Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 68
  • Master Thesis
    Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu
    (2016) Selbes, Ece
    Çalışmamızın konusunu Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK m.188) oluşturmaktadır. Uyuşturucu ve uyarıcı madde bağımlılığı insan ve toplum sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle önemlidir. Konu ile ilgili olarak mevzuatımızda Türk Ceza Kanununda ve özel kanunlarda yapılan düzenlemeler ile gerekli denetimler yapılmaktadır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları için ağır yaptırımlar öngörülmüştür. Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının artarak yaygınlaşmasını önlemek amacıyla söz konusu maddelerin imal ve ticaretinin denetlenmesi önemlidir. İlk bölümde uyuşturucu veya uyarıcı madde kavramı, tanımı, çeşitleri incelenmekte, ilgili uluslararası sözleşmeler, örgütler ve iç hukukumuzda yer alan düzenlemeye değinilmektedir. İkinci bölümde uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu kapsamında, hukuki konu, maddi konu, suçun faili ve mağduru ve suçun kanuni unsuru, maddi unsuru, manevi unsuru ve hukuka aykırılık unsuru incelenmiştir. Üçüncü bölümde suçun özel görünüş biçimleri, suçun nitelikli halleri, yaptırım, etkin pişmanlık, zamanaşımı, soruşturma ve kovuşturma konuları incelenmiştir. Sonuç kısmında çalışmamızda yer alan konular genel olarak özetlenmiş ve değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Bireysel iş hukukunda dava şartı arabululuculuk
    (2019) Yanaral, Hande Ceylan
    Toplum içinde yaşayan bireyler birbirleri ile iletişim ve etkileşim içindedir. Bu nedenle aralarında uyuşmazlıkların çıkması olağan bir süreçtir. Uyuşmazlıkların çözümü bakımından taraflar empati ile hareket ettiklerinde sorunun çözümü kolaylaşmaktadır. Ancak bu zamana kadar taraflar, uyuşmazlık konusunda haklı olduklarını belgelemek için dava açma yolunu tercih etmişlerdir. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2008 yılından bu güne kadar hukuk davaları artan bir ivme göstermiştir. Hukuk Mahkemelerinin 2011-2018 yılları arasındaki dosya sayıları incelendiğinde 2018 yılında hukuk mahkemelerinde açılan dava sayısı 2011 yılına göre %24,9 artış göstermiştir. Bu verileri iş mahkemeleri bakımından ayrıntılı incelemeye aldığımızda 2018 yılı istatistiklerine göre önceki yıldan devralınan dosya sayısı 351 507, yeni açılan dava sayısı 162 339, üst mahkemeden bozularak gelen dosya sayısı 26 310 olup toplam dosya sayısı 540 156'dır. Davaların genel ortalama görülme süresi istatistiki olarak 283 gün olmasına rağmen iş mahkemelerinde bu oran 629 gün olarak rapor edilmiştir. Bu veriler ışığında 2011-2018 yılları arasında açılan davaların nerdeyse karara bağlanan davalar kadar olduğunu söylemek mümkündür. Bu da hâkimlerin iş yüklerinin artmasına ve verilen kararların hukuka uygunluğunun tartışılmasına sebep olmaktadır. İş mahkemelerinde açılan davaların büyük bir kısmını alacak, tazminat ve tespit davaları oluşturmaktadır. Türkiye genelinde 2018 yılında iş mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan davalarda 112 805 dava (%59,6) ile birinci sırayı alacak davası, ikinci sırayı ise 41 112 dava (%21,7) ile tespit davası almaktadır. Açılan davaların uzun sürmesi, yargılama masraflarının fazlalığı, mahkemelerin tarafsızlığına olan inancın zayıflaması ile uyuşmazlıkların alternatif çözüm yolları ile sonuçlandırılması arayışına girilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 07/06/2012 tarihinde kabul edilmesi ile uyuşmazlıkların arabuluculuk yolu ile çözümlenmesi hukuk sistematiğimizde yer edinmiştir. Türkiye'de yeni bir kurum olduğundan üzerinde tartışmalar yapılarak geliştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle de inceleme konusu olarak bireysel iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk konusu seçilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte bireysel iş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, dava şartı haline gelmiştir. Kanunun uygulama alanı sadece bireysel iş hukuku uyuşmazlıklarıdır. Toplu iş uyuşmazlıkları ayrı bir kanuna tabi olduğundan çalışmamızda yer almayacaktır. İş uyuşmazlıklarında açılan davalar işçi ve işveren arasındaki çalışma barışının bozulmasına neden olmaktadır. Açılan davalar sonucunda elde edilen kararların hakkaniyete uymadığı inancı, kararların icrasında yaşanan sıkıntılar devlete olan güveni de zedelediğinden toplumsal kaosa neden olmaktadır. Devlete güvenin olmadığı, toplum huzurunun sağlanamadığı ortamda suç oranları artmakta, bireyler hukuka aykırı çözümlere yönlenmektedir. Bunun önüne geçmek için özellikle iş uyuşmazlıkların çözümünde tarafların inisiyatif alarak sürece dahil olmaları önem arz etmektedir.
  • Master Thesis
    Markanın hükümsüzlüğü ve hukuki sonuçları
    (2017) Gökçen, Görkem
    Bu çalışma, markanın hükümsüzlüğü ve hükümsüzlüğün hukuki sonuçlarını 22.12.2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 10 Ocak 2017 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile karşılaştırmak suretiyle incelemeyi amaçlar. Bu çalışmanın konusu olan "markanın hükümsüzlüğü ve hukuki sonuçları", incelenirken Giriş ve Sonuç bölümleri hariç Birinci Bölümde marka kavramı, markanın işlevleri, türleri ve sınıflandırılması ve marka hakkı; "Markanın Hükümsüzlüğü" başlıklı İkinci Bölümde; markanın hükümsüzlüğü kavramı, markanın hükümsüzlüğünün markanın iptalinden farkı, markanın hükümsüzlüğü sonucunu doğuran sebepler; "Hükümsüzlük Davası" başlıklı Üçüncü Bölümde; hükümsüzlük davası, hükümsüzlük davalarına ilişkin usul hükümleri, hükümsüzlük davalarının kötüniyetli olarak açılması sorunu; "Markanın Hükümsüzlüğünün Hukuki Sonuçları" başlıklı Dördüncü Bölümde ise; hükümsüzlüğün hukuki sonuçları, etkileri ve kapsamı, markanın rehninde, haczinde ve marka üzerinde intifa hakkının bulunduğu hallerde hükümsüzlüğün etkisi konuları konuya ilişkin olarak öğretide ileri sürülen görüşler ve Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Destekten yoksun kalma tazminatı ve hukuki sonuçları
    (2017) Kaba, Gizem
    Destekten yoksun kalma tazminatı zarar verici fiil sonucu ölüm olayının meydana gelmesi durumunda, ölen kişinin hayattayken yardımda bulunduğu veya ileride bulunacağı kişilerin mal varlıklarına yönelik meydana gelen zararların giderilmesini amaçlamaktadır. Bu tazminatın gündeme gelebilmesi için öncelikle tazminat talep eden kişi ile ölen kişi arasındaki destek ilişkisi tespit edilmelidir. Destek ilişkisinden söz edebilmek için düzenli ve devamlı yardımın mevcut olması veya ileride bu yardımların gerçekleşeceğinin kuvvetle muhtemel olması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatının özelliklerini bağımsız nitelik taşıması, mal varlığı zararı şeklinde gözükmesi ve yansıma zarar teşkil etmesi olarak sıralayabiliriz. Düzenli ve devamlı bir yardımın söz konusu olmasının yanı sıra, desteğin bakım gücüne sahip olduğunun ve destek görenin de bakım ihtiyacı içinde olduğunun kanıtlanması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatındaki zararın hesaplanabilmesi için öncelikle desteğin tazminata esas alınacak geliri belirlenir ve tazminat hukukunun genel prensipleri ışığında zarardan ve tazminattan indirilmesi gereken durumlar göz önünde tutulur. Son olarak belirlenen tazminat faiziyle birlikte irat veya sermaye şeklinde borçludan tazmin edilir.Hazırlanan bu çalışmada konu ile ilgili doktrindeki tartışmalara yer verilmiş olup, Yargıtay kararlarıyla desteklenmiştir.
  • Master Thesis
    İş güvenliği kapsamında öğrenci yurtlarında yangın güvenlik önlemlerinin incelemesi ve bir örneklem
    (2018) Özayan, Pınar
    Bu tez çalışması öğrenci yurtlarında alınması gereken yangın güvenlik önlemlerini kapsamaktadır. Tezde önce öğrenci yurtlarına ilişkin mevzuatın yangın ile ilgili bölümleri incelenmiş, son 5 yılda Türkiye'de meydana gelen öğrenci yurdu yangınları irdelenmiştir. Daha sonra tasarım, uygulama ve kullanım aşamalarında alınacak yangın güvenlik önlemleri ele alınmıştır. Yangın güvenliğine ilişkin ölçütlerin kullanılabilirliğini arttırmak için ulusal yönetmeliğimiz olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerini içeren kontrol listeleri oluşturulmuştur. Ayrıca tezde; kontrol listelerinin kullanılabilirliğini ölçmek için bir öğrenci yurdu binası incelenmiş, değerlendirme sonucunda önerilerde bulunulmuştur.
  • Master Thesis
    Trafo merkezlerinde manyetik alan maruziyetleri üzerine bir inceleme
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Sağdıçoğlu, Umut Çetin
    Artan enerji ihtiyacı ile sayıları gün geçtikte artan ve enerji iletim sisteminin kalbi olarak görülen trafo merkezlerinde görev yapan işletme teknisyenleri işleri gereği manyetik alana maruz kalmaktadırlar. Bu çalışmada, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde 31 farklı "154kV/34,5kV" trafo merkezinde manyetik alan ölçümü yapılarak çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından maruziyetleri değerlendirilmiştir. Ölçümler düşük frekansta ölçüm yapan TENMARS TM-192D Üç Eksenli Manyetik Alan Ölçer cihazı ile çalışanların yaptıkları farklı görevler için bulundukları noktalarda yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar ölçüm noktalarına göre kategorize edilmiş olup, ölçüm sırasında trafo merkezindeki anlık yük durumu da göz önüne alınarak trafo merkezleri arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Karşılaştırma sonuçları ile ulusal ve uluslararası düzenlemelerle belirlenen limit değerler ışığında trafo merkezi işletme teknisyenleri için yüksek maruziyet teşkil eden bölgeler tespit edilmiştir. Ölçümler sonucunda en yüksek maruziyet değerinin eski tip trafo merkezlerinin kapalı şalt hücre önlerinde olduğu görülmüş olup buradaki en büyük etkenin sistem ile personel arasındaki kısa mesafe olduğu tespit edilmiştir. Manyetik alan maruziyetinin azaltılması için, gelişen teknolojinin sağladığı imkanlar dahilinde işletme teknisyenlerinin tüm işlemleri uzaktan kontrol sistemleri ile kumanda odasından yapması faydalı olacaktır.
  • Master Thesis
    Kalker ocaklarında ocak sularının ve delme-patlatma işlemlerinin iş sağlığı ve güvenliği üzerine etkilerinin araştırılması
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Aykal, Utku Meriç
    Bu çalışma ile kalker sahalarında proses gereği tüm çalışmaların, güvenli sürdürülmesi için gereken proaktif yaklaşımlar incelenmiş, kalker rezervi kazanımı için gereken çalışmalar sırasında meydana gelebilecek risk unsurlarının nasıl en aza indirilebileceği araştırılmıştır. Gerekli saha çalışmaları yapılmış ve iş kazaları, "Mühendislik Metotlar Yöntemi" uygulamaları ile asgariye indirilmeye çalışılmış yani olası iş kazalarına kökten tedbir alınmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Mizah dergilerinde siyasal lider temsilleri: Gırgır dergisi ve Turgut Özal örneği (1983-1989)
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Şener Balıkçıoğlu, Ecem
    Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin en önemli mizah dergilerinden biri olan Gırgır dergisinde Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde nasıl temsil edildiği üzerine tasvir edici bir çerçeve sunmaktır. Çalışma, iki ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, Turgut Özal'ın siyasal yolculuğuna genel hatlarıyla değinilecektir. Bu çerçevede ANAP'ın kuruluş süreci, Özal'ın başbakanlığı dönemindeki temel politikalar ve tartışmalar ile bu hat üzerinden Özal imgesinin genel bir değerlendirilmesi yapılacaktır. İkinci bölümde ise, Türk mizah tarihine Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası mizah dergileri üzerinden kısaca bakılacaktır. Bu doğrultuda söz konusu bölümde Gırgır'ın doğuşuna ve Gırgır'ın kurucusu Oğuz Aral'a dair bir tartışma yürütülecektir. Ardından, Turgut Özal'ı başbakanlığı döneminde Gırgır Dergisi'nde nasıl temsil edildiği üzerine düşünülecektir. Çalışmada söz konusu temsillerin özellikle seçimler, yolsuzluklar-usulsüzlükler, hayat pahalılığı, yabancı sermaye ve Özal'ın aile bağları ile ilgili konulara odaklandığı gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turgut Özal, Gırgır, mizah dergileri, ANAP, siyaset
  • Master Thesis
    Afet riski altındaki yapının yeniden değerlendirilmesi
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Konkan, Selçuk
    Ülkemizde kentsel dönüşümün can alıcı parçasını afet riski altındaki yapıların yeniden değerlendirmesi oluşturmaktadır. Tez konum ise afet riski altındaki bir yapının yeniden değerlendirilmesidir. Çalışmamın birinci bölümünde kentleşme ve kentsel dönüşümün tarihi ile kentsel dönüşümün anayasal haklar konusunda değerlendirmesi yer almaktadır. Bu bölümde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları, Avrupa Kentsel Şartı, Anayasa Mahkemesi kararlarından faydalanılmıştır. İkinci bölümde, riski yapının tespiti, tahliyesi ve yıkımı incelenmiştir. Bu bölüm idare hukukunun konusu olduğundan Danıştay kararlarından faydalanılmıştır Üçüncü ve dördüncü bölümde, afet riski altındaki yapının dönüşüm uygulaması süreci incelenmiştir. Bu bölümde maliklerin karar verme süreci ve özel hukukun konusu olan kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi incelenmiştir. Anahtar kelime: kentsel dönüşüm, kentsel yenileme, riskli yapı, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu
    (Çankaya Üniversitesi, 2018) Turhan, Name
    Kişinin sahip olduğu manevi varlıklardan birisi de özel hayattır. Kişinin bu varlığı üzerinde sahip olduğu hak olan özel hayatın gizliliği ve korunması hakkı, Anayasa'nın 20 ile 22'nci maddeleri arasında özel hayatın gizliliği, haberleşme hürriyeti ve konut dokunulmazlığı olarak üç başlık halinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ''özel hayata ve aile hayatına saygı'' başlıklı 8'inci maddesi de özel hayat, aile hayatı, konut ve haberleşmeyi koruyan bir düzenleme içermektedir. Türk hukukunda özel hayatın gizliliğinin ihlali bir suç olarak ilk defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap, İkinci Kısım, ''Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar'' başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yer alan 134'üncü madde ile düzenlenmiştir. Bu çalışmanın amacı; kişinin kendisine yakın olan kişilerle paylaştığı ve bu kişiler dışındaki kimselere kapalı olan, kişiliğini geliştirmek ve gerçekleştirmek için sahip olduğu özel hayat alanının sınırlarını tespit etmek, kapsamını ortaya koymak, ulusal ve uluslararası hukuktaki görünümünü açıklamak ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yapısal unsurlarını tüm yönleriyle incelemektir.