Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/9486
Browse
Recent Submissions
Master Thesis Tekil Pozisyonların Varlığında Düzlemsel Paralel Bir Robotun Yörünge Tasarımı(2025) Özkök, Emre Umut; İder, Sıtkı KemalParalel manipülatörlerin tahrik tekilliği konumlarında, tahrik elemanları uç‐efektörü belirli yönlerde kontrol etme yeteneğini kaybeder. Ancak dinamik denklemlerin belirli tutarlılık koşulları uygun yörünge tasarımıyla sağlandığında, manipülatör tekil konfigürasyonlardan geçerken gerekli tahrik kuvvetleri ve sistem hareketi kararlı kalabilir. Bu çalışmada incelenen mekanizma, sabit bağlantı dâhil altı mafsal ve altı bağlantıdan oluşan, üç serbestlik derecesine sahip bir sistemdir. İlk aşamada mekanizmanın kinematik analizi ve dinamik simülasyonu gerçekleştirilmiştir. Kinematik analizde bağlantıların kütle merkezlerinin orta noktalarında bulunduğu varsayılmış, buna göre konum ve hız denklemleri türetilmiştir. Ardından bağlantıların kinetik ve potansiyel enerjileri hesaplanmış, bu değerler kullanılarak dinamik denklemler oluşturulmuştur. Manipülatör tekil konuma tutarsız ve tutarlı yörüngelerle geçerken tahrik torklarının zamana bağlı değişimi incelenmiştir. Söz konusu analiz MATLAB ortamında yürütülmüştür. Kinematik sonuçların doğruluğu, Autodesk Inventor'dan elde edilen verilerle karşılaştırılarak doğrulanmıştır. Kinematik analizin geçerliliği teyit edildikten sonra dinamik denklemler test edilmiştir; bu doğrulama, mekanizmanın serbest düşme hareketi yapıp yapmadığının gözlemlenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Serbest düşme hareketi uygun şekilde simüle edildikten sonra, hem dinamik denklemlerin hem de elde edilen tork grafiklerinin doğruluğu doğrulanmıştır (Serbest düşme hareketinin doğruluğu, Working Model ve MATLAB ortamında yapılan analizlerin karşılaştırılmasıyla teyit edilmiştir.).Bu tez, daha önce önerilmiş yöntemleri kullanarak bir paralel manipülatörün analizini sunmaktadır.Master Thesis Nanopartiküller ve Farklı Geometrilere Sahip Kanatçıklar Kullanarak Borularda Isı Transferi İyileştirme(2025) Eğerci, Neslihan; Yapıcı, Ekin Özgirgin; Türkoğlu, HaşmetEnerji, havacılık ve otomotiv gibi sektörlerde mühendislik uygulamaları geliştirmek, ısı transfer verimliliğini artırmak için yaratıcı yöntemler gerektirir. Isı transfer yüzey alanını genişleterek, ısı eşanjörlerindeki boru kanatçıkları termal performansı artıran temel parçalardır. Ancak, tipik kanatçık tasarımlarının en iyi performansı göstermesini engelleyen birkaç kısıtlama vardır. Nanopartiküller, akışkan özelliklerini ve termal iletkenliği artırarak daha etkili ısı iletimi sağlar. Geleneksel soğutma sıvılarından daha fazla termal iletkenlik sunarak, nanofluidlerin kullanımı boru kanatçık sistemlerinde ısı transferini artırır. Bu çalışmanın amacı, farklı geometrilerde kanatçıklı bir boru tasarımı yaparak en etkili tasarımda farklı konsantrasyonlarda sabit boyutta nanoakışkanlar kullanarak ısı transferini incelemektir. Kanatçık çalışması için çeşitli konfigürasyonlar incelendi (üçgen, dikdörtgen ve daire). Üçgen kanatçıklı borunun en uygun olduğu çalışmalar sonucunda bulundu. Üçgen kanatçıklı yapıya farklı konsantrasyonlarda nano akışlar eklendi. Sonuç olarak en iyi nano akış konsantrasyonu ve geometri yapısı bulundu. En iyi nanoakış Al₂O₃-TiO₂ ve konstrasyonu %10-6' dır. En iyi geometri üçgen yapılı fin olarak bulunmuştur.Master Thesis Suprametrik Uzaylarda Yakınsaklık Metotları(2025) Alişiroğlu, Pınar; Yalçın, CeylanBu tezde, dizi uzaylarında karşımıza çıkan yakınsaklık fikirlerinin, suprametrik uzaylara taşınması ve bu uzaylarda genelleştirilmiş yakınsaklık tiplerini incelemeyi amaçlamaktadır. İstatistiksel yakınsama, rough istatistiksel yakınsama ve lacunary istatistiksel yakınsama kavramları suprametrik uzaylardaki uygulamalarıyla birlikte sunulmaktadır. Tez, farklı yakınsama türlerinin temel özelliklerini, etkileşimlerini, güçlü yanlarını ve literatüre katkılarını analiz etmektedir. Ayrıca, yeni yöntemler için farklı örnek diziler sunulmuştur. Böylece, suprametrik yapının faydaları vurgulanmıştır. Bu yeni yöntemlerin teorik temelini desteklemek için çeşitli teoremler de ispatlanmıştır. Sonuçlar, beklenildiği gibi suprametrik yapıların standart metrik yapılara kıyasla daha esnek ve genel teoriler oluşturduğunu göstermektedir.Master Thesis Çalışanların Performansı Üzerinde Finansal ve Manevi Teşviklerin Etkisi(2025) Salıhı, Bıshtıwan Ahmed Mohammed; Gökmen, AytaçBu tezin amacı, çalışanların performansı üzerindeki finansal ve manevi teşviklerin etkisini analiz etmektir. Çalışan performansı üzerindeki finansal ve manevi teşviklerin örgütlerdeki etkisini deneysel olarak analiz etmek için, bu bölüm çalışmanın metodolojisini ana hatlarıyla açıklamakta ve anketler yoluyla toplanan verilere dayalı nicel bir deneysel yöntem kullanmaktadır. Sayısal analizden yararlanılmış ve sonuçları sunmak için tablolar ve şekiller kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyete göre dağılımı, 280 kişilik bir örneklemden elde edilen verilerle sunulmuştur. Bunlardan 104'ü kadın, 176'sı ise erkektir. Araştırmacı, çalışmada yer alan değişkenlere ilişkin cinsiyet boyutu açısından kategoriler arasındaki farklılıkları belirlemek için Bağımsız Örneklemler T-Testine başvurmuştur. Analiz sonuçları, birinci eksen için hesaplanan t değerinin (0,214) olduğunu ve erkekler için (40,96), kadınlar için (39,63) olan aritmetik ortalamalara dayanarak, örneklemdeki bireylerin cinsiyet farklılıklarına göre birinci eksene ilişkin görüşlerinde istatistiksel farklılık olmadığını göstermektedir. Bu durum, hesaplanan anlamlılık düzeyi değerinin (0,176) olmasıyla, yani çalışmanın varsayılan anlamlılık düzeyi olan (%1)'den yüksek olmasıyla doğrulanmaktadır. Araştırmacı bazı bulguları vurgulamış ve en önemli sonuçlardan biri olarak: teknolojinin günümüzde istihdam edilebilir ekonomik büyümede dinamik bir rol oynadığı belirtilmiştir. Ölçülebilir sonuçların gelirler ve müşteri memnuniyeti ile yakından ilişkili olduğu yerde, primler, kâr paylaşımı ve performansa dayalı ücretler gibi finansal teşviklerin çalışan motivasyonunu ve verimliliğini önemli ölçüde artırdığı gösterilmiştir.Master Thesis Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi Teknikleri Yoluyla Çevrimiçi Perakendeciler için Pazarlama Bütçelerinin Optimize Edilmesi(2025) Al-Janabı, Marwan Abdulkareem Abdullah; Gökmen, AytaçÖzet Çevrimiçi tüccarlar için pazarlama bütçesi tahsisini en üst düzeye çıkarmak amacıyla bu tez, yapay zekâ (AI) ve makine öğrenmesi (ML) yaklaşımlarının kullanımını araştırmaktadır. Geleneksel bütçeleme teknikleri, perakende sektörünün hızlı dijitalleşmesi ve müşteri iletişim kanallarının artan karmaşıklığı ışığında yetersiz kalmıştır. Bu çalışma, pazarlama sonuçlarını tahmin eden ve tahmini modellemeyi kullanarak harcama verimliliğini en üst düzeye çıkaran veri odaklı bir strateji sunmaktadır. Pazarlama kampanyası verilerinin ön işlenmesi, keşifsel veri analizi ve PyCaret çerçevesinde Random Forest, Gradient Boosting ve LightGBM gibi karmaşık makine öğrenme modellerinin kullanımı, metodolojinin bir parçasıdır. Doğruluk ve yorumlanabilirliğe dayanarak, en iyi performans gösteren model seçilir ve özellik önemi SHAP analizi ile belirlenir. Bulgular, makine öğrenimi tahminlerine dayalı akıllı bütçe tahsisinin müşteri hedefleme taktiklerini büyük ölçüde artırdığını, gereksiz harcamaları azalttığını ve pazarlama etkinliğini artırdığını göstermektedir. Sonuçlar, yapay zeka destekli optimizasyonun bütçe planlama prosedürlerinde nasıl devrim yaratabileceğini ve e-ticaret karar vericileri için önemli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.Master Thesis Yatay Su Alma Yapıları için Önerilen Kritik Batıklık Denklemlerinin Karşılaştırılması(2025) Al-Obaıdi, Dalal Abdulkareem Husseın; Göğüş, Mustafa; Gökmener, SerkanSu alma yapılarında oluşan hava-sürükleyen girdaplar, su alma yapılarının işletilmesinde birtakım güçlüklere sebep olmakta, verim kayıplarına ve hidrolik ekipmanlarda olası hasarlara yol açabilmektedir. Bu çalışma, simetrik ve asimetrik yaklaşım akım koşulları altındaki yatay su alma yapıları için hava sürüklenmesini önlemek amacıyla gerekli düşey mesafe olan kritik batıklığın, Sc, tahminine odaklanmaktadır. Boyut analizi kullanılarak, giriş geometrisi, yaklaşım Froude sayısı, su alma yapısı Froude sayısı, Reynolds sayısı ve Weber sayısının kritik batıklığa olan etkileri analiz edilmiştir. Simetrik ve asimetrik yaklaşım akış koşulları için sırasıyla, farklı çalışmalardan alınmış, 409 ve 225 adet deney verisi, daha genel ve doğru ampirik denklemler türetmek amacıyla analiz edilmiştir. Analizler, su alma yapisi Froude sayısı ve geometrik parametrelerin boyutsuz kritik batıklık (Sc/Di) üzerinde baskın etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, türetilen ampirik denklemler istatistiksel olarak yüksek doğruluk sergilemiş ve R² değerleri sırasıyla simetrik koşullar için 0.988, asimetrik koşullar için ise 0.949 mertebelerinde elde edilmiştir. Tüm akış ve geometrik parametreleri dikkate alınarak oluşturulan ampirik denklemler, en tutarlı sonuçları göstermiştir. Buna karşılık, yalnızca (Fr)i dikkate alınarak türetilen denklemler, Sc/Di'nin tahmininde orta düzeyde doğruluk sağlamıştır. Bu denklemler literatürdeki benzer denklemlerle karşılaştırılmış ve önerilen denklemlerin küçük ve büyük ölçekli modellere ait ampirik denklemler arasında dengeli bir korelasyon sunduğu, ayrıca daha geniş bir hidrolik koşul aralığında daha iyi genellenebilirlik sağlayabileceği gösterilmiştir.Master Thesis Elektrikli Araç Şarj İstasyonları için Optimal Yer Seçimi(2025) Gökler, Ezgi Nagihan; Qadrı, Syed Shah Sultan MohıuddınElektrikli araçların (EV) hızla yaygınlaşması, verimli ve erişilebilir bir şarj altyapısının geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu alandaki temel zorluklardan biri, şarj istasyonlarının optimum konumlandırılmasıdır. Bu yerleşim kararı, kullanıcı erişilebilirliği, operasyonel maliyetler ve genel hizmet verimliliği üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Bu çalışmada, elektrikli araç şarj istasyonu yer seçimi problemi, talep ve kapasite kısıtları altında kurulum maliyetleri ile mesafeye dayalı hizmet maliyetlerini bütünleştiren Karışık Tamsayılı Doğrusal Programlama (MILP) modeli olarak ele alınmıştır. Problemin NP-zor doğası nedeniyle, klasik optimizasyon yöntemleri problem boyutu büyüdükçe hesaplama açısından uygulanamaz hale gelmektedir. Bu sınırlamayı aşmak amacıyla, ölçeklenebilir sezgisel yaklaşımlar olarak tek amaçlı Genetik Algoritma (GA) ve çok amaçlı Sıralı Genetik Algoritma II (NSGA-II) önerilmiş ve uygulanmıştır. Geliştirilen algoritmaların hem gerçek dünya verileri hem de sentetik olarak oluşturulmuş veri kümeleri üzerinde test edilerek çözüm kalitesi, hesaplama verimliliği ve algoritmik sağlamlık açısından kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır. GAMS çözümleyicisiyle elde edilen kesin çözümlerle yapılan karşılaştırmalar, GA'nın önemli ölçüde daha kısa sürelerde neredeyse optimal sonuçlar üretebildiğini göstermektedir. Ayrıca NSGA-II, kurulum ve hizmet maliyetleri arasındaki değiş tokuş yapısını etkili bir şekilde yansıtarak çeşitli Pareto-optimal çözümler üretmekte ve çok kriterli karar verme bağlamında esneklik sağlamaktadır. Bu çalışma, EV şarj altyapısının planlanması alanına, farklı kentsel ortamlara uygulanabilir sağlam ve uyarlanabilir bir çözüm metodolojisi sunarak katkı sağlamaktadır. Gelecek çalışmalar; dinamik talep profillerinin entegrasyonu, yenilenebilir enerji kaynaklarının dikkate alınması ve etkileşimli karar destek sistemlerinin geliştirilmesi yönünde ilerleyebilir.Master Thesis Topluluk Öğrenimi Kullanılarak Geliştirilmiş Çevrimiçi Reklamcılık.(2025) Talabani, Nawar Fayq Arıf; Görür, Abdül KadirDijital reklamcılık çağında, kullanıcı etkileşimini doğru bir şekilde tahmin etmek, reklam yerleşimlerini optimize etmek ve geliri maksimize etmek açısından oldukça önemlidir. Bu araştırma, reklam tıklama tahminlerini geliştirmek amacıyla topluluk öğrenme (ensemble learning) algoritmalarını kullanan Geliştirilmiş Bir Reklamcılık Çerçevesi sunmaktadır. Çalışma, veri ön işleme, özellik mühendisliği ve korelasyon analizini içeren yapılandırılmış bir yaklaşımı takip ederek en uygun özellik seçimini sağlamıştır. Verisetleri eğitim ve test olarak ikiye ayrılmış; modeller, çeşitli değerlendirme metrikleri kullanılarak eğitilmiş ve test edilmiştir. Değerlendirme ve test süreci; demografik veriler, cihaz bilgileri ve reklam etkileşim kayıtları gibi çeşitli bilgileri içeren üç veri seti üzerinde gerçekleştirilmiştir. XGBoost, AVAZU veri setinde 0.9333 ve DIGIX veri setinde 0.9743 AUC skoru ile en yüksek başarıyı göstermiştir. Öte yandan, AdaBoost, dengelenmiş Online Advertising Campaign veri setinde %98.52 F1 skoru ve 0.9926 AUC değeri ile en iyi performansı göstermiştir. Sonuçlar, topluluk modellerinin kullanıcı davranışlarındaki karmaşık örüntüleri yakalama konusundaki etkinliğini ortaya koyarak daha doğru reklam hedeflemesine olanak sağladığını göstermektedir.Master Thesis Conditional Obligation Relationship(2025) Üstün, Zehra; Oğuz, CemalBu çalışma koşula bağlı borç ilişkilerini konu edinmektedir. Koşul kavramının ayrıntılı incelemesine geçmeden önce tezin ilk bölümünde borç ilişkisinin temel ilkeleri ile tarafların hak ve yükümlülüklerine dair genel bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca koşul kavramının sıklıkla karıştırıldığı ceza koşulu ve bağlanma parası gibi bazı hukuki kurumlarla arasındaki farklar açık biçimde ortaya konulmuştur. Tezin odak noktasını oluşturan koşul, gelecekte meydana gelip gelmeyeceği belirsiz bir olaya bağlanan hukuki sonuçlar çerçevesinde ele alınmıştır. Bir koşulun hukuken geçerli sayılabilmesi için öncelikle bir hukuki işleme bağlanmış olması ve tarafların bu yönde açık bir irade beyanında bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bunun yanında koşulun konu aldığı olayın geleceğe ilişkin olması ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin mevcut durumda objektif olarak belirsizlik arz etmesi geçerlilik için zorunludur. Koşulun hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olmaması, baştan itibaren imkansız bir durumu içermemesi ve anlamsız ya da keyfi nitelikte olmaması gibi unsurlar da titizlikle değerlendirilmektedir. Başta geciktirici ve bozucu koşullar olmak üzere koşulun farklı türleri ile bu türlerin koşulun askıda olduğu kritik dönemde ve gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi durumunda doğurduğu farklı hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Dürüstlük kuralı çerçevesinde koşulun gerçekleşmesini engellememe yükümlülüğü ve koşulun zamanla imkansız hale gelmesi gibi hukuki durumlar da önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Bu kapsamlı değerlendirme neticesinde koşula bağlı borç ilişkilerinin Türk Borçlar Hukuku içindeki yeri ve önemi konusunda bütüncül bir bakış açısı sunulması ve bu alandaki hukuki tartışmalara anlamlı bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Borç, Borç ilişkisi, Koşul, Koşula bağlı borç ilişkisi, Borç ilişkisinde özel durumlar.Master Thesis The Effects of the COVID-19 Pandemic on Tourism Sector: In the Context of Turkey(2025) Güzelocak, Alperen; Temiz, DilekCovid-19 pandemisi, Çin'de yayılmaya başlayıp çok kısa sürede bütün dünyayı etkisine almıştır. Türkiye'de bu etki altına alınmış ülkelerden birisidir. Türkiye'nin özellikle güçlü sektörlerinden biri olan turizm sektörü, farklı şekillerde bu küresel pandemiden etkilenmiştir. Bu çalışmada, Covid-19 pandemisinin Türkiye'deki turizm sektörüne etkileri incelenmektedir. Çalışmada ilk olarak seyahat platformları ve turizm gelirleri hakkında genel bir bilgi verilmektedir. Ardından, Covid-19 pandemisinin turizm üzerine etkileri, 2012-2024 dönemi Türkiye'si için iki ayrı ekonometrik analiz ile incelenmektedir. İlk analizde, 2012Q1-2024Q3 dönemi Türkiye'sinde, turizm gelirleri ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki ARDL (Autoregressive Distributed Lag) yaklaşımı ile incelenmektedir. Bu analiz sonucunda, değişkenler arasında bir eşbütünleşme ilişkisinin var olduğu hem uzun hem kısa dönemde turizm gelirlerinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İkinci analizde, 'Covid-19 pandemisi, Türkiye'nin turizm gelirlerini etkilemiştir' öngörüsünü test etmek için EKK tahmin yöntemi kullanılmıştır. Tahmin sonucunda, 'Covid-19 pandemisi Türkiye'nin turizm gelirlerini etkilemiştir' sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Processing of Personal Data on E-commerce Platforms(2025) Arslantürk, Doğucan Fırat; Badur, EmelBu tez, e-ticaret platformlarında kişisel verilerin işlenme süreçlerini incelemekte ve bu süreçlerin hukuki, etik ve teknik boyutlarını ele almaktadır. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte e-ticaret siteleri, kullanıcı verilerini toplama, işleme ve saklama konusunda geniş yetkilere sahip olmuş, bu durum kişisel verilerin korunmasını önemli bir mesele haline getirmiştir. Çalışmada, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gibi düzenlemeler ışığında e-ticaret platformlarının yükümlülükleri analiz edilmiştir. Ayrıca, kullanıcıların verilerinin nasıl işlendiği, saklandığı ve üçüncü taraflarla nasıl paylaşıldığı örnek olaylar üzerinden incelenmiştir. Tezin temel amacı, e-ticaret sektöründe veri güvenliği politikalarının yeterliliğini değerlendirmek ve kullanıcıların kişisel verilerini daha etkin koruyabilmeleri için öneriler sunmaktır. Sonuç olarak, mevzuata uyumun artırılması, şeffaflık ilkesinin güçlendirilmesi ve kullanıcı farkındalığının artırılması gerektiği vurgulanmaktadır.Master Thesis Ceza Muhakemesinde Adli Kontrol(2025) Eroğlu, Mustafa Ali; Özer, Burcu ErtemCriminal proceedings begin with the discovery of the suspicion of a crime and ultimately end with a final judgment that is free from all doubts and uncertainties. During the criminal proceedings, it is essential to use certain tools to reach the material truth. One of the most important of these tools is undoubtedly precautionary measures. Precautionary measures not only help in collecting the necessary evidence for the trial to proceed properly but also prevent the final judgment from remaining on paper. Among the precautionary measures, the most severe one is undoubtedly detention. By resorting to detention, not only is the concealment of evidence prevented, but it also ensures that the suspect or defendant does not escape. In this way, the necessary evidence for reaching the material truth is collected, protected, and the execution of the final judgment becomes possible. The fact that detention is a severe measure, and its consequences—such as total confinement—has led the legislator to adopt a more measured approach in regulating this precautionary measure. In this context, where detention is necessary, the aim has been to create a more balanced alternative. Judicial control, as a precautionary measure regulated within the framework of the principle of proportionality, serves the same purpose as detention. In this way, the judge or the court does not have to choose between the total confinement of the suspect or defendant and complete freedom, and ultimately, they will be able to proceed with the criminal trial in a more effective manner, achieving their objectives.This study examines the legal nature of judicial control, which was regulated as an alternative to detention, its relationship with the obligations it imposes, to what extent these obligations can serve as an alternative to detention, and finally, the problems that arise in the application of the judicial control measure as regulated by the law.Master Thesis Cinsiyet ve Yükseltmeler: Türkiye'de Yönetim ve Organizasyon Alanı(2025) İşler, Ece Büşra; Kalemci, Rabia ArzuThe global framework has revealed that women have faced numerous processes and situations that are disadvantageous to them throughout history in the workplace. Although there has been a change and development over the years, women still face challenges in accessing higher hierarchical levels in the professional world. This study examines the transition periods from associate professor to full professor for women and men working in the field of Management and Organization in Turkey through the lens of gender. In this context, data from male and female professors were collected, and correlation analysis was applied. Additionally, women professors working in the field of Management and Organization, selected using the snowball sampling method, were chosen, and semi-structured interviews were conducted with the participants. In this context, results were obtained that can be considered disadvantageous to women in terms of reaching professorship in the field of Management and Organization.Master Thesis De Facto Devletlerde 'Tanınma için Demokrasi' Stratejisi: Kosova ve Abhazya Örneklerinin Karşılaştırmalı Bir İncelemesi(2025) Ayhan, İbrahim Rıfat; Ekinci, Fatma DidemThis thesis examines democracy and democratization in de facto states over Abkhazia or Kosovo cases comparatively. De facto states first emerged after 1945 but their number substantially increased with the dissolution of the Soviet Union. Related to their international legitimacy problems, the interest on democracy in de facto states has risen in recent years both in the international community and academic literature. In this context, this study seeks answers to three key questions related to democracy in de facto states in the literature grounded on the relations with the patron state, ethnic divisions and conflict, and recognition and recognition strategies. To this end, the study utilizes Freedom House data and reports, semi-structured interviews conducted by the author, and local news outlets in Abkhazia and Kosovo. As a result, the study concludes that the most important, if not the only, factor behind both democratization and recognition of de facto states is the patron state. The difference in democracy levels between Kosovo or Abkhazia is also directly related to this factor. Moreover, the most important internal obstacle to democratization in de facto states is ethnic cleavages and conflicts. Finally, a democratic regime plays only a very limited role in the recognition of de facto states. Relatedly, although it is correct that Kosovo has pursued a so-called 'democracy-for-recognition strategy', this has not been the case for Abkhazia.Master Thesis Avrupa Birliği'nde Toplumsal Cinsiyet Analizi ve Kadın Liderler: Finlandiya Örneği(2025) Dirican, Bilge Nisa; Ataç, Cemile AkçaThis study aims to examine the role of gender in foreign policy within the framework of feminist international relations theory and to assess the impact of female leaders on international political processes. The first section explores the fundamental principles of feminist international relations theory. Followed by this, the second section presents an analysis of the behavioral traits attributed to female leaders and how these traits influence foreign policy. Within the framework of an evaluation from a feminist international relations perspective, the third section examines the European Union and Scandinavian countries in the context of gender and investigates the roles of female leaders in shaping EU policies, assessing whether true gender equality has been achieved. As part of this analysis, the study presents examples illustrating the role of gender in foreign policy within the EU, focusing on Ursula von der Leyen, the President of the European Commission, and Federica Mogherini, who served as the EU High Representative for Foreign Affairs and Security Policy between 2014 and 2019. Additionally, the foreign policies of Scandinavian countries are analyzed through a general assessment from a gender perspective. The final section evaluates Finland's foreign policy through the lens of feminist perspectives on gender. It specifically examines Sanna Marin, who served as Finland's Prime Minister between 2019 and 2023, and stands out as an unconventional example among female leaders. Her leadership traits are analyzed in this context, along with an assessment of the foreign policy during her tenure. The main objective of the study is to highlight the contributions of female leaders to both international and domestic politics and to draw attention to the role of gender in foreign policy. Furthermore, the study discusses whether the gender norms commonly associated with female leadership—often claimed to be inherent to women—apply to all female leaders. The key findings reveal not only the outcomes of the prevailing perceptions of gender and female leadership but also demonstrate that biases against female leadership persist even in the European Union, which is often regarded as a model of gender equality, and in Finland, which serves as a specific example in this field. Keywords: Feminist international relations, Gender equality in foreign policy, European Union, Finland, Sanna MarinMaster Thesis Çalışanlarda İşveren Çekiciliği Bağlamında İş Tatmini ve Aidiyet Duygusunun İncelenmesi: Bankacılık Sektörü Örneği(2025) Zeran, Büşra; Ökdem, MeltemThe purpose of this study is to examine the job satisfaction and sense of belonging of individuals working in the banking sector, which directs the country's economy, in the context of employer attractiveness. In this qualitative study, data were collected from 25 volunteer participants working in 6 different banks in Ankara. The data of the study was collected through a semi-structured interview form. The interview questions were prepared in line with the themes determined by literature review and corrected in line with the opinions of academics and bank employees. Thematic content analysis method was used to analyze the data. In the analysis, the findings were interpreted using direct quotes from the participants' opinions, and in addition, the data was coded by a second expert to ensure reliability and consensus was achieved. The results of the study showed that the factors affecting job satisfaction include satisfaction with working in the institution, number of employees, power, equal evaluation, quality of work, wages and physical conditions. While most participants stated that they were satisfied with career development opportunities, social rights and training programs, some expressed their dissatisfaction due to workload and high performance expectations. Communication, participation in decision-making processes and management style also stood out as important factors affecting job satisfaction. It has been determined that factors such as work experience, work environment, organizational culture, management style and nature of the job are among the factors that affect the sense of belonging. In addition, it has been determined that factors such as institutional loyalty, professional development opportunities, solidarity, positive relationships with colleagues and institutional activities etc. are factors that strengthen the sense of belonging. It has been determined that employer attractiveness factors have decisive effects on job satisfaction and sense of belonging, while high social value increases job satisfaction and sense of belonging, low economic value causes negative effects in some participants. Development opportunities and putting the learned information into practice have also been determined as factors that strengthen job satisfaction and sense of belonging. The results of the research show that employer attractiveness affects the sense of belonging and job satisfaction. Strengthening the employer brand is of critical importance in terms of attracting qualified employees and increasing employee loyalty.Master Thesis Bruno Taut's Ütopia 'The City Crown' (die Stadtkrone) and Its Reflections in Ankara(2025) Ünsal, Zeynep; Özmen, Ceren KatipoğluÜtopya, Thomas More'un eserinde tanımlandığı haliyle hem 'hiçbir yer' hem de 'iyi bir yer' anlamına gelir; bir düş olan ütopya, aynı zamanda geleceğe dair bir umut ve sistematik bir akıl yürütmenin ürünüdür. Ütopyacı düşlerle ideal kent tasarımlarının kurgulandığı zeminde, mimarlık üretimi de salt bina inşa etmesinin ötesinde kuramsal ve kavramsal bir disipline dönüşür. Bugün Türkiye'de, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin mimarı olarak bilinen Bruno Taut (1880-1938), 20. yüzyılın başındaki kırılmalarla biçimlenen modernleşme sürecinde mimarlığı fiziksel üretimin ötesinde, toplumu dönüştüren bir sanat olarak konumlandırmıştır. Bu bağlamda kristal bir mimarlığın kentleri taçlandırararak ideal kenti ve toplumu inşa ettiği 'Şehrin Tacı' ütopyasını kurgular. Almanya, Sovyetler Birliği, Japonya ve Türkiye ekseninde şekillenen yaşamı boyunca, literatürde 'ütopyacı' ve 'realist' dönemleriyle ele alınan Taut'un 'eylemleri ve söylemleri' ütopyacılığın kuramsal çerçevesinden değerlendirildiğinde, 'yıldızlı gök' ile 'ahlak yasası' arasında kurulan sürekliliği ve bu ikiliğin iç içe geçişini yansıtır. Bu nedenledir ki 1919'daki Şehrin Tacı ütopyasındaki arayışı 1938'deki Kamutay Projesi önerisinde Ankara için bir taç olarak tezahür eder.Master Thesis Yönetim Bilişim Sistemlerinin Örgütsel Karar Alma Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: Teknolojik ve Yönetsel Faktörlerin Rolü(2025) Al-Bazirgan, Batol İhsan Ali; Şener, İrge; Pusatlı, Özgür TolgaGünümüz örgütsel ortamında, karar alma süreçleri stratejik ve operasyonel başarının sağlanmasında kritik bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, teknolojik faktörler, üst yönetim desteği ve bilgisayar özyeterliliğinin örgütsel karar alma yaklaşımları ve kültürü üzerindeki bütünleşik etkisini araştırmaktadır. Irak'ın petrol ve gaz sektöründe faaliyet gösteren devlet şirketi Basra Petrol Şirketi'nden (BOC) 379 katılımcıdan elde edilen veriler doğrultusunda, bu araştırma nicel bir tasarım kullanarak değişkenler arasındaki ilişkileri incelemektedir. Bulgular, üst yönetim desteği ve bilgisayar özyeterliliğinin örgütsel karar alma yaklaşımlarını ve kültürünü önemli ölçüde güçlendirdiğini, ancak sistem kalitesi ve bilgi kalitesi gibi teknolojik faktörlerin doğrudan etkisinin sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, teknolojik kaynakların etkili bir şekilde kullanılabilmesi için yönetsel ve bireysel faktörlerin kritik önemini vurgulamaktadır. Çalışma, örgüt liderleri, politika yapıcılar, bilişim sistemleri geliştiricileri ve araştırmacılar için değerli içgörüler sunmaktadır. Teknoloji, yönetim ve bireysel yetkinliklerin birbirini tamamlayıcı rolünü öne çıkararak, karar alma dinamiklerine yönelik teorik anlayışı genişletmekte ve karar alma süreçlerini iyileştirmek için pratik öneriler sunmaktadır. Bulgular, bilgi sistemlerinin etkili bir şekilde entegre edilmesi ve kullanılabilmesi için liderlik katılımının ve kullanıcı güveninin gerekliliğini vurgulayarak, karmaşık örgütsel bağlamlarda uyarlanabilir ve verimli karar alma uygulamalarının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır.Master Thesis Hava Araçları için Optik Kablosuz Sistemler(2024) Çoşkun, İsmet Ekrem; Baykal, Yahya KemalHava araçları, içerisinde bir çok alt sistemi barındıran, bu sistemlerin birbiri ile koordineli biçimde çalışmasıyla görev yapabilen ulaşım ve askeri görev araçlarıdır. Fly-by-wire konseptinin ortaya çıkışından bu yana, uçuş kontrol, navigasyon, haberleşme, tanılama, itki ve iniş-kalkış sistemi gibi bir çok sistem, elektronik haberleşme altyapıları ile koordinasyon sağlamakta ve yine bir çok elektro-mekanik parça digital veriler ile kontrol edilmektedir. Hava araçlarındaki mevcut haberleşme teknikleri ya kablolu altyapılar ile ya da kablosuz radio frekansları ile sağlanmaktadır. Bu teknolojiler, günümüzde artan veri talebini karşılayamacak doygunluğa ulaşmış ve hava araçlarına yeni kabiliyetler kazandırmak giderek zorlaşmaya başlamıştır. Bu çalışmada, son yıllarda ivme kazanan Optik Kablosuz Haberleşme altyapıları incelenmiş, hava araçlarının kullandığı radio frekans'lı altyapılar ve aviyonik ekipmanların birbiri ile olan iletişimindeki altyapılar taranmış, buna bağlı olarak hava araçlarında aviyonik iletişimde mevcut sistemlerin yerini alabilecek optik kablosuz haberleşme sistemi ile elde edilebilecek kazançlar değerlendirilmiştir.Master Thesis Determination Proceeding of Notaries Public(2024) Akbulut, Mehmet Emin; Tanrıver, SühaNoterlik faaliyeti bir kamu hizmetidir ve noterlerin temel işlevi hukukî güvenliği sağlamaktır. Bu işlevini hukukî işlemleri düzenleyerek yapmasının yanı sıra tespit faaliyetinde bulunarak da yerine getirmektedir. Noterlerin tespit işleri, Noterlik Kanunu'nun 61. maddesinde düzenlenmiştir. Bu görev, noterlerin özel olarak yapacağı bir iş niteliğine sahiptir. Bu tespitler, delil tespiti niteliğinde değildir, daha ziyade adlî idarî bir faaliyet niteliğindedir. Noterler, yapmış oldukları tespit işleri ile hukukî fiilleri ve maddi vakıalar ile ilgililerin duygu ve tasavvur açıklamaları şeklindeki irade beyanlarını belgelendirmektedir. Bu tespit tutanakları resmî belge niteliğinde olmasına karşın kesin delil değildir. Mahkeme bu belgeleri diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirecektir. Ancak, bu belgelerin resmî nitelikte olması ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması, tespit tutanaklarına delillerin değerlendirilmesi aşamasında özel bir önem yüklemektedir. Noterlerin yapmış oldukları tespitlerin kapsamı bakımından tartışma bulunmakla birlikte olması gereken hukuk (de lege ferenda) bakımından, noterler sadece özel hukuk alanına değil aynı zamanda ceza hukuku, idare hukukuna ve vergi hukukuna ilişkin tespit yapabilmelidir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
