TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/8652

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    Örgütsel Ekoloji Perspektifinden Vakıf Üniversitelerinin Tarihsel Gelişimi
    (2024) Şener, İrge; Karapolatgil, Ahmet Anıl
    Ülkemiz Türkiye’de yaklaşık 40 yıldır yükseköğretim veren Vakıf Üniversitelerinin yaygınlaşması ve çeşitlenmesi, bu çalışma ile örgütsel ekoloji kuramından faydalanılarak betimsel olarak incelenmiştir. İlk olarak 1984 yılında eğitime başlayan Vakıf Üniversitesinden itibaren 2022 yılsonuna kadar eğitime devam eden 74 Vakıf Üniversitesinin kurucu Vakıflarının nitelikleri tarihsel süreç içinde incelendiğinde, Üniversitelerin kuruldukları dönemin koşullarının çeşitlenmelerine neden olduğu değerlendirilmiş olup Vakıf Üniversitelerinin kuruluş tarihlerine göre beş farklı dönem belirlenmiştir. Bazı dönemlerde Vakıf Üniversitelerinin sayısındaki artış düşük iken, diğer dönemlerde ise yüksek oranda artış olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, Kurucu Vakıflarının özelliklerine göre, “eğitimci”, “yatırımcı”, “tıp eğitimi odaklı”, “kolektif teşkilat”, “kamusal mahiyetli” ve “dernek” olarak adlandırılan altı farklı nitelik altında Vakıf Üniversiteleri için sınıflandırma yapılmıştır. Mevcut durumda, yatırımcı olarak sınıflandırılan kategoride yer alan Vakıf Üniversitelerinin sayısı diğer kategorilerden daha fazladır. Kurucu Vakıfların nitelikleri ile ilgili damgalama özelliklerini koruma eğiliminde oldukları, çalışmada tespit edilen bir diğer konudur. Ayrıca, yeni açılan Vakıf Üniversitesi sayısı bakımından son yıllarda durağanlık olması doğrultusunda büyükşehirlerde Vakıf Üniversitelerinin sayısının doygunluğa ulaştığı değerlendirilmiştir. Ancak, gelecekte farklı damgalama özellikleri olan Vakıf Üniversitelerinin kurulmasının muhtemel olduğu düşünülmektedir.
  • Article
    The Ever-Evolving Dark Side Emotions of the Football Supporters: A Study on Adaptation of Schadenfreude Scale
    (Pamukkale University, 2025) Şener, İrge; Karapolatgil, Ahmet Anıl
    Enjoying from others’ maleficence, defined as schadenfreude, is a common emotion among football team supporters. Based on the social identity of supporters, schadenfreude develops as part of the rivalry, which the main sources of it are ‘similarity’, ‘repeated competition’, and ‘competitiveness’. This study is aimed to understand and classify supporters’ schadenfreude reasons based on an adapted scale. For this aim, the data gathered from a questionnaire consisting of a sample of 1.163 supporters of 14 Turkish football teams is examined by SPSS in order to reveal participants’ schadenfreude and their reasons for evaluating their rivals. As a result of participants’ rivalry classifications, the most common reasons for considering a team as a rival are determined respectively as ‘image’, ‘neighborhood’, and ‘worldview difference’. Moreover, schadenfreude is mostly felt towards the archrival, and supporters would be happiest with negativities experienced by the rival team’s managers. However, damage to rival team facilities is found as an unhappy situation. The study is the first that demonstrates the relationship between schadenfreude and rivalry and proposes ‘unique incident’ and ‘feasible contingencies’ as new rivalry factors. With these factors, different perspectives on the formation and continuity of rivalry are presented.
  • Article
    Cumhuriyet Dönemi Alışveriş Kültüründe Alışveriş Merkezlerinin Hakimiyeti: Birinci Yüzyılın Meşruiyet Kaynakları, İkinci Yüzyılın Başında Olası Değişimler
    (2023) Şener, İrge; Karapolatgil, Ahmet Anıl
    Tarih boyunca Anadolu coğrafyası alışveriş kültürünün gelişmesinde belirleyici rol oynamıştır. Farklı medeniyetler alışveriş faaliyetleri için özel alanlar inşa etmişler ve Anadolu'nun bir sonraki hakimine zengin bir alışveriş kültürünü miras bırakmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk 100 yılında bu miras farklı öğeler ile devam ettirilmiş fakat ilk temsilcisi 1988'de açılan AVM’ler kısa sürede yaygınlaşmış ve Anadolu'da alışveriş kültürünün lider öğesi olmuşlardır. Bu çalışmada AVM’lerin lider konumlarının ardındaki nedenlerin incelenmesi hedeflenmiş ve ikincil veriler temelinde eşbiçimlilik kavramı çerçevesinde değerlendirmeler yapılmıştır. Bu bağlamda, AVM’lerin Anadolu'nun alışveriş kültürünün başarılı tarihi temsilcilerinin özellikleri ile global kabul görmüş standartları bir araya getirerek meşruiyetlerini korudukları ve eşbiçimlilik özelliklerini geliştirdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, glokal özelliğe sahip AVM’lerin yeni taleplere daha kolay uyum göstereceği ve Anadolu alışveriş kültürünün gelecekteki lider unsuru olacağı çıkarımı yapılmıştır.
  • Article
    Değişen Kurumsal Mantık Çerçevesinde Vergi Afları ile İlgili Popülist Söylemlerin 100 Yıllık Süreçte İncelenmesi: 1923-2023
    (2023) Avsaroglu, Guliz Lerzan; Şener, İrge
    Tarihsel süreç içerisinde değerlendirildiğinde vergi kanunları ekonomik ve siyasi duruma göre yenilenirken zaman içerisinde devletin veya mükelleflerin karşılaştıkları zorlukların aşılması amaçlanmıştır. Cumhuriyet tarihi boyunca farklı alanlarda faaliyet gösteren mükelleflerin vergi cezalarının vergi afları müessesesi ile ödemesinin kolaylaştırıldığı veya azaltıldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, vergi aflarının kapsamlarının kurumsal rasyonalizm veya popülizm nedeni ile mi ortaya çıktığının tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 1923-2023 yılları arasında sahip olduğu kurumsal mantık dönemlerinde, çıkartılan 40 vergi affının kanunlaşması sırasında kayda alınan meclis tutanakları, hükümetlerin vergi aflarına ilişkin popülist söylemlerinin belirlenmesi için içerik analizine tabi tutularak incelenmiş; vergi aflarının ait olduğu dönemin mantığını taşıyan popülist politikalar doğrultusunda çıkartıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, devletçi mantık, liberal mantık ve serbest piyasa mantığı dönemlerinin her birinde üç farklı popülizm türü belirlenmiştir. Bu dönemlere ek olarak, mükellef odaklı piyasa mantığı olarak tanımlanan 2002 yılından sonraki dönemde çoğunlukla milli irade popülizmini yansıtan ifadelerin olduğu tespit edilmiştir.
  • Article
    Cumhuriyet Tarihimizde Sağlık Sisteminin Gelişimi ve Organizasyonel Dönüşüm
    (2023) Çağlar, Yakup; Karaboğa, Gülay; Şener, İrge
    Sosyo-ekonomik ve kültürel bileşenleri kapsaması nedeniyle çok boyutlu bir kavram olan sağlık, tanımlanmasında olduğu üzere sağlık ile ilgili hizmetlerde de farklılık göstermektedir ve özellikle ekonomik ve teknolojik faktörlerin değişimi ile sağlık hizmetlerinde sürekli bir dönüşüm gerçekleşmektedir. Bu çalışma ile özellikle milenyum sonrasında önemli değişim geçiren Türk sağlık hizmetlerinin Cumhuriyet tarihimizin yüz yıllık sürecinde geçirdiği dönüşümler, literatür taraması ve ikincil veriler temelinde analiz edilmiş ve üç dönem belirlenmiştir. 1923-2003 yılları arasını kapsayan ilk dönemde, öncelikle günümüzdeki kurumsallaşma ve örgütlenmenin temelleri oluşturulmuş, 80 yıl içinde önemli politikalar geliştirilmiştir. 2003 ile 2013 yılları arasını kapsayan on yıllık ikinci dönemde, sağlık hizmetlerinin verimliliğinin artırılmasına odaklanılmıştır. Son dönem ise 2013 yılından günümüze kadar olan on yılı kapsamaktadır. Bu dönemde, sağlık alanında dijital uygulamalar başlamış ve özellikle sağlık hizmetlerinin örgütlenmesinde değişimler yaşanmıştır. Bu doğrultuda, kamu-özel ortaklığı ile sağlık hizmetleri için yeni bir organizasyonel yapı olan şehir hastaneleri faaliyete geçmiştir. Bu yeni yapı ile sağlık hizmetlerinde artan maliyetlerin kamu ve özel sektör tarafından ortak karşılanması, sağlanan hizmetlerde verimlilik artışının meydana gelmesi sağlanmıştır.
  • Article
    Türk Bankacılık Sektöründe Yabancı Yatırım Öncesi ve Sonrasında Banka Performansının Değerlendirilmesi
    (2020) Şener, İrge; Avsaroglu, Guliz Lerzan
    Küreselleşmenin etkisiyle bilginin, paranın, teknolojinin ülkeler arasında dolaşımı sanki tek bir ülke varmış gibi hızlanmış, bu değişimden olumlu şekilde yararlanmak isteyen birçok ülke iç piyasalarını yabancı yatırımcılara açmıştır. Türkiye’de, 1980’lerden sonra görülen liberalleşme hareketleri sayesinde özellikle bankacılık sektörünün kârlılığının yüksek oluşu göz önüne alındığında yabancı yatırımcının dikkatini çekmiştir. Bunun sonucunda; ekonomik krizler yaşanmasına rağmen yasal düzenlemeler sayesinde güçlü bir yapıya kavuşan Türk bankacılık sektörü, dış kaynaklı yatırım almaya devam etmiştir. Bu çalışmada; söz konusu yatırımların bankacılık sektöründe hangi stratejilerle yapıldığı; ve bu stratejilerin 2001 krizinden günümüze kadar devam eden dönemde yayımlanmış olan bankaların çeşitli rasyoları ışığında incelenerek bahse konu yatırımların bankaların performanslarına etkileri ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma bulgularına göre, belirlenen finansal oranlar çerçevesinde, yabancı sermaye tarafından yatırım yapılan 6 özel banka ile özel sermaye tarafından yatırım yapılan 8 yabancı bankanın performanslarında önemli farklılıkların bulunmadığı tespit edilmiştir.
  • Article
    Bireysel Öncüllerinin İş-aile Çatışmasına Etkisi: Covid-19 Pandemisi Nedeniyle Evden Çalışanlar Üzerine Bir Araştırma
    (2020) Şener, İrge; Abunasser, Nihad
    İş-aile çatışmasının, çalışanlar, aileleri ve örgütler üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle, mevcut araştırmaların çoğunluğu, iş-aile çatışmasının sonuçlarına odaklanmıştır; bu nedenle, iş-aile çatışmasına neden olan etkenler ile ilgili araştırmalar sınırlı kalmıştır. Bu sınırlılığa istinaden, bu çalışmada iş-aile çatışmasının önemli bireysel öncülleri olarak belirlenen, beş faktör kişilik özellikleri ve duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkilerine odaklanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, kamu kurumlarında çalışan ve Covid-19 pandemi koşulları nedeniyle iş yaşamlarında ilk defa evden çalışma deneyimi yaşayan 220 çalışanı kapsamaktadır. Araştırmanın bulguları, sorumluluk kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha az iş-aile çatışması yaşadıklarını gösterirken; duygusal dengesizlik kişilik özelliği yüksek olan çalışanların daha fazla iş-aile çatışması yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, duygusal zekanın iş-aile çatışması üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Araştırma ile ilgili sınırlılıklar, katkılar ve öneriler ilaveten tartışılmıştır.
  • Article
    Kadın Yöneticilerin Cam Tavan Algıları ve Kadın Yöneticilere Karşı Tutum: Finansal Hizmetler Sektöründe Bir Uygulama
    (2018) Şener, İrge; Karabay, Melisa Erdilek; Tezergil, Seher Arıkan
    Kadın çalışanların örgütlerde alt kademelerde çalışmaları ve kariyerlerinde ilerlerken deyönetim kadrolarından uzak kalmalarını yansıtan cam tavan günümüz örgütlerinde halen dikkatçeken bir husustur. Bu çerçevede, bu araştırmada hizmet sektöründe finansal hizmetler alanındafaaliyet gösteren farklı sermaye yapısına sahip iki örgütte çalışanlara ve kadın yöneticilereodaklanılmış ve çalışanların kadın yöneticilere karşı tutumları ile kadın yöneticilerin cinsiyetrollerinden kaynaklanan cam tavan algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanınörneklemini finansal hizmetler sektöründe çalışan, toplam 144 çalışan ile 36 kadın yöneticioluşturmaktadır. Çalışmanın bulgularına göre, kadın yöneticilere karşı tutumun çalışanlarıncinsiyetlerine göre farklılık göstermekte olduğu (p=0,003<0,05) ancak çalışanların eğitimseviyesi (p=0,747>0,05) ve çalıştıkları örgütün ulusal veya yabancı sahiplik yapısının iseçalışanların kadın yöneticilere karşı tutumlarında fark yaratmadığı (p= 0,742>0,05) tespitedilmiştir. Bu bulguların yanı sıra, kadın yöneticilerin cam tavanın mevcudiyetine ilişkinalgılarının, kendi deneyimlerine göre daha yüksek seviyede olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum,cam tavan algısını etkileyen bireysel ve örgütsel unsurların yanı sıra cinsiyet rolleri ile ilgilitoplumsal unsurların etkisinin önemini ortaya çıkarmaktadır.
  • Article
    İşyerinde Kıskanma ve Kıskanılma: Ölçek Uyarlama ve Ölçüt Bağımlı Geçerliliği
    (2021) Karabay, Melisa Erdilek; Elçı, Meral; Şener, İrge; Erman, Halil
    İşyerinde kıskançlık, genellikle olumsuz sonuçlara sebebiyet veren bir duygu olarak değerlendirilmektedir. Buna rağmen, kıskançlık ile ilgili ulusal yazında yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu ihtiyaçtan hareketle, bu çalışma ile işyerinde kıskançlık ölçeğini Türkçeye uyarlayarak, söz konusu ölçeğin ölçüt bağımlı geçerliliği için çalışanların psikolojik sahiplenme algıları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, kamu (N=337) ve özel sektörde (N=547) yer alan katılımcılarla kolayda örneklem yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre ölçeğin, orijinalinde olduğu gibi kıskanılma ve kıskanma olmak üzere iki boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, işyerinde kıskançlık ölçeğinin hem kıskanma hem de kıskanılma boyut ortalamalarının kamu çalışanlarında daha yüksek olduğunu ve özel sektör çalışanları bağlamında kıskanma boyutu ile psikolojik sahiplenme arasında zayıf ama istatistiksel olarak negatif yönlü anlamlı bir ilişkinin varlığını ortaya çıkarmıştır.
  • Article
    Algılanan Çalışma Koşullarının İşten Ayrılma Niyeti ile Tükenmişliğe Etkisi: Gıda Perakendeciliği Çalışanlarına Yönelik Bir Araştırma
    (2022) Kılıç, Tamer; Şener, İrge
    İş yaşamı ile ilgili yapılan çok sayıdaki araştırmada çalışma koşullarının çalışanlar üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma koşulları uzun süreli ve yoğun çalışma nedeniyle günümüzde de önemini korumaktadır. Bu çalışmada, Ankara’da gıda perakendeciliği alanında faaliyet gösteren bir işletmenin 196 çalışanını kapsayan örneklem için çalışma koşullarının çalışanların işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisi ile bu değişkenler arasındaki ilişkide çalışanların tükenmişlik seviyelerinin aracılık etkisi incelenmiştir. Uygulanan anket çalışmasından elde edilen bulgulara göre; çalışma koşullarının ‘yoğun fiziksel çaba gerektiren koşullar’ boyutunun çalışanların hem işten ayrılma niyetlerini hem de tükenmişliklerini etkilediği; ‘ergonomik olmayan koşullar’ ile ‘monotonlaşma’ boyutlarının ise çalışanların işten ayrılma niyeti üzerinde pozitif etkisinin olduğu belirlenmiştir. Çalışanların çalışma koşulları algıları ile işten ayrılma niyetleri arasındaki ilişkide tükenmişlik seviyelerinin aracılık etkisi tespit edilmemiştir.