Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 421
  • Master Thesis
    Suriyeli mültecilerin yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) karar süreçlerini şekillendiren unsurların incelenmesi: Yenimahalle (Ankara) örneği
    (2023) Destina, Demirtaş
    2011 yılında Suriye'de patlak veren iç savaşın ardından milyonlarca insan ülkesini terk ederek güvenli bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır. Suriye'den Lübnan, Ürdün, Irak ve Türkiye gibi komşu ülkelere ve Avrupa ülkelerine doğru yayılan göç dalgası, yirmi birinci yüzyılın en büyük kitlesel göç hareketliliği olarak anılmaktadır. Türkiye, 2011 ve 2015 yılları arasında Suriyelilere karşı uygulamış olduğu "açık kapı politikası" nedeniyle Suriyeli göçünden en fazla etkilenen ülke olmuş ve 2023 yılı itibariyle yaklaşık 3.3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapmasıyla dünya üzerinde en fazla mülteci barındıran ülke konumuna gelmiştir. Böyle bir göç sürecine hazırlıklı olmayan Türkiye, başlangıçta ülkeye giren Suriyelileri sınır kentlerine kurulan çadır kentlere ve barınma merkezlerine yerleştirmiştir. Ancak, Suriyeli sayısının kısa sürede kontrolsüz şekilde artmasıyla çadır kentlerde ve barınma merkezlerinde sunulan hizmetler yetersiz kalmaya başlamıştır. Yaşam koşullarının kötüye gitmesi ve Türkiye'de Suriyelilere yönelik yerleştirme politikasının eksikliği nedeniyle Suriyelilerin %98.5'i kendi imkânlarıyla kentlerde yaşamayı tercih etmiştir. Kentlerin belirli bölgelerinde kümelenme eğilimi gösteren Suriyelilerin, kentlerdeki sosyo-mekânsal değişime olan etkisinin okunması, mültecilerin yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerinin ve belirleyici unsurlarının incelenmesini gerekli kılmıştır. Bu kapsamda çalışma, Suriyeli mültecilerin ilk yer seçimi tercihlerini ve sonrasında yerleşim (kalıcılık) süreçlerini araştırmayı, yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerini şekillendiren unsurları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, nitel bir araştırma yaklaşımıyla yer seçimi ve yerleşim (kalıcılık) süreçlerini şekillendiren unsurların Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde Suriyelilerin yoğunlukta olduğu Karşıyaka, Yeşilevler ve Demetevler Mahallelerinde gerçekleştirilen saha çalışmasıyla tespit edilmesi hedeflenmiştir.
  • Master Thesis
    Konutlarda kapalı otoparkların enerji verimliliği açısından tasarım standartlarının değerlendirilmesi
    (2023) Can, Ramazan
    Hava kirliliği, çevre kirliliği, kaynakların hızla tükenmesi gibi küresel sorunlar, sağlık ve konfor koşullarının giderek bozulması gibi olumsuzluklarla birlikte sürdürülebilirlik kavramını her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. Ekolojik, ekonomik ve sosyokültürel alanlara etkisinden dolayı, sürdürülebilirlik esaslarının sağlanması gereken en önemli alanlardan biri de yapı sektörüdür. Artan nüfus ile teknolojinin de gelişmesine paralel olarak hız kazanan üretim ve tüketim döngüsü iyi yönetilemediği için ortaya çıkan iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi sorunlar geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğinden dolayı enerji verimliliği, karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması daha da önem kazanmıştır. Mimarlar mekân tasarımlarında pasif tasarım kriterlerini göz önünde bulundurarak özellikle enerji performansı yüksek yapılar üretme çabasındadır. Yapıların enerji tüketimleri harcanan toplam enerjideki oranları nedeniyle çok önemlidir. Yapıların büyük kısmını oluşturan konutlarda ise durum aynıdır. Konut yapılarının tasarımlarında enerji etkin bir yapı tasarımı için yapının konut olan bölümleri kadar ortak kullanım alanları da göz önünde bulundurulmalıdır. Ortak kullanım alanlarından olan kapalı otoparkların ise binaların enerji tüketimindeki payları çok fazladır. Bu yüzden yönetmeliklerde kapalı otopark alanlarının enerji verimliliğinin sağlanması ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç vardır. Özellikle konutlardaki kapalı otoparkların binanın enerji tüketimine etkisi, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Bu yüzden konut yapılarında otopark alanlarının tasarımı yapının enerji performansını olumlu yönde etkileyecek şekilde tasarlanmalıdır.
  • Master Thesis
    Consideration of adaptive reuse process within the context of energy-efficient building design strategies: The example of traditional Şanlıurfa house
    (2023) Bucak, Eda Nur
    Günümüzde sürdürülebilirlik her alanda olduğu gibi inşaat alanında da oldukça önemli bir noktaya gelmiştir. İnşaat alanında sürdürülebilirlik bağlamında mevcut binaların fiziksel ömrünün sonuna dek kullanım ömrünün uzatılması ve atıl kalmasının önlenmesi oldukça önemlidir. Binaların işlevinin güncelliğini yitirmesi, binanın kullanıcılarının ihtiyaçlarını sağlayamaması gibi nedenler binanın kullanım ömrünün sonlanmasının sebeplerindendir. Bu sebeplerin binanın yıkılıp yeniden yapılması yerine bina dönüşüm stratejileri uygulanarak ortadan kaldırılması binanın yıkım ve yeniden yapımında ortaya çıkacak olumsuz çevresel etkilerin ve enerji tüketiminin azaltılmasını sağlayabilir. Bu tez çalışması, bina dönüşüm stratejilerinden adaptive reuse ile bina sürdürülebilirliğinin arttırılması, retrofitting stratejileri ile binanın kullanıcılarının ısıl ve görsel konforunun enerji verimli çözümlerle iyileştirilmesi, uyarlanarak yeniden kullanım ve retrofitting stratejilerinin süreçleri ile her iki stratejinin birlikte planlanmasının önemine odaklanmıştır. Bu bağlamda daha önce atıl durumuna geldikten sonra restorasyon yapılmış, adaptive reuse ile işlev dönüşümü yapılmış geleneksel konut binası üzerinden saha çalışması yapılarak restorasyon ve uyarlanarak yeniden kullanım sonrasında binanın sürdürülebilirliği, kullanıcı konforunun güncel durumu, binanın enerji tüketimi yerinde ölçümler ve simulasyon yöntemi ile belirlenmiştir. Yapılan belirlemeler sonucunda binada ısıl ve görsel konforu enerji verimli şekilde iyileştirmek üzere iyileştirme önerileri geliştirilmiştir.
  • Master Thesis
    Anadolu halk yapı sanatı ve çağdaş mimarlık pratiği: Cengiz Bektaş mimarlığında halk yapı sanatının izleri ve Denizli yöresi konutları örneği
    (2023) Akmil Kahraman, İrem
    Bu çalışmada, Anadolu halk yapı kültürüne önem veren ve bu konuda çalışmalar yapan Cengiz Bektaş'ın, Denizli yöresinde tasarladığı konut yapıları incelenerek, Bektaş mimarlığında Anadolu halk yapı kültürünün izleri aranmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ilk bölümde halk yapı sanatı ve Anadolu yapı kültürü incelenmiş ve kavramsal olarak analiz edilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye mimarlığında halk yapı sanatının izleri aranırken, bu bağlamda dünyada ve Türkiye mimarlığında etkili olan akımlar ve kavramlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, Cengiz Bektaş mimarlığında Anadolu halk yapı sanatının izleri aranmış ve teorik çalışmaları ve mimari eserleri bağlamında çalışılmıştır. Bu çerçevede, ilk olarak Cengiz Bektaş mimarlık anlayışı analiz edilmiş, daha sonra halk yapı sanatı çalışmaları aktarılmıştır. Daha sonra Denizli yöresi özellikleri ve geleneksel Denizli konut mimarlığı özellikleri çalışılarak, tez kapsamında çalışma bölgesi olan Denizli'nin özellikleri aktarılmıştır. Bektaş tarafından Denizli'de tasarlanan beş konut yapısı incelenerek, çalışma kapsamında analiz tabloları oluşturulmuştur. Son olarak, yapılan analizler sonucunda elde edilen bilgiler, Anadolu halk yapı sanatı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Yapılan teorik analizler ve yerinde incelemelerle, Cengiz Bektaş'ın yapılarını tasarlarken, Anadolu halk yapı sanatı özelliklerini, dönemin modern ve çağdaş gereklilikleri çerçevesinde sentezleyerek yeni bir mimari yorum oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    L tipi matris ve 3T risk değerlendirmesi metodlarının ISO 31000 bileşenleri ile entegre edilerek bir inşaat firmasına uygulanması ve karşılaştırılması
    (2023) Doğan, Filiz
    Ülkemizde en fazla ölümlü ve sürekli iş göremezlik ile sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı sektörlerin başında, inşaat sektörü gelmektedir. Sakatlanma ve ölüm ile sonuçlanan kazaların bu sektörde fazla yaşanmasının nedenlerinden bir tanesi seviye farkı olan çalışma alanlarının çok olmasıdır. İş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ile iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi hedeflenmektedir. Çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumanın ilk adımı ise doğru kurulmuş bir risk yönetimidir. İnşaat şantiyelerinde risk değerlendirme aşamasının uzun bir süreci içermemesi ve mümkün olduğunca basit ve ulaşılır kılınması için risk analizi metodu seçiminde dikkatli olmak gereklidir. Bu çalışmada iş güvenliği uzmanlarının sıklıkla kullandığı risk değerlendirme yöntemlerinden L Tipi ( 5x5 matris) ve İSGİP tarafından önerilmekle birlikte henüz sık olarak uygulanmaya başlanmamış 3T metodu ISO 31000 Risk Yönetimi bileşenleri ile entegre edilerek, fiziksel tehlike kaynaklarından birisi olan inşaat çatı faaliyetleri için uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında acil önlem gerektirecek riskleri her iki metodun ortaya koyduğu fakat 3T risk değerlendirme yönteminin L Tipi (5x5 matris) risk değerlendirme yönteminden riskleri ortaya çıkarma noktasında, var olan modülleri aracılığı ile analistlere daha faydalı bir metot olabileceği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    İç ortam hava kalitesi ve sağlıklı çevre bağlamında binalarda doğal havalandırma stratejileri
    (2023) Coşar, Merve
    Son yıllarda hızla artan enerji ve doğal kaynak tüketimi çevresel, ekonomik ve sosyal açılardan küresel ölçekte dünyayı etkilemektedir. Bu durumda dünyada enerji ve doğal kaynak tüketiminin büyük bir bölümünü oluşturan binalar için çevre dostu stratejiler belirlenmelidir. Aynı zamanda bu stratejiler, insanoğlunun sağlıklı ve rahat bir düzeyde yaşamını sürdürmesini sağlayacak niteliklere sahip olmalıdır. Bu stratejiler arasında iç ortam hava kalitesi, kapalı mekanlarda kullanıcı konforu ve insan sağlığı, doğal havalandırma önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmada, bu üç kavramla ilgili literatür araştırması yer almakta olup, Ankara'da bir ofis binasında yapılan alan çalışmasını içermektedir. Yapılan alan çalışmasıyla iç ortam hava kalitesinin kullanıcı memnuniyeti üzerindeki etkisini görmek için anket, iç ortam hava kalitesi ölçümleri ve ofis binasının doğal havalandırma potansiyelini ortaya koyan simülasyonlar yapılmıştır. Bu veriler ışığında ofis binası için doğal havalandırmaya yönelik tasarımsal önerilerde bulunulmuş olup, simülasyonlarla desteklenmiştir. Sonuç bölümü ise, yapılan literatür taraması verileriyle alan çalışmalarının yorumlanmasını içermektedir. Anahtar kelimeler: İç Ortam Hava Kalitesi, Kapalı Mekanlarda Kullanıcı Konforu ve İnsan Sağlığı, Doğal Havalandırma.
  • Master Thesis
    Döviz kuru ve enflasyon ilişkisi: Türkiye örneği
    (2023) Celkan, Özlem Simay
    Bu çalışmada, Türkiye ekonomisinde döviz kuru değişimlerinin yurt içi enflasyon üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analizler, 2013-2021 döneminin aylık verilerini kapsamaktadır. İncelemelerde, 2013-2021 yılları arasında en çok ithalat yapılan 10 ülke verileri baz alınarak çalışılmıştır. Bu 10 ülke için döviz türlerine göre ithalat oranlarının ağırlıkları hesaplanmış ve bunun sonucunda ağırlıklandırılmış döviz kuru olarak Dolar ve Euro baz alınmıştır. Enflasyonu ölçmek için genel Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve TÜFE'nin alt grupları kullanılmıştır. Gagnon ve Ihrig (2004) çalışmasından yola çıkılarak regresyon analizleri yapılmıştır. Regresyon için kullanılan modelde hem tüketici fiyat endeksi hem de kur dalgalanmalarının yerel piyasaya etkisini gözlemlemek amaçlanmıştır. Analizlerde R programlama dili kullanılmıştır. Literatür araştırmaları sonucu görüldüğü üzere, döviz kuru geçişkenliği özellikle yüksek ve belirsiz enflasyon dönemlerinde önem kazanmaktadır. Analiz sonuçlarında da, döviz kuru geçişkenliğinin ele alınan dönemde genel tüketici fiyatlarına etki ettiği görülmüştür. Kısa dönem ve uzun dönem geçişkenliğin sonuçlarından da bahsedilmektedir.
  • Master Thesis
    Mevcut konutların yapı kabuğunda yapılabilecek enerji etkin iyileştirmeler üzerine bir araştırma: Sivas ili örnek çalışması
    (2023) Çulcuoğlu, Ahmet Ethem
    Gelişen toplum, kent yerleşiminin artması ve artan nüfusa bağlı olarak çok katlı konutların üretilmesi son yüzyılda artarak çoğalmıştır. Yapılar, yaklaşık olarak dünyadaki toplam enerjinin 40%'ını tüketmekte ve karbon salımının artmasına katkıda bulunmaktadır (Aykal vd. 2009:21). Yapı stoğunun büyük bir kısmını kapsayan konutların, özellikle de ısınma bağlamında enerji etkinlikleri bu anlamda büyük önem kazanmaktadır (Oral 2007:256). Ülkemizde kullanılan enerjinin 73% ithal edilmektedir (Türkyılmaz 2015:15). Bu bağlamda mevcut yapı stoğunun da enerji verimliğinin artması ve günümüz enerji standartlarına ulaşması önemlidir. Bunun için mevcut yapıların yapı kabuklarında bakım, onarım, iyileştirmeler ve çeşitli yenileme çalışmaları yürütülmelidir. Enerjinin verimli ve sürdürülebilir kullanımı, sera gazı etkilerinin azaltılması ve fosil yakıt kullanımından yenilenebilir kaynakların kullanımına geçilmesi gibi konular Türkiye'nin de politikalarında yer bulması ve ilgilenilmesi gereken konulardandır (Satman 2006:7). TS 825'e göre Türkiye'de derece güne bağlı belirlenmiş 4 iklim bölgesi bulunmaktadır (TS 825 2008:34). Bu çalışma ile mevcut konut stoğunun enerji performansının belirlenmesi, mevcut enerji hedefleri ile kıyaslanması ve güncel yönetmelikler bağlamında iyileştirme stratejilerinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Isıtma yükü diğer bölgelere kıyasla daha fazla olan, TS 825'e göre 4. İklim bölgesinde yer alan Sivas ilindeki orta katlı konut yapıları incelenecektir. Bu çalışma ile Sivas ilinde mevcut bulunan, yakın tarihlerde benzer özellikte inşa edilmiş daha sonraki süreçte farklı enerji etkin önlemler uygulanmış olan orta yükseklikte konut bloklarının bulunduğu Yenişehir bölgesindeki yapılar incelenmiştir. Bu bölgede yapı kabuğunda ısı kayıplarına yönelik uygulama hatalarının ortaya konarak yenileme stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlanması hedeflenmiştir. Yöntem olarak; konu ile ilgili kaynak taraması, mevcut yapı stoğunun tipolojileri de gözetilerek yapı kabuğu katman ve malzemeleri özelinde tanımlanması için alan çalışması, alan çalışmasında elde edilen verilen işlendiği analizlere bağlı simülasyonların yapılması ve yeni malzeme ve katman önerilerinin kıyaslamalı analizine bağlı olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Isıl Performans, İyileştirme Stratejileri, Orta Katlı Mevcut Konutlar, Yapı kabuğu, Sivas
  • Master Thesis
    Ekonomik haberlerin sürü davranışı üzerindeki etkileri
    (2023) Aydın, Aysu
    Sürü davranışı, Etkin Piyasa Hipotezinin (EPH) ileri sürdüğü argümanlara ters düştüğü için finans literatüründe geçmişte yoğun bir şekilde araştırılmıştır ve günümüzde de bu araştırmalar devam etmektedir. Sürü davranışı, yatırımcıların kendi bilgileri yerine bir kişi/kurum/grup yatırımcı kararlarına daha fazla güvenip onların yatırım kararlarını takip etmesini veya piyasanın artış ve azalışlarına göre karar vermelerini ifade etmektedir. Aynı zamanda, yatırımcıların davranışlarının belli dönemlerde benzerlik göstermesi (yüksek korelasyonun olması) sürü davranışı gibi kendini gösterse de bu gerçekten sürü davranışı olarak değerlendirilmemelidir. Dolayısıyla, gerçek sürü davranışının var olması EPH'den uzaklaşıldığını ve yatırımcıların rasyonel davranmaktan uzaklaştığını ifade edebilir. Eğer piyasa da takip edilen ve sürü davranışına yol açan aktörler daha fazla bilgiye sahip ise sürü davranışının rasyonel olduğu söylenebilir. Sürü davranışının sermaye piyasasında baskın olması piyasa etkinliğine engel olabilir ve piyasa fiyatlarının karar vermede kullanılacak temel bir istatistik olarak kullanılmasının yetersizliğine yol açabilir. Bu çalışma sürü davranışını incelemek için piyasa hareketlerini (herding towards the market) kullanmayı amaçlamaktadır. Bu amaç için yoğun olarak kullanılan üç yöntem vardır. Bu yöntemlerden ilk ikisi yatay kesit standart sapma (CSSD-cross sectional standard deviation) ve yatay kesit mutlak sapma (CSAD-cross sectional absolute deviation) yöntemleri olarak sıralanabilir. Bu iki yöntemde sapmalar piyasa getirisinden uzaklaşma olarak hesaplanmaktadır. Üçüncü yöntem de CSSD hesaplaması getiri yerine sistematik risk kullanılarak yapılmakta ve sürü davranışı değişkeni bir gizli değişken olarak tahmin edilmektedir.
  • Master Thesis
    Tarihi kentlerde su sarnıçlarının yeniden kullanımı üzerine bir araştırma: Safranbolu örneği
    (2023) Kahyaoğlu, İrem
    Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kent nüfusu her geçen gün artmaktadır. Buna bağlı olarak kentlerin büyümesi ile alt yapı, ulaşım, konut, sanayi ve enerjiye duyulan ihtiyaç artmaktadır. Hızla büyümekte olan kentlerde, canlı yaşamı için hayati olan suya duyulan talep ve nüfus artışına paralel olarak tüketilen su miktarı artmaktadır. Artan tüketim ile sınırlı olan su kaynakları daha da sınırlı bir hale gelmektedir. Küresel olarak su kaynaklarının yaklaşık %69'u tarımsal amaçlarla kullanılmaktadır. Bu miktarı %19 ile sanayi sektörü (enerji, ticari ve endüstriyel sektörler) ve %12 ile konut kullanımı izlemektedir (Birleşmiş Milletler, 2014). Bu durum göz önünde bulundurulduğunda küresel ölçekteki su tüketiminde büyük bir paya sahip olan yapılar ve yapı stoğunun çoğunu oluşturan konutlarda su kullanımının yönetimi ve su kaynaklarının korunması sürdürülebilir bir çevre sağlanması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışma ile Safranbolu gibi mimari dokusu koruma altına alınmış tarihi kentlerde, hızlı nüfus artışı, küresel ısınma, iklim değişikliği ve bilinçsiz su kullanımı nedenleriyle meydana gelen su kaynaklarının hızla tükenmesi ve her geçen gün artan su talebi problemine çözüm aranmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda bölgede bulunan sarnıçların yeniden işlevlendirilmesi ile yapılarda su verimliliğini arttırmak amaçlanmıştır. İlk olarak bu konu ile ilgili kaynak taraması yapılmıştır. Yapılan kaynak taraması sonucunda, iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın olumsuz etkileri ile nüfus artışı ile paralel olarak artan su talebinin, su kaynaklarının varlığını ve kalitesini olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, yapılarda su verimliliğini sağlamak amacıyla su tasarruflu ekipman kullanımı ve atık suyun geri dönüşümü gibi stratejilerin uygulanabileceği saptanmıştır. Özellikle, mimari mirası koruma altına alınmış tarihi kentlerde hali hazırda bulunan ve unutulmaya yüz tutmuş mimari birer değer olan su yapılarının yeniden işlevlendirilerek kullanımının, su verimliliğinin sağlanmasında önemli bir potansiyel olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma kapsamında ele alınan Safranbolu Tarihi Kentinde, su kuyuları, çeşmeler, yağmur depoları, kar kuyuları ve sarnıçlar gibi çeşitli su depolama unsurlarının olduğu belirlenmiştir. Safranboludaki su yapıları arasından sarnıçlar, kapasitelerinin büyük olması, sayıca fazla olmaları, çoğunun kullanılabilir durumda olması ve konumları sebebiyle bu çalışmada ele alınmıştır. Bu doğrultuda, Safranbolu Tarihi Kentinde saha çalışması yapılması planlanmıştır. İki aşamada yürütülen saha çalışmasında, kentteki 11 adet sarnıca ulaşılabilmiştir. Tespit edilen sarnıçlar incelenip belgelenmiştir. Daha sonra çalışma alanı olarak belirlenen bölgedeki 12 konağın ve 13 konutun günlük, aylık ve yıllık su tüketim verileri uygulanan anket çalışması ile tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan anket uygulaması sonucunda suyun mekânsal kullanım ile bu mekanlardaki su tasarruflu ekipman kullanımı ile ilgili analizler yapılmıştır. Yapılan saha çalışması sonucunda, ele alınan 25 yapıda tüketilen su ile bu yapılar üzerinden yapılan yağmur suyu hasadı sonucunda gelen atık suyun ve yağış rejimine bağlı olarak bölgede olması beklenen yüzeysel akış suyunun, bölgedeki sarnıçlarda rahatça depolanıp arıtılarak geri kazanılabileceği görülmüştür. Ayrıca bölgede tespit edilememiş başka sarnıçlarında olduğu, keşfedilecek olan bu sarnıçlarla birlikte daha fazla yaşam alanının değerlendirmeye alınarak daha fazla suyun geri kazanılabileceği öngörülmektedir.