşil Yol Projesi'nin doğaya ve insanlığa etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmanın nihai hedefi doğa ve doğa kaynaklı bilgi olarak karşımıza çıkan epistemeyi ortaya çıkarmaktır.
  • Master Thesis
    Markayı kullanma zorunluluğu ve kullanmamanın hukuki sonuçları
    (Çankaya Üniversitesi, 2017) Karaca, Osman Umut
    Bu çalışmada; marka hukuku bağlamında markanın kullanılması zorunluluğu, söz konusu zorunluluğun kaynağı ve kapsamı ile markanın kullanılmaması halinde ortaya çıkabilecek hukuki durumlar incelenmiştir. Çalışmada, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler bağlamında markayı kullanma zorunluluğu, Anayasa Mahkemesinin mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, markayı kullanma zorunluluğuna ilişkin hükümlerini iptal etmesinin ortaya çıkardığı hukuki durumlar, bu iptal kararlarının 22.12.2016 tarihli 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uygulamasına etkilerinin olup olmadığı tartışması ile Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle markayı kullanma zorunluluğunun genişletilen kapsamı etraflıca ele alınmış, uygulamada karşılaşılması muhtemel sorunlara ve bu sorunların olası çözümlerine değinilmiştir.
  • Master Thesis
    Destekten yoksun kalma tazminatı
    (2017) Musabeyli, Sıdıka Yağmur
    Yüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, destekten yoksun kalma tazminatı incelenmiştir. Destek yoksun kalma tazminatı, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayı sonucunda ölen kişinin yaşarken yardımda bulunduğu veya ilerde bulunması muhtemel kişilerin mal varlıklarında oluşan zararların giderilmesinden ibarettir. Bu tazminatı talep edebilmek için öncelikle ölenin, tazminatı talep eden kişiye mevcut veya ileride olması muhtemel desteğinin ispatı gerekmektedir. Bunun yanı sıra destek görenin de ölen desteğin bakımına ihtiyacı olduğu ispatlanmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız karakter ve istisnai nitelik taşıdığı gibi temelini maddi bir zararın oluşturduğu yansıma yoluyla uğranılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatının kaynağını haksız fiiller, sözleşmeler veya vekalet iş görme oluşturabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin gelirinin ve elde ettiği ekonomik değerlerin belirlenmesi gerekmektedir. Desteğin ölümüyle, destek görenin elde ettiği menfaatler ile hayatta kalan eşin yeniden evlenme ihtimali destekten yoksun kalma tazminatında indirime sebep olmaktadır. Çalışmamızda destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili doktrindeki tartışmalar ile Yargıtay uygulamalarına yer verilmiştir.
  • Master Thesis
    Destekten yoksun kalma tazminatı
    (Çankaya Üniversitesi, 2017) Kayıcı, Kaan Özgür
    Yüksek Lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalışmada, destekten yoksun kalma tazminatı incelenmiştir. Destek yoksun kalma tazminatı, uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayı sonucunda ölen kişinin yaşarken yardımda bulunduğu veya ilerde bulunması muhtemel kişilerin mal varlıklarında oluşan zararların giderilmesinden ibarettir. Bu tazminatı talep edebilmek için öncelikle ölenin, tazminatı talep eden kişiye mevcut veya ileride olması muhtemel desteğinin ispatı gerekmektedir. Bunun yanı sıra destek görenin de ölen desteğin bakımına ihtiyacı olduğu ispatlanmalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı bağımsız karakter ve istisnai nitelik taşıdığı gibi temelini maddi bir zararın oluşturduğu yansıma yoluyla uğranılan bir tazminat türüdür. Destekten yoksun kalma tazminatının kaynağını haksız fiiller, sözleşmeler veya vekalet iş görme oluşturabilir. Destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken desteğin gelirinin ve elde ettiği ekonomik değerlerin belirlenmesi gerekmektedir. Desteğin ölümüyle, destek görenin elde ettiği menfaatler ile hayatta kalan eşin yeniden evlenme ihtimali destekten yoksun kalma tazminatında indirime sebep olmaktadır. Çalışmamızda destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili doktrindeki tartışmalar ile Yargıtay uygulamalarına yer verilmiştir.
  • Master Thesis
    Soğuk savaş döneminde Türkiye'deki komünizmle mücadele dernekleri
    (Çankaya Üniversitesi, 2017) Güldal, Mehmet
    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de Soğuk Savaş'ın hissedildiği dönemde, artan anti-komünist ve anti-Sovyet tutum neticesinde ortaya çıkan Komünizmle Mücadele Dernekleri'ni incelemektir. Çalışmada, Türkiye'nin Soğuk Savaş'a dâhil oluşunun nedenleri ve sonrasında oluşan politik gerilimlerin Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin kurulumunu nasıl etkilediği açıklanacaktır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 1940'lı yıllarda İkinci Dünya Savaşı'nın getirdiği gerilimin Türkiye'ye olan yansımaları incelenmiştir. Ayrıca savaş sonrası dönemde değişen dünya düzeninde Türkiye'de yaşanan değişimler bu bölümün ana hatlarını oluşturmuştur. İkinci bölümde, Türkiye'nin çok partili hayata geçişi sonrasında Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi ve NATO'ya üyelik sonrasında Türkiye'nin ordu, bürokrasi ve kültürel alanda yaşadığı Amerikan modelli değişim ele alınmıştır. Daha sonrasında 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası yeniden şekillenen Türk siyasetini anlamak için 1960'lı yıllar alt başlığı altında, Türkiye'nin 1960'lı yıllarda yaşadığı politik olaylar mercek altına alınmıştır. Üçüncü bölümde, Türkiye'de bugüne kadar kurulan Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin tarihi anlatılmıştır. Bölümde, farklı kişiler tarafından farklı şehirlerde dört kez kurulup 1948 yılından 1985 yılına kadar faaliyet gösteren Komünizmle Mücadele Dernekleri'nin kurucuları, ilişkileri, yapısı ve faaliyetleri incelenmiş ve Türkiye'de anti-komünist düşünceye sağladığı katkılar ortaya konmuştur.
  • Master Thesis
    1990'lı yılların Türkiye siyasetine genel bir bakış: Yeni Demokrasi Hareketi örnek olayı
    (Çankaya Üniversitesi, 2016) Göbel, Arda
    Bu çalışmada amacımız, 1990'lı yıllar Türkiye siyasetinin karakteristik özelliklerini akılda tutarak, Yeni Demokrasi Hareketi'ni (YDH) anlamaya çalışmaktır. İki bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde; 1990'lı yıllar Türkiye siyasetinin genel özellikleri ortaya konmaya çalışılacaktır. İkinci bölümde ise ilk bölümde çizdiğimiz çerçeve üzerinden YDH'nin değerlendirilmesi yapılacaktır. Yeni Demokrasi Hareketi, 1993 Nisan'ında işadamı Cem Boyner'in ev sahipliğinde düzenlenen ve bir nevi "beyin fırtınası" olarak isimlendirebileceğimiz toplantılar neticesinde kendisini Türkiye kamuoyuna tanıtmıştır. 1993 yılının sonlarına doğru popülerliğini arttıran YDH, bir sivil toplum hareketi olmaktan çıkıp "gayrı resmi bir siyasal parti" işlevine bürünmüştür. 1994 yılının ortalarına doğru kamuoyundan gelen olumlu geri dönüşler, YDH'nin resmen bir siyasal partiye dönüşme çabalarını hızlandırmıştır. 1994 yılının son haftasında resmen bir siyasal partiye dönüşen YDH, Genel Başkan Cem Boyner'in liderliğinde teşkilatlanma çalışmalarını hızlandırmıştır. YDH, kuruluşundan tam bir yıl sonra gerçekleştirilen 1995 Milletvekili Erken Genel Seçimlerine katılmış ancak % 0,48 oy alarak büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştır. Bir sivil toplum hareketi iken büyük bir sempatiyle bakılan ve kamuoyunun teveccühüne mazhar olan YDH, hareketin bir siyasal partiye dönüşmesinin ardından, eski popülerliğini ve kamuoyu desteğini yitirmiştir. Seçimlerde alınan kötü neticenin ardından yeniden YDH Genel Başkanı seçilen Cem Boyner, 1996 Nisan'ında YDH Genel Başkanlığını ve siyaseti bıraktığını açıklamıştır. Boyner'in partiden ayrılmasının ardından Hüseyin Ergün'ün genel başkanlık görevini yürüttüğü YDH, tam anlamıyla bir "tabela partisi"ne dönüşmüş ve 1997 Kasım'ında Barış Partisi'ne katılma kararı alarak siyasal hayattaki varlığına son vermiştir.
  • Master Thesis
    Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi
    (Çankaya Üniversitesi, 2017) Özüren, Murat
    Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen görüşe göre, bir ön sözleşmedir. Bu sözleşme ile taraflar, ileride kurulacak olan taşınmaz satış sözleşmesinin yapılması borcunu üstlenmektedirler. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yapılmış olması, taşınmaz satış sözleşmesinin kurulabilmesi için gerekli olan zorunlu bir safha değildir. Ancak, taraflar taşınmaz satış sözleşmesini yapmadan önce kendilerini güvence altına almak amacıyla taşınmaz satış vaadi sözleşmesini yapma yoluna gidebilirler. Taşınmaz satış sözleşmesi ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi birbirinden ayrı hukuki niteliklere sahip olup, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri noterler tarafından da düzenlenebilmektedir. Buna karşın, taşınmaz satış sözleşmesini düzenleme yetkisi noterlere verilmemiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kurulması ile taşınmazın mülkiyeti doğrudan alıcıya geçmemektedir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tek başına tapu siciline yapılacak olan tescile hukuki sebep oluşturamaz. Tarafların ayrıca vaad etmiş oldukları taşınmaz satış sözleşmesini resmi şekle uygun olarak akdetmeleri gerekmektedir. Ancak sonradan akdedilmiş bulunan bu taşınmaz satış sözleşmesine dayanılarak tapu siciline tescil işlemi yapılabilir. Tezde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kavramı detaylı bir şekilde incelenmeye çalışılacaktır. Konu incelenirken taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin mevzuat hükümlerinden, doktrinde yer alan görüşlerden ve Yargıtay kararlarından yararlanılmıştır. Tez üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tanımına, hukuki niteliğine ve çeşitlerine yer verilmiş olup, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin benzer kavramlarla karşılaştırılması yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için gerekli olan şartlardan bahsedilmiş, bu şartlara uyulmaksızın kurulmuş bulunan taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine uygulanacak hukuki yaptırımlara değinilmiştir. Tezin üçüncü ve son bölümünde ise, geçerli olarak akdedilmiş bulunan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gerek sözleşmenin tarafları arasında doğurduğu hükümler, gerekse sözleşmenin tarafları ile üçüncü kişiler arasında doğurduğu hükümler anlatılmıştır. Üçüncü bölümde son olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin sona ermesi incelenmiş, taraflar arasındaki borç ve borç ilişkisinin sona erme sebeplerinden bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler : Taşınmaz satış vaadi, ön sözleşme, satış sözleşmesi, noter, resmi şekil, tapu siciline tescil.
  • Master Thesis
    İnsan kaynakları yönetiminde hizmet içi eğitim faaliyetlerinin iş motivasyonuna etkisi: Belediye uygulaması
    (Çankaya Üniversitesi, 2017) Yavuz, Sinem
    Günümüzde sosyal, ekonomik ve teknolojik alanda yaşanan gelişmeler birçok yeniliği de beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan çağın gereklerine uyum sağlamak eğitim faaliyetleri ile mümkün olmaktadır. İş görenlerin ihtiyaçlarına yönelik yapılan hizmet içi eğitimler kurum ve iş görenler açısından önem taşımaktadır. Kurumların kaliteli, etkin ve verimli hizmet sunmaları eğitimli ve nitelikli iş gücüne sahip olmalarına bağlıdır. Hizmet içi eğitim ile iş görenlere bilgi, beceri ve tutum kazandırarak işlerini istekle yapmaları sağlanmaktadır. İşini istekle yapan iş görenlerin motivasyonu yüksek olmaktadır. Bu bağlamda, hizmet içi eğitim faaliyetlerinin iş görenlerin motivasyonu üzerinde etki yapan önemli bir faktör olduğu düşünülmektedir. Bu araştırma kapsamında insan kaynakları yönetiminde hizmet içi eğitim faaliyetleri ile belediyede çalışan beyaz yakalı iş görenlerin iş motivasyonu arasındaki ilişki ve hizmet içi eğitim faaliyetlerinin iş motivasyonu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmada anket yöntemi kullanılmıştır. Anket yolu ile elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 23 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon ve doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma kapsamında yapılan korelasyon analizi sonucuna göre hizmet içi eğitim ile iş motivasyonu arasında anlamlı pozitif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Regresyon analizinden elde edilen sonuçlar ise hizmet içi eğitimin iş motivasyonuna pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Influence of sport celebrity endorsement on basketball players purchase decision
    (Yazar Sürümü, 2017) Serhat Avcı, Mustafa
    Bu araştırma tüketicilerin reklama, markaya ve markayı tanıtan ünlü kişilere yönelik tutumlarını etkileyen ana etkenleri tanımlamaktadır. Bu çalışmanın amacı spor ve spor dışı markaların tanıtımlarını yapan ünlü sporcuların etkinliğini incelemektir. Bu çalışma, ünlü markaların sponsorluk antlaşmalarında marka yöneticilerine değerli sonuçlar verir ve şirketlere stratejik hedefleri en üst düzeye çıkarmasını sağladığı gibi, yatırım getirisini de maksimize etmek için gerekli bilgiyi sağlar. Bu çalışmada basketbol oyuncularının satın alma davranışlarını etkileyen faktörlerini değerlendirmek için, Türkiye‟de basketbol oynayan profesyonel oyuncular kullanılmıştır. Erkek ve kadın olmak üzere 350 basketbol sporcusuna anket çalışması uygulanmıştır. Çalışmanın önemli bir bulgusu olarak, anket öncesin de prestij, özgüven, güvenilirlik, çekicilik ve benzersiz olma gibi faktörlerin basketbol oyuncularının satın alma kararlarına belirgin etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda bu çalışma hemen her basketbol oyuncusunun rol model olarak aldığı ünlü bir basketbol oyuncusu olduğunu ve markalar tarafından sunulan ürün ve hizmetleri beğenmemiş olsalar bile; hayranı oldukları ünlü sporcuların tanıttıkları ürün ve hizmetleri satın alma niyetin de oldukları gözlemlenmiştir. Bazı basketbol oyuncuları hayranı oldukları ünlü basketbol oyuncularının tanıtımını yaptığı ürünleri kullanmanın kendilerine şans getireceğine inanırlar. Anketlerden alınan geri dönüşler kalite, rahatlık ve tasarım gibi faktörlerin de, basketbolcuların satın alma davranışlarına etkisi olduğunu kanıtlamaktadır. Anahtar Kelimeler: ünlü sporcu, marka, basketbol, prestij, özgüven, güvenilirlik, reklam, çekicilik, benzersiz olma