Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
7 results
Search Results
Master Thesis Haksız yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve elkoyma nedeniyle tazminat(2016) Kuruçay, ErdalHaksız yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve elkoyma nedeniyle tazminat başlığını taşıyan çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile koruma tedbiri kavramları incelenecektir. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının iç hukukumuzda ve AİHS'de nasıl düzenlendiği üzerinde durulacak ve koruma tedbiri kavramı ve özellikleri açıklanacaktır. İkinci bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan ve tazminata konu olan yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve elkoyma koruma tedbirleri ve şartları incelenecektir. Üçüncü bölümde ise, tazminat kavramı açıklanacaktır. Genel hükümler bakımından tazminat ile Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından tazminat arasındaki farklar üzerinde durulacaktır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin tarihsel gelişimi incelenecektir. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istenebilmesinin şartları, hesaplanması ve devletin rücu hakkı konuları ele alınacaktır.Master Thesis Evlilik birliğinde sadakat yükümlülüğü(2019) Atılkan, BilalEvlilik Birliğinde Sadakat Yükümlülüğü" adlı tez çalışmasında başta TMK md. 185 hükmü temel dayanak olarak alınmış ve diğer mevzuat hükümleri ışığında eşlerin sadakat yükümlülüğü geniş kapsamlı olarak incelenmiştir. Evlilikler, toplumun temel yapısını oluşturan en önemli birliklerdir. Toplumu oluşturan bu önemli kurumun sağlıklı işleyişi, toplum düzenin sağlanması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi için önem arz eder. Nitekim evliliklerin huzuru ve mutluluğu, doğacak nesillerin karakter ve kişilik gelişimini şekillendirmektedir. Bu sebeple eşlerin evlilik birliğindeki sadakat yükümlülüğü dolaylı da olsa toplum karakterini etkileyen bir kavramdır. Sadakat yükümlülüğünün zamansal kapsamı her ne kadar evlilik süreci ile sınırlı olarak düşünülse de başlangıcı ve devamı farklılık göstermektedir. Nitekim öğretide de üzerinde hem fikir olunan görüş, sadakat yükümlülüğünün nişanlılık sürecinde başladığıdır. Evlilik süreci ile devam eden sadakat yükümlülüğü ayrılık ve hatta boşanma davasının açılması ile de varlığını korumaktadır. Nitekim çalışma içerisinde sadakat yükümlülüğünün görünümleri zamansal çerçevesi içerisinde de değerlendirilmektedir. Ayrıca sadakat yükümlülüğünün bazı görünümleri, evlilik birliği sona erdikten sonra da etkisini göstermektedir. Eşlerin sadakat yükümlülüğü denildiğinde akla ilk cinsel sadakat kavramı gelmektedir. Hatta cinsel sadakat yükümlülüğünün zina eylemi ile ihlali düşünülür. Ancak cinsel sadakatsizlik sadece zina eyleminden ibaret olmadığı gibi sadakat yükümlülüğünün görünümleri de cinsel sadakatten ibaret değildir. Yine öğretide de geniş kapsamlı olarak kabul edilen görüşe göre sadakat yükümlülüğü ifadesi, cinsel, ekonomik, duygusal ve fiziksel sadakat yükümlülükleri şeklinde ayrımlar içermektedir. Sadakat yükümlülüğünün ihlali halinde uygulanabilecek kanun maddeleri çalışmanın son kısmında ele alınmaktadır. Sadakat yükümlülüğünün görünümlerine göre hem hukuki hem de cezai yaptırımlar uygulanabilmektedir. Ancak hukuki yaptırımlar detaylı olarak incelenmekle birlikte cezai yaptırımlar madde metni ile ifade edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın son başlığında hukuk gündemini son zamanlarda meşgul eden, üçüncü kişinin cinsel sadakatsizliğe iştiraki halinde sorumluluğu konusu üzerinde durulmuştur. Nitekim Yargıtay ve öğreti, aldatma fiiline iştirak eden üçüncü kişiye tazminat talebi yöneltilemeyeceği fikri üzerinde birleşmiştir.Master Thesis Ev başkanının hukuki sorumluluğu(2019) Akça, Delal NehirAile, toplumu oluşturan bireylerin birlikte yaşamak amacıyla kurduğu en küçük birimdir. Birlikte bir hayat sürdürülebilmesi, ailenin devamı ve sağlıklı var olabilmesi için koyulması ve uyulması gereken kurallar vardır. Bunu yaparken aynı zamanda aile üyeleri arasında adil davranmak ve aile üyeleri arasında iletişimi gözetmekle yükümlü bir ev başkanı görevlendirilmiştir. Ev başkanı, aile içi düzen ve kontrolü sağlamanın yanında, aile içindeki küçüklerin, kısıtlıların, akıl hastası veya akıl zayıflı olanları üçüncü kişilere karşı verdikleri zararlardan, sorumluluğunu kaldıracak kurtuluş kanıtı getirememek şartıyla kusursuz olarak sorumlu tutulmuştur.Çalışmamızda konu üç bölümde incelenmiştir. İlk bölüm de ev başkanı kurumunun takdimi, aile ve ev başkanı kavramlarının tanımları, ev başkanlığının tarihçesi, meydana gelmesi, şartları, yetki ve görevleri işlenmiştir. İkinci bölümde sorumluluk, kapsam ve sorumluluğun şartları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise sorumluluğun tazminat ve rücu gibi hüküm ve sonuçları yer almaktadır. Konuya ek yeni düzenlemelerin de işlendiği çalışmamızda Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, yargı kararları, doktrin görüşleri ve zaman zaman 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ev başkanı, ev başkanının sorumluluğu, aile, tazmin, kusursuz sorumluluk.Master Thesis Destekten yoksun kalma tazminatı ve hukuki sonuçları(2017) Kaba, GizemDestekten yoksun kalma tazminatı zarar verici fiil sonucu ölüm olayının meydana gelmesi durumunda, ölen kişinin hayattayken yardımda bulunduğu veya ileride bulunacağı kişilerin mal varlıklarına yönelik meydana gelen zararların giderilmesini amaçlamaktadır. Bu tazminatın gündeme gelebilmesi için öncelikle tazminat talep eden kişi ile ölen kişi arasındaki destek ilişkisi tespit edilmelidir. Destek ilişkisinden söz edebilmek için düzenli ve devamlı yardımın mevcut olması veya ileride bu yardımların gerçekleşeceğinin kuvvetle muhtemel olması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatının özelliklerini bağımsız nitelik taşıması, mal varlığı zararı şeklinde gözükmesi ve yansıma zarar teşkil etmesi olarak sıralayabiliriz. Düzenli ve devamlı bir yardımın söz konusu olmasının yanı sıra, desteğin bakım gücüne sahip olduğunun ve destek görenin de bakım ihtiyacı içinde olduğunun kanıtlanması gerekir. Destekten yoksun kalma tazminatındaki zararın hesaplanabilmesi için öncelikle desteğin tazminata esas alınacak geliri belirlenir ve tazminat hukukunun genel prensipleri ışığında zarardan ve tazminattan indirilmesi gereken durumlar göz önünde tutulur. Son olarak belirlenen tazminat faiziyle birlikte irat veya sermaye şeklinde borçludan tazmin edilir.Hazırlanan bu çalışmada konu ile ilgili doktrindeki tartışmalara yer verilmiş olup, Yargıtay kararlarıyla desteklenmiştir.Master Thesis Ev başkanının hukuki sorumluluğu(2019) Akça, Delal NehirAile, toplumu oluşturan bireylerin birlikte yaşamak amacıyla kurduğu en küçük birimdir. Birlikte bir hayat sürdürülebilmesi, ailenin devamı ve sağlıklı var olabilmesi için koyulması ve uyulması gereken kurallar vardır. Bunu yaparken aynı zamanda aile üyeleri arasında adil davranmak ve aile üyeleri arasında iletişimi gözetmekle yükümlü bir ev başkanı görevlendirilmiştir. Ev başkanı, aile içi düzen ve kontrolü sağlamanın yanında, aile içindeki küçüklerin, kısıtlıların, akıl hastası veya akıl zayıflı olanları üçüncü kişilere karşı verdikleri zararlardan, sorumluluğunu kaldıracak kurtuluş kanıtı getirememek şartıyla kusursuz olarak sorumlu tutulmuştur.Çalışmamızda konu üç bölümde incelenmiştir. İlk bölüm de ev başkanı kurumunun takdimi, aile ve ev başkanı kavramlarının tanımları, ev başkanlığının tarihçesi, meydana gelmesi, şartları, yetki ve görevleri işlenmiştir. İkinci bölümde sorumluluk, kapsam ve sorumluluğun şartları ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise sorumluluğun tazminat ve rücu gibi hüküm ve sonuçları yer almaktadır. Konuya ek yeni düzenlemelerin de işlendiği çalışmamızda Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, yargı kararları, doktrin görüşleri ve zaman zaman 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde incelenmeye çalışılmıştır.Master Thesis Acentenin denkleştirme talep hakkı(2013) Saygılı, SerkanBu çalışmanın amacı, ilk kez 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile yasal düzenlemeye kavuşturulan acentenin denkleştirme talep hakkını ayrıntılı olarak incelemektir.Acente, müvekkil tarafından üretilen mal ve hizmetlerin işletme merkezi dışında da pazarlanması için faaliyet gösteren ve tacire bağımlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın tacire yardımcı olan kimseye denmektedir. Acentelik sözleşmesi süresi boyunca acente, müvekkile ait ürün ve hizmetleri pazarlamakta ve bu sayede müşteri çevresi oluşturmaktadır. Acentenin, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra oluşturmuş olduğu bu müşteri çevresinden yararlanamayacak olması; bunun karşısında müvekkilin bu müşteri çevresinden tek taraflı yararlanacak olması acentenin denkleştirme talep hakkının hukuki sebebini oluşturmaktadır. Acentenin bu talebinin hukuki niteliği, koşulları, hesaplama yöntemleri ve diğer özellikler tez konumuzu oluşturmaktadır. Çalışmamızda varılan sonuç olarak acentenin denkleştirme talep edebilmesinin başlıca koşulları; acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edebilecek şekilde sona ermesi, müvekkilin acente tarafından kazandırılan müşteri çevresinden sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmasıdır.Master Thesis Yansıma yoluyla zarar(2011) Kılıçoğlu, KumruZarar, en geniş tanımıyla, bir kimsenin mal ya da şahıs varlığında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Kişi, yalnızca maddi açıdan değil, manevi açıdan da gözle görülmeyen, soyut olarak duygusal bütünlüğünde meydana gelecek şekilde de zarara uğrayabilir. Yansıma yoluyla zarar; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zarar uğrayan kişi dışında kalan başka bir kişinin uğradığı zarardır. Yansıma yoluyla zararda, haksız fiilin meydana getirdiği zarar, haksız fiile maruz kalan kişi dışında kalan ancak haksız fiil neticesinde zarar gören kişinin bu zararıyla bağlantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı zarardır. TBK ile BK arasında destekten yoksun kalma halinde maddi ve manevi zararda farklılıklar mevcuttur. Tezimizde detaylı olarak inceleyeceğimiz bu farklar, destekten yoksun kalma nedeniyle tazminat talep edebilecek kişilerin sınırını genişletmiştir. Yansıma yoluyla zarar kavramı, genel olarak doğrudan zarar ve dolaylı zarar kavramlarıyla karıştırılmaktadır. Bu karışıklığın sebebi kavram karmaşasıdır. Doğrudan zararın mağduru doğrudan mağdur, dolaylı zararın mağduru ise dolaylı mağdur olarak düşünülmekte olduğundan; bu kavram karmaşası ortaya çıkmaktadır. Halbuki; doğrudan mağdur, doğrudan ya da dolaylı zarardan etkilenen kişidir. Dolaylı mağdur ise, yansıma yoluyla zarar nedeniyle zarara uğrayan kişidir. Bu kavram karmaşası nedeniyle, doğrudan zarar ve dolaylı zarar ile yansıma yoluyla zarar sıkça ve en çok karıştırılan kavramlardır. Bunun dışında, yansıma yoluyla zarar; birden fazla zarar görenler, müteselsil alacaklılık, üçüncü kişiyi koruyucu etkili sözleşme kavramı, üçüncü kişi lehine sözleşme ve matufiyet kavramıyla da sıkça karıştırılmaktadır. Bu kavramlar arasında, en çok matufiyet kavramı, yansıma yoluyla zarar ile karıştırılan, yakın bağlantısı olan kavram olup; haksız fiilin mağdurunu belirleyici etkiye sahiptir. Matufiyet genel olarak belirlilik anlamına gelmektedir. Yansıma yoluyla zarar kavramında, matufiyet, haksız fiilin mağdurunu dolayısıyla yansıma yoluyla zarara uğrayan kişinin belirlenmesinde önemli bir etkiye sahiptir. Yansıma yoluyla zarar kavramı, kanunda düzenlenmiş haller dışında kullanılamaz, yorum yöntemiyle genişletilemez. Zira, yorum yöntemiyle genişletilmesi mümkün olan bu kavram, kötü niyetli kişiler tarafından haksız kazanç kapısı olarak görülebilir. Tezimizde, yansıma yoluyla zarar kavramı, diğer benzer kavramlarla farkları, yansıma yoluyla zarara uğrayabilecek kişilerin TBK ve BK düzenlemeleriyle kimler olabileceği, TTK, TBK, BK, İBK, İMK, B.G.E., BGB ve Yargıtay kararları doğrultusunda yansıma yoluyla zarar kavramında zararın tazmini ve zaman aşımı detaylı olarak ele alınmış, kavram karmaşaları ve karışıklıkları irdelenmiştir.
