Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    Exploring SBS Alternatives for Enhanced Stone Mastic Asphalt (SMA) Performance: Comparative Study of MA123 and MA-CK Modifiers
    (2026) Keleş, Ceren; Musawı, Alı Abdulhusseın Abdulrıdha Al
    Taş Mastik Asfalt (TMA), kaplama dayanıklılığını artırmak, çatlamayı azaltmak ve kalıcı deformasyona karşı direnci iyileştirmek amacıyla geliştirilmiş yüksek performanslı bir asfalt karışımıdır. Türkiye'de en yaygın kullanılan modifiye edici katkı maddesi, bitümü doğrudan modifiye eden Styrene–Butadiene–Styrene (SBS) polimeridir. Bu çalışmada, SBS'e alternatif katkı maddeleri önermek amacıyla Rus menşeli kuru katkılar olan MA-CK ve MA-123 incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, SBS, MA-CK ve MA-123 ile modifiye edilmiş SMA karışımlarının mekanik performansını ve dayanıklılığını; nem duyarlılığı, deformasyon direnci ve yaşlanma davranışı açısından değerlendirmektir. Deneysel program üç aşamada yürütülmüştür. Birinci aşamada, laboratuvarda hazırlanan Marshall numuneleri farklı yaşlanma prosedürlerine tabi tutulmuş ve AASHTO ve NCHRP protokollerine dayalı yaşlanma yöntemlerinden hangisinin saha koşullarını daha iyi temsil ettiğini belirlemek amacıyla mevcut yol kaplamalarından alınan karot numunelerle karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada, SBS, MA-CK ve MA-123 içeren TMA karışımları koşulsuz, nem koşullandırılmış ve yaşlandırılmış numuneler üzerinde dolaylı çekme dayanımı (ITS) ve çekme dayanımı oranı (TSR) testleri kullanılarak değerlendirilmiştir.Üçüncü aşamada ise katkılı SMA numunelerine tekerlek izi (rutting) testi uygulanarak kalıcı deformasyona karşı dirençleri belirlenmiştir.Elde edilen sonuçlar, hem SBS'in hem de Rus menşeli kuru katkıların SMA karışımlarının mekanik performansı üzerinde önemli etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, sonuçlar hem MA-CK hem de MA-123'ün SMA karışımları için uygulanabilir katkı maddeleri olduğunu doğrulamakta ve laboratuvar yaşlandırma prosedürleri ile saha performansını araştıran gelecekteki çalışmalar için faydalı bir temel sağlamaktadır. Bu çalışma, asfalt kaplamaların dayanıklılığını, nem direncini ve tekerlek izi performansını iyileştirmeye yönelik SMA karışım tasarımının optimize edilmesi için bilimsel bir temel sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Darbe yüklemesi altinda betonarme döşemelerin doğrusal olmayan davranişinin incelenmesi
    (2025) Yahya, Ibrahım Nabeel; Albostan, Berat Feyza Soysal
    İnşaat mühendisliği yapıları genellikle statik ve deprem yüklerine dayanacak şekilde tasarlanmaktadır. Ancak hareketli nesnelerden kaynaklanan darbe yüklerinin etkisi konusunda farkındalık sınırlıdır. Betonarme elemanların deprem yüklemesi dışında kazara oluşan şoklardan kaynaklanan dinamik darbe yüklemelerine karşı da dayanıklı olması gerekir. Örneğin, inşaat sürecinde betonarme döşeme üzerine büyük bir demir demetinin düşürülmesi ya da mekanik veya elektrikli aletlerin kazara düşürülmesi dinamik darbe yüklemelerine yol açabilir. Yatay betonarme elemanlar, özellikle döşemeler, yükleri diğer yapısal elemanlara aktardıkları için çok önemli bir rol oynarlar. Bu nedenle döşemelerin tasarımlarında darbe yükünün dikkate alınması önemlidir. Döşemelerin genel olarak diğer yapısal elemanlara göre daha ince oldukları göz önüne alındığında, darbe yüklemelerine karşı özel dikkat gösterilmesi gerekmektedir. Darbe yükünün betonarme döşemeler üzerindeki etkisini tahmin etmek için birçok deneysel araştırma yapılmıştır. Ayrıca, darbe yüklemesi etkisi altındaki döşemelerin davranışını analiz etmek için sayısal yaklaşımlar kullanan birçok çalışma mevcuttur. Deneysel sonuçlar ve sayısal bulgular arasında karşılaştırmalar yapılmış olsa da, darbe yüklerine maruz kalan betonarme döşemelerin doğrusal olmayan davranışını doğru bir şekilde tahmin etmek hala bir zorluktur. Bu çalışma, sonlu elemanlar yöntemi (FEM) ve genişletilmiş sonlu elemanlar yöntemi (XFEM) kullanarak betonarme döşemelerin darbe yüklemesi altındaki doğrusal olmayan davranışlarını incelemektedir. Bu araştırmanın yeniliği, XFEM kullanılarak betonarme döşemeler üzerindeki darbe yüklerinin etkilerinin incelenmesidir. Sayısal simülasyonların bu iki yaklaşım ile doğrulanmasının ardından, ACI318M-14 betonarme yapı standardına uygun olarak tasarlanmış tek doğrultuda ve çift doğrultuda çalışan döşemeler üzerinde kapsamlı bir sayısal çalışma yapılmıştır. Bu çalışma, döşemelerin doğrusal olmayan davranışlarını maksimum deplasman, hasarlar ve lokal ve global hasar modları açısından değerlendirmektedir. Ayrıca, FEM ve XFEM modelleme yaklaşımları darbe yüklemesi altındaki betonarme döşemelerin davranışları açısından karşılaştırılmaktadır. Tek doğrultuda ve çift doğrultuda çalışan betonarme döşemelerin davranışları, farklı düşme yüksekliklerinin bu döşemelerin darbe yüklemeleri altındaki tepkilerini nasıl etkilediği incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Darbe yüklemesi, Betonarme döşemeler, Sonlu elemanlar yöntemi, Genişletilmiş sonlu elemanlar yöntemi, Doğrusal olmayan dinamik analiz, Düşme yüksekliği.
  • Master Thesis
    Yatay Su Alma Yapıları İçin Önerilen Kritik Batıklık Denklemlerinin Karşılaştırılması
    (2025) Al-Obaidi, Dalal Abdulkareem Hussein; Göğüş, Mustafa; Gökmener, Serkan
    Su alma yapılarında oluşan hava-sürükleyen girdaplar, su alma yapılarının işletilmesinde birtakım güçlüklere sebep olmakta, verim kayıplarına ve hidrolik ekipmanlarda olası hasarlara yol açabilmektedir. Bu çalışma, simetrik ve asimetrik yaklaşım akım koşulları altındaki yatay su alma yapıları için hava sürüklenmesini önlemek amacıyla gerekli düşey mesafe olan kritik batıklığın, Sc, tahminine odaklanmaktadır. Boyut analizi kullanılarak, giriş geometrisi, yaklaşım Froude sayısı, su alma yapısı Froude sayısı, Reynolds sayısı ve Weber sayısının kritik batıklığa olan etkileri analiz edilmiştir. Simetrik ve asimetrik yaklaşım akış koşulları için sırasıyla, farklı çalışmalardan alınmış, 409 ve 225 adet deney verisi, daha genel ve doğru ampirik denklemler türetmek amacıyla analiz edilmiştir. Analizler, su alma yapisi Froude sayısı ve geometrik parametrelerin boyutsuz kritik batıklık (Sc/Di) üzerinde baskın etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, türetilen ampirik denklemler istatistiksel olarak yüksek doğruluk sergilemiş ve R² değerleri sırasıyla simetrik koşullar için 0.988, asimetrik koşullar için ise 0.949 mertebelerinde elde edilmiştir. Tüm akış ve geometrik parametreleri dikkate alınarak oluşturulan ampirik denklemler, en tutarlı sonuçları göstermiştir. Buna karşılık, yalnızca (Fr)i dikkate alınarak türetilen denklemler, Sc/Di'nin tahmininde orta düzeyde doğruluk sağlamıştır. Bu denklemler literatürdeki benzer denklemlerle karşılaştırılmış ve önerilen denklemlerin küçük ve büyük ölçekli modellere ait ampirik denklemler arasında dengeli bir korelasyon sunduğu, ayrıca daha geniş bir hidrolik koşul aralığında daha iyi genellenebilirlik sağlayabileceği gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Üst Yapı Şantiyelerinde İş Güvenliği Uygulamaları ve Risk Analizi
    (2025) Çetinkaya, Kayahan; Akan, Aslı Er
    Üstyapı inşaat sektöründe iş güvenliği, gerek çalışanların yaşam hakkının korunması gerekse projelerin sürekliliğinin sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye'deki istatistikler, iş kazalarının önemli bir kısmının üstyapı şantiyelerinde gerçekleştiğini göstermekte, bu durum iş güvenliği yönetiminin etkinliğini artırma gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksekten düşme, malzeme çarpması ve elektrik kaynaklı kazalar, sektörde en sık görülen ölümcül riskler arasındadır. Bu çalışma, üstyapı şantiyelerinde yürütülen iş güvenliği uygulamalarının mevcut durumunu değerlendirmeyi ve risk analiz yöntemleriyle iyileştirme alanlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, yalnızca yasal uyum düzeyini ölçmekle kalmayıp, sahadaki uygulamaların etkinliğini ortaya koyarak İSG kültürünün geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Metodoloji kapsamında, öncelikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde üstyapı projeleri için oluşturulan risk matrisleri incelenmiş, kazı, kalıp, iskele, vinç ve elektrik işleri gibi yüksek riskli faaliyetler özelinde değerlendirmeler yapılmıştır. Tehlike olasılığı ve şiddet düzeyleri 5x5 risk matrisi yöntemiyle sınıflandırılmış, saha verileri ve literatür destekli karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca iş güvenliği uzmanı ve saha sorumlularının rolü, kontrol önlemleri ve eğitim etkinliği gibi unsurlar da nitel analizle irdelenmiştir. Bulgular, en yüksek risk grubunun yüksekten düşme, elektrik çarpması ve makine kazaları olduğunu, bu alanlarda eğitim eksikliği ve denetim yetersizliklerinin belirleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Sonuç olarak, İSG yönetim sistemlerinin sahaya entegrasyonunun güçlendirilmesi, çalışan katılımının artırılması ve sürekli eğitim politikalarının geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.
  • Master Thesis
    Yatay Su Alma Yapıları İçin Önerilen Kritik Batıklık Denklemlerinin Karşılaştırılması
    (2025) Al-Obaidi, Dalal Abdulkareem Hussein; Göğüş, Mustafa; Gökmener, Serkan
    Su alma yapılarında oluşan hava-sürükleyen girdaplar, su alma yapılarının işletilmesinde birtakım güçlüklere sebep olmakta, verim kayıplarına ve hidrolik ekipmanlarda olası hasarlara yol açabilmektedir. Bu çalışma, simetrik ve asimetrik yaklaşım akım koşulları altındaki yatay su alma yapıları için hava sürüklenmesini önlemek amacıyla gerekli düşey mesafe olan kritik batıklığın, Sc, tahminine odaklanmaktadır. Boyut analizi kullanılarak, giriş geometrisi, yaklaşım Froude sayısı, su alma yapısı Froude sayısı, Reynolds sayısı ve Weber sayısının kritik batıklığa olan etkileri analiz edilmiştir. Simetrik ve asimetrik yaklaşım akış koşulları için sırasıyla, farklı çalışmalardan alınmış, 409 ve 225 adet deney verisi, daha genel ve doğru ampirik denklemler türetmek amacıyla analiz edilmiştir. Analizler, su alma yapisi Froude sayısı ve geometrik parametrelerin boyutsuz kritik batıklık (Sc/Di) üzerinde baskın etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, türetilen ampirik denklemler istatistiksel olarak yüksek doğruluk sergilemiş ve R² değerleri sırasıyla simetrik koşullar için 0.988, asimetrik koşullar için ise 0.949 mertebelerinde elde edilmiştir. Tüm akış ve geometrik parametreleri dikkate alınarak oluşturulan ampirik denklemler, en tutarlı sonuçları göstermiştir. Buna karşılık, yalnızca (Fr)i dikkate alınarak türetilen denklemler, Sc/Di'nin tahmininde orta düzeyde doğruluk sağlamıştır. Bu denklemler literatürdeki benzer denklemlerle karşılaştırılmış ve önerilen denklemlerin küçük ve büyük ölçekli modellere ait ampirik denklemler arasında dengeli bir korelasyon sunduğu, ayrıca daha geniş bir hidrolik koşul aralığında daha iyi genellenebilirlik sağlayabileceği gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Yeraltı Petrol ve Doğal Gaz Boru Hatları Üzerindeki Sismik Aktivitelerin Etkilerinin Sayısal Olarak İncelenmesi
    (2025) Rubaye, Maryam Issa Hasan Al; Musawı, Ali Abdulhussein Abdulridha Al; Şengör, Mahmut Yavuz
    Bu araştırma, farklı özelliklere sahip ve çeşitli koşullara maruz kalan çelik boru hatları üzerindeki sismik aktivitelerin etkilerini incelemeyi ve karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Boru hatlarının korunması için büyük fay hareketlerini karşılayacak şekilde tasarlanmasına özellikle odaklanılmıştır. Gömülü boru hatları üzerinde, Rocscience-RS2 yazılımı kullanılarak iki boyutlu sayısal modelleme yapılmış ve yatay sismik yüklere maruz kaldıklarında boru ve zemin özelliklerinin boru tepkisi üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Tekli, çiftli ve üçlü boru hatları için boş veya basınçlı durumları göz önünde bulundurularak altı durum analiz edilmiştir; her bir analizde belirli bir parametre değiştirilmiş, diğerleri sabit tutulmuştur. Çalışma, boru kesiti çevresinde oluşan kesme kuvvetleri ve yatay deplasmanlara ilişkin analiz çıktıları üzerine yoğunlaşmıştır. Yazılımın ürettiği çıktılar, her durumu daha net anlamak için Microsoft Excel ve AutoCAD kullanılarak çizilmiştir. Son adımda, 2023 Türkiye depremi sonrası Irak-Türkiye boru hattına ilişkin bir durum çalışması gerçekleştirilmiş ve bulgularla yakın bir uyum gözlemlenmiştir. Sonuçların karşılaştırılması, RS2 kullanılarak yapılan sonlu eleman analizlerinin sismik olaylar altında boru hattı davranışını etkili bir şekilde analiz etmek için güvenilir olduğunu göstermektedir. Çünkü, Rocscience-RS2, boru hattı çeperinde herhangi bir noktadaki kuvvetleri hesaplayabilmekte ve borunun hareketini doğru şekilde modelleyebilmektedir. Ayrıca, tek yönlü bir deprem dalgasına (tek yönlü sarsıntı) maruz kalan boru hatlarının kuvvet ve deplasmanlarını belirleyebilmekte, modelin her yönü için ayrı değerler sunabilmektedir. Bu sayede özellikle eğimli arazilerde ve sahaya özgü sismisite durumlarında oldukça faydalı olmaktadır.
  • Master Thesis
    Afet Risk Altındaki Alanların Dönüşümü Planı Kapsamında Yapısal Sağlık Değerlendirmesinde Kullanılan Kolon Kazıma Fotoğraflarının Derin Öğrenme ile Sınıflandırılması
    (2025) Demir, Can; Selçuk, Seda
    Aktif sismik fay hatları üzerinde yer alan Türkiye, sürekli olarak ciddi deprem risklerine maruz kalmaktadır. 1999 Marmara Depremi'nin ardından, mevcut yapı stoğunun yapısal bütünlüğü ve dayanıklılığı kamuoyunun önemli bir endişesi haline gelmiş ve bu durum ciddi düzenleyici önlemlerin alınmasını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda, 2012 yılında yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, depreme karşı dayanıksız yapıların tespiti ve yenilenmesi için hukuki ve teknik bir çerçeve oluşturmuştur. Bu kanun kapsamında yayımlanan Riskli Yapıların Tespitine İlişkin Esaslar (RYTİE), yapıların sismik performansının bilimsel ve teknik kriterlere dayalı olarak değerlendirilmesini amaçlamaktadır. RYTİE'ye göre, riskli yapı; malzeme bozulması, yapısal yetersizlik veya tasarım hataları nedeniyle deprem sırasında yıkılması veya ağır hasar görmesi muhtemel olan yapı olarak tanımlanmaktadır. Bu tür yapıların değerlendirilmesi, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlarca yapılmakta olup, beton karot alma, donatı sıyırma, Schmidt çekici ile yüzey sertliği testi ve donatı tarayıcı cihazlarla donatı tespiti gibi çeşitli deneysel ve gözlemsel yöntemleri içermektedir. Bu yöntemler arasında yer alan donatı sıyırma, betonarme elemanların iç donatı düzeninin doğrudan gözlemlenmesine olanak sağlayan yıkıcı bir muayene yöntemidir. Bu yöntem sayesinde kolon ve perde elemanlarının kenetlenme ve orta bölgelerinde kullanılan etriye tipi, çapı, aralığı ve kanca şekli ile boyuna donatı düzeni ve korozyon kaynaklı hasarlar ayrıntılı şekilde ortaya konulabilmektedir. Bu yöntemin uygun şekilde uygulanıp uygulanmadığı, lisanslı kuruluşlar tarafından hazırlanan teknik raporların Bakanlık mühendislerince incelenmesi sırasında denetlenmektedir. Ancak, bu işlemin yönetmeliklere tamamen uygun biçimde yürütülmesi zaman açısından verimsizliklere ve doğruluk sorunlarına yol açmakta ve insan hatasına açık bir süreç oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında, kolon donatı sıyırma görüntülerinin otomatik olarak değerlendirilmesine yönelik derin öğrenme tabanlı evrişimli sinir ağı (CNN) modellerinin sınıflandırma performansı araştırılmıştır. Özellikle transfer öğrenme temelli beş farklı önceden eğitilmiş CNN mimarisi—MobileNetV2, EfficientNetB0, ResNet50, DenseNet121 ve InceptionV3—çeşitli hiperparametre yapılandırmaları ile eğitilmiş ve karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Her bir model, test doğruluğu, doğruluk (precision), duyarlılık (recall) ve F1-skoru gibi performans ölçütleri kullanılarak analiz edilmiş ve en başarılı mimari belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, geleneksel muayene yöntemlerine alternatif olarak hızlı, doğru ve güvenilir yapay zekâ destekli bir karar destek sisteminin geliştirilebileceğini göstermektedir. Bu çalışma, yapısal mühendislik alanında yapay zekânın pratik uygulamalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Yıkım ve Söküm İşlerinde Karşılaşılan İş Güvenliği Problemleri ve Çözüm Önerileri
    (2025) Gündüz, Muhammed Yasir; Akan, Aslı Er
    Bu çalışma, Türkiye'de kentsel dönüşüm süreçlerinde yürütülen yıkım ve söküm faaliyetlerinde iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanındaki sorunları ortaya koymaktadır. Özellikle 1999 Marmara Depremi'nden sonra riskli yapıların artışıyla birlikte, kentsel dönüşüm projeleri hız kazanmış ve öncelikli gündem maddesi olmuştur. Ancak bu süreç yalnızca yapıların yenilenmesiyle sınırlı kalmamış; sosyal, ekonomik, çevresel ve hukuki boyutlarıyla karmaşık ve çok katmanlı bir yapıya bürünmüştür. Çalışmada, yıkım projelerinde karşılaşılan başlıca sorunlar arasında planlama eksiklikleri, hukuki belirsizlikler, finansman yetersizlikleri, teknik riskler ve çevresel etkiler öne çıkarılmaktadır. İSG açısından özellikle düşme ve göçük vakaları, elektrik ve gaz kaynaklı kazalar ile asbest maruziyeti en önemli riskler olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, kentsel dönüşüm projelerinin başarıya ulaşabilmesi; yıkım süreçlerinin güvenli, planlı ve sürdürülebilir bir biçimde yürütülmesine bağlıdır. Aksi takdirde, sürecin sağlıklı ilerlemesi ve istenen amaçlara ulaşılması ciddi şekilde riske girecektir.
  • Master Thesis
    Demir Cevheri Fiyatlarının Modellenmesi ve Tahmini
    (2024) Yalçın, Umutcan; Özkan, İbrahim
    Çalışmada demir cevheri fiyatlarını etkileyen faktörler analiz edilmiştir ve demir cevheri tek değişken olarak kullanılarak haftalık fiyat tahmin modelleri oluşturulmuştur. Fiyatlar, ETS, ARIMA, XGBoosting modelleri ve bu modellerin kombine edilmesi ile elde edilen melez bir model (forecast combination) kullanılmıştır. Model parametrelerinin tahminleri, model çıktıları ve öngörüleri R programı kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma sonunda kullanılan modeller karşılaştırılmış ve model başarıları tartışılmıştır. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde kukla değişkenler kullanılarak çalıştırılan XGBoosting modeli diğer modellere nazaran daha güçlü sonuçlar sunmuştur. Anahtar Kelimeler: Demir cevheri, Fiyat tahmini, Tahmin modelleri, ETS, ARIMA, XGBoosting
  • Master Thesis
    Yatay Su Alma Yapıları için Önerilen Kritik Batıklık Denklemlerinin Karşılaştırılması
    (2025) Al-Obaıdi, Dalal Abdulkareem Husseın; Göğüş, Mustafa; Gökmener, Serkan
    Su alma yapılarında oluşan hava-sürükleyen girdaplar, su alma yapılarının işletilmesinde birtakım güçlüklere sebep olmakta, verim kayıplarına ve hidrolik ekipmanlarda olası hasarlara yol açabilmektedir. Bu çalışma, simetrik ve asimetrik yaklaşım akım koşulları altındaki yatay su alma yapıları için hava sürüklenmesini önlemek amacıyla gerekli düşey mesafe olan kritik batıklığın, Sc, tahminine odaklanmaktadır. Boyut analizi kullanılarak, giriş geometrisi, yaklaşım Froude sayısı, su alma yapısı Froude sayısı, Reynolds sayısı ve Weber sayısının kritik batıklığa olan etkileri analiz edilmiştir. Simetrik ve asimetrik yaklaşım akış koşulları için sırasıyla, farklı çalışmalardan alınmış, 409 ve 225 adet deney verisi, daha genel ve doğru ampirik denklemler türetmek amacıyla analiz edilmiştir. Analizler, su alma yapisi Froude sayısı ve geometrik parametrelerin boyutsuz kritik batıklık (Sc/Di) üzerinde baskın etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, türetilen ampirik denklemler istatistiksel olarak yüksek doğruluk sergilemiş ve R² değerleri sırasıyla simetrik koşullar için 0.988, asimetrik koşullar için ise 0.949 mertebelerinde elde edilmiştir. Tüm akış ve geometrik parametreleri dikkate alınarak oluşturulan ampirik denklemler, en tutarlı sonuçları göstermiştir. Buna karşılık, yalnızca (Fr)i dikkate alınarak türetilen denklemler, Sc/Di'nin tahmininde orta düzeyde doğruluk sağlamıştır. Bu denklemler literatürdeki benzer denklemlerle karşılaştırılmış ve önerilen denklemlerin küçük ve büyük ölçekli modellere ait ampirik denklemler arasında dengeli bir korelasyon sunduğu, ayrıca daha geniş bir hidrolik koşul aralığında daha iyi genellenebilirlik sağlayabileceği gösterilmiştir.