TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/8652
Browse
46 results
Search Results
Article A Systematic Review on AI Technologies in English as a Foreign Language Education(2025) Toscu, SalihaThis systematic review reports an analysis of research articles on AI technologies in English as a foreign language education. The review specifically addresses the limitations reported in the studies conducted between 2020 and 2024 and shows the benefits of AI technologies identified in those studies. Hence, the study aims to provide an understanding of the scope of existing research and, depending on the limitations identified, give insights into further research. The research articles were screened and analyzed using qualitative methods based on the predetermined inclusion and exclusion criteria. The findings indicated that AI technologies may positively affect language development, cultural understanding, learner engagement, learning support, and critical thinking. Nonetheless, the limitations identified - categorized as instructional, methodological, and technological - should be taken into consideration for a more robust investigation.Article Nitelik Mi, Nicelik Mi? Türkiye’de Psikoloji Lisansüstü Programlarına Yönelik Bir İnceleme(2023) Çoksan, Sami; Göncü-Köse, Aslı; Yaşın-Tekizoğlu, FatmaTürkiye’deki lisansüstü psikoloji programlarının sayısı her geçen yıl hızla artmaktadır. Bununla birlikte, bu prog- ramların nitelik ve niceliklerine ilişkin YÖK’ün sunduğu resmi bir veri bulunmamaktadır. Ayrıca, psikolojinin popüla- ritesi üniversiteleri sürekli olarak yüksek lisans veya doktora programları açmaya yöneltirken, bu programların lisan- süstü program açılması için YÖK tarafından belirtilen kriterleri ne derecede sağladığı bilinmemektedir. Bu nedenle, bu çalışmada Türkiye’deki psikoloji lisansüstü programlarının sayısının, psikoloji alanlarının mevcut programlar içindeki dağılımının ve psikoloji lisansüstü programlarında yer alan öğretim elemanlarının doktora, tıpta uzmanlık veya doçentlik alanlarının ayrıntılı bir şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, YÖKAKADEMİK veri tabanı ve ilgili programların internet sayfaları kullanılarak Ocak-Nisan 2021 tarihleri arasında oluşturulan veri seti incelenmiş, Türkiye’de psikoloji alt alanlarında yürütülen yüksek lisans ve doktora programları ve bu programlardaki akademisyen- lerin doktora, tıpta uzmanlık veya doçentlik alanları hakkında detaylı bilgiler elde edilmiştir. Toplam 34 üniversitede 86 yüksek lisans, 16 üniversitede 42 doktora programında eğitim, psikoloji alanında doktorası veya doçentlik derecesi olan öğretim üyeleri tarafından verilmektedir. Buna karşın, YÖK tarafından belirlenmiş resmi gerekliliklerin aksine, toplam 44 üniversitenin 92 yüksek lisans programında ve 18 üniversitenin 19 doktora programında ilgili alanda doktorası veya do- çentlik derecesi olmayan öğretim üyeleri tarafından eğitim-öğretim verildiği bulunmuştur. Bu öğretim üyeleri psikiyatri (f = 78), adli bilimler (f = 18) veya psikolojik danışma ve rehberlik (f = 16) gibi alanlarda doktoralarını tamamlamışlardır. Ayrıca, akademik kadrosunda psikoloji derecesi olan öğretim üyesi bulunmayan çeşitli bölümler tarafından da psikoloji lisansüstü programları açılmıştır. YÖK lisansüstü eğitim-öğretime ilişkin kural ve yönetmelikler belirlemesine rağmen, bunların her kurumda uygulanmadığı görülmektedir. Bu çalışmanın araştırmacılara ve eğitim otoritelerine Türkiye’deki psikoloji eğitim-öğretimi ile ilgili politika ve uygulamalar geliştirmelerine yardımcı olabilecek bilgiler sağlaması ve reh- berlik etmesi temenni edilmektedir.Article İngilizce Öğretim Müfredatının Kolektif Bir Öğrenme Süreci Haline Getirilmesi: Bir Vaka Çalışması(2025) Karaazmak, Fulda; Çalışkan, GüzideÇalışmanın amacı: Bu çalışmanın amacı, İngilizce müfredat tasarımında öğretim elemanlarının rolünü incelemek ve müfredat birimi tarafından yukarıdan aşağıya atanan bir müfredat ile öğretim elemanlarıyla iş birliği içinde geliştirilen bir müfredatın hangisinin daha iyi sonuçlar vereceğini araştırmaktır. Müfredat, içerik ve öğretim planı, dil sınıflarındaki başarının en etkili belirleyicileri arasındadır. İster sınıfta görev yapan öğretim elemanları ister müfredatı hazırlayan kişiler olsun, bu sürecin aktörleri, başarının belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Müfredat hakkında söz sahibi olan öğretim elemanları, içeriğe dair daha derin bir anlayış kazanır ve her adımın arkasındaki gerekçelerin farkına varırlar. Ancak müfredat birimi tarafından yukarıdan aşağıya bir süreçle her adımın önceden belirlenmesi, kaliteyi tehlikeye atabilir ve esnekliği engelleyebilir. Bu nedenle en verimli uygulamaları araştırmak oldukça değerlidir. Materyal ve Yöntem: Bu vaka çalışmasında, nitel bir araştırma deseni benimsenmiş ve 2023-2024 bahar döneminde süreç odaklı müfredata yönelik öğretim elemanlarının tutumlarını belirlemek amaçlanmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar ve odak grup görüşmeleri yoluyla toplanmış, tematik içerik analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma, Türkiye’deki bir vakıf üniversitesinde gerçekleştirilmiş ve farklı düzeylerde on yılı aşkın İngilizce öğretim deneyimine sahip sekiz öğretim elemanı (iki erkek, altı kadın) ile yürütülmüştür. Bulgular: Bu çalışma, hem eğitimli personelden oluşan bir birim tarafından hazırlanan bir müfredatın hem de tüm öğretim kadrosunun dahil olduğu bir müfredatın artı ve eksilerinin olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca katılımcılar, müfredat hazırlama sürecine dahil olduklarında, sürece dair farkındalıklarının arttığını ancak örgütsel zorlukların da bulunduğunu belirtmişlerdir. Yine de süreç odaklı bir müfredat, her iki tarafın iş birliğiyle dikkatli bir şekilde organize edilir ve gerekli destekleme sağlanırsa, daha iyi sonuçların doğurabileceği sonucuna varılmıştır. Önemli vurgular: Müfredat, içerik ve öğretim planlaması, dil sınıflarındaki başarının en güçlü belirleyicileri arasındadır. Bu sürece dahil olan kişiler —ister sınıf içindeki öğretim elemanları ister müfredat tasarımcıları olsun— başarının şekillenmesinde kritik bir rol oynar. Öğretim elemanları müfredat geliştirme sürecinde söz sahibi olduklarında, içeriği daha iyi kavrarlar ve her adımın arkasındaki gerekçeleri anlayabilirler. Öte yandan, müfredat birimi tarafından adım adım yukarıdan aşağıya belirlenen bir yaklaşım, kaliteyi tehlikeye atabilir ve esnekliği sınırlandırabilir. Bu nedenle en etkili ve verimli uygulamaları araştırmak hem gerekli hem de değerlidirArticle ChatGPT: Is It Reliable as an Automated Writing Evaluation Tool(2025) Toscu, SalihaThis study primarily aims to give an understanding of whether or not teachers could rely on AI technology, specifically ChatGPT, to score students’ writings. The study was conducted with the participation of EFL university students. The students were assigned different writing tasks for five weeks, and the tasks were scored by a teacher and ChatGPT separately. Then, their scores were compared to see the extent to which ChatGPT and teacher scores differed on the SPSS. The test results indicated no statistically significant differences in the scores the bot or the teacher gave. Additionally, the results were supported by the qualitative analysis of the teachers’ perception of ChatGPT use for automated writing evaluation. The teachers’ perceptions indicated their positive attitudes towards its use for the evaluation process and general use for enhancing instruction and learning, together with the concerns and suggestions to make the most of ChatGPT. The study gives insights into the integration of ChatGPT into the assessment process and its effectiveness for class practices.Article Örgütsel Ekoloji Perspektifinden Vakıf Üniversitelerinin Tarihsel Gelişimi(2024) Şener, İrge; Karapolatgil, Ahmet AnılÜlkemiz Türkiye’de yaklaşık 40 yıldır yükseköğretim veren Vakıf Üniversitelerinin yaygınlaşması ve çeşitlenmesi, bu çalışma ile örgütsel ekoloji kuramından faydalanılarak betimsel olarak incelenmiştir. İlk olarak 1984 yılında eğitime başlayan Vakıf Üniversitesinden itibaren 2022 yılsonuna kadar eğitime devam eden 74 Vakıf Üniversitesinin kurucu Vakıflarının nitelikleri tarihsel süreç içinde incelendiğinde, Üniversitelerin kuruldukları dönemin koşullarının çeşitlenmelerine neden olduğu değerlendirilmiş olup Vakıf Üniversitelerinin kuruluş tarihlerine göre beş farklı dönem belirlenmiştir. Bazı dönemlerde Vakıf Üniversitelerinin sayısındaki artış düşük iken, diğer dönemlerde ise yüksek oranda artış olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, Kurucu Vakıflarının özelliklerine göre, “eğitimci”, “yatırımcı”, “tıp eğitimi odaklı”, “kolektif teşkilat”, “kamusal mahiyetli” ve “dernek” olarak adlandırılan altı farklı nitelik altında Vakıf Üniversiteleri için sınıflandırma yapılmıştır. Mevcut durumda, yatırımcı olarak sınıflandırılan kategoride yer alan Vakıf Üniversitelerinin sayısı diğer kategorilerden daha fazladır. Kurucu Vakıfların nitelikleri ile ilgili damgalama özelliklerini koruma eğiliminde oldukları, çalışmada tespit edilen bir diğer konudur. Ayrıca, yeni açılan Vakıf Üniversitesi sayısı bakımından son yıllarda durağanlık olması doğrultusunda büyükşehirlerde Vakıf Üniversitelerinin sayısının doygunluğa ulaştığı değerlendirilmiştir. Ancak, gelecekte farklı damgalama özellikleri olan Vakıf Üniversitelerinin kurulmasının muhtemel olduğu düşünülmektedir.Article Assessment of Criminal Charges Brought Against Teachers(2020) Ökdem, MeltemBu araştırmanın amacı öğretmenlerin ceza mahkemelerine intikal eden fiillerinin değerlendirilmesidir. Bu araştırma doküman analiz modeline dayalı bir araştırmadır. Bu çalışmada 2004-2018 yılları arasında öğretmenlerin ceza mahkemelerine intikal eden fiillerini tespit etmek üzere, www.kazancı.com ve www.LegalBank.com veri tabanlarından öğretmenler hakkında açılan davalara ulaşılmıştır. Bu araştırmada temalar Türk Ceza Kanuna uygun olarak oluşturulmuş olup kişiye karşı suçlar, millete ve devlete karşı suçlar, topluma karşı suçlar olarak belirlenmiştir. Bu araştırmanın yapılma nedeni son yıllarda okullarda şiddet olaylarının hızla artmasıdır. Bunun bir nedeni de öğretmenlerin saldırgan davranışlarıdır ve bu durum önlem alınmadığı takdirde gelecekte çok büyük toplumsal yapıda büyük yaralara neden olacaktır. Sonuç olarak öğretmenler hakkında ceza mahkemelerinde görülen davalar kapsamında en fazla kişiye karşı suçlarla ilgili davaların yer aldığı görülmüştür. Bunu millete ve devlete karşı suçlar ve topluma karşı suçlar izlemektedir. Okullarda öğretmenlerin öğrencilere şiddet uyguladığı ve çocukların cinsel istismara uğradığı da görülmüştür. Eğitim fakültelerinde insan hakları, eğitim hukuku, öfke kontrolü, çatışma yönetimi gibi dersler konularak öğretmenler bu konularda bilinçli hale getirilmelidir. Hizmet içi eğitim ile insan ve çocuk hakları konusunda öğretmenler bilinçlendirilmeli ve bu konulardaki farkındalığı artırılmalıdır. Okullarda rehberlik bölümü iyi çalışıp bu konuda öğrencilere gerekli desteği sağlamalıdır.Article Percieved Language Learning Difficulties by Preparatory School Students: A Case Study(2022) Özmat, Demet; Dörtkulak, Funda; Akdemir, UfukBu çalışmanın amacı yabancı dil olarak İngilizce öğrenen öğrencilerin dil öğrenme sürecinde yaşadıkları zorlukları belirlemektir. Çalışmada aynı zamanda öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ile başarıları, cinsiyetleri ve hedef dil düzeyleri arasındaki ilişkiler de ortaya koyulmuştur. Betimsel nitelikli bu araştırmanın çalışma grubunu 340 hazırlık birimi öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel veriler için Özmat (2017) tarafından geliştirilen “Dil Öğrenmeyi Zorlaştıran Faktörler Ölçeği” ve nitel veriler için araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, hazırlık sınıfı öğrencilerinin dil öğrenme sürecinde karşılaştıkları en yüksek düzeyde zorlukların öğrenme kaynakları ile ilgili olduğu, en az düzeyde yasadıkları zorlukların ise öğrenme iklimi (fiziksel ve psikolojik) ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin, öğretme öğrenme sürecinden ve kendilerinden kaynaklanan zorlukları orta düzeyde yaşadıkları belirlenmiştir. Araştırmanın nitel sonuçları da ölçekten elde edilen sonuçları destekler niteliktedir. Öğrencilerin, sınıf ortamına yönelik disiplin ya da sınıf yönetimi bakımından zorluk yaşamadıkları görülmüştür. Buna ek olarak öğrenciler, öğrenci merkezli etkinliklere daha fazla ihtiyaç duyduklarını belirtmiştir. Öğrencilerin yaşadıkları zorluk düzeyi ile başarı testi ve cinsiyet değişkeni arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir. Alt kurlarda öğrenim gören öğrencilerin yaşadıkları zorlukların üst kurda öğrenim gören öğrencilere göre daha yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, dil öğrenme sürecine ve hazırlık okullarındaki yabancı dil öğretimine yönelik önerilerde bulunulmuştur.Article Contextual, Formal and Correlational Examination of Article Titles Published in International Indexed Journals in the Field of Educational Sciences(Turkish Education Assoc, 2025) Goktas, Yuksel; İskender, Mülkiye Ezgi; Gürbüz, Nihal Elif; Cagiltay, Nergiz Ercil; Topaloglu, Mulkiye Ezgi IskenderBir makalenin yayımlanması ve atıf alması açısından doğru başlık yazımı önemli bir değişkendir. Bu bağlamda bu araştırmada eğitim bilimleri alanında yayımlanan uluslararası indeksli makalelerin başlıkları içerik ve biçim açısından incelenmiştir. Doküman analizi, Web of Science veri tabanında yer alan 800 makale ve başlığın araştırmacılar tarafından literatüre dayalı olarak belirlenen kriterlere göre incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. İçerik-başlık uyumu konusunda elde edilen verilere SPSS 27.0 programından faydalanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Bulgular, makalelerin cümle yapılarının yayımlandıkları dergilerin menşei ülkelerine göre farklılaştığını göstermiştir. Ayrıca, etki faktörü yüksek olan dergilerin başlıklarının metodolojik eğilimlerini daha net verdiği tespit edilmiştir. Etki faktörünün, potansiyel başlık standartlarına ulaşma ve kelime sayısı ile doğrusal ve orta düzeyde ilişkili olduğu bulunmuştur. Dergilerin Q değerlerine göre yapılan analizde, potansiyel içerik standartlarının Q1 dergilerin lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Dergiler için yapılan fark analizine göre başlık potansiyel standartları açısından dört dergi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Ortalamalara göre Review of Educational Research (Q1), Eğitim ve Bilim (Q4), Educational Researcher (Q1) ve Pedagogy (Q4) şeklinde bir sıralama ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlar kapsamında araştırmacılara bilimsel çalışmalar için başlık oluşturmada yol gösterecek bazı önerilerde bulunulmuştur.Article Citation - WoS: 10Citation - Scopus: 11Effects of Calibration Sample Size and Item Bank Size on Ability Estimation in Computerized Adaptive Testing(EDAM, 2015) Şahina, Alper; Weiss, David J.; Sahin, AlperThis study aimed to investigate the effects of calibration sample size and item bank size on examinee ability estimation in computerized adaptive testing (CAT). For this purpose, a 500-item bank pre-calibrated using the three-parameter logistic model with 10,000 examinees was simulated. Calibration samples of varying sizes (150, 250, 350, 500, 750, 1,000, 2,000, 3,000, and 5,000) were selected from the parent sample, and item banks that represented small (100) and medium size (200 and 300) banks were drawn from the 500-item bank. Items in these banks were recalibrated using the drawn samples, and their estimated parameters were used in post-hoc simulations to re-estimate ability parameters for the simulated 10,000 examinees. The findings showed that ability estimates in CAT are robust against fluctuations in item parameter estimation and that accurate ability parameter estimates can be obtained with a calibration sample of 150 examinees. Moreover, a 200-item bank pre-calibrated with as few as 150 examinees can be used for some purposes in CAT as long as it has sufficient information at targeted ability levels.Article İlk ve Ortaokul Öğretmenlerinin Algılarına Göre Örgütsel Sessizlik ve İşe Yabancılaşması Arasındaki İlişki (Tunceli İli Örneği)(2024) Ökdem, MeltemBu araştırmada Tunceli ilinde görev yapan öğretmenlerin işe yabancılaşma düzeyleri ve örgütsel sessizlik düzeyleri araştırılmış ve işe yabancılaşma ve örgütsel sessizlik arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Araştırma grubunu Tunceli ilinde çalışan 221öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın alt problemlerine çözüm bulmak için frekans, yüzde ve aritmetik ortalama, standard sapma ile SPSS paket program kullanılarak betimlenmiştir. İşe yabancılaşma ölçeği puanlarında cinsiyet ve medeni durum için Mann Whitney U testi, kıdem değişkeni için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin işe yabancılaşmanın güçsüzlük alt boyutunda algılarına bakıldığı zaman en yüksek ortalamanın “iş yaşamımda her şeyin benim dışımda geliştiğini hissediyorum” ifadesinde olduğu görülmektedir. Anlamsızlık alt boyutunda ise okulda aynı konuları öğretmekten bıktığı ve öğretmenliğin onun için monoton hale geldiği maddelerinin en yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin örgütsel sessizlik ölçeğinde ise en yüksek puanların “öğretmenlerin duygu ve düşüncelerini dile getirmeleri, örgütsel öğrenmeyi ve gelişmeyi destekler” ifadesinde görülürken izolasyon alt boyutunda ise en yüksek ortalama “öğretmenler sorun çıkarıcı ve şikayetçi görünmek istemediklerinden, olaylar ve durumlar karşısında sesiz kalmayı tercih ederler” ifadesinde görülmektedir. İşe yabancılaşma güçsüzlük, anlamsızlık, yalıtılmışlık, yabancılaşma alt boyutları birlikte örgütsel sessizliğinin puanları ile orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin kendileri ile ilgili kararlara katılmadıkları için alınan kararlara sıcak bakmadıkları görülmüştür. Öğretmenlerin kararlara katılması için gereken tedbirler alınmalıdır.
