Bilgilendirme: Kurulum ve veri kapsamındaki çalışmalar devam etmektedir. Göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.

Çankaya GCRIS Premium Database

The scientific memory of Çankaya University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Most Viewed Publications

Most Downloaded Publications

Recent Submitted Publications

Master Thesis
Liderler Olarak Proje Yöneticilerinin Bakış Açısı: Somali-Mogadişu Örneği
(2025) Shire, Hodan Mohamed; Sakarya, Arif Orçun
Bu çalışma, Somali Mogadishu'da proje yönetimi performansını etkilemede liderliğin rolünü, inşaat sektörü örneğinde incelemektedir. Liderliğin proje sonuçlarının proje çıktıları üzerindeki etkisnin belirlenebilmesi için araştırma, liderlik becerileri, deneyim, kontrol ve stil.olmak üzere dört temel boyutu incelemiştir: Bulgular, liderliğin, özellikle değişken ve kaynak kısıtlı bağlamlarda, proje başarısında belirleyici bir faktör olduğunu göstermektedir. İletişim, karar verme, problem çözme, duygusal zekâ ve çatışma çözümü gibi güçlü liderlik becerilerinin, ekip uyumunu iyileştirdiği, gecikmeleri en aza indirdiği, güvenlik uygulamalarını geliştirdiği ve paydaşlar arasında güven oluşturduğu belirlenmiştir. Liderlik deneyimi de kritik öneme sahiptir; çünkü deneyimli liderler daha fazla dayanıklılık, uyum sağlama yeteneği, riskleri öngörme ve krizleri etkili bir şekilde yönetme becerisi göstermektedir. Ayrıca, liderlik kontrolünün hesap verebilirlik ve verimlilik için gerekli olduğu; yapılandırılmış gözetim, şeffaf kaynak kullanımı ve kriz hazırlığının maliyet aşımlarını ve gecikmeleri azaltmaya yardımcı olduğu belirlenmiştir. Son olarak, liderlik tarzı önemli bir rol oynamaktadır: dönüşümsel ve katılımcı yaklaşımlar motivasyonu, kapsayıcılığı ve inovasyonu teşvik ederken, kriz ve acil proje aşamalarında yönlendirici tarzlar gerekli olmaktadır. Genel olarak, çalışmada Somali inşaat sektöründeki proje performansının büyük ölçüde liderliğe bağlı olduğu sonucuna varılmıştır. Beceriler, deneyim, kontrol ve liderlik tarzi; zamanında teslimi, maliyet verimliliğini, kaliteyi, sürdürülebilirliği ve paydaş memnuniyetini topluca etkilemektedir. Liderlik bağlamında sadece teknik yeterliliğin değil aynı zamanda kişilerarası beceriler, deneyimsel bilgi, yapılandırılmış yönetim ve kültürel uyumun da gerekli olduğu görülmektedir.
Master Thesis
Yöneticilerin Aile Destekleyici Davranışları, İş Yerindeki Cinsiyetçi Tutumları ve Çalışanların İş-Aile Çatışması: Kurumsal Cinsiyetçiliğin ve Çalışan Cinsiyetinin Düzenleyici Rolü
(2025) Satgun, Esil Salimoğlu; Köse, Aslı Göncü
Bu çalışma, yöneticilerin cinsiyetçi tutumları ve aileyi destekleyici yönetici davranışlarının (ADYD) çalışanların iş–aile çatışması (İAÇ) deneyimleri üzerindeki rolünü, örgütsel cinsiyetçiliğin ve çalışan cinsiyetinin moderatör etkileri bağlamında incelemiştir. Ana çalışmadan önce, Hammer (2009) tarafından geliştirilen ADYD ölçeği Türkçeye uyarlanmış ve pilot çalışma (N = 501) ile test edilmiştir. Türkçe ADYD ölçeği, katılımcılar tarafından ağırlıklı olarak tek faktörlü bir yapı olarak algılanmış; maddeler orijinal dört boyut arasında çapraz yükler göstermiştir; bu durum Türkiye bağlamında yönetici desteğinin daha bütüncül bir biçimde algılandığını ortaya koymaktadır. Yüksek ADYD puanları, İAÇ'nin azalması, negatif iş–aile ve aile–iş yayılımının düşmesi, lider–üye etkileşiminin güçlenmesi ve iş doyumunun artması ile ilişkilendirilmiş; bu da ölçeğin ölçüt geçerliliğini desteklemiştir. Ana çalışmada, yöneticinin düşmanca ve korumacı cinsiyetçiliğinin çalışanların İAÇ düzeylerini hem doğrudan hem de ADYD aracılığıyla dolaylı olarak etkileyebileceği öngörülmüştür. Veri, Türkiye'de farklı sektörlerde çalışan yetişkinlerden (N = 479) toplanmıştır. Yapısal eşitlik modeli (YEM) sonuçları, düşmanca cinsiyetçi yönetici tutumlarının çalışanların İAÇ ile doğrudan ve ADYD'nin azalması aracılığıyla dolaylı olarak pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir; bu durum, yöneticinin düşmanca cinsiyetçiliğinin (YDC) çalışanların iş–aile dengesine evrensel olarak olumsuz etkisini vurgulamaktadır. Buna karşılık, yöneticilerin korumacı cinsiyetçiliği (YKC), İAÇ ile doğrudan anlamlı bir ilişki göstermemiş; ancak YEM analizleri, YKC'nin ADYD'yi artırdığını ve bunun da İAÇ'nı düşürdüğünü ortaya koymuştur. Moderasyon analizleri ayrıca, kurumsal düşmanca cinsiyetçiliğin (KDC) YDC ile ADYD arasındaki pozitif ilişkiyi zayıflattığını, kurumsal korumacı cinsiyetçiliğin (KKC) ise korumacı cinsiyetçi yöneticilerde ADYD'nin ortaya çıkışını güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, cinsiyet, YKC ile çalışanların İAÇ arasındaki ilişkide moderatör rolü oynamıştır; erkek çalışanlar, YKC ile daha yüksek çatışma seviyeleri bildirmiştir ve bu durum görev dağılımında cinsiyete dayalı farklılaşmayı yansıtmıştır. Bu bulgular, ADYD'nin Türkçe uyarlamasını doğrulamanın yanı sıra, bireysel tutumlar ile kurumsal iklimler arasındaki karmaşık doğayı da vurgulayarak, iş–aile araştırmalarına kültürlerarası bir katkı sunmaktadır. Bu çalışma hem düşmanca hem de korumacı cinsiyetçiliğin ele alınmasının, çalışanların refahını artıran ve sürdürülebilir iş–yaşam dengesini destekleyen adil ve gerçekten destekleyici iş ortamlarının sağlanmasında önemini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: iş-aile çatışması, aile destekleyici yönetici davranışları, düşmanca cinsiyetçilik, korumacı cinsiyetçilik, kurumsal cinsiyetçilik, cinsiyet
Master Thesis
Çocukluk Travması ile İş Yerindeki Kötü Muamele Arasındaki Aracı İlişkileri ve Benlik Saygısının Moderatör Etkisi
(2025) Yılmaz, İlknur; Köse, Aslı Göncü
Çocuklukta yaşanan travmatik olaylar olan olumsuz çocukluk deneyimleri (OÇD'ler), yetişkinlikte bireyler üzerinde olumsuz ve kalıcı etkiler bırakır ve iş hayatı da dahil olmak üzere yaşamın çeşitli alanlarını etkiler. Bu deneyimlerin profesyonel ortamlardaki uzun vadeli etkileri, yetişkinlik üzerindeki etkilerini anlamak için çok önemlidir. Ancak, işyerindeki etkilerinin ardındaki teorik ve ampirik bulgular üzerine yapılan araştırmalar sınırlıdır. Bu nicel çalışmanın temel amacı, OÇD'lerin maruz kalınan farklı türdeki işyeri kötü muamelelerine (istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliği) nasıl etki ettiğini araştırmaktır. Ayrıca, bu ilişkilerde, kişinin sergilediği üretkenlik karşıtı iş davranışlarının (ÜKİD'ler) ve işyeri nezaketsizliğinin aracılık rollerini incelenmiş ve OÇD'lerin kişinin kendi sergilediği ÜKİD'ler ve işyeri nezaketsizliği davranışlarıyla ilişkilerinde öz saygı düzeyinin düzenleyici rolü analiz edilmiştir. Veriler çevrimiçi anket yoluyla toplanmış ve SPSS'te yapısal eşitlik modellemesi ve Process Macro kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma, ilk olarak, OÇD'lerin ÜKİD ile pozitif bir ilişki içinde olduğunu ve iş arkadaşlarına karşı işyerinde nezaketsiz davranışlara yol açtığını ortaya koydu. İkincisi, özsaygı (ÖS) belirtilen ilişkilerde düzenleyici rol oynamaktadır; yani, ÖS'si yüksek çalışanların, OÇD puanı yüksek olmasına rağmen, ÖS'si düşük olanlara kıyasla ÜKİD'lere ve iş yeri nezaketsizliğine daha az eğilimli oldukları bulunmuştur. Üçüncüsü, ÜKİD'ler, OÇD'ler ile istismarcı yöneticilik, mobbing ve işyeri nezaketsizliğine maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Benzer şekilde, uygulanan işyeri nezaketsizliği, OÇD'ler ile bu tür davranışlara maruz kalma arasındaki ilişkilere aracılık etmiştir. Bulgular, OÇD'lerin çalışanların olumsuz iş davranışları üzerinde uzun vadeli etkileri olduğunu ve bu yıkıcı davranışların da işyerinde kötü muameleye maruz kalma olasılığını artırdığını göstermektedir.
Master Thesis
Cam Tavanın Yabancı Uyruklu Kadınların Öznel Kariyer Başarıları Üzerindeki Etkisi: BAE'de Bir Uygulama
(2025) Akyürek, Ceren; Şener, İrge
Bu çalışma, Birleşik Arap Emirlikleri'nde çalışan yabancı uyruklu kadınlar üzerinde cam tavan engellerinin öznel kariyer başarısına etkisini incelemektedir. Nicel araştırma deseni kullanılarak, çevrimiçi anket yoluyla çeşitli sektörlerde profesyonel pozisyonlarda çalışan 464 yabancı uyruklu kadından veri toplanmıştır. Araştırma, aile sorumlulukları, ayrımcı terfi uygulamaları, çalışan ilişkileri, örgütsel destek, toplumsal cinsiyet kalıp yargıları ve eğitim fırsatlarına ilişkin algılanan engellerin; tanınma, kaliteli iş, anlamlı iş, etki, özgünlük, kişisel yaşam entegrasyonu, büyüme ve gelişim ile kariyer tatmini gibi kariyer başarısı boyutlarını nasıl etkilediğini incelemiştir. Bulgular, cam tavan engellerinin yabancı uyruklu kadınların öznel kariyer başarılarını önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymaktadır. Ayrımcı terfi uygulamaları, birçok kariyer başarısı boyutu üzerinde en güçlü değişken olarak öne çıkmıştır. Çalışan ilişkileri kariyer çıktılarıyla olumlu ilişkiler gösterirken, örgütsel destek eksikliği olumsuz ilişkiler sergilemiştir. Beklentilerin aksine, aile sorumluluklarının etkileri beklenenden daha zayıf bulunmuştur; bu durum araştırma örneklemi için örgütsel ve sosyal engellerin daha belirgin olabileceğini düşündürmektedir. Çalışma, cam tavan literatürünü yabancı uyruklu kadın bağlamında genişletmekte ve kariyer deneyimlerinin bireysel özelliklerden çok örgütsel faktörler tarafından şekillendirildiğini göstermektedir. Araştırma, kadınların işgücüne katılımında kaydedilen ilerlemelere rağmen uluslararası iş bağlamlarında yapısal engellerin varlığını sürdürdüğüne dair kanıtlar sunmaktadır. Araştırma bulgularına istinaden, örgütlerin şeffaf terfi süreçleri geliştirmesi, kapsayıcı işyeri kültürlerine yatırım yapması ve kadınların ilerlemesi için yeterli destek sağlaması gerekmektedir.
Master Thesis
Üst Yapı Şantiyelerinde İş Güvenliği Uygulamaları ve Risk Analizi
(2025) Çetinkaya, Kayahan; Akan, Aslı Er
Üstyapı inşaat sektöründe iş güvenliği, gerek çalışanların yaşam hakkının korunması gerekse projelerin sürekliliğinin sağlanması açısından kritik bir öneme sahiptir. Türkiye'deki istatistikler, iş kazalarının önemli bir kısmının üstyapı şantiyelerinde gerçekleştiğini göstermekte, bu durum iş güvenliği yönetiminin etkinliğini artırma gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksekten düşme, malzeme çarpması ve elektrik kaynaklı kazalar, sektörde en sık görülen ölümcül riskler arasındadır. Bu çalışma, üstyapı şantiyelerinde yürütülen iş güvenliği uygulamalarının mevcut durumunu değerlendirmeyi ve risk analiz yöntemleriyle iyileştirme alanlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, yalnızca yasal uyum düzeyini ölçmekle kalmayıp, sahadaki uygulamaların etkinliğini ortaya koyarak İSG kültürünün geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Metodoloji kapsamında, öncelikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde üstyapı projeleri için oluşturulan risk matrisleri incelenmiş, kazı, kalıp, iskele, vinç ve elektrik işleri gibi yüksek riskli faaliyetler özelinde değerlendirmeler yapılmıştır. Tehlike olasılığı ve şiddet düzeyleri 5x5 risk matrisi yöntemiyle sınıflandırılmış, saha verileri ve literatür destekli karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir. Ayrıca iş güvenliği uzmanı ve saha sorumlularının rolü, kontrol önlemleri ve eğitim etkinliği gibi unsurlar da nitel analizle irdelenmiştir. Bulgular, en yüksek risk grubunun yüksekten düşme, elektrik çarpması ve makine kazaları olduğunu, bu alanlarda eğitim eksikliği ve denetim yetersizliklerinin belirleyici rol oynadığını ortaya koymuştur. Sonuç olarak, İSG yönetim sistemlerinin sahaya entegrasyonunun güçlendirilmesi, çalışan katılımının artırılması ve sürekli eğitim politikalarının geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.