Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
3 results
Search Results
Master Thesis Evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğü(2019) Atılkan, BilalEvlilik Birliğinde Sadakat Yükümlülüğü" adlı tez çalışmasında başta TMK md. 185 hükmü temel dayanak olarak alınmış ve diğer mevzuat hükümleri ışığında eşlerin sadakat yükümlülüğü geniş kapsamlı olarak incelenmiştir. Evlilikler, toplumun temel yapısını oluşturan en önemli birliklerdir. Toplumu oluşturan bu önemli kurumun sağlıklı işleyişi, toplum düzenin sağlanması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için önem arz eder. Nitekim evliliklerin huzuru ve mutluluğu, doğacak nesillerin karakter ve kişilik gelişimini şekillendirmektedir. Bu sebeple eşlerin evlilik birliğindeki sadakat yükümlülüğü dolaylı da olsa toplum karakterini etkileyen bir kavramdır. Sadakat yükümlülüğünün zamansal kapsamı her ne kadar evlilik süreci ile sınırlı olarak düşünülse de başlangıcı ve devamı farklılık göstermektedir. Nitekim öğretide de üzerinde hem fikir olunan görüş, sadakat yükümlülüğünün nişanlılık sürecinde başladığıdır. Evlilik süreci ile devam eden sadakat yükümlülüğü ayrılık ve hatta boşanma davasının açılması ile de varlığını korumaktadır. Nitekim çalışma içerisinde sadakat yükümlülüğünün görünümleri zamansal çerçevesi içerisinde de değerlendirilmektedir. Ayrıca sadakat yükümlülüğünün bazı görünümleri, evlilik birliği sona erdikten sonra da etkisini göstermektedir. Eşlerin sadakat yükümlülüğü denildiğinde akla ilk cinsel sadakat kavramı gelmektedir. Hatta cinsel sadakat yükümlülüğünün zina eylemi ile ihlali düşünülür. Ancak cinsel sadakatsizlik sadece zina eyleminden ibaret olmadığı gibi sadakat yükümlülüğünün görünümleri de cinsel sadakatten ibaret değildir. Yine öğretide de geniş kapsamlı olarak kabul edilen görüşe göre sadakat yükümlülüğü ifadesi, cinsel, ekonomik, duygusal ve fiziksel sadakat yükümlülükleri şeklinde ayrımlar içermektedir. Sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde uygulanabilecek kanun maddeleri çalışmanın son kısmında ele alınmaktadır. Sadakat yükümlülüğünün görünümlerine göre hem hukuki hem de cezai yaptırımlar uygulanabilmektedir. Ancak hukuki yaptırımlar detaylı olarak incelenmekle birlikte cezai yaptırımlar madde metni ile ifade edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son başlığında hukuk gündemini son zamanlarda meşgul eden, üçüncü kişinin cinsel sadakatsizliğe iştiraki halinde sorumluluğu konusu üzerinde durulmuştur. Nitekim Yargıtay ve öğreti, aldatma fiiline iştirak eden üçüncü kişiye tazminat talebi yöneltilemeyeceği fikri üzerinde birleşmiştir.Master Thesis Ev başkanının hukuki sorumluluğu(2019) Akça, Delal NehirAile, toplumu oluşturan bireylerin birlikte yaşamak amacıyla kurduğu en küçük birimdir. Birlikte bir hayat sürdürülebilmesi, ailenin devamı ve sağlıklı var olabilmesi için koyulması ve uyulması gereken kurallar vardır. Bunu yaparken aynı zamanda aile üyeleri arasında adil davranmak ve aile üyeleri arasında iletişimi gözetmekle yükümlü bir ev başkanı görevlendirilmiştir. Ev başkanı, aile içi düzen ve kontrolü sağlamanın yanında, aile içindeki küçüklerin, kısıtlıların, akıl hastası veya akıl zayıflı olanları üçüncü kişilere karşı verdikleri zararlardan, sorumluluğunu kaldıracak kurtuluş kanıtı getirememek şartıyla kusursuz olarak sorumlu tutulmuştur.Çalışmamızda konu üç bölümde incelenmiştir. İlk bölüm de ev başkanı kurumunun takdimi, aile ve ev başkanı kavramlarının tanımları, ev başkanlığının tarihçesi, meydana gelmesi, şartları, yetki ve görevleri işlenmiştir. İkinci bölümde sorumluluk, kapsam ve sorumluluğun şartları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise sorumluluğun tazminat ve rücu gibi hüküm ve sonuçları yer almaktadır. Konuya ek yeni düzenlemelerin de işlendiği çalışmamızda Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, yargı kararları, doktrin görüşleri ve zaman zaman 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ev başkanı, ev başkanının sorumluluğu, aile, tazmin, kusursuz sorumluluk.Master Thesis Acentenin denkleştirme talep hakkı(2013) Saygılı, SerkanBu çalışmanın amacı, ilk kez 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile yasal düzenlemeye kavuşturulan acentenin denkleştirme talep hakkını ayrıntılı olarak incelemektir.Acente, müvekkil tarafından üretilen mal ve hizmetlerin işletme merkezi dışında da pazarlanması için faaliyet gösteren ve tacire bağımlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın tacire yardımcı olan kimseye denmektedir. Acentelik sözleşmesi süresi boyunca acente, müvekkile ait ürün ve hizmetleri pazarlamakta ve bu sayede müşteri çevresi oluşturmaktadır. Acentenin, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra oluşturmuş olduğu bu müşteri çevresinden yararlanamayacak olması; bunun karşısında müvekkilin bu müşteri çevresinden tek taraflı yararlanacak olması acentenin denkleştirme talep hakkının hukuki sebebini oluşturmaktadır. Acentenin bu talebinin hukuki niteliği, koşulları, hesaplama yöntemleri ve diğer özellikler tez konumuzu oluşturmaktadır. Çalışmamızda varılan sonuç olarak acentenin denkleştirme talep edebilmesinin başlıca koşulları; acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edebilecek şekilde sona ermesi, müvekkilin acente tarafından kazandırılan müşteri çevresinden sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmasıdır.
