Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12416/15956
Browse
2 results
Search Results
Master Thesis Alt Kira Sözleşmesi ve Kira Sözleşmesinde Kullanım Hakkının Devri(2025) Ateş, Serkan; Oğuz, CemalKira sözleşmeleri esas itibariyle kiracıya sözleşmenin konusu olan kiralananı kullanmayı ve ondan yararlanmayı sağlayan, bunun karşılığında da kiracının kiraya verene kira bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Kiracı sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kira sözleşmesinin konusu olan kiralananın tamamı veya bir kısmını üçüncü bir kişiye kiraya verebilmektedir. Bu serbesti konut ve çatılı iş yeri kiraları ile ürün kiraları açısından kiraya verenin yazılı rızasının alınması gerekliliğiyle bir miktar kısıtlanmaktadır. Alt kira sözleşmesi olarak adlandırılan bu sözleşme daha çok sosyal ve ekonomik gereksinimlerden kaynaklanmaktadır. Kiracı alt kira sözleşmesi yapmak suretiyle kiralananı kullanmadığı süre boyunca veya kiralananın kullanmadığı kısmını kiraya vererek kiracısı olduğu sözleşmeden kaynaklı kira bedelinin sebep olduğu maliyeti düşürme eğilimine gitmektedir. Alt kira sözleşmesi Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesi hem bir alt sözleşme hem de bir kira sözleşmesidir. Bu nedenle de bu iki sözleşmenin özelliklerini barındırmaktadır. Alt kira sözleşmesinin yapılması bazı şartlara bağlanmıştır. Kiracının kiralananı üçüncü bir kişiye kiraya verirken bu şartlara uyması gerekmektedir. Bununla birlikte özellikle kısa süreli ve de turizm amaçlı konutların kiralanmasına ilişkin olarak son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler alt kira ilişkilerinin kurulmasında bazı sorumluluklar ve kısıtlamalar da getirmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir alt sözleşme olması nedeniyle alt kira ilişkisinde ikiden fazla taraf bulunmaktadır. Bu kapsamda da her bir tarafın sözleşmede yer aldığı konuma ilişkin olarak da bazı hakları ve borçları bulunmaktadır. Burada kiraya veren, kiracı ve de alt kiracının yer aldığı alt kira ilişkisinde bu ilişkinin taraflarının her birinin hakları ve borçları vardır. Bununla birlikte alt kira ilişkisinin kurulduğu hallerde her ne kadar aralarında sözleşmesel ilişki bulunmasa da kiraya veren ile alt kiracı arasında da kanundan doğan birtakım haklar ve borçlar bulunmaktadır. Borçlar Kanununda alt kira sözleşmesi ile aynı maddede düzenlenen kullanım hakkının devri, alt kira ile birlikte benzer özellikleri barındırmasına ve de aynı amaca hizmet ediyor gibi gözükse de birbirinden farklı kurumlardır. Bu farklılık taraflara farklı haklar vermekte ve de farklı borçlar yüklemektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisi olan arabuluculuk kurumu son yıllarda hukukumuzda geniş yer edinmiş olmakla birlikte alt kira sözleşmelerine bağlı olarak taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözümünde de yargı yoluna başvurmadan önce arabulucuya başvurmak bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Alt kira sözleşmesinin bir kira sözleşmesi olması sebebiyle kira sözleşmesini sona erdiren haller alt kira sözleşmesinin sona ermesi için de geçerlidir. Ayrıca asıl kira sözleşmesinin sona ermesinin de alt kira sözleşmesi üzerinde etkileri bulunmaktadır.Master Thesis Conditional Obligation Relationship(2025) Üstün, Zehra; Oğuz, CemalBu çalışma koşula bağlı borç ilişkilerini konu edinmektedir. Koşul kavramının ayrıntılı incelemesine geçmeden önce tezin ilk bölümünde borç ilişkisinin temel ilkeleri ile tarafların hak ve yükümlülüklerine dair genel bir çerçeve çizilmiştir. Ayrıca koşul kavramının sıklıkla karıştırıldığı ceza koşulu ve bağlanma parası gibi bazı hukuki kurumlarla arasındaki farklar açık biçimde ortaya konulmuştur. Tezin odak noktasını oluşturan koşul, gelecekte meydana gelip gelmeyeceği belirsiz bir olaya bağlanan hukuki sonuçlar çerçevesinde ele alınmıştır. Bir koşulun hukuken geçerli sayılabilmesi için öncelikle bir hukuki işleme bağlanmış olması ve tarafların bu yönde açık bir irade beyanında bulunmuş olmaları gerekmektedir. Bunun yanında koşulun konu aldığı olayın geleceğe ilişkin olması ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin mevcut durumda objektif olarak belirsizlik arz etmesi geçerlilik için zorunludur. Koşulun hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olmaması, baştan itibaren imkansız bir durumu içermemesi ve anlamsız ya da keyfi nitelikte olmaması gibi unsurlar da titizlikle değerlendirilmektedir. Başta geciktirici ve bozucu koşullar olmak üzere koşulun farklı türleri ile bu türlerin koşulun askıda olduğu kritik dönemde ve gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi durumunda doğurduğu farklı hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Dürüstlük kuralı çerçevesinde koşulun gerçekleşmesini engellememe yükümlülüğü ve koşulun zamanla imkansız hale gelmesi gibi hukuki durumlar da önemli başlıklar arasında yer almaktadır. Bu kapsamlı değerlendirme neticesinde koşula bağlı borç ilişkilerinin Türk Borçlar Hukuku içindeki yeri ve önemi konusunda bütüncül bir bakış açısı sunulması ve bu alandaki hukuki tartışmalara anlamlı bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Borç, Borç ilişkisi, Koşul, Koşula bağlı borç ilişkisi, Borç ilişkisinde özel durumlar.
